İçeriğe geç

İbadetler ile ilgili hadislerSayfa 11

İbadet Fıkhı

Bu konuda 8.189 hadis; her hadis ve rivayetleri için bir kart, önce sahih olanlar. 1098 tanesi Türkçe çevirili.

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 982b

«Müslümana kölesi ve bineği için zekat (vermesi) gerekmez.»

Ebu Hureyre -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivâyet edildiğine göre: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Müslümana kölesi ve bineği için zekat gerekmez.» Başka bir lafızda: «Köle için, fıtır sadakası dışında zekat verilmez.»

لَيْسَ عَلَى الْمُسْلِمِ فِي عَبْدِهِ وَلاَ فَرَسِهِ صَدَقَةٌ ‏"

Râvi: Ebû Hureyre + 21 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Riyâzü's-Sâlihîn 316

Ey Allah’ın Rasûlü! Kendisine en iyi davranılması gereken kimdir? diye sordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Annen, sonra annen, daha sonra yine annen, sonra baban, sonra da sana en yakın olan akraban.» buyurdu.

Ebu Hureyre -radıyallahu anh- şöyle dedi: Bir adam Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e gelerek: Kendisine en iyi davranmam gereken kimdir? diye sordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Annen!» buyurdu. Adam: Ondan sonra kimdir? diye sordu. «Annen!» buyurdu. Adam tekrar sordu: Ondan…

وعنه رضي الله عنه قال‏:‏ جاء رجل إلى رسول الله صلى الله عليه وسلم فقال‏:‏ يا رسول الله من أحق الناس بحسن صحابتي‏؟‏ قال‏:‏ ‏"‏ أمك‏"‏ قال‏:‏ ثم من‏؟‏ قال‏:‏ ‏"‏ أمك‏"‏ قال‏:‏ ثم من‏؟‏ قال‏:‏ ‏"‏أمك‏"‏ قال‏:‏ ثم من‏؟‏…

Râvi: Ebû Hureyre + 21 başka rivayet Şerhli

Sahih Sünen-i Ebû Dâvûd 684

«Allah hırsını arttırsın, bir daha böyle yapma!»

Hasan'dan rivayet edildiğine göre Ebû Bekre -radıyallahu anh- camiye geldiğinde Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- rükû etmiş durumdaydı, o da saf dışında rükû yaptı. Sonra da safa doğru yürüdü. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- namazını bitirince şöyle buyurdu: «Kim safın dışında rükû yaptı…

زَادَكَ اللَّهُ حِرْصًا وَلاَ تَعُدْ ‏"

Râvi: Ebû Bekre + 11 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 1140

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- geceleyin on üç rekât namaz kılıyordu. Vitir (namazı) ve sabah namazının iki rekât sünneti de bunun içinde idi.

Âişe -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre dedi ki: "Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- geceleyin on üç rekât namaz kılıyordu. Vitir (namazı) ve sabah namazının iki rekât sünneti de bunun içinde idi."

يُصَلِّي مِنَ اللَّيْلِ ثَلاَثَ عَشْرَةَ رَكْعَةً مِنْهَا الْوِتْرُ وَرَكْعَتَا الْفَجْرِ‏.‏

Râvi: Âişe + 20 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 1229

Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir ki:Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:Muhammed dedi ki:Bize aşiyy -öğle veya ikindi- namazlarından birini kıldırdı. İki rekatten sonra selâm verdi. Sonra mescidin ön cephesindeki tahtanın yanında durup ellerini biri biri üstüne gelecek şekilde o tahtaya koydu. Yüzünde hiddet (belirtileri) görülüyordu. Bu ara "namaz kısaldı, namaz kısaldı" diyerek acele ile mescitten çıkanlar oldu. Cemaat içinde Ebû Bekir ve Ömer -radıyallahu anhumâ-'da vardı. Fakat bu ikisi, Peygamber'e birşey söylemekten çekindiler. Bu esnada, Rasûlullah'ın zülyedeyn (iki elli) adını taktığı bir adam kalkıp:Ya Resûlullah! Unuttun mu? Yoksa namaz kısaltıldı mı? dedi. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- unutmadım, namaz, kısaltılmadı da" buyurdu. Adam: Hayır ya Rasûlallah! Unuttun dedi. Peygamber cemaate dönüp: Zülyedeyn doğru mu söyledi?" dedi,Evet, diye işarette bulundular.Bunun üzerine Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- yerine dönüp kalan iki rekatı kıldırdı, sonra selâm verdi, tekbir aldı ve her zamanki secdesi gibi veya ondan daha uzun secde yapıp başını kaldırdı, tekrar tekbir aldı ve normal secdesi gibi veya ondan daha uzunca bir secde daha yaptı, sonra başını kaldırdı ve tekbir aldı.Sahih-i Buhârî.

Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir ki:Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:Muhammed dedi ki:Bize aşiyy -öğle veya ikindi- namazlarından birini kıldırdı. İki rekatten sonra selâm verdi. Sonra mescidin ön cephesindeki tahtanın yanında durup…

صَلَّى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم إِحْدَى صَلاَتَىِ الْعَشِيِّ ـ قَالَ مُحَمَّدٌ وَأَكْثَرُ ظَنِّي الْعَصْرَ ـ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ سَلَّمَ ثُمَّ قَامَ إِلَى خَشَبَةٍ فِي مُقَدَّمِ الْمَسْجِدِ فَوَضَعَ يَدَهُ عَلَيْهَا…

Râvi: Ebû Hureyre + 11 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 1542

«Gömlekleri, sarıkları, donları (şalvarları), başa giyilenleri ve mestleri (ayakkabıları) giyemez. Ancak takunya bulamayan kimse ayakkabılarının üst kısmını aşık kemiğinden aşağı olacak şekilde keserek (takunya şekline getirerek) giyebilir.» buyurdu. «Bir de Vers (Yemen safranı) ve zağferanla/safranla boyanmış kumaştan yapılı elbiseler giymez.»

İbn Ömer –radıyallahu anhuma-´dan şöyle rivayet edilmiştir: Bir adam Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-´e; "Ya Rasûlallah! İhrama girmek isteyen bir kimse hangi elbiseyi giyer?" diye sordu. Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-: «Gömlekleri, sarıkları, donları (şalvarları), başa…

مَا يَلْبَسُ الْمُحْرِمُ مِنَ الثِّيَابِ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ لاَ يَلْبَسُ الْقُمُصَ وَلاَ الْعَمَائِمَ وَلاَ السَّرَاوِيلاَتِ وَلاَ الْبَرَانِسَ وَلاَ الْخِفَافَ، إِلاَّ أَحَدٌ لاَ يَجِدُ…

Râvi: Abdullah b. Ömer + 23 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 1634

"Abbas b. Abdülmuttalib, hacılara su dağıtmak görevinden do­layı Mina gecelerinde, Mekke'de gecelemek için Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'den izin istedi. Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem- de ona izin verdi."

Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: "Abbas b. Abdülmuttalib, hacılara su dağıtmak görevinden do­layı Mina gecelerinde, Mekke'de gecelemek için Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'den izin istedi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- de ona izin…

اسْتَأْذَنَ الْعَبَّاسُ بْنُ عَبْدِ الْمُطَّلِبِ ـ رضى الله عنه ـ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَبِيتَ بِمَكَّةَ لَيَالِيَ مِنًى مِنْ أَجْلِ سِقَايَتِهِ، فَأَذِنَ لَهُ‏.‏

Râvi: Abdullah b. Ömer + 10 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 2868

Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- idmana çekilmiş ve zayıflatılmış atları el-Hafyâ'dan başlayıp Seniyyetu'l-Vedâ'ya kadar koşturtup yarıştırdı.

Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir: Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- idmana çekilmiş ve zayıflatılmış atları el-Hafyâ'dan başlayıp Seniyyetu'l-Vedâ'ya kadar koşturtup yarıştırdı. Diğer defa da idmana çekilmemiş atları Seniyye'den tâ Benû Zurayk…

مَا ضُمِّرَ مِنَ الْخَيْلِ مِنَ الْحَفْيَاءِ إِلَى ثَنِيَّةِ الْوَدَاعِ، وَأَجْرَى مَا لَمْ يُضَمَّرْ مِنَ الثَّنِيَّةِ إِلَى مَسْجِدِ بَنِي زُرَيْقٍ‏.‏ قَالَ ابْنُ عُمَرَ وَكُنْتُ فِيمَنْ أَجْرَى

Râvi: Abdullah b. Ömer + 14 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 291

«Erkek, kadının dört organı arasına çöküp sonra da onunla cinsel ilişkide bulunursa, gusül vacip olur.»

Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Erkek, kadının dört organı arasına çöküp sonra da onunla cinsel ilişkide bulunursa, gusül vacip olur.» Başka bir lafızda: «Meni gelmese dahi» olarak gelmektedir.

إِذَا جَلَسَ بَيْنَ شُعَبِهَا الأَرْبَعِ ثُمَّ جَهَدَهَا، فَقَدْ وَجَبَ الْغَسْلُ ‏"

Râvi: Ebû Hureyre + 14 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 401

«Namaz hakkında yeniden bir şey (vahiy) gelmiş olsaydı, muhakkak bunu size (önceden) haber verirdim. Fakat ben de sizin gibi bir insanım. Sizin unuttuğunuz gibi ben de unuturum. (Bir şeyi) unuttuğum zaman bana hatırlatınız. İçinizden biri namazından şüphe edecek olursa doğru olmaya daha yakın olan ihtimali seçsin (doğrudur diye verdiği karara yönelsin) de namazını onun üzerine tamamlasın. Sonra selam versin, sonra da iki kere secde yapsın.»

Abdullah b. Mesûd -radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre O şöyle demiştir: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- namaz kıldırdı.(hadisin ravilerinden) İbrahim: "Namazı artırdı mı, eksiltti mi bilmiyorum" dedi. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- selam verince O'na: "Ey Allah'ın Rasûlü! Namaz…

إِنَّهُ لَوْ حَدَثَ فِي الصَّلاَةِ شَىْءٌ لَنَبَّأْتُكُمْ بِهِ، وَلَكِنْ إِنَّمَا أَنَا بَشَرٌ مِثْلُكُمْ، أَنْسَى كَمَا تَنْسَوْنَ، فَإِذَا نَسِيتُ فَذَكِّرُونِي، وَإِذَا شَكَّ أَحَدُكُمْ فِي صَلاَتِهِ فَلْيَتَحَرَّى…

Râvi: Abdullah b. Mes'ûd + 24 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 579

«Kim sabah namazından bir rekâti güneş doğmazdan önce kılabilirse, sabah namazına yetişmiş demektir. Kim de ikindi namazından bir rekâti güneş batmadan önce kılabilirse ikindi namazına yetişmiş demektir.»

Ebû Hureyre -radıyallahu anh- Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in şöyle söylediğini rivayet etmiştir: «Kim sabah namazından bir rekâti güneş doğmazdan önce kılabilirse, sabah namazına yetişmiş demektir. Kim de ikindi namazından bir rekâti güneş batmadan önce kılabilirse ikindi namazına…

مَنْ أَدْرَكَ مِنَ الصُّبْحِ رَكْعَةً قَبْلَ أَنْ تَطْلُعَ الشَّمْسُ فَقَدْ أَدْرَكَ الصُّبْحَ، وَمَنْ أَدْرَكَ رَكْعَةً مِنَ الْعَصْرِ قَبْلَ أَنْ تَغْرُبَ الشَّمْسُ فَقَدْ أَدْرَكَ الْعَصْرَ ‏"

Râvi: Ebû Hureyre + 23 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 6159

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem,- kur­banlık devesini çekip götüren bir kimse gördü ve ona: «Deveye bin!» buyurdu. O zât: Bu kurbanlıktır (nasıl binerim)? dedi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Bu (kurbanlık) deveye bin!» buyurdu. O zâtın bindiğini gördüm. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in peşine düştü.

Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- kur­banlık devesini çekip götüren bir kimse gördü ve ona: «Deveye bin!» buyurdu. O zât: Bu kurbanlıktır (nasıl binerim)? dedi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Bu (kurbanlık) deveye…

رَأَى رَجُلاً يَسُوقُ بَدَنَةً فَقَالَ ‏"‏ ارْكَبْهَا ‏"‏‏.‏ قَالَ إِنَّهَا بَدَنَةٌ‏.‏ قَالَ ‏"‏ ارْكَبْهَا ‏"‏‏.‏ قَالَ إِنَّهَا بَدَنَةٌ‏.‏ قَالَ ‏"‏ ارْكَبْهَا وَيْلَكَ ‏"

Râvi: Enes b. Mâlik + 19 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 735

Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- namaza başlayacağı zaman ellerini omuz hizasına kadar kaldırdıktan sonra tekbir getirirdi

Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- namaza başlayacağı zaman ellerini omuz hizasına kadar kaldırdıktan sonra tekbir getirirdi. Rükûa eğilmek istediğinde yine ellerini aynı şekilde kaldırır ve rükûdan başını kaldırdığı zaman yine ellerini aynı şekilde kaldırır ve «Semiallahu limen…

يَرْفَعُ يَدَيْهِ حَذْوَ مَنْكِبَيْهِ إِذَا افْتَتَحَ الصَّلاَةَ، وَإِذَا كَبَّرَ لِلرُّكُوعِ، وَإِذَا رَفَعَ رَأْسَهُ مِنَ الرُّكُوعِ رَفَعَهُمَا كَذَلِكَ أَيْضًا وَقَالَ ‏"‏ سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ، رَبَّنَا…

Râvi: Abdullah b. Ömer + 26 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 744

Allahumme bâid beynî ve beyne hatâyâye kemâ bâadte beyne’l-meşrikı ve’l-mağribi

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- namaza başladığında tekbir ve kıraat arasında kısa bir süre sükût ederdi. Dedim ki: Ey Allah’ın Rasûlü! Anam babam sana feda olsun, tekbir ile kıraat arasındaki sükût etmenizde ne okuyorsunuz? Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şu duayı okuyorum, dedi…

يَسْكُتُ بَيْنَ التَّكْبِيرِ وَبَيْنَ الْقِرَاءَةِ إِسْكَاتَةً ـ قَالَ أَحْسِبُهُ قَالَ هُنَيَّةً ـ فَقُلْتُ بِأَبِي وَأُمِّي يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِسْكَاتُكَ بَيْنَ التَّكْبِيرِ وَالْقِرَاءَةِ مَا تَقُولُ قَالَ ‏"‏…

Râvi: Ebû Hureyre + 11 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 776

Öğle namazının farzını kılarken ilk iki rekatında Fatiha Sûresi'ni ve iki sure okurdu. Son iki rekatta ise Fatiha Sûresi'ni okuyor ve bize bir ayet işittiriyordu.

Ebû Katâde -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- öğle namazının farzını kılarken ilk iki rekatında Fatiha Sûresi'ni ve iki sure okurdu. Son iki rekâtta Fatiha Sûresi'ni okuyor ve bize bir ayet işittiriyordu. Birinci rekâtta, ikinci…

يَقْرَأُ فِي الظُّهْرِ فِي الأُولَيَيْنِ بِأُمِّ الْكِتَابِ وَسُورَتَيْنِ، وَفِي الرَّكْعَتَيْنِ الأُخْرَيَيْنِ بِأُمِّ الْكِتَابِ، وَيُسْمِعُنَا الآيَةَ، وَيُطَوِّلُ فِي الرَّكْعَةِ الأُولَى مَا لاَ يُطَوِّلُ فِي…

Râvi: Ebû Katâde + 22 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Bulûğu'l-Merâm 406b

«İmam ancak kendisine uyulsun diye imamdır. Bu sebeple o tekbir alınca siz de tekbir alınız. Rükûa varınca, siz de rükû yapınız. "Semiallahu limen hamideh." derse, siz de "Rabbena leke’l-hamd" deyiniz. O secde ederse siz de secde edin. O oturarak namaz kılarsa, siz de birlikte oturarak namaz kılın.»

Ebu Hureyre –radıyallahu anh-’dan merfû olarak rivayet edildiğine göre: «İmam ancak kendisine uyulsun diye imamdır. Bu sebeple o tekbir alınca siz de tekbir alınız. Rükûa varınca, siz de rükû yapınız. "Semiallahu li men hamideh" derse, siz de "Rabbena leke’l-hamd" deyiniz. O secde ederse siz de…

وَأَصْلُهُ فِي اَلصَّحِيحَيْن ِ 1‏ .‏ ‏1 ‏- هو في البخاري (734)‏، ومسلم (417)‏ ولفظه: "إنما جعل الإمام ليؤتم به، فإذا كبر فكبروا، وإذا ركع فاركعوا، وإذا قال: سمع الله لمن حمده.‏ فقولوا: ربنا ولك الحمد، وإذا سجد فاسجدوا…

Râvi: Ebû Hureyre + 11 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Şerhli hadisler 10911

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, Ebubekir ve Ömer -radıyallahu anhum- namazlarına ''Elhamdulillahi Rabbilalemin ile başlarlardı.''

Enes -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre, "Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, Ebubekir ve Ömer -radıyallahu anhum- namazlarına ''Elhamdulillahi Rabbilâlemin ile başlarlardı.'' Müslim bu hadise ilave olarak "Onlar, namazda kıraatın ne önünde ve ne de sonunda (bismillâhirrahmânirrahîm)…

عن أنس رضي الله عنه : أن النبي صلى الله عليه وسلم وأبا بكر وعمر كانوا يفتتحون الصلاة بـ﴿الحمد لله رب العالمين﴾. زاد مسلم: لا يذكرون: ﴿بسم الله الرحمن الرحيم﴾ في أول قراءة ولا في آخرها. وفي رواية لأحمد والنسائي وابن…

Râvi: Enes b. Mâlik + 33 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 1211j

«Bu, Allah’ın Âdem’in kızlarına takdir buyurduğu fıtrî bir şeydir. Kâbe’yi tavaf hariç hacı kimsenin bütün yapması (gerekenleri) yerine getir.»

Âişe -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre o, şöyle haber vermiştir: “Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte Hac maksadıyla yola çıktık. Serif denilen yere geldiğimizde ben aybaşı oldum ve ağlıyordum. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Ne oldu sana! Aybaşı mı oldun?»…

مَا يُبْكِيكِ ‏"‏ ‏.‏ فَقُلْتُ وَاللَّهِ لَوَدِدْتُ أَنِّي لَمْ أَكُنْ خَرَجْتُ الْعَامَ قَالَ ‏"‏ مَا لَكِ لَعَلَّكِ نَفِسْتِ ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ نَعَمْ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ هَذَا شَىْءٌ كَتَبَهُ اللَّهُ عَلَى بَنَاتِ آدَمَ…

Râvi: Âişe + 18 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 1355a

«Şüphesiz Allah fili(n ordusunu) Mekke'ye girmekten engellemiştir ve (sonra da) Mekkeliler üzerine kendi Rasûlü ile mü'minleri saldırtmıştır. Haberiniz olsun! Mekke benden evvel hiçbir kimse için helâl olmadığı gibi, benden sonra da hiçbir kimse için helâl olmayacaktır. Biliniz ki, o ancak bana da yalnız gündüzün bir saatinde helâl kılınmıştır. Bilmiş olunuz ki, işte bu saatimde Mekke benim için de haramdır.»

Ebû Hureyre –radıyallahu anh-’tan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Allah Teâlâ Mekke'nin fethini Rasûlü'ne nasip ettiği zaman Huzâalılar, Câhiliyet günlerinde öldürülmüş bir Huzâalı adama karşılık Leysoğulları'ndan bir kimseyi Mekke'nin fethi yılında öldürmüşlerdi. Rasûlullah –sallallahu…

إِنَّ اللَّهَ حَبَسَ عَنْ مَكَّةَ الْفِيلَ وَسَلَّطَ عَلَيْهَا رَسُولَهُ وَالْمُؤْمِنِينَ وَإِنَّهَا لَنْ تَحِلَّ لأَحَدٍ كَانَ قَبْلِي وَإِنَّهَا أُحِلَّتْ لِي سَاعَةً مِنْ نَهَارٍ وَإِنَّهَا لَنْ تَحِلَّ لأَحَدٍ…

Râvi: Ebû Hureyre + 13 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 1764a

Ebû Hureyre -radıyallahu anh- şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Necd tarafına bir süvârî müfrezesi gönderdi. Bu müfreze Benû Hanîfe kabilesinden Sumâme b. Usâl denilen bir kişiyi esîr edip getirdiler ve onu mescidin direklerinden birisine bağladılar. Akabinde Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- mescide çıktı ve ona: "Yâ Sumâme, yanında ne var (gönlünden ne geçiriyorsun ve benden ne umuyorsun)?" buyurdu. Sumâme: Gönlümde hayır (ümîdi) var yâ Muhammed! (Çünkü sen zulmetmezsin; ihsan ve in'âm edersin.) Eğer Sen beni öldürürsen, kanı değerli birini öldürmüş olursun. Eğer bana in'âm edersen ni'mete karşı şükredici bir kişiye in'âm etmiş olursun. Eğer (kurtuluş fidyem için) mal istersen, ne kadar dilersen işte malım, dedi.Bu konuşmadan sonra Sumâme bağlı olarak bırakıldı. Nihayet ertesi gün oldu, sonra Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- yine ona hitaben: "Yâ Sumâme, gönlünde ne var; ne umuyorsun?" dedi. O da: Gönlümde dün Sana söylediğim şey vardır. Eğer ikram edersen, ni'mete karşı şükredici bir kimseye ikram etmiş olursun! dedi.Rasûlullah onu o gün de bağlı olarak bıraktı. Nihayet üçüncü gün olunca Rasûlullah yine: "Yâ Sumâme, yanında ne var?" buyurdu. Sumâme de: Yanımda dün Sana söylediğim şey var, dedi. Rasûlullah: "Sumâme'yi salıveriniz!" buyurdu. Sumâme bağından salıverilince, hemen mescidin yakınındaki bir suya gitti, yıkandı, sonra mescide girdi ve: Eşhedu en lâ ilahe ille İlâh ve eşhedu enne Muhammeden rasûlullah dedi ve şöyle devam etti: Yâ Muhammed! Vallahi şu yeryüzünde bana senin yüzünden daha düşman hiçbir yüz yoktu. Fakat bu sabah senin yüzün, bana yüzlerin en sevimlisi olmuştur. Vallahi dînlerden hiçbir din bana senin dîninden ziyâde düşman gelmezdi. Fakat bu sabah Sen'in dînin bana göre dinlerin en sevilmişidir. Vallahi beldelerden hiçbir belde bana senin belden kadar sevimsiz değildi. Fakat bu sabah senin belden bana beldelerin en sevimlisi oldu. Ey Rasûl! Ben umre yapmaya niyet ettiğim sırada senin süvarilerin beni yakalamışlardı. Şimdi senin görüşün nedir? Dedi. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Sumâme'yi (dünyâ ve âhiret saâdetiyle) müjdeledi ve umre yapmasını emretti. Sumâme umre yapmak için Mekke'ye varınca birisi ona: Dîninden başka bir dine mi döndün? dedi. O da: Hayır vallahi ben dinden çıkmadım. Fakat ben Allah'ın Rasûlü olan Muhammed'in beraberinde Müslüman oldum. Vallahi ben (sizin dîn dediğiniz müşrikliğe) dönmem ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- o hususta izin vermedikçe size Yemâme'den bir buğday tanesi gelmeyecektir,dedi.Sahih-i Müslim.

Ebû Hureyre -radıyallahu anh- şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Necd tarafına bir süvârî müfrezesi gönderdi. Bu müfreze Benû Hanîfe kabilesinden Sumâme b. Usâl denilen bir kişiyi esîr edip getirdiler ve onu mescidin direklerinden birisine bağladılar. Akabinde Rasûlullah…

مَاذَا عِنْدَكَ يَا ثُمَامَةُ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ عِنْدِي يَا مُحَمَّدُ خَيْرٌ إِنْ تَقْتُلْ تَقْتُلْ ذَا دَمٍ وَإِنْ تُنْعِمْ تُنْعِمْ عَلَى شَاكِرٍ وَإِنْ كُنْتَ تُرِيدُ الْمَالَ فَسَلْ تُعْطَ مِنْهُ مَا شِئْتَ ‏.‏…

Râvi: Ebû Hureyre + 10 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 321c

"Ben ve Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- cünüplükten dolayı bir kaptan yıkanırdık. Ellerimiz kapta birbirine karışırdı."

Aişe -radıyallahu anha-'dan merfû olarak rivâyet edildiğine göre o şöyle demiştir: Ben ve Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- cünüplükten dolayı bir kaptan yıkanırdık. Ellerimiz kap­ta birbirine karışırdı. Başka bir rivâyette; "Ellerimiz buluşurdu." demiştir.

أَغْتَسِلُ أَنَا وَرَسُولُ اللَّهِ، صلى الله عليه وسلم مِنْ إِنَاءٍ وَاحِدٍ تَخْتَلِفُ أَيْدِينَا فِيهِ مِنَ الْجَنَابَةِ ‏.‏

Râvi: Âişe + 38 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 375a

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- tuvalete girerken şöyle derdi: «Allah’ım! Erkek ve dişi şeytanlardan sana sığınırım

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- tuvalete girerken şöyle derdi: «Allah’ım! Erkek ve dişi şeytanlardan sana sığınırım.»

اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْخُبْثِ وَالْخَبَائِثِ ‏"

Râvi: Enes b. Mâlik + 14 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 378d

"Bilal, ezanı çift okumakla kâmeti ise tek okumakla emrolundu."

Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: "Bilal, ezanı çift okumakla, kâmeti ise tek okumakla emrolundu.”

أُمِرَ بِلاَلٌ أَنْ يَشْفَعَ، الأَذَانَ وَيُوتِرَ الإِقَامَةَ ‏.‏

Râvi: Enes b. Mâlik + 19 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 402a

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bana, avucum onun avuçlarının içinde olduğu halde, Kur'an'dan sure öğretir gibi teşehhüdü öğretti

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bana, avucum onun avuçlarının içinde olduğu halde, Kur'an'dan sure öğretir gibi teşehhüdü öğretti: «Et-tahıyyâtü lillâhi vessalevâtu vettayyibât. Esselâmu aleyke eyyuhen-Nebiyyu ve rahmetullâhi ve berakâtuh, Esselâmu aleynâ ve alâ ibâdillâhis-sâlihîn. Eşhedu…

إِنَّ اللَّهَ هُوَ السَّلاَمُ فَإِذَا قَعَدَ أَحَدُكُمْ فِي الصَّلاَةِ فَلْيَقُلِ التَّحِيَّاتُ لِلَّهِ وَالصَّلَوَاتُ وَالطَّيِّبَاتُ السَّلاَمُ عَلَيْكَ أَيُّهَا النَّبِيُّ وَرَحْمَةُ اللَّهِ وَبَرَكَاتُهُ السَّلاَمُ…

Râvi: Abdullah b. Mes'ûd + 43 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 510a

Ebu Zer -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki: "Sizden biriniz namaza durduğu vakit, önünde deve semerinin arka kaşı kadar bir şey bulunursa, o kendisini sütreler. Önünde semerin arka kaşı kadar bir şey bulunmazsa bunun namazını eşek, kadın ve siyah köpek keser." Ravi Abdullah b. Sâmit der ki: "Ya Eba Zerr! Siyah köpeğin kırmızı köpekten, sarı köpekten farkı nedir ki?" dedim. "Ey kardeşimin oğlu! Bunu, senin bana sorduğun gibi bende Rasûlullah'dan sordum:" "Siyah köpek şeytandır", buyurdu, dedi.Sahih-i Müslim.İbn Abbâs -radıyallahu anhumâ-'nın hadisindeki rivayette:''Buluğa ermiş kadın ve köpek namazı bozmaz''buyurmaktadır.Sünen-i Ebû Dâvud.

Ebu Zer -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre, şöyle dedi: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki: "Sizden biriniz namaza durduğu vakit, önünde deve semerinin arka kaşı kadar bir şey bulunursa, o kendisini sütreler. Önünde semerin arka kaşı kadar bir şey bulunmazsa bunun…

إِذَا قَامَ أَحَدُكُمْ يُصَلِّي فَإِنَّهُ يَسْتُرُهُ إِذَا كَانَ بَيْنَ يَدَيْهِ مِثْلُ آخِرَةِ الرَّحْلِ فَإِذَا لَمْ يَكُنْ بَيْنَ يَدَيْهِ مِثْلُ آخِرَةِ الرَّحْلِ فَإِنَّهُ يَقْطَعُ صَلاَتَهُ الْحِمَارُ…

Râvi: Ebû Zer + 11 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 612d

«Öğle namazının vakti, güneş zevâli aştıktan sonra ve bir kimsenin gölgesinin boyu, kendi boyuna eşit olduktan sonra başlar, ikindi namazının vakti gelinceye kadar sürer. İkindi namazının vakti, güneş sararmaya başlayıncaya kadar sürer. Akşam namazının vakti, ufuktaki kızıllık kayboluncaya kadar sürer.Yatsı namazının vakti, gece yarısına kadar sürer. Sabah namazının vakti ise, fecrin doğuşundan güneş doğuncaya kadar sürer.»

Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhumâ-’dan rivayet olunduğuna göre Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Öğle namazının vakti, güneş zevâli aştıktan sonra ve bir kimsenin gölgesinin boyu, kendi boyuna eşit olduktan sonra başlar, ikindi namazının vakti gelinceye kadar sürer…

وَقْتُ الظُّهْرِ إِذَا زَالَتِ الشَّمْسُ وَكَانَ ظِلُّ الرَّجُلِ كَطُولِهِ مَا لَمْ يَحْضُرِ الْعَصْرُ وَوَقْتُ الْعَصْرِ مَا لَمْ تَصْفَرَّ الشَّمْسُ وَوَقْتُ صَلاَةِ الْمَغْرِبِ مَا لَمْ يَغِبِ الشَّفَقُ وَوَقْتُ…

Râvi: Abdullah ibn Amr + 10 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 615a

«Sıcak arttığında (öğle) namazını serinliğe bırakın. Çünkü sıcağın şiddeti, cehennemin kaynamasından dolayıdır.»

Abdullah b. Ömer, Ebû Hureyre ve Ebû Zer -radıyallahu anhum-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Sıcak arttığında (öğle) namazını serinliğe bırakın. Çünkü sıcağın şiddeti, cehennemin kaynamasından dolayıdır.»

إِذَا اشْتَدَّ الْحَرُّ فَأَبْرِدُوا بِالصَّلاَةِ فَإِنَّ شِدَّةَ الْحَرِّ مِنْ فَيْحِ جَهَنَّمَ ‏"

Râvi: Ebû Hureyre + 10 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 717b

Abdullah b. Şakîk'ten rivayet edilmiştir: “Âişe -radıyallahu anhâ-'ya: Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- Duha namazını kılar mıydı?” diye sordum. Âişe: Hayır, fakat bir yolculuktan geldiği zaman.'' dedi.Sahih-i Müslim.

Abdullah b. Şakîk'ten rivayet edilmiştir: “Âişe -radıyallahu anhâ-'ya: Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- Duha namazını kılar mıydı?” diye sordum. Âişe: Hayır, fakat bir yolculuktan geldiği zaman.'' dedi.

أَكَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي الضُّحَى قَالَتْ لاَ إِلاَّ أَنْ يَجِيءَ مِنْ مَغِيبِهِ

Râvi: Âişe + 17 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 760a

Kim iman ederek ve mükâfatını da (Allah’tan) bekleyerek Ramazan ayında oruç tutarsa, o kimsenin geçmiş günahları bağışlanır

«Kim iman ederek ve mükâfatını da (Allah’tan) bekleyerek Ramazan ayında oruç tutarsa, o kimsenin geçmiş günahları bağışlanır.»

مَنْ صَامَ رَمَضَانَ إِيمَانًا وَاحْتِسَابًا غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ وَمَنْ قَامَ لَيْلَةَ الْقَدْرِ إِيمَانًا وَاحْتِسَابًا غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ ‏"

Râvi: Ebû Hureyre + 48 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Riyâzü's-Sâlihîn 1036

"Namaz için ezan okunduğu zaman, şeytan kaçar."

Ebu Hureyre -radıyallahu anh-’den rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Namaz için ezan okunduğu zaman, şeytan ezanı duymamak için arkasını dönüp yellenerek kaçar. Ezan bitince tekrar geri gelir. Namaz için kamet edilince yine arkasını dönüp kaçar. Kamet…

"‏إذا نودي بالصلاة، أدبر الشيطان، له ضراط حتى لا يسمع التأذين، فإذا قضي النداء أقبل، حتى ثوب بالصلاة أدبر حتى إذا قضي التثويب أقبل حتى يخطر بين المرء ونفسه يقول‏:‏ اذكر كذا، واذكر كذا- لما لم يذكر من قبل- حتى يظل الرجل…

Râvi: Ebû Hureyre + 16 başka rivayet Şerhli

21 Ekim 2026 Çarşamba 10 جمادى الأولى 1448 هـ