Ey Allah'ın Rasûlü! İnsanlara ne oluyor ki umre ile ihramdan çıktılar; hâlbuki sen umrenden çıkmadın? Nebi -aleyhisselam- buyurdu ki: «Ben saçlarımı zamkla yapıştırıp taradım ve hedy kurbanlarıma gerdanlık koydum. Bu sebeple kurbanlıklarımı kesinceye kadar ihramdan çıkamam.»
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in eşi olan Hafsa -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: "Ey Allah'ın Rasûlü! İnsanlara ne oluyor ki umre ile ihramdan çıktılar; hâlbuki sen umrenden çıkmadın?" Nebi -aleyhisselam- buyurdu ki: «Ben saçlarımı zamkla yapıştırıp taradım ve hedy kurbanlarıma gerdanlık koydum.Bu sebeple kurbanlıklarımı kesinceye kadar ihramdan çıkamam»
Rivayet eden: Müslim (No. 1229a, 1229b, 1229c, 1229e), Buhârî (No. 1566, 1697, 1725, 4398, 5916), Ebû Dâvûd (No. 1806), Nesâî (No. 2682, 2781), İbn Mâce (No. 3046), İmâm Mâlik (No. 888) ve Ahmed b. Hanbel (No. 25220, 25227, 25231).
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- veda haccında hem umre hem de hacca niyet ederek ihrama girdi. Hedy kurbanlarını getirdi ve saçlarının dağılmasını engellemesi için saçlarını zamkla yapıştırdı. Çünkü ihram süresi uzayacaktı. Bazı sahabeleri de onun gibi (yani hem umre hem de hacca niyet ederek) ihrama girdiler. Bazıları da temettu haccı yapacakları şekilde umreye niyet ettiler. Çoğunluğu beraberinde hedy kurbanı getirmemişti. Bazıları ise getirmişti. Mekke'ye vardıkları zaman tavaf ve sa'y yaptılar. Nebi -aleyhisselam- beraberinde hedy kurbanı getirmeyip de ifrad ve kıran haccı yapacaklara hac niyetlerini fesh edip ihramdan çıkmalarını ve bunu umreye çevirmelerini emretti. Ancak Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ve onlardan hedy kurbanlarını beraberinde getirenler ihramlı kaldılar, ihramdan çıkmadıllar. Nebi -sallallahu aleyhive sellem-'in hanımı Hafsa -radıyallahu anha- Nebi -sallallahu aleyhive sellem-'e; "İnsanlar ihramdan çıktılar, sen neden çıkmadın ey Allah'ın Rasûlu? diye sordu. Bunun üzerine Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Çünkü ben, saçımı zamklayarak taradım ve hedy kurbanıma gerdan taktım ve beraberimde getirdim» dedi. Bu da hedy yerine ulaşana kadar benim ihramdan çıkmama engeldir. O günde haccın tamamlandığı/bittiği kurban bayramı günüdür.
Arapça açıklama
أحرم النبي صلى الله عليه وسلم في حجة الوداع بالعمرة والحج، وساق الهدي ولبد رأسه بما يمسكه عن الانتشار؛ لأن إحرامه سيطول، وأحرم بعض أصحابه كإحرامه، وبعضهم أحرم بالعمرة متمتعًا بها إلى الحج، وأكثرهم لم يسق الهدي، وبعضهم ساقه، فلما وصلوا إلى مكة وطافوا وسعوا أمر من لم يسق الهدي من المفردين والقارنين أن يفسخوا حجهم ويجعلوها عمرة ويتحللوا، أما هو صلى الله عليه وسلم ومن ساق الهدي منهم فبقوا على إحرامهم ولم يحلوا، فسألته زوجه حفصة رضي الله عنها لماذا حل الناس ولم تحل؟ قال: لأني لبدت رأسي، وقلدت هديي وسقته، وهذا مانع لي من التحلل حتى يبلغ الهدي محله، وهو يوم انقضاء الحج يوم النحر.
حرص الصحابة -رضي الله عنهم- على العلم.
إذا لم يسق القارن والمفرد الهدي، فيشرع له فسخ حجه إلى عمرة، ويحل منها، ثم يحرم بالحج في وقته ويكون متمتعًا.
أكثر الصحابة الذين حجوا مع النبي -صلى الله عليه وسلم- تحللوا بعمرة.
كون النبي -صلى الله عليه وسلم- حج قارنًا.
مشروعية تلبيد المحرم رأسه إذا كان سيطول زمن إحرامه؛ لئلا تتراكم فيه الأوساخ فيتأذى بذلك.
مشروعية سوق الهدي من الأماكن البعيدة، وأنه سنة النبي -صلى الله عليه وسلم-.
مشروعية تقليد الهدي، وذلك بأن يوضع في رقابها قلائد من الأشياء التي لم يجر عادة بتقليدها بها، والحكمة في ذلك إعلامها؛ لتحترم فلا يتعرض لها.
سوق الهدي من الحل يمنع المحرم من التحلل حتى ينحر هديه يوم النحر.
Cabir b. Abdullah -radıyallahu anhuma- şöyle demiştir: (Veda haccında), Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ve ashabı, hac için ihrama girdikleri vakit, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile Talha hariç, hiç kimsenin kurbanlığı yoktu. O sırada Ali -radıyallahu anh- Yemen'den geldi ve: "Ben de…
أَهَلَّ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم هُوَ وَأَصْحَابُهُ بِالْحَجِّ، وَلَيْسَ مَعَ أَحَدٍ مِنْهُمْ هَدْىٌ، غَيْرَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَطَلْحَةَ، وَقَدِمَ عَلِيٌّ مِنَ الْيَمَنِ، وَمَعَهُ هَدْىٌ فَقَالَ…
Abdullah b. Abbâs -radıyallahu anhuma-'dan merfû olarak rivâyet edildiğine göre: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ve ashabı (zilhiccenin) dördüncü gününün sabahı (Mekke'ye) girdiler. Orada Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- onu umre olarak saymalarını emretti. "Ya Rasulallah!…
Câbir İbn Abdullah –radıyallahu anhuma-’dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Biz Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte "Lebbeyke bi'l-hac", hac niyetiyle geldik emrine uyduk diyerek gelmiştik. Fakat Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- bize emretti de biz onu umreye…
قَدِمْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَنَحْنُ نَقُولُ لَبَّيْكَ اللَّهُمَّ لَبَّيْكَ بِالْحَجِّ. فَأَمَرَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَجَعَلْنَاهَا عُمْرَةً.