İçeriğe geç

Târık Suresi tefsiri

تفسير سورة الطارق

el-Muhtasar1–17. ayetler

Târık Suresi’nin ayet ayet tefsiri (el-Muhtasar).

Târık Suresi tefsirini dinleyin Arapça · الخلاصة من تفسير الطبري · 1 bölüm · 3:35

Surenin amaçları

Allah'ın, insanın yaratılışına ve tekrar diriltilmesine olan kudreti ve kuşatması anlatılmıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

وَٱلسَّمَآءِ وَٱلطَّارِقِ ۝١

Yüce Allah, gökyüzüne ve gece doğan yıldıza yemin etmiştir.

وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلطَّارِقُ ۝٢

-Ey Peygamber!- Bu büyük yıldızın durumunu sana ne öğretti?

ٱلنَّجْمُ ٱلثَّاقِبُ ۝٣

O, parıldayan ışığıyla gökyüzünü delen bir yıldızdır.

إِن كُلُّ نَفْسٍ لَّمَّا عَلَيْهَا حَافِظٌ ۝٤

Allah Teâlâ, kıyamet günü hesap vermesi için her bir kişiye amellerini kaydeden bir melek görevlendirmiştir.

فَلْيَنظُرِ ٱلْإِنسَٰنُ مِمَّ خُلِقَ ۝٥

Öyleyse insan, Allah’ın kudreti ve insanoğlunun acizliği ortaya çıksın diye Allah'ın onu neyden yarattığını bir düşünsün.

خُلِقَ مِن مَّآءٍ دَافِقٍ ۝٦

Allah; onu, fışkırarak rahme akıtılan bir sudan yarattı.

يَخْرُجُ مِنۢ بَيْنِ ٱلصُّلْبِ وَٱلتَّرَآئِبِ ۝٧

Bu su, erkeğin omurilik kemiğiyle göğüs kemiklerinin arasından çıkar.

إِنَّهُۥ عَلَىٰ رَجْعِهِۦ لَقَادِرٌ ۝٨

Allah -Subhânehu ve Teâlâ- onu, bu hakir sudan yaratabiliyorsa, elbette ölümünün ardından hesaba çekmek için onu diri olarak yeniden yaratmaya da kadirdir.

يَوْمَ تُبْلَى ٱلسَّرَآئِرُ ۝٩

O gün bütün sırlar sınanır, kalplerin gizlediği niyetler, inançlar ve bunların dışında diğer şeyler ortaya çıkarılır ve salih olanlar fasit olanlardan ayrılır.

فَمَا لَهُۥ مِن قُوَّةٍ وَلَا نَاصِرٍ ۝١٠

O gün, insanın Allah’ın azabından imtina edebileceği bir gücü ve kendisine yardım edebilecek hiçbir yardımcısı yoktur.

وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلرَّجْعِ ۝١١

Allah Teâlâ yağmurlu gökyüzüne yemin etmiştir. Çünkü yağmur, her seferinde o cihetten yağar.

وَٱلْأَرْضِ ذَاتِ ٱلصَّدْعِ ۝١٢

Ve içinde bulunan bitki, ürün/meyve ve ağaçlardan ötürü yarılan toprağa yemin etmiştir.

إِنَّهُۥ لَقَوْلٌ فَصْلٌ ۝١٣

Şüphesiz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’e indirilmiş olan bu Kur’an, hakkı batıldan ve doğruyu yanlışı birbirinden ayıran bir sözdür.

وَمَا هُوَ بِٱلْهَزْلِ ۝١٤

O, bir eğlence ve yalan değildir, bilakis bir ciddiyet ve gerçektir.

إِنَّهُمْ يَكِيدُونَ كَيْدًا ۝١٥

Peygamberlerinin getirdiğini yalanlayanlar, onun davetine engel olmak ve ortadan kaldırmak için bir çok tuzaklar kuruyorlar.

وَأَكِيدُ كَيْدًا ۝١٦

Ve ben de, hak dinin ortaya çıkması ve batılın çürüyüp yok olması için bir tuzak kuruyorum.

فَمَهِّلِ ٱلْكَٰفِرِينَ أَمْهِلْهُمْ رُوَيْدًۢا ۝١٧

-Ey Peygamber!- Bu kâfirlere mühlet ver ve onlara biraz zaman tanı! Onların azap görmesi ve helak olması için acele etme.

17 Ekim 2026 Cumartesi 6 جمادى الأولى 1448 هـ