Cerîr idrarını yaptıktan sonra abdest aldı ve mestlerinin üzerine mesh yaptı. Ona, "Bunu yapıyor musun?" diye soruldu. O da, "Evet, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in idrarını yaptığını, ardından abdest alıp mestlerinin üzerine mesh ettiğini gördüm diye cevap verdi. A'meş şöyle dedi…
Berâ b. Âzib -radıyallahu anh-'den rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e yüzü demir zırh ile kaplı bir kişi geldi ve; Ya Rasûlullah! Hemen harp edeyim de sonra mı Müslüman olayım? diye sordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- de: «Önce Müslüman…
وعن البراء رضي الله عنه قال أتى النبي صلى الله عليه وسلم رجل مقنع بالحديد، فقال يا رسول الله أقاتل أو أسلم؟ قال: "أسلم، ثم قاتل" فأسلم، ثم قاتل فقتل، فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم : عمل قليلا وأُجر…
Enes -radıyallahu anh- merfû olarak anlatıyor: Bir adam Nebî sallallahu aleyhi ve sellem'e- gelerek, "Ya Rasûlallah, ben had cezasını hak ettim, onu bana tatbik et." dedi. Namaz vakti girdi ve bu adam Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- ile beraber namazını kıldı. Namaz bitince yine…
Zeyd b. Hâlid el-Cühenî radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre, bize aktarıldığına göre Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: “Kim bir oruçluyu iftar ettirirse oruçlunun sevabı kadar sevap kazanır. Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmez.”
"من فطر صائمًا، كان له مثل أجره غير أنه لا ينقص من أجر الصائم شيء"
Abdullah b. Abbâs -radıyallahu anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: "İnsanlara (Mekke'den ayrılmadan önce) en son bulunacakları yerin Beytullah olması emri buyuruldu. Ancak hayızlı kadına ruhsat verildi."
Amr b. Abese –radıyallahu anh- anlatıyor: Ben cahiliye döneminde insanların sapıklık üzere bulunduğu ve haktan bir paylarının olmadığını biliyordum. Çünkü onlar putlara tapmaktaydılar. Derken Mekke'de bir kişinin ortaya çıktığı ve bazı haberler verdiğini duydum. Derhal bineğimin üstüne atlayıp…
وعن أبي نجيح عمرو بن عبسة -بفتح العين والباء- السلمي، رضي الله عنه ، قال: كنت وأنا في الجاهلية أظن أن الناس على ضلالة، وأنهم ليسوا على شئ، وهم يعبدون الأوثان، فسمعت برجل بمكة يخبر أخباراً، فقعدت على راحلتى، فقدمت…
İbn Abbâs -radıyallahu anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre şöyle dedi: Doğruluklarında ve dinlerinde şüphe olmayan kimseler -benim nazarımda Ömer, onların içinde en doğru olanıdır- bana şöyle haber verdiler: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- sabah namazından sonra güneş doğuncaya kadar ve ikindi…
Minberin hangi ağaçtan yapıldığında münakaşa eden bir takım kimseler, Sehl ibn Sa'd es-Sâidî'ye geldiler ve ona bu meseleyi sordular. Bunun üzerine Sehl şöyle dedi: Vallahi ben onun neden yapıldığını bilmekteyim. Şüphesiz ben onu ilk kurulduğu günü de, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in…
Ebu‘d-Derda –radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: "Biz ramazanda, sıcağı çok şiddetli bir günde, Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- ile beraber yolculuğa çıktık. Öyle bir sıcaklık vardı ki, sıcağın şiddetinden dolayı hepimiz elimizi başımıza koyduk. Rasûlullah…
خَرَجْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي شَهْرِ رَمَضَانَ فِي حَرٍّ شَدِيدٍ حَتَّى إِنْ كَانَ أَحَدُنَا لَيَضَعُ يَدَهُ عَلَى رَأْسِهِ مِنْ شِدَّةِ الْحَرِّ وَمَا فِينَا صَائِمٌ إِلاَّ رَسُولُ اللَّهِ صلى…
Câbir b. Abdillah -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: "Muaz b. Cebel Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem- ile beraber yatsı namazını kılar, sonra kavmine gelip yatsı namazını kıldırırdı." Bir rivayette şöyle zikredilmiştir: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- Muâz'a…
يُصَلِّي مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْعِشَاءَ الآخِرَةَ ثُمَّ يَرْجِعُ إِلَى قَوْمِهِ فَيُصَلِّي بِهِمْ تِلْكَ الصَّلاَةَ .
Âİşe -radıyallahu anhâ-'dan yapılan rivayette, demiştir ki: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bir gece, ilk üçte bir geçinceye kadar (yatsı namazını) geciktirdi.Ömer -radıyallahu anh-, 'Kadınlar ve çocuklar uyudu' diye sesini yükseltti.Bir rivayette gecenin çoğu gittti. Onun üzerine…
Câbir b. Abdillah -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre: O şöyle demiştir: «Rasûlullah -sallalahu aleyhi ve sellem- ile beraber korku namazına katıldım. İki saf olarak durduk. Bir saf Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in arkasındaydı.Düşman bizimle kıble arasındaydı. Rasûlullah…
شَهِدْتُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلاَةَ الْخَوْفِ فَصَفَّنَا صَفَّيْنِ صَفٌّ خَلْفَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَالْعَدُوُّ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقِبْلَةِ فَكَبَّرَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم…
İmrân b. Husayn -radıyallahu anh-’dan rivayet olunduğuna göre şöyle demiştir: Biz Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte yolculuk ediyorduk. Geceleyin yürüdük. Nihayet gecenin sonunda olduğumuz zaman öyle bir güzel uyuduk ki, yolcu için bundan daha tatlı bir uyku olamazdı. Bizi güneşin…
وَكَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم إِذَا نَامَ لَمْ يُوقَظْ حَتَّى يَكُونَ هُوَ يَسْتَيْقِظُ، لأَنَّا لاَ نَدْرِي مَا يَحْدُثُ لَهُ فِي نَوْمِهِ، فَلَمَّا اسْتَيْقَظَ عُمَرُ، وَرَأَى مَا أَصَابَ النَّاسَ، وَكَانَ…
Câbir b. Abdillah -radıyallahu anhumâ- şöyle demiştir: Hendek Harbi günü Ömer b. Hattâb -radıyallahu anh-, güneş battıktan sonra geldi de Kureyş kâfirlerine sövmeye başladı. Yâ Rasûlallah! İkindi namazını az daha güneş batmadan kılamayacaktım, dedi. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- de…
Ebu Saîd el-Hudrî -radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-, ramazanın ortadaki on günde itikaf yapardı. Yine bir sene ramazanın yirmi birinci gecesi oluncaya kadar itikaf yaptı. Bu gece onun, sabahında itikaf yerinden çıkacağı…
Eyyûb'dan; o da Ebû Kılâbe'den; o da Amr b. Seleme'den tahdîs etti Eyyûb şöyle dedi: Ebû Kılâbe bana;Amr ibn Seleme'ye kavuşur da ona sorar mısın? dedi.Ebû Kılâbe dedi ki: Akabinde ben Amr ibn Seleme'ye kavuştum ve kendisine sordum. Amr ibn Seleme şöyle anlattı: Biz aile ve kabîlece insanların yol…
Bir defasında Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte mescitte oturduğumuz esnada deve üstünde biri gelip devesini mescidin kapısında çökerttikten sonra bağladı. Sonra orada oturanlara: "Hanginiz Muhammed?" diye sordu. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ashabı arasında dayanmış oturuyordu…
قَدْ أَجَبْتُكَ ". فَقَالَ الرَّجُلُ لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم إِنِّي سَائِلُكَ فَمُشَدِّدٌ عَلَيْكَ فِي الْمَسْأَلَةِ فَلاَ تَجِدْ عَلَىَّ فِي نَفْسِكَ. فَقَالَ " سَلْ عَمَّا بَدَا لَكَ ". فَقَالَ…
Numân b. Beşîr –radıyallahu anhuma- şöyle dedi: Abdullah b. Revâha -radıyallahu anh- baygın düştü. Kız kardeşi ağlayarak: Ey benim dağ gibi kardeşim! Ey şöyle olan, ey böyle olan deyip onun için ağıt yakmaya başladı. Abdullah b. Revâha -radıyallahu anh- kendisine gelince kız kardeşine: "Sen bir şey…
وعن النعمان بن بشير رضي الله عنه قال: أغمي على عبد الله بن رواحة رضي الله عنه فجعلت أخته تبكي، وتقول: واجبلاه، وا كذا وا كذا: تعدد عليه فقال حين أفاق: ما قلت شيئًا ألا قيل لي :أنت كذلك؟! ((رواه…
Abdullah b. Abbâs -radyalahu anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir. Nebi -salalahu aleyhi ve sellem-, Veda Haccı'nda deve üzerinde (Haceru'l-Esved'in bulunduğu) rüknu bastonla selamlayarak (Beyt'i) tavaf etmiştir.
طَافَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فِي حَجَّةِ الْوَدَاعِ عَلَى بَعِيرٍ، يَسْتَلِمُ الرُّكْنَ بِمِحْجَنٍ.
Abdullah b.Ömer -radıyallahu anhuma- şöyle demiştir: "Ben Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'i iki Rükn-i Yemânî'den başkasını (eliyle) meshederken görmedim."
لَمْ أَرَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَسْتَلِمُ مِنَ الْبَيْتِ إِلاَّ الرُّكْنَيْنِ الْيَمَانِيَيْنِ.
Âişe radıyallahu anha- şöyle dedi: Ben Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kurbanlık develerinin gerdanlıklarını ellerimle ördüm, sonra o develeri işaretledim, boyunlarına gerdanlık taktı -ya da taktım- ve sonra Beytullah'a gönderdi. (Kendisi de) Medine'de kaldı, ama (bununla) kendisine…
فَتَلْتُ قَلاَئِدَ هَدْىِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ أَشْعَرَهَا وَقَلَّدَهَا ـ أَوْ قَلَّدْتُهَا ـ ثُمَّ بَعَثَ بِهَا إِلَى الْبَيْتِ، وَأَقَامَ بِالْمَدِينَةِ، فَمَا حَرُمَ عَلَيْهِ شَىْءٌ كَانَ لَهُ حِلٌّ.
Saîd b. Hâris'ten şöyle nakledilmiştir:Câbir b. Abdullah'a bir parçadan oluşan elbise ile namaz kılmanın hükmünü sorduk. O da şöyle cevap verdi;Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in düzenlediği bir seferde onunla birlikte yola çıkmıştım. Bir gece bir ihtiyacımdan dolayı onun yanma vardım. O sırada…
Âişe -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: ''Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in önünde uyuyordum ve ayaklarım O'nun kıblesi tarafındaydı. O, secde ettiği zaman bana dokunurdu, ben de ayaklarımı toplardım. Kalktığı zaman ise ayaklarımı uzatırdım. O zamanlarda…
أَنَامُ بَيْنَ يَدَىْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَرِجْلاَىَ فِي قِبْلَتِهِ، فَإِذَا سَجَدَ غَمَزَنِي فَقَبَضْتُ رِجْلَىَّ، فَإِذَا قَامَ بَسَطْتُهُمَا. قَالَتْ وَالْبُيُوتُ يَوْمَئِذٍ لَيْسَ فِيهَا…
Câbir b. Abdullah el-Ensârî -radıyallahu anhuma- şöyle dedi: "Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- öğle namazını öğle sıcağının şiddetinde kılardı. İkindi namazını güneş parlak ve rengi sararmamış iken, akşam namazını güneş batınca, yatsı namazında ise insanlar çoğalınca acele eder, az olunca ise…
Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Akşam yemeği takdim edilince, akşam namazından önce ona başlayın ve akşam yemeğini (yerken, vakit müsaitse) acele etmeyin.»