İçeriğe geç

Jâbir ibn Abdullah tarafından rivayet edilen hadislerSayfa 3

جابر بن عبد الله

Jâbir ibn Abdullah, sitedeki 3.278 hadisi rivayet etmiştir; 134 tanesi Türkçe çevirili. En sağlamları önce gösterilir.

Vefatı
v. 78 h.
Diğer yazılışlar
Jâbir ibn 'Abdillah, Jābir ibn ‘Abdullāh, Jabir ibn Abdullah
Biyografi (Arapça)

ابن أبي حاتم الرازي : له صحبة

أبو حاتم بن حبان البستي : شهد العقبة مع أبيه

المزي : صاحب رسول الله صلي الله عليه وسلم

ابن حجر العسقلاتي : قال في التقريب صحابي

السيوطي : غزا مع النبي صلى الله عليه وسلم تسع عشرة غزوة ولم يشهد بدرا ولا أحدا

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 463

«Allah’a yemin ederim ki, Allah’a göre dünya, önünüzdeki şu ölü oğlaktan daha değersizdir.»

Câbir -radıyallahu anh-’den rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bir gün çarşıya uğradı. Etrafında ashabı da vardı. Rasûlullah, küçük kulaklı bir oğlak ölüsüne rastladı. Onun kulağından tutarak: «Hanginiz bunu bir dirheme satın almak ister?»” buyurdu. Ashâb: Daha az…

وعن جابر، رضي الله عنه أن رسول الله، صلى الله عليه وسلم، مر بالسوق والناس كنفتيه، فمر بجدى أسك ميت، فتناوله، فأخذ بأذنيه، ثم قال‏:‏ ‏"‏أيكم يحب أن يكون هذا له بدرهم‏؟‏ ‏"‏ فقالوا‏:‏ ما نحب أنه لنا بشئ ومانصنع به‏؟‏ ثم…

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 4 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 4528

Yahûdîler: Erkek, kadın ile arka tarafından gelip cima' ederse doğacak çocuk şaşı olur, derlerdi. (Bu bâtıl inancı yıkmak üzere) "Kadınlarınız sizin bir ekinliğinizdir. O hâlde tarlanıza dilediğiniz taraftan geliniz" âyeti nazil oldu.

Câbir -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Yahûdîler: Erkek, kadın ile arka tarafından gelip cima' ederse doğacak çocuk şaşı olur, derlerdi. (Bu bâtıl inancı yıkmak üzere) "Kadınlarınız sizin bir ekinliğinizdir. O hâlde tarlanıza dilediğiniz taraftan geliniz" âyeti nazil…

كَانَتِ الْيَهُودُ تَقُولُ إِذَا جَامَعَهَا مِنْ وَرَائِهَا جَاءَ الْوَلَدُ أَحْوَلَ‏.‏ فَنَزَلَتْ ‏‏{‏نِسَاؤُكُمْ حَرْثٌ لَكُمْ فَأْتُوا حَرْثَكُمْ أَنَّى شِئْتُمْ‏}‏

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 5 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 465c

Eğer " Sebbihisme Rabbike'l-a'lâ" yı, "Ve'ş-şemsi ve duhâhâ" yı, "Ve'l-leyli izâ yağşa" yı, okuyarak namaz kıldırsaydın. Yaşlı, zayıf ve ihtiyaç sahibi de senin arkanda namaz kılar.

Câbir b. Abdillah -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: "Muaz b. Cebel Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem- ile beraber yatsı namazını kılar, sonra kavmine gelip yatsı namazını kıldırırdı." Bir rivayette şöyle zikredilmiştir: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- Muâz'a…

يُصَلِّي مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْعِشَاءَ الآخِرَةَ ثُمَّ يَرْجِعُ إِلَى قَوْمِهِ فَيُصَلِّي بِهِمْ تِلْكَ الصَّلاَةَ ‏.‏

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 7 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 840a

Câbir -radıyallahu anh-'ın rivayet ettiği gibi korku namazının şekli.

Câbir b. Abdillah -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre: O şöyle demiştir: «Rasûlullah -sallalahu aleyhi ve sellem- ile beraber korku namazına katıldım. İki saf olarak durduk. Bir saf Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in arkasındaydı.Düşman bizimle kıble arasındaydı. Rasûlullah…

شَهِدْتُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلاَةَ الْخَوْفِ فَصَفَّنَا صَفَّيْنِ صَفٌّ خَلْفَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَالْعَدُوُّ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقِبْلَةِ فَكَبَّرَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم…

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 3 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 596

Yâ Rasûlallah! İkindi namazını az daha gü­neş batmadan kılamayacaktım, dedi. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- de: «Vallahi ben de kılamadım.» buyurdu. Bunun üzerine kalktık, Buthân Vadisi'ne git­tik. Orada Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- namaz için abdest aldı, biz de namaz için ab­dest aldık. Müteakiben güneş batmış olduğu halde ikindiyi kıldırdı, sonra arkasından da akşamı kıldırdı.

Câbir b. Abdillah -radıyallahu anhumâ- şöyle demiştir: Hendek Harbi günü Ömer b. Hattâb -radıyallahu anh-, güneş battıktan sonra geldi de Kureyş kâ­firlerine sövmeye başladı. Yâ Rasûlallah! İkindi namazını az daha gü­neş batmadan kılamayacaktım, dedi. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- de…

مَا صَلَّيْتُهَا ‏"‏‏.‏ فَقُمْنَا إِلَى بُطْحَانَ، فَتَوَضَّأَ لِلصَّلاَةِ، وَتَوَضَّأْنَا لَهَا فَصَلَّى الْعَصْرَ بَعْدَ مَا غَرَبَتِ الشَّمْسُ، ثُمَّ صَلَّى بَعْدَهَا الْمَغْرِبَ‏.‏

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 6 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 715m

«Deveni elinden alacağımı mı sandın? Deve senindir! Bedeli de senindir.»

Cabir b. Abdillah -radıyallahu anh- "Yorgun bir devenin üzerinde yoluna devam ediyordu. Devesini serbest bırakıp salmak istedi. Cabir b. Abdillah -radıyallahu anh-devamla şöyle dedi: “Arkamdan Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- yanıma gelerek bana dua etti ve deveme bir kere vurdu. Devem öyle…

فَدَعَا لِي وَضَرَبَهُ فَسَارَ سَيْرًا لَمْ يَسِرْ مِثْلَهُ قَالَ ‏"‏ بِعْنِيهِ بِوُقِيَّةٍ ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ لاَ ‏.‏ ثُمَّ قَالَ ‏"‏ بِعْنِيهِ ‏"‏ ‏.‏ فَبِعْتُهُ بِوُقِيَّةٍ وَاسْتَثْنَيْتُ عَلَيْهِ حُمْلاَنَهُ إِلَى…

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 1831

Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem'in hutbe okurken üzerine yaslandığı bir hurma kütüğü vardı. Minber koyulduğu zaman, bu kütükten gebe develerin iniltisine benzer sesler çıktığını duyduk. Ta ki Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- minberden inerek, elini kütüğe koydu da inilti kesildi.

"Nebî sallallahu -aleyhi ve sellem-'in hutbe okurken onun üzerine yaslandığı bir hurma kütüğü vardı. Minber kurulduğu zaman, bu kütükten gebe develerin iniltisine benzer sesler çıktığını duyduk. Ta ki Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- minberden inerek, elini kütüğe koydu da inilti kesildi. Bir…

وعن جابر رضي الله عنه قال‏:‏ كان جذع يقوم إليه النبي صلى الله عليه وسلم ، يعني في الخطبة‏.‏ فلما وضع المنبر، سمعنا للجذع مثل صوت العشار حتى نزل النبي، صلى الله عليه وسلم ، فوضع يده عليه فسكن‏"‏‏.‏ وفي رواية‏:‏ فلما كان…

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 361

Saîd b. Hâris'ten şöyle nakledilmiştir:Câbir b. Abdullah'a bir parçadan oluşan elbise ile namaz kılmanın hükmünü sorduk. O da şöyle cevap verdi;Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in düzenlediği bir seferde onunla birlikte yola çıkmıştım. Bir gece bir ihtiyacımdan dolayı onun yanma vardım. O sırada namaz kılıyordu. Üzerimde tek parçadan oluşan bir elbise vardı. Ona bürünüp yanı başında namaza durdum. Namazını bitirdikten sonra ya Câbir, gece vakti buraya gelmenin sebebi ne?' diye sordu. Ben de ihtiyacımı söyledim. Sözümü bitirdikten sonra bana, 'Gördüğüm bu örtünme de ne?' diyerek (hoşnutsuzluğunu) ifade etti. Ben de elbisenin dar ve kısa olduğunu söyledim. Bunun üzerine şöyle buyurdu: Eğer elbisen geniş ise onunla omzundan öyle örtün, yok eğer dar ise, onu izar olarak kullan."Buhârî.Müslim'in rivayetinde:''Eğer geniş ise elbiseyi iki ucundan çaprazlama bağlayıp dizlerini kırarak eğilmesidir.Eğer dar ise onu beline bağla.''

Saîd b. Hâris'ten şöyle nakledilmiştir:Câbir b. Abdullah'a bir parçadan oluşan elbise ile namaz kılmanın hükmünü sorduk. O da şöyle cevap verdi;Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in düzenlediği bir seferde onunla birlikte yola çıkmıştım. Bir gece bir ihtiyacımdan dolayı onun yanma vardım. O sırada…

فَإِنْ كَانَ وَاسِعًا فَالْتَحِفْ بِهِ، وَإِنْ كَانَ ضَيِّقًا فَاتَّزِرْ بِهِ ‏"

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 5457

Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- zamanında ateşte pişmiş yemekleri ancak pek az bulurduk. Böyle yemekler bulduğumuz zaman da (silinecek) mendillerimiz yoktu. Ellerimizi, kollarımızı, ayaklarımızı siler, sonra (yemeğin ardından yeniden) abdest almayarak namaza dururduk, demiştir.

Saîd b. el-Hâris, Cabir b. Abdullah'a ateşte pişmiş şeyleri yedikten sonra abdest alınıp alınmayacağını sordu. Cabir de: Hayır (abdest almak gerekmez). Bizler Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- zamanında ateşte pişmiş yemekleri ancak pek az bulurduk. Böyle yemekler bulduğumuz zaman da (ellerimizi…

الْوُضُوءِ مِمَّا مَسَّتِ النَّارُ، فَقَالَ لاَ قَدْ كُنَّا زَمَانَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم لاَ نَجِدُ مِثْلَ ذَلِكَ مِنَ الطَّعَامِ إِلاَّ قَلِيلاً، فَإِذَا نَحْنُ وَجَدْنَاهُ لَمْ يَكُنْ لَنَا مَنَادِيلُ، إِلاَّ…

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 560

"Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- öğle namazını öğle sıcağının şiddetinde kılardı. İkindi namazını güneş parlak ve rengi sararmamış iken, akşam namazını güneş batınca kılardı."

Câbir b. Abdullah el-Ensârî -radıyallahu anhuma- şöyle dedi: "Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- öğle namazını öğle sıcağının şiddetinde kılardı. İkindi namazını güneş parlak ve rengi sararmamış iken, akşam namazını güneş batınca, yatsı namazında ise insanlar çoğalınca acele eder, az olunca ise…

يُصَلِّي الظُّهْرَ بِالْهَاجِرَةِ، وَالْعَصْرَ وَالشَّمْسُ نَقِيَّةٌ، وَالْمَغْرِبَ إِذَا وَجَبَتْ، وَالْعِشَاءَ أَحْيَانًا وَأَحْيَانًا، إِذَا رَآهُمُ اجْتَمَعُوا عَجَّلَ، وَإِذَا رَآهُمْ أَبْطَوْا أَخَّرَ، وَالصُّبْحَ…

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 6 başka rivayet Şerhli

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 135

«Bir müslüman, bir ağaç dikerse, o ağaçtan yenilen ürün, onun için bir sadaka olur. O ağaçtan çalınan meyve onun için bir sadaka olur. Kim ondan yiyip eksiltirse, onun için bir sadaka olur.»

Câbir -radıyallahu anh-’dan rivayet olunduğuna göre Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Bir müslüman, bir ağaç dikerse, o ağaçtan yenilen (ürün), onun için bir sadaka olur. O ağaçtan çalınan meyve onun için bir sadaka olur. Kim ondan yiyip eksiltirse, onun için bir sadaka…

التاسع عشر‏:‏ عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏"‏ ما من مسلم يغرس غرساً إلا كان ما أكل منه له صدقة، وما سرق منه له صدقة، ولا يرزؤه أحد إلا كان له صدقة‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏.‏ ‏)‏‏)‏ وفي رواية له‏:‏ ‏"‏ فلا…

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 2381

"Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem-: Muhabereyi (Mahsûlün belli bir miktarı karşılığında toprağı kiralamak), Muhâkaleyi (Buğdayla başaktaki buğdayın tahmini olarak değiştirilmesi ve takas yapılması şekliyle yapılan alışveriş şeklidir), Muzâbeneyi (Ağaçtaki yaş hurmayı kuru hurma karşılığında satmak veya değiştirmek şeklindeki satış şeklidir) ve olgunlaşması meydana çıkıncaya kadar meyveyi satmayı ve (bu yaş meyvelerin) ariyyeler hariç, dinar ve dirhemlerin dışında bir şey karşılığında satmayı yasakladı.

Cabir b. Abdullah –radıyallahu anhuma-'dan merfû olarak rivayet edilen hadiste: "Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem-: Muhabereyi (Mahsûlün belli bir miktarı karşılığında toprağı kiralamak), Muhâkaleyi (Buğdayla başaktaki buğdayın tahmini olarak değiştirilmesi ve takas yapılması şekliyle yapılan…

عَنِ الْمُخَابَرَةِ، وَالْمُحَاقَلَةِ، وَعَنِ الْمُزَابَنَةِ، وَعَنْ بَيْعِ الثَّمَرِ حَتَّى يَبْدُوَ صَلاَحُهَا، وَأَنْ لاَ تُبَاعَ إِلاَّ بِالدِّينَارِ وَالدِّرْهَمِ، إِلاَّ الْعَرَايَا‏.‏

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 5 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 2171

Câbir dedi ki:Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:''Hiç bir adam dul bir kadının yanında nikahlaması hariç ya da mahrem olmadan gecelemesin.''

Câbir -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre dedi ki:Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:''Hiç bir adam dul bir kadının yanında nikahlaması hariç ya da mahrem olmadan gecelemesin.''

أَلاَ لاَ يَبِيتَنَّ رَجُلٌ عِنْدَ امْرَأَةٍ ثَيِّبٍ إِلاَّ أَنْ يَكُونَ نَاكِحًا أَوْ ذَا مَحْرَمٍ ‏"

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 1651

«Geride bıraktığım işlerimi tekrar bulsaydım kurban getirmezdim. Eğer, beraberimde kurbanlığım olmasaydı, ben de ihramdan çıkardım.» dedi.

Cabir b. Abdullah -radıyallahu anhuma- şöyle demiştir: (Veda haccında), Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ve ashabı, hac için ihrama girdikleri vakit, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile Talha hariç, hiç kimsenin kurbanlığı yoktu. O sırada Ali -radıyallahu anh- Yemen'den geldi ve: "Ben de…

أَهَلَّ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم هُوَ وَأَصْحَابُهُ بِالْحَجِّ، وَلَيْسَ مَعَ أَحَدٍ مِنْهُمْ هَدْىٌ، غَيْرَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَطَلْحَةَ، وَقَدِمَ عَلِيٌّ مِنَ الْيَمَنِ، وَمَعَهُ هَدْىٌ فَقَالَ…

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 4 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 2102b

«Bunun saç ve sakalının rengini değiştirin. Fakat siyah yapmaktan da kaçınınız.»

Cabir -radıyallahu anh- anlatıyor: Ebu Kuhafe, Fetih günü Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e getirilmişti. Saçları seğâme çiçeği gibi bembeyazdı. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Bunun saç ve sakalının rengini değiştirin. Fakat siyah yapmaktan da kaçınınız.» diye buyurdu.

غَيِّرُوا هَذَا بِشَىْءٍ وَاجْتَنِبُوا السَّوَادَ ‏"

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 4 başka rivayet Şerhli

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 1497

Cabir -radıyallahu anh-'den rivayet olunan bir hadiste Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdular ki: "Kendi üzerinize beddua etmeyin. Çocuklarınızın aleyhine de beddua etmeyin. Mallarınızın aleyhine de beddua etmeyin. Ola ki, Allah'ın duaları kabul ettiği saate rastgelir de, istediğiniz kabul ediliverir."

Cabir -radıyallahu anh-'den rivayet olunan bir hadiste Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdular ki: "Kendi üzerinize beddua etmeyin. Çocuklarınızın aleyhine de beddua etmeyin. Mallarınızın aleyhine de beddua etmeyin. Ola ki, Allah'ın duaları kabul ettiği saate rastgelir de, istediğiniz…

"‏لا تدعوا على أنفسكم، ولا تدعوا على أولادكم، ولا تدعو على أموالكم، لا توافقوا من الله ساعة يسأل فيها عطاء، فيستجيب لكم‏"

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 2495

Bedir'e ve Hudeybiye'ye katılmış olan hiçbir kimse Cehennem ateşine girmeyecektir

«Bedir'e ve Hudeybiye'ye katılmış olan hiçbir kimse Cehennem ateşine girmeyecektir.»

عَبْدًا، لِحَاطِبٍ جَاءَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَشْكُو حَاطِبًا فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ لَيَدْخُلَنَّ حَاطِبٌ النَّارَ ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ كَذَبْتَ لاَ يَدْخُلُهَا…

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 4 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 1570

Biz, Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte "Lebbeyke bi'l-hac", hac niyetiyle geldik emrine uyduk diyerek gelmiştik. Fakat Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- bize emretti ve biz onu umreye çevirdik.

Câbir İbn Abdullah –radıyallahu anhuma-’dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Biz Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte "Lebbeyke bi'l-hac", hac niyetiyle geldik emrine uyduk diyerek gelmiştik. Fakat Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- bize emretti de biz onu umreye…

قَدِمْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَنَحْنُ نَقُولُ لَبَّيْكَ اللَّهُمَّ لَبَّيْكَ بِالْحَجِّ‏.‏ فَأَمَرَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَجَعَلْنَاهَا عُمْرَةً‏.‏

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 3 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 4907

Bırakın şu işi! Çünkü bu, kötü ve iğrenç bir çağrıdır

Bir gazvede bulunuyorduk. Muhacirlerden bir adam Ensar’dan bir adama vurup onu incitti. Bunun üzerine Ensar’dan olan adam, “Ey Ensar!” diye bağırdı. Muhacir olan adam da “Ey Muhacirler!” diye bağırdı. Allah Teâlâ bu seslenişi Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e duyurdu. Bunun üzerine, “Bu da…

دَعْهُ لاَ يَتَحَدَّثُ النَّاسُ أَنَّ مُحَمَّدًا يَقْتُلُ أَصْحَابَهُ ‏"

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 5 başka rivayet Şerhli

Sahih Bulûğu'l-Merâm 329

«Eğer gücün yetiyorsa yere secde et. Yetmiyorsa îmâ ile kıl. Secdeni, rükûdan daha fazla eğilerek yap.»

Cabir b. Abdillah -radiyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bir hastayı ziyaret etti ve onun bir yastık üzerinde namaz kıldığını gördü. Yastığı aldı ve attı. (Hasta) dayanacağı bir değnek aldı ve Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- onu da aldı ve attı ve…

وَعَنْ جَابِرٍ ‏- رضى الله عنه ‏- { أَنَّ اَلنَّبِيَّ ‏- صلى الله عليه وسلم ‏-قَالَ لِمَرِيضٍ ‏- صَلَّى عَلَى وِسَادَةٍ , فَرَمَى بِهَا ‏- وَقَالَ : " صَلِّ عَلَى اَلْأَرْضِ إِنْ اِسْتَطَعْتَ , وَإِلَّا فَأَوْمِئْ…

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 1 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 1179

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’i Arafat'ta hutbe verirken şöyle işittim: «Terlik bulamayan mest giysin, izar bulamayan da şalvar giysin.» buyuruyordu.

Abdullah b. Abbas şöyle dedi: "Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’i Arafat'ta hutbe verirken şöyle işittim: «Terlik bulamayan mest giysin, izar bulamayan da şalvar giysin.» buyuruyordu.

مَنْ لَمْ يَجِدْ نَعْلَيْنِ فَلْيَلْبَسْ خُفَّيْنِ وَمَنْ لَمْ يَجِدْ إِزَارًا فَلْيَلْبَسْ سَرَاوِيلَ ‏"

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 2116a

"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- yüze vurmayı ve yüzü damgalamayı yasakladı"

İbn Abbâs -radıyallahu anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, yüzüne damga vurulmuş bir merkebin yanından geçti. Bunun üzerine; «Bu hayvanın yüzünü dağlayana Allah lânet etsin!» buyurdu. Müslimdeki rivayette : "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- yüze vurmayı…

عَنِ الضَّرْبِ فِي الْوَجْهِ وَعَنِ الْوَسْمِ فِي الْوَجْهِ ‏

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 2813b

«Şeytan, tahtını su üzerine kurar, sonra çetelerini insanlara gönderir. Çetelerinden onun yanında en yakın mertebede bulunanlar, insanlar arasında en çok fitne çakaranlardır.

Câbir b. Abdullah -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Şeytan, tahtını su üzerine kurar, sonra çetelerini insanlara gönderir. Çetelerinden onun yanında en yakın mertebede bulunanlar, insanlar arasında en çok fitne çakaranlardır…

إِنَّ إِبْلِيسَ يَضَعُ عَرْشَهُ عَلَى الْمَاءِ ثُمَّ يَبْعَثُ سَرَايَاهُ فَأَدْنَاهُمْ مِنْهُ مَنْزِلَةً أَعْظَمُهُمْ فِتْنَةً يَجِيءُ أَحَدُهُمْ فَيَقُولُ فَعَلْتُ كَذَا وَكَذَا فَيَقُولُ مَا صَنَعْتَ شَيْئًا قَالَ…

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 885b

Bayram günü Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- ile namazda beraberdim. Hutbe vermeden önce ezansız ve kametsiz namaza başladı. Sonra Bilâl’e yaslanarak ayağa kalktı ve Allah’tan korkmayı emretti. O’na itaate teşvik ederek halka vaaz ve nasihatte bulundu.

Câbir b. Abdillah –radıyallahu anhuma- şöyle dedi: “Bayram günü Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- ile namazda beraberdim. Hutbe vermeden önce ezansız ve kametsiz namaza başladı. Sonra Bilâl’e yaslanarak ayağa kalktı ve Allah’tan korkmayı emretti. O’na itaate teşvik ederek halka vaaz ve…

تَصَدَّقْنَ فَإِنَّ أَكْثَرَكُنَّ حَطَبُ جَهَنَّمَ فَقَامَتْ امْرَأَةٌ مِنْ سِطَةِ النِّسَاءِ سَفْعَاءُ الْخَدَّيْنِ فَقَالَتْ لِمَ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ لِأَنَّكُنَّ تُكْثِرْنَ الشَّكَاةَ وَتَكْفُرْنَ الْعَشِيرَ…

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 1320

"Melekler ara vermeksizin onu kanatlarıyla gölgelendiriyor."

Câbir b. Abdillah –radıyallahu anhuma- şöyle dedi: Babamın müsle (burnun ve kulakların kesilmesi) yapılmış cesedi getirilip, Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- in önüne konuldu. Yüzünü açmak üzere gittim, fakat oradaki topluluk bana engel oldu. Bunun üzerine Nebî -sallallahu aleyhi ve selem-…

وعن جابر بن عبد الله رضي الله عنهما قال‏:‏ جيء بأبي إلى النبي صلى الله عليه وسلم قد مثل به فوضع بين يديه، فذهبت أكشف عن وجهه فنهاني قوم فقال النبي صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏"‏ما زالت الملائكة تظله بأجنحتها” ‏(‏‏(‏متفق…

Râvi: Jâbir ibn Abdullah Şerhli

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 1374

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ondan bir deve satın almıştı. Devenin parasının tartılmasını ve üzerine bir miktar ilave edilmesini emretti.

Cabir -radıyallau anh- anlatıyor: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ondan bir deve satın almıştı. Devenin parasının tartılmasını ve üzerine bir miktar ilave edilmesini emretti.

وعن جابر، رضي الله عنه أن النبي صلى الله عليه وسلم اشترى منه بعيرًا فوزن له فأرجح‏.‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏

Râvi: Jâbir ibn Abdullah Şerhli

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 517

"O Allah'ın sizin için çıkardığı bir rızıktır. Yanınızda onun etinden bir şey yar mı? bize de tattırın.” buyurdular. Bunun üzerine Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-’e ondan bir parça gönderdik; O da yedi."

Ebu Abdillah Câbir b. Abdillâh -radıyallahu anhumâ-’dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- bize Ebu Ubeyde’yi kumandan tayin ederek bizi Kureyş'in bir kervanının yolunu kesmek üzere gönderdi. Azık olarak da bize bir dağarcık kuru hurma verdi, bundan…

وعن أبي عبد الله جابر بن عبد الله رضي الله عنهما قال‏:‏ بعثنا رسول الله صلى الله عليه وسلم وأمر علينا أبا عبيدة رضي الله عنه، نتلقى عيرا لقريش، وزودنا جراباً من تمر لم يجد لنا غيره، فكان أبوعبيدة يعطينا تمرة تمرة، فقيل…

Râvi: Jâbir ibn Abdullah Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 2913a

«Ümmetimin son zamanlarında malı sayarak değil, avuçla avuçlayacak bir halife gelecektir.»

Ebû Nadra'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Cabir b. Abdillah -radıyallahu anhuma-'nın yanında idik. Iraklı'lara, bir kafiz (denilen ölçeklerin) ve dirhemin (gümüşlerin) toplanmayacağı zaman yakındır, dedi. Biz: Bu nereden? dedik. O; Acemler tarafından onlar bunu vermeyecekler, dedi…

يَكُونُ فِي آخِرِ أُمَّتِي خَلِيفَةٌ يَحْثِي الْمَالَ حَثْيًا لاَ يَعُدُّهُ عَدَدًا ‏"

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 1 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 1946

“Yolculukta oruç tutmak birr (iyilik ve itaat) değildir.” diye buyurdu

Rasûlullah- sallallahu aleyhi ve sellem- bir yolculukta iken bir kalabalık gördü. Orada, üzerine gölgelik yapılmış bir adamın bulunduğunu fark etti ve: “Nesi var?” diye sordu. Oradakiler: “Oruç tutan birisidir.” dediler. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: “Yolculukta oruç…

لَيْسَ مِنَ الْبِرِّ الصَّوْمُ فِي السَّفَرِ ‏"

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 2 başka rivayet Şerhli

16 Ekim 2026 Cuma 5 جمادى الأولى 1448 هـ