Râvi:Jâbir ibn Abdullah
حَدَّثَنَا آدَمُ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الأَنْصَارِيُّ، قَالَ سَمِعْتُ مُحَمَّدَ بْنَ عَمْرِو بْنِ الْحَسَنِ بْنِ عَلِيٍّ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنهم ـ قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي سَفَرٍ، فَرَأَى زِحَامًا، وَرَجُلاً قَدْ ظُلِّلَ عَلَيْهِ، فَقَالَ " مَا هَذَا ". فَقَالُوا صَائِمٌ. فَقَالَ "
لَيْسَ مِنَ الْبِرِّ الصَّوْمُ فِي السَّفَرِ "
Câbir b. Abdullah -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:
Rasûlullah- sallallahu aleyhi ve sellem- bir yolculukta iken bir kalabalık gördü. Orada, üzerine gölgelik yapılmış bir adamın bulunduğunu fark etti ve: “Nesi var?” diye sordu. Oradakiler: “Oruç tutan birisidir.” dediler. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: “Yolculukta oruç tutmak birr (iyilik ve itaat) değildir.” diye buyurdu. Müslim’in bir rivayetinde ise şöyle geçmektedir: “Allah’ın sizin için tanımış olduğu ruhsatı kabul edin.”
Rivayet eden: Buhârî (No. 1946) ve Dârimî (No. 1647).