Âişe -radıyallahu anha- şöyle dedi: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- hasta olduğu halde kendi evinde (bir defa) namaz kıldırdı . Bu namazı kendisi oturarak, bir takım kimseler de arkasında ayakta kıldılar. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- onlara: «Oturunuz!» diye işaret etti. Namazı bitirdiğinde: «İmâm kendisine uyulmak için tayin edilmiştir. Öyle ise, imâm rukû'a vardığı vakit rukû'a varınız. (İmam): "Semiallahu limen hamideh" dediğinde, (siz): "Rabbena lekel hamd (Rabbimiz! Hamd sanadır.)" deyiniz. Eğer (İmam) oturarak kılar ise sizde hepiniz oturarak kılınız.»
Rivayet eden: Müslim (No. 412a, 412b), Buhârî (No. 688, 1113, 1236, 5658), Ebû Dâvûd (No. 605), İbn Mâce (No. 1237), İmâm Mâlik (No. 307) ve Ahmed b. Hanbel (No. 23116, 23168, 23994, 24439).
Bu hadis, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hastalandığında oturarak kıldığı namazdan bahsetmektedir. Cemaatin imama uymasının ve ona tabi olmasının şeklini beyan etmektedir. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- cemaate, imamın niçin tayin edildiğinin hikmetini öğretmiştir. O da imama uyulması ve tabi olunmasıdır. Namazın hiç bir amelinde imama muhalefet edilmemelidir. Ancak hareketleri nizam içinde gözetilir. Tekbiratu'l İhram (Namaza başlama tekbiri) getirdiğinde sizler de aynı şekilde tekbir getiriniz. Rukû ettiğinde siz de arkasından rukû ediniz. Semi'allahu limen hamideh sözüyle Allah'ın size icabet edeceğini, haber vermesi üzerine sizler de Allah Teâlâ'ya "Rabbena lekel hamd" sözünüzle hamd ediniz. Secde ettiğinde ona tabi olarak, secde ediniz. Eğer ayakta duramadığı için acizliğinden dolayı oturarak kılar ise -ona tabi oluşunuzu gerçekleştirmek için- siz de ayakta durmaya gücünüz yetse bile oturarak kılınız. Âişe -radıyallahu anha- Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in bir hastalıktan dolayı oturarak namaz kıldığını zikretmiştir. Sahabeler de ayakta durmaya güç yetirebildikleri için ayakta kılmaları gerektiğini zannederek ayakta kılmaya başlamışlardır. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- onlara; «Oturunuz!» diye işaret etmiştir. Namazı bitirdiğinde onlara imâmın, kendisine muhalefet edilmesi için değil, ancak tam bir şekilde kendisine uyulması için tayin edildiğini öğretmiştir. Öyle ki cemaat, ayakta durmaya güçleri olmasına rağmen imamın ayakta durmaktan aciz olmasından dolayı oturarak kılmıştır. Eğer imam namaza oturarak başladı ise siz de arkasında oturarak kılın. Şayet imam namaza ayakta başlar, daha sonra hastalığından dolayı oturdu ise arkasında ayakta kılmak vaciptir. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, ölümü ile neticelenen hastalığa yakalandığında Ebu Bekir -radıyallahu anh- ve insanlara kıldırdığı namazı ile amel etmenin gereği budur.
Arapça açıklama
في هذا الحديث صلاة النبي صلى الله عليه وسلم جالسًا لمرضه، وفيه بيان صفة اقتداء المأموم بالإمام، ومتابعته له.
فقد أرشد النبي صلى الله عليه وسلم المأمومين إلى الحكمة من جعل الإمام وهي أن يقتدي به ويتابع، فلا يختلف عليه بعمل من أعمال الصلاة، وإنما تراعى تَنَقلاته بنظام فإذا كبر للإحرام، فكبروا أنتم كذلك، وإذا رَكع فاركعوا بعده، وإذا ذكركم أن الله مجيب لمن حمده بقوله: "سمع الله لمن حمده" فاحمدوه تعالى بقولكم:
"ربنا لك الحمد"، وإذا سجد فتابعوه واسجدوا، وإذا صلى جالساً لعجزه عن القيام؛ -فتحقيقاً للمتابعة- صلوا جلوساً، ولو كنتم على القيام قادرين.
فقد ذكرت عائشة أن النبي صلى الله عليه وسلم اشتكى من المرض فصلى جالساً، وكان الصحابة يظنون أن عليهم القيام لقدرتهم عليه؛ فصلوا وراءه قياما فأشار إليهم: أن اجلسوا.
فلما انصرف من الصلاة أرشدهم إلى أن الإمام لا يخالف، وإنما يوافق؛ لتحقق المتابعة التامة والاقتداء الكامل، بحيث يصلى المأموم جالساً مع قدرته على القيام لجلوس إمامه العاجز، وهذا إن ابتدأ بهم الصلاة جالساً صلوا خلفه جلوسًا، وإن ابتدأ بهم الإمام الراتب الصلاة قائماً، ثم اعتل في أثنائها فجلس أتموا خلفه قياماً وجوباً؛ عملا بحديث صلاة النبي صلى الله عليه وسلم بأبي بكر والناس حين مرِض مرَض الموت.
أنه يجوز على النبي -صلى الله عليه وسلم- ما يجوز على البشر من الأسقام والأمراض؛ لازدياد قدره رفعة.
جواز إمامة العاجز عن القيام بالقادرين عليه.
جواز الإشارة في الصلاة للحاجة.
وجوب متابعة المأموم للإمام في الصلاة وتحريم المسابقة.
تحريم مخالفة الإمام وبطلان الصلاة بها.
أن الأفضل في المتابعة، أن تقع أعمال المأموم بعد أعمال الإمام مباشرة. قال الفقهاء: وتكره المساواة والموافقة في هذه الأعمال.
أن من الحكمة في جعل الإمام في الصلاة؛ الاقتداء والمتابعة.
تَحَتمُ طاعة القادة وولاة الأمر ومراعاة النظام، وعدم المخالفة والانشقاق على الرؤساء.
أن المأموم يقول: "ربنا لك الحمد" بعدما يقول الإمام: "سمع الله لمن حمده"، والمنفرد والإمام يقول: "سمع الله لمن حمده، ربنا ولك الحمد".
وجوب متابعة الإمام، وأنها مقدمة على غيرها من أعمال الصلاة؛ فقد أسقط القيام عن المأمومين القادرين عليه، مع أنه أحد أركان الصلاة، كل ذلك؛ لأجل كمال الاقتداء.
أن الإمام إذا صلى جالسًا -لعجزه عن القيام- صلى خلفه المأمومون جلوساً ولو كانوا قادرين على القيام؛ تحقيقًا للمتابعة والاقتداء.
Âlimlerin hükümleri
Hüküm, kitabın (Sahîh-i Müslim) konumundan alınmıştır.
Diğer rivayetler
SahihMuttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim)Sahîh-i Buhârî 688
Ebu Hureyre –radıyallahu anh-’dan merfû olarak rivayet edildiğine göre: «İmam ancak kendisine uyulsun diye imamdır. Bu sebeple o tekbir alınca siz de tekbir alınız. Rükûa varınca, siz de rükû yapınız. "Semiallahu li men hamideh" derse, siz de "Rabbena leke’l-hamd" deyiniz. O secde ederse siz de…
وَأَصْلُهُ فِي اَلصَّحِيحَيْن ِ 1 . 1 - هو في البخاري (734)، ومسلم (417) ولفظه: "إنما جعل الإمام ليؤتم به، فإذا كبر فكبروا، وإذا ركع فاركعوا، وإذا قال: سمع الله لمن حمده. فقولوا: ربنا ولك الحمد، وإذا سجد فاسجدوا…
Enes b. Mâlik -radıyallahu anh- demiştir ki;Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bir ata binmişti. Attan düştü de sağ tarafı berelendi. Namazlardan birini oturarak kıldı. Biz de arkasında oturarak namazımızı kıldık. Namaz bitince; "İmam ancak kendisine uyulmak içindir. O namazı ayakta kılınca…