عن زيد بن خالد الجهني، رضي الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال:
"من فطر صائمًا، كان له مثل أجره غير أنه لا ينقص من أجر الصائم شيء"
Zeyd b. Hâlid el-Cühenî radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre, bize aktarıldığına göre Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: “Kim bir oruçluyu iftar ettirirse oruçlunun sevabı kadar sevap kazanır. Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmez.”
Rivayet eden: Tirmizî (No. 807), İbn Mâce (No. 2759), Ahmed b. Hanbel (No. 16419, 20687) ve Dârimî (No. 1640, 2312). Riyâzü's-Sâlihîn içinde geçer (No. 1265).
Bu hadiste oruçluyu iftar ettirmenin fazileti, buna teşvik ve sevk edilmesi beyan edilmiştir. Bunu yapan kimseye oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksimeden oruçlunun sevabı gibi sevap yazılır. Bu Allah Teâlâ'nın kullarının üzerine bir lütfudur. Aynı zamanda takva ve iyilik üzerine yardımlaşmayı, sevginin oluşmasını ve müslümanlar arasında dayanışmayı sağlar. Hadisin zahiri bir kimse oruçlu birine bir hurma ile iftar ettirse dahi oruçlunun sevabının aynısını kazanır. Bu yüzden insanın gücü yettiği ölçüde oruçluları iftar ettirmede hırslı olması gerekir. Özelliklede ihtiyacı olup fakir olan ve kendilerine iftar hazırlayacak kimseleri olmayanlar için daha hırslı olması gerekir.
Arapça açıklama
في هذا الحديث بيان لفضل تفطير الصائم، والندب إلى ذلك والترغيب فيه، وأن من فعل ذلك يُكتب له مثل أجر الصائم من غير أن ينقص شيء من أجر الصائم، وهذا من فضل الله تعالى على عباده، لما في ذلك من التعاون على البر والتقوى، وإيجاد المحبة والتكافل بين المسلمين، وظاهر الحديث أن الإنسان لو فطر صائماً ولو بتمرة واحدة فإنه له مثل أجره، ولهذا ينبغي للإنسان أن يحرص على إفطار الصائمين بقدر المستطاع لاسيما مع حاجة الصائمين وفقرهم، أو حاجتهم لكونهم لا يجدون من يقوم بتجهيز الفطور لهم.
الحث على تفطير الصائم.
أجر من فطر صائماً كأجر الصائم، لا ينقص ذلك من أجورهم شيئًا.
إكرام الله -تعالى- لعباده المؤمنين بتكثيره أجورهم على أعمالهم الصالحة، وهذا من لطفه -سبحانه- بهم.
في الحث على تفطير الصائمين إيجاد المحبة والتكافل بين المسلمين.