86:1 ayetinin metni
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
وَٱلسَّمَآءِ وَٱلطَّارِقِ ١
Okunuşu
wal-samāi wal-ṭāriqi
Meal
Göğe ve târıka andolsun.
سورة الطارق، الآية ١
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
وَٱلسَّمَآءِ وَٱلطَّارِقِ ١
wal-samāi wal-ṭāriqi
Göğe ve târıka andolsun.
Târık Suresi’nin 1. ayeti (86:1) Mekki bir surededir; 30. cüzde, Mushaf’ın 591. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Yüce Allah, gökyüzüne ve gece doğan yıldıza yemin etmiştir.
Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile. 1-3. Yüce Allah: “Andolsun göğe ve Târık’a” buyurduktan sonra Târık’ı: “O, delip geçen yıldızdır” diye açıklamaktadır. Yani o, ışığı gökleri delip geçen ve yeryüzünde görününceye kadar bunu sürdüren parlak bir yıldızdır. Doğrusu bunun, delip geçici özelliğe sahip bütün yıldızları kapsayan bir cins/tür ismi olduğudur. Bunun yedi semayı delip geçen ve oradan yere ulaşarak görülen Zuhal/Satürn gezegeni olduğu da söylenmiştir. Buna Târık denilmesi, geceleyin ortaya çıkışından dolayıdır. 4. Hakkında yemin olunan şey ise şudur: “Üzerinde bir gözcü (meleğin) bulunmadığı hiçbir kimse yoktur.” Bu gözcü, o kişinin iyi ve kötü amellerini kaydeder ve herkes de kayedilen amellerinin karşılığını görecektir.
86:1 ile 87:10 arasındaki ayetlerle ilgilidir (Mushafın 591. sayfası).
Göğe ve Tarık’a andolsun ki.
Gökyüzüne ve târıka (sabah yıldızına ) yemin ederim.
Andolsun o göğe ve Târık'a,
لَهُۥ مُعَقِّبَٰتٌ مِّنۢ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِهِۦ يَحْفَظُونَهُۥ مِنْ أَمْرِ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُغَيِّرُ مَا بِقَوْمٍ حَتَّىٰ يُغَيِّرُوا۟ مَا بِأَنفُسِهِمْ وَإِذَآ أَرَادَ ٱللَّهُ بِقَوْمٍ سُوٓءًا فَلَا مَرَدَّ لَهُۥ وَمَا لَهُم مِّن دُونِهِۦ مِن وَالٍ
İnsanı önünden ve ardından takip eden melekler vardır. Allah’ın emriyle onu koruyup gözetirler. Şüphesiz ki, bir kavim kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez. Allah, bir kavme kötülük diledi mi, artık o geri çevrilemez. Onlar için Allah’tan başka hiçbir yardımcı da yoktur.
وَهُوَ ٱلَّذِى يَبْدَؤُا۟ ٱلْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُۥ وَهُوَ أَهْوَنُ عَلَيْهِ وَلَهُ ٱلْمَثَلُ ٱلْأَعْلَىٰ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ
Yaratmayı ilk başlatan, sonra onu yeniden gerçekleştirecek olan O'dur. Bu, O’na göre (ilk yaratmadan) daha kolaydır. Göklerde ve yerde en yüce ve eşsiz sıfatlar O’nundur. O; Azîzdir, Hakîmdir.