حَدَّثَنَا عَبْدَانُ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ طَهْمَانَ، قَالَ حَدَّثَنِي الْحُسَيْنُ الْمُكْتِبُ، عَنِ ابْنِ بُرَيْدَةَ، عَنْ عِمْرَانَ بْنِ حُصَيْنٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ كَانَتْ بِي بَوَاسِيرُ فَسَأَلْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم عَنِ الصَّلاَةِ فَقَالَ "
İmran b. Husayn -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Benim basur hastalığım vardı. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e bu konu hakkında sorduğumda şöyle buyurdu:
«Namazı ayakta kıl. Ayakta kılmaya güç yetiremezsen oturarak kıl. Buna da gücün yetmezse yan tarafın üzere yatarak kıl.»
Rivayet eden: Buhârî (No. 1117), Ebû Dâvûd (No. 952), İbn Mâce (No. 1223) ve Ahmed b. Hanbel (No. 18978).
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- namazı ayakta kılmanın asıl olduğunu, ancak bir kimse ayakta kılamadığı takdirde oturarak kılabileceğini, oturarak kılamadığı takdirde ise yan tarafının üzerine yatarak kılabileceğini belirtmiştir.
Hadisten çıkan dersler
Akıl başta olduğu müddetçe namaz düşmez, o halde bir halden diğerine geçiş kişinin güç yetirmesine bağlıdır.
İslamiyet'in hoşgörü ve kolaylığı, kulun gücü yettiği ölçüde ibadet etmesinde ortaya çıkmaktadır.
Arapça açıklama
بَيَّنَ النبيُّ صلى الله عليه وسلم أنَّ الأصلَ في الصلاةِ القيامُ، إلّا في حال عدم الاستطاعة فيُصلِّي جالسًا، وإنْ لم يستطع الصلاةَ جالسًا فله أن يُصلِّي على جَنْبِه.
الصلاة لا تسقط ما دام العقلُ ثابتًا، فيكون الانتقال من حال إلى حال حسب الاستطاعة.
سماحة ويُسْر الإسلام في أنَّ العبدَ يفعل من العبادة ما يستطيع.