Semera b. Cundüp -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: "Nebi -sallalahu aleyhi ve sellem-'in arkasında nifas halinde iken ölmüş olan bir kadının cenaze namazını kıldım da, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- cenazenin orta kısmında durdu."
صَلَّيْتُ وَرَاءَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم عَلَى امْرَأَةٍ مَاتَتْ فِي نِفَاسِهَا فَقَامَ عَلَيْهَا وَسَطَهَا.
Âişe -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- nakışları olan bir hamîsa/elbise içinde namaz kıldı ve çizgilerine şöyle bir baktı. Namazdan çıktıktan sonra: «Benim bu hamîsamı Ebû Cehm'e götürün; Ebû Cehm'in düz kumaş elbisesini bana getirin. Çünkü bu hamîsa…
«Tuvalete gittiğiniz zaman, önünüzü ve arkanızı kıbleye doğru dönmeyin. Doğuya yahut batıya dönün.» Ebû Eyyûb -radıyallahu anh- şöyle dedi: "Şam’a geldiğimiz vakit tuvaletleri kıble cihetine doğru yapılmış bulduk. Tuvalete girince mümkün olduğu kadar başka yöne yöneliyor ve Allah Teâlâ’ya istiğfar…
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Ramazan ayında ve diğer zamanlarda, farz ve diğer bütün namazlarda tekbir getirirdi. Namaza kalkınca, ayakta durduğu zaman tekbir getirir, sonra rükû ederken de tekbir getirirdi. Sonra «Semi'allahu Limen Hamideh» deyip rükûdan kalkarak belini doğrultunca…
Muğîre b . Şu'be -radıyallahu anh- şöyle dedi: "Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- abdest aldı, başının ön tarafına, sarığına ve mestlerinin üzerine meshetti."
Ebu Said -radıyallahu anh-'dan rivayet olunduğuna göre şöyle demiştir: "Bizler, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in öğle ve ikindi namazlarının (uzunluğunu) ölçerdik. Öğle namazının ilk iki rekâtındaki kıyamı Secde suresini okuyacak kadardı. Son iki rekâttaki kıyamı ise bunun yarısı…
Salih b. Havvât b. Cübeyr -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, O, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte Zatürrikâ da korku namazını kılanların arasındaydı. Bir grup onunla birlikte saf tuttu ve bir grup da düşmanın karşısında durdu. Onunla beraber olanlar bir rekât…
İbn Abbâs -radıyallahu anhumâ-’dan rivayet olunduğuna göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- aşura orucunu tutmuş ve ashabına da bu orucu tutmalarını emretmiştir.
وعن ابن عباس رضي الله عنهما أن رسول الله صلى الله عليه وسلم صام يوم عاشوراء، وأمر بصيامه. ((متفق عليه))
Ebu Hureyre -radıyallahu anh- anlatıyor. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e soruldu: "Hangi amel Allah yolunda cihad etmeye denktir?" O da: «Siz, buna güç yetiremezsiniz" dedi. İki ya da üç defa aynı soruyu sordular. Her defasında, «Siz, buna güç yetiremezsiniz.» karşılığını verdi. Ardından şöyle…
وعنه قال قيل يا رسول الله: ما يعدل الجهاد في سبيل الله؟ قال: "لاتستطيعونه" فأعادوا عليه مرتين أو ثلاثًا كل ذلك يقول: "لاتستطيعونه!" ثم قال: "مثل المجاهد في سبيل الله كمثل الصائم القائم القانت بآيات…
Âişe -radıyallahu anhuma- anlatıyor: Hamza b. Amr El-Eslemî bir keresinde Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e seferde/yolculukta oruç tutayım mı ? diye sordu. -Hamza b. Amr el-Eslemî çok oruç tutan bir kimseydi- Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Dilersen oruç tut, dilersen tutma.» diye buyurdu.
İbn Ömer -radıyallahu anhumâ'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: "Güneşin hâcibi (ışığı) göründüğü vakit, güneş iyice meydana çıkıncaya kadar namazı bırakınız. Güneşin ışığı battığı zaman da ta kayboluncaya kadar namazı yine…
Ebu Hureyre -radıuyallahu anh- anlatıyor: Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- namazda son rekatta başını kaldırınca şöyle dua ederdi: «Allah'ım! Ayyaş b. Ebî Rabîa'ı kurtar. Allah'ım! El-Velîd İbnu'l-Velid'i kurtar. Yâ Allah! Seleme İbnu'l-Hişâm'ı kurtar! Allah'ım! (Müşrikler elinde) zayıf ve âciz…
''Cemaat Küba'da sabah namazını kılarken aniden onlara biri gelip: Gerçekten bu gece Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'e Kur'an indirildi ve Kâbe’ye doğru dönmesi emrolundu. Dolayısıyla siz de Kâbe’ye dönün!'' dedi. Bu sırada Kubalıların yüzleri, Şam bölgesine doğru bulunuyordu. Bu ifade üzerine…
Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- başında miğfer olduğu halde fetih günü Mekke'ye girdi. Miğferini çıkardığı esnada bir adam yanına gelip: "Şu İbn Hatal adındaki kişi, Kâbe´nin örtüsüne yapışmış, sığınmış!" dedi. Nebi -sallallahu…
Hakem'den rivayet edildiğine göre; Kûfe'ye bir adam hakim olmuştu -ismini de söyledi- Zemen b. Eş'as Ebû Ubeyde b. Abdillah'ın insanlara namaz kıldırmasını emretti. Namaz kılarken başını rükûdan kaldırdığı zaman «Allahumme Rabbenâ ve leke'l-hamdu, mil'us-semâvâti ve mil'ul ardi ve mil'u mâ şi'te…
Bir adam Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-’e: Ey Allah’ın Rasûlü! Biz gemiye biniyoruz ve yanımızda az bir su taşıyoruz, diye sordu. Eğer onunla abdest alsak susarız, deniz suyuyla abdest alalım mı? Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki: «Onun suyu temiz, ölüsü helaldir.»
Zeyd b. Sâbit -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre o, şöyle dedi: ''Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e Necm Sûresi'ni okudum, o ise secde etmedi.''
قَرَأْتُ عَلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم {وَالنَّجْمِ} فَلَمْ يَسْجُدْ فِيهَا.
Abdullah b. Abbâs -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in beraberinde bir kimse Arafat'ta vakfe yaparken birden devesinden düştü. Râvi deve onun boynunu kırdı. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Onu su ve sidr ile…
Ebu Hureyre –radıyallahu anh-’tan merfû olarak rivayet edildiğine göre: «Hayvanların yaralanması hederdir, kuyu hederdir, maden hederdir. Rikazda (define) da beşte bir vardır.»
Osman -radıyallahu anh-'ın azatlısı Humrân'dan rivayet edildiğine göre, Osman -radıyallahu anh- abdest almak için su istedi. (Su gelince) kaptan ellerine su dökerek ellerini üç kere yıkadı. Sonra sağ elini kaba soktu, su alıp ağzını çalkaladı, burnuna su verdi ve sümkürdü. Sonra üç kere yüzünü…
Esmâ Bint Ebî Bekir -radıyallahu anhuma-’dan rivayet edildiğine göre Esmâ; Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bana şöyle buyurdu: demiştir: «Kesenin ağzını sıkma! Allah da sana sıkarak verir!» Bir rivayette şöyle buyurduğu nakledilmiştir: «İnfak et, sayıp durma, Allah da sana karşı nimetini…
Osman b. Affân -radıyallahu anh- Mescid-i Nebevî'yi yeniden inşa etmek istemiş, halk bunu hoş görmeyerek onu olduğu gibi bırakmasını istemişlerdi. Bunun üzerine Osman -radıyallahu anh-: Ben, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i şöyle buyururken işittim demiştir: «Her kim Allah için bir mescit…
Enes b. Mâlik -radıyallahu anh- demiştir ki;Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bir ata binmişti. Attan düştü de sağ tarafı berelendi. Namazlardan birini oturarak kıldı. Biz de arkasında oturarak namazımızı kıldık. Namaz bitince; "İmam ancak kendisine uyulmak içindir. O namazı ayakta kılınca…
Ebu Hureyre -radıyallahu anh- anlatıyor: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdular ki: "Cuma günü gelince, mescidin her bir kapısı üzerinde melekler yer alır. İnsanları mertebelerine göre yazarlar. Bu mertebeler önce geliş sırasına göredir. İmam minbere çıktımı defteri kapatırlar…
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in eşi olan Hafsa -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: "Ey Allah'ın Rasûlü! İnsanlara ne oluyor ki umre ile ihramdan çıktılar; hâlbuki sen umrenden çıkmadın?" Nebi -aleyhisselam- buyurdu ki: «Ben saçlarımı zamkla yapıştırıp taradım ve…
Abdurrahman b. Avf ile evli Ummu Habibe binti Cahş, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e (istihâze, özür) kanından şikayette bulundu ve bunun hakkında soru sordu: Nebi -aleyhisselâm- ona şöyle buyurdu: «Hayzın (normalde) seni hapsettiği (engellediği) süre kadar bekle, sonra da yıkan.» (Ummu…
Mâlik b. Huveyris -radıyallahu anh'tan- rivayet edildiğine göre; "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- (namaz için) tekbir aldığı zaman ellerini kulakları hizasına varıncaya kadar kaldırırdı. Rükû yaptığı zaman da ellerini kulakları hizasına varıncaya kadar kaldırırdı. Başını rükûdan kaldırdığı…
Âişe -radıyallahu anha- şöyle dedi: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- hasta olduğu halde kendi evinde (bir defa) namaz kıldırdı . Bu namazı kendisi oturarak, bir takım kimseler de arkasında ayakta kıldılar. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- onlara: «Oturunuz!» diye işaret etti…
Ebû Hureyre -radıyallahu anh'tan rivayet edildiğine göre Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- bir adamın ellerini beline koyarak namaz kılmasını yasakladı.''