56:36 ayetinin metni
فَجَعَلْنَٰهُنَّ أَبْكَارًا ٣٦
Okunuşu
fajaʿalnāhunna abkāran
Meal
Onları bakireler kıldık.
سورة الواقعة، الآية ٣٦
فَجَعَلْنَٰهُنَّ أَبْكَارًا ٣٦
fajaʿalnāhunna abkāran
Onları bakireler kıldık.
Vâkıa Suresi’nin 36. ayeti (56:36) Mekki bir surededir; 27. cüzde, Mushaf’ın 535. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Onları daha önceden el değmemiş bakireler kıldık.
35. “Biz o (cennet kadınlarını)” cennet ehli olan kadınları, dünyadaki yaratılıştan başka, kâmil ve yok olması kabil olmayan bir şekilde “yeniden yarattık.” 36. “Onları hem” küçükleri ile büyükleri ile “bakire kıldık.” İfadelerin genel oluşu, hem hurileri hem de dünya kadınlarını kapsamaktadır. Bu bakire oluş vasfı hiçbir zaman onlardan ayrılmayacaktır. 37. Aynı şekilde onlar “eşlerine düşkün ve yaşıt” olacaklardır. Bu özelik de hiçbir zaman onlardan ayrılmayacaktır. (“Eşlerine düşkün” diye meali verilen) “عُرُبًا ”; kocası tarafından çok sevilen, güzel konuşan, güzel görünüşlü, nazlı, sevgi … Devamını oku
Vâkıa suresinin 17-50. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 535. sayfası).
Onları bakireler şeklinde yarattık.
Onları, eşlerine bâkireler kıldık.
Onları bâkireler yaptık.
وَحُورٌ عِينٌ …
Ve iri gözlü huriler. …
إِذْ عُرِضَ عَلَيْهِ بِٱلْعَشِىِّ ٱلصَّٰفِنَٰتُ ٱلْجِيَادُ …
Hani akşama doğru kendisine, üç ayağının üzerinde durup bir ayağını tırnağının üzerine diken (çalımlı ve safkan) atlar sunulmuştu. …
فِيهِنَّ خَيْرَٰتٌ حِسَانٌ
Orada iyi huylu güzel yüzlü kadınlar vardır.
كَأَنَّهُنَّ بَيْضٌ مَّكْنُونٌ
Sanki onlar örtülü yumurtalar gibi bembeyazdır.