İçeriğe geç

Riyâzü's-Sâlihîn0. kitap

Bir adam Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e gelerek; "Ya Rasûlallah, ben had cezasını hak ettim, onu bana tatbik et." dedi.

- باب الرجاء

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Riyâzü's-Sâlihîn 435

Râvi:Enes b. Mâlik

وعن أنس، رضي الله عنه ، قال‏:‏ جاء رجل إلى النبي، صلى الله عليه وسلم فقال‏:‏ يا رسول الله أصبت حداً، فأقمه علي، وحضرت الصلاة، فصلى مع رسول الله، صلى الله عليه وسلم، فلما قضى الصلاة قال ‏:‏ يارسول الله إنى أصبت حداً، فأقم في كتاب الله‏.‏ قال “هل حضرت معنا الصلاة‏؟‏‏

"‏ قال‏:‏ نعم ‏.‏ قال‏:‏ قد غفر لك‏"

Enes -radıyallahu anh- merfû olarak anlatıyor: Bir adam Nebî sallallahu aleyhi ve sellem'e- gelerek, "Ya Rasûlallah, ben had cezasını hak ettim, onu bana tatbik et." dedi. Namaz vakti girdi ve bu adam Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- ile beraber namazını kıldı. Namaz bitince yine gelerek,"Ya Rasûlallah, ben had cezasını hak ettim, Allah'ın kitabını bana tatbik et." dedi. Bunun üzerine Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Bizimle namaz kılmadın mı?» diye sordu. Adam da evet diye cevap verince, kendisine; «Günahların bağışlandı.» haberini verdi.

Rivayet eden: Buhârî (No. 6823) ve Müslim (No. 2764). Riyâzü's-Sâlihîn içinde geçer (No. 435).

Kopyala
Kopyalanacaklar:
Hata bildir

Açıklama

Bir adam Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e gelerek, "Ya Rasûlallah, ben had cezasını gerektiren bir suç işledim, onu bana tatbik et." dedi. Burada bu adam, Allah'ın hükmünün uygulanmasını istemektedir. Enes -radıyallahu anh-, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in adama bir şey sormadığını haber veriyor. Bir görüşe göre Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- vahiy yoluyla bu adamın suçunu ve bağışlanacağını biliyordu. "Namaz vakti girdi ve bu adam Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem- ile beraber namazını kıldı." Beş vakit namazdan birisini yahut ikindi namazını kıldı. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- namazı bitirip, selam verince adam hemen ayağa kalkarak, "Ya Rasûlallah, ben had cezasını hak ettim, Allah'ın kitabını bana tatbik et." dedi. Yani Kur'an ve sünnette yer alan Allah'ın hükmünü uygulamasını talep ederek, hakkında had cezasını yahut gerekeni tatbik etmesini istedi. Bunun üzerine Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, "Bizimle namaz kılmadın mı?" diye sordu. Adam, evet diye cevap verince, kendisine "Allah, günahlarını yahut had cezanı bağışladı." dedi. Buradaki şek, raviden kaynaklanmaktadır. Hadisin zahirinde bir sorun var gibi görünmektedir. Had cezası, büyük bir günah sebebiyle uygulanır. Buna rağmen Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bu adama kıldığı namazdan ötürü günahının bağışlandığını haber vermiştir. Buradaki adam diğer rivayetlerde geçen adamla aynı kişidir. Had cezası ile kapsayıcı ta'zir cezası kastedilmektedir. Bundan başka bir mana da olabilir. Had cezası ile gerçek ceza kast edilmiş olabilir. Had cezasını gerektiren bir günahın affedilmesi adamın tövbe ettiğine işaret eden delillerin varlığını göstermektedir. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in adama işlediği suçunu sormaması onun bir mazeretinin olduğunu bilmesinden kaynaklanabilir. Belki de ona had cezasını uygulamamak için sormamıştır. Şayet adamdan işlediği suçu duysaydı ona had cezasını uygulaması gerekecekti. Tövbe etmesi had cezasının uygulanmasına mani değildir. Sadece yol kesicilikten dolayı had cezasını hak eden kimselerin yaptığı tövbe sebebiyle bu ceza düşer. Çünkü konuyla ilgili ayet bulunmaktadır. Zimmi olan zina eden kimse de böyledir. Her ne olursa olsun bu hadisten, kılınan namazın işlenen büyük günaha kefaret olduğuna dair açık bir delil yoktur. Böyle olduğu ileri sürülse bile var olan icmadan ötürü yorumu yukarıda belirtilen şeklide yapılmalıdır.

Arapça açıklama

جاء رجل فقال: يا رسول الله، إني فعلت شيئًا يوجب الحد، فأقمه علي: أي: الحد، والمراد به حكم الله.

قال أنس (ولم يسأله عنه): ولم يسأل عنه أي: لم يسأل رسول الله صلى الله عليه وسلم الرجل عن موجب الحد ما هو؟ قيل: لأنه عليه الصلاة والسلام عرف ذنبه وغفرانه بطريق الوحي.

وحضرت الصلاة فصلى مع رسول الله صلى الله عليه وسلم : أي: إحدى الصلوات أو العصر فلما أداها وانصرف عنها قام الرجل فقال: يا رسول الله، إني أصبت حدا فأقم في. أي: في حقي كتاب الله : أي: حكم الله من الكتاب والسنة، والمعنى: اعمل بما دل عليه في شأني من حد أو غيره، قال صلى الله عليه وسلم: "أليس قد صليت معنا؟" قال: نعم، قال: " فإن الله قد غفر لك ذنبك، أو حدك " شك من الراوي أي: سبب حدك.

والمراد بالحد العقوبة الشاملة للتعزير، ويحتمل أن يكون غيره، وليس المراد بالحد حقيقته الاصطلاحية، كالزنى وشرب الخمر، وهو ما أوجب عقوبة مقدرة، وحكمة كونه عليه الصلاة والسلام لم يسأله عنه أنه علم له نوع عذر، فلم يسأله عنه حتى لا يقيمه عليه، إذ لو أعلمه لوجب عليه إقامته عليه وإن تاب ؛ لأن التوبة لا تسقط الحدود إلا حد قاطع الطريق للآية، وكذا حد زنا الذمي إذا أسلم.

  • أن من وقع في معصية فقد أصاب حدا من حدود الله.
  • أن الصلاة مكفرة لصغائر الذنوب.
  • رغبة الصحابة في تطهير أنفسهم من آثار الذنوب في الدنيا.
  • المبادرة في التوبة من المعاصي.
  • فيه يسر الشريعة الإسلامية ورحمتها بالمكلفين.
  • رفق النبي -صلى الله عليه وسلم- بأهل المعاصي، وقذ قال صلى الله عليه وسلم: (لم يكن الرفق في شيء إلا زانه وما نُزع من شيء إلا شانه).
  • فيه الستر على العاصي التائب؛ لأن النبي صلى الله عليه وسلم لم يعزره ، بل ولم يستفصل منه.
  • أن التائب من الذنب كمن لا ذنب له.
  • أن صغائر الذنوب لا حدَّ فيها.
  • أن ما وقع فيه هذا الصحابي معصية لا توجب الحَدَّ، ولو كانت توجب الحَدَّ لما تركه -صلى الله عليه وسلم-؛ لأن ذلك من حق الله -تعالى-.
  • أن الشيطان حريص على غواية بني آدم.
  • أن الصالحين-ولو في زمن الوحي- قد يقع منهم أحيانا معاصي، وهي ظلم النفس، لكنهم لا يصرون عليها، بل يذكرون الله عقب وقوعها، فيستغفرونه ويتوبون إليه منها

Âlimlerin hükümleri

İsim verilmeyen kaynak hüküm ifadesi: صحيح

Diğer rivayetlerle ilgili hükümler (5)
  • SahihElbânî صحيح — صحيح الموارد (217)
  • SahihBuhârî صحيح — صحيح البخاري (6823)
  • SahihMüslim صحيح — صحيح مسلم (2764)
  • SahihHâkim صحيح على شرط الشيخين — المستدرك على الصحيحين (7857)
  • SahihBeyhakî ثابت — معرفة السنن والآثار (17528)

Diğer rivayetler

Ayrıca rivayet edenler… (1)
  • السنن الكبرى للبيهقي (16194)قَدْ أَصَبْتُ حَدًّا ، فَأَقِمْ عَلَيَّ كِتَابَ اللَّهِ ، قَالَ : أَلَيْسَ قَدْ صَلَّيْتَ مَعَنَا ؟ قَالَ : نَعَمْ ، قَالَ : فَإِنَّ اللَّهَ قَدْ غَفَرَ لَكَ ذَنْبَكَ

Aynı konuda

Konular

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ