شَهِدْتُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلاَةَ الْخَوْفِ فَصَفَّنَا صَفَّيْنِ صَفٌّ خَلْفَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَالْعَدُوُّ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقِبْلَةِ فَكَبَّرَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَكَبَّرْنَا جَمِيعًا ثُمَّ رَكَعَ وَرَكَعْنَا جَمِيعًا ثُمَّ رَفَعَ رَأْسَهُ مِنَ الرُّكُوعِ وَرَفَعْنَا جَمِيعًا ثُمَّ انْحَدَرَ بِالسُّجُودِ وَالصَّفُّ الَّذِي يَلِيهِ وَقَامَ الصَّفُّ الْمُؤَخَّرُ فِي نَحْرِ الْعَدُوِّ فَلَمَّا قَضَى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم السُّجُودَ وَقَامَ الصَّفُّ الَّذِي يَلِيهِ انْحَدَرَ الصَّفُّ الْمُؤَخَّرُ بِالسُّجُودِ وَقَامُوا ثُمَّ تَقَدَّمَ الصَّفُّ الْمُؤَخَّرُ وَتَأَخَّرَ الصَّفُّ الْمُقَدَّمُ ثُمَّ رَكَعَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَرَكَعْنَا جَمِيعًا ثُمَّ رَفَعَ رَأْسَهُ مِنَ الرُّكُوعِ وَرَفَعْنَا جَمِيعًا ثُمَّ انْحَدَرَ بِالسُّجُودِ وَالصَّفُّ الَّذِي يَلِيهِ الَّذِي كَانَ مُؤَخَّرًا فِي الرَّكْعَةِ الأُولَى وَقَامَ الصَّفُّ الْمُؤَخَّرُ فِي نُحُورِ الْعَدُوِّ فَلَمَّا قَضَى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم السُّجُودَ وَالصَّفُّ الَّذِي يَلِيهِ انْحَدَرَ الصَّفُّ الْمُؤَخَّرُ بِالسُّجُودِ فَسَجَدُوا ثُمَّ سَلَّمَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَسَلَّمْنَا جَمِيعًا
Câbir b. Abdillah -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre: O şöyle demiştir: «Rasûlullah -sallalahu aleyhi ve sellem- ile beraber korku namazına katıldım. İki saf olarak durduk. Bir saf Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in arkasındaydı.Düşman bizimle kıble arasındaydı. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- tekbir getirdi, biz de hep beraber tekbir getirdik. Sonra rükûya gitti. Biz de hep birlikte rükû ettik. Sonra başını rükûdan kaldırdı. Bizler de hep birlikte (başımızı) kaldırdık. Sonra O ve arkasındaki saf secdeye gitti. Arkadaki saf düşmanın karşısında ayağa kalktı. Secde bitince arkasındaki saf öne geçti, öndeki saf arkaya geçti. Sonra Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- rükû etti, biz de hepimiz rükû ettik.Sonra da başını rükûdan kaldırdı, biz de hep birlikte kaldırdık.Sonra da kendi ve arkasındaki saf -ki bu saf; birinci rekatta arkada olan saftır- düşmanın karşısında ayağa kalktı ve secdeye gitti. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ve arkasındaki saf, namazı bitirince arkadaki saf secdeye gidip secde ettiler, sonra da Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- selam verdi, biz de hepimiz selam verdik. Câbir -radıyallahu anh- dedi ki: Sizin korumalarınızın yöneticilerinize yaptığı gibi. Buhârî hadisten bir kısmı şöyle zikretmiştir: ''O, korku namazını Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte yedinci gazvede kıldı, o da Zâtu'r-Rikâ' gazvesiydi.''
Rivayet eden: Müslim (No. 840a) ve Ahmed b. Hanbel (No. 13914).
Bu hadiste korku namazının kılınma çeşitlerinden bir çeşit, düşman kıble tarafında iken nasıl kılınacağına dair bir açıklama vardır. Zira Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- orduyu iki bölüğe ayırdı.Birinci bölük ön saf oldu öbür bölük ikinci saf oldu.Sonra da onların hepsine namaz kıldırdı.Hepsi birden okuyorlar,rükû ediyorlar ve rükûdan hep birlikte kalkıyorlardı.Sonra da secde ediyor ve onunla beraber arkasındaki saf secde ediyordu.İkinci rekate kalktığı zaman da arkadaki saf düşmanı kolluyordu. Adaleti gözetmek için ve birinci saf namaz boyunca hep aynı yerinde olmasın diye secdeden kalktıkları zaman arkadaki saf öne geçiyor öndeki de arkaya geçiyordu.Ve İkinci rekâtta da birinci rekâtta yaptığı gibi yaptı ve onlarla birlikte teşehhü yaptı ve selam verdi.Hadiste bu şekilde, ayrıntılarıyla anlatılan korku namazı o vakit Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ve ashabının durumlarına uygun idi. Düşmanın kıble yönünde olması ve onu kıyam ve rükû esnasında görmeleri sayesinde arkalarından gelecek tehlikeden güvende oldular.
Arapça açıklama
في هذا الحديث صفةٌ من صفات صلاة الخوف وهذه الصفة فيما إذا كان العدو في جهة القبلة حيث قسم النبي صلى الله عليه وسلم الجيش فرقتين، فرقة تكون صفاً مقدماً وفرقة تكون صفاً ثانيًا، ثم يصلى بهم فيكبر بهم جميعاً ويقرأون جميعًا ويركعون جميعًا ويرفعون من الركوع جميعًا ثم يسجد ويسجد معه الصف الذي يليه ثم إذا قام للركعة الثانية سجد الصف المؤخر الذي كان يحرس العدو فإذا قاموا تقدم المؤخر وتأخر المقدم مراعاة للعدل حتى لا يكون الصف الأول في مكانه في كل الصلاة، وفعل في الركعة الثانية كما فعل في الأولى وتشهد بهم جميعًا وسلم بهم جميعًا.
وهذه الكيفية المفصلة في هذا الحديث عن صلاة الخوف، مناسبة للحال التي كان عليها النبي صلى الله عليه وسلم وأصحابه حين ذاك، من كون العدو في جهة القبلة، ويرونه في حال القيام والركوع، وقد أمنوا من كمين يأتي من خلفهم.
مشروعية صلاة الخوف على هذه الصفة المذكورة، عند وجود الحال المناسبة، وانتفاء المحاذير المنافية.
الحراسة- هنا- وقعت في حال السجود فقط، لأنهم في غيره يرون العَدوَّ كلهم.
وجوب المحافظة على صلاة الجماعة على الرجال حضرًا وسفرًا في حال الأمن والخوف.
حسن تنظيم الإسلام وعدالته.
جواز الحركة من غير جنس الصلاة لمصلحة الصلاة.
جواز تخلف المأموم عن الإمام في صلاة الخوف للحاجة.
Âlimlerin hükümleri
Âlim
Hüküm
Kapsam
Eser
Müslimv. 261 h.
Sahihصحيح
Hadis
صحيح مسلمNo. 840
Diğer rivayetlerle ilgili hükümler (1)
Mevzû (uydurma)ابن أبي حاتمباطل — الجرح والتعديل (7/136)
وعن ابن عمر، رضي الله عنهما، أن رسول الله صلى الله عليه وسلم كان إذا استوى علي بعيره خارجاً إلى سفر، كبر ثلاثاً، ثم قال: "سبحان الذي سخر لنا هذا وما كنا له مقرنين، وإنا إلي ربنا لمنقلبون. اللهم إنا نسألك في سفرنا…
Salih b. Havvât b. Cübeyr -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, O, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte Zatürrikâ da korku namazını kılanların arasındaydı. Bir grup onunla birlikte saf tuttu ve bir grup da düşmanın karşısında durdu. Onunla beraber olanlar bir rekât…
Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre dedi ki: ''Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bir gün bizlere korku namazını kıldırdı. Onlardan bir taife de namaz kılmak için kalktı. Diğer taife düşmanın hizasında durdular. Kendisiyle beraber olanlarla bir rekât kıldı. Sonra…
صَلَّى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلاَةَ الْخَوْفِ فِي بَعْضِ أَيَّامِهِ فَقَامَتْ طَائِفَةٌ مَعَهُ وَطَائِفَةٌ بِإِزَاءِ الْعَدُوِّ فَصَلَّى بِالَّذِينَ مَعَهُ رَكْعَةً ثُمَّ ذَهَبُوا وَجَاءَ الآخَرُونَ…