56:22 ayetinin metni
وَحُورٌ عِينٌ ٢٢
Okunuşu
waḥūrun ʿīnun
Meal
Ve iri gözlü huriler.
سورة الواقعة، الآية ٢٢
وَحُورٌ عِينٌ ٢٢
waḥūrun ʿīnun
Ve iri gözlü huriler.
Vâkıa Suresi’nin 22. ayeti (56:22) Mekki bir surededir; 27. cüzde, Mushaf’ın 535. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Cennette onlar için gözleri iri güzel kadınlar vardır.
22. Onların güzel gözlü hûrileri de vardır. “حور/huri”, gözü güzel, hoş, tatlı ve sürmeli olan demektir. “عين” ise gözleri iri ve güzel demektir. kadının gözlerinin güzelliği, onun güzelliğinin en büyük delillerinden birisidir. 23. “Tıpkı saklı inciler misali.” Yani onlar, sanki gözlere, rüzgâra ve güneşe karşı korunmak maksadı ile saklı bulunan, alımlı, tertemiz, henüz taze olan inciyi andırırlar. Böyle bir incinin rengi renklerin en güzelidir. Hiçbir kusuru yoktur. İşte bu huriler de böyle olacaktır. Hiçbir açıdan onlarda bir kusur bulunmaz. Aksine onların sıfatları mükemmel, nitelikleri pek güzeldir. Onlara ne kadar bakılırsa bakılsın, kalbe neşe veren ve göze hoş gelen şeylerden başka bir şey görülmez.
Vâkıa suresinin 17-50. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 535. sayfası).
Ve iri gözlü huriler,
iri gözlü huriler,
İri gözlü hûriler,
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا قُمْتُمْ إِلَى ٱلصَّلَوٰةِ فَٱغْسِلُوا۟ وُجُوهَكُمْ وَأَيْدِيَكُمْ إِلَى ٱلْمَرَافِقِ وَٱمْسَحُوا۟ بِرُءُوسِكُمْ وَأَرْجُلَكُمْ إِلَى ٱلْكَعْبَيْنِ وَإِن كُنتُمْ جُنُبًا فَٱطَّهَّرُوا۟ وَإِن كُنتُم مَّرْضَىٰٓ أَوْ عَلَىٰ سَفَرٍ أَوْ جَآءَ أَحَدٌ مِّنكُم مِّنَ ٱلْغَآئِطِ أَوْ لَٰمَسْتُمُ ٱلنِّسَآءَ فَلَمْ تَجِدُوا۟ مَآءً فَتَيَمَّمُوا۟ صَعِيدًا طَيِّبًا فَٱمْسَحُوا۟ بِوُجُوهِكُمْ وَأَيْدِيكُم مِّنْهُ مَا يُرِيدُ ٱللَّهُ لِيَجْعَلَ عَلَيْكُم مِّنْ حَرَجٍ وَلَٰكِن يُرِيدُ لِيُطَهِّرَكُمْ وَلِيُتِمَّ نِعْمَتَهُۥ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
Ey İman edenler! Namaza kalktığınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi, başınızı mesh edip, topuklara kadar ayaklarınızı yıkayınız. Eğer cünüp iseniz (gusül alarak) temizlenin, hasta veya yolculukta iseniz veya biriniz tuvaletten gelmişseniz yahut kadınlarınızla münasebette bulunmuş da su bulamamışsanız temiz bir toprakla teyemmüm edin, yüzlerinizi ve ellerinizi onunla meshedin. Allah, size zorluk çıkarmak istemez. Allah sizi arındırmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister. Umulur ki şükredersiniz.
عَٰلِيَهُمْ ثِيَابُ سُندُسٍ خُضْرٌ وَإِسْتَبْرَقٌ وَحُلُّوٓا۟ أَسَاوِرَ مِن فِضَّةٍ وَسَقَىٰهُمْ رَبُّهُمْ شَرَابًا طَهُورًا
Üzerlerinde yeşil ipekli ve parlak atlastan elbiseler vardır. Gümüş bilezikler takınmışlardır. Rableri onlara tertemiz bir içecek içirmiştir.