86:17 ayetinin metni
فَمَهِّلِ ٱلْكَٰفِرِينَ أَمْهِلْهُمْ رُوَيْدًۢا ١٧
Okunuşu
famahhili l-kāfirīna amhil'hum ruwaydan
Meal
Öyleyse kâfirlere mühlet ver, onlara biraz zaman tanı!
سورة الطارق، الآية ١٧
فَمَهِّلِ ٱلْكَٰفِرِينَ أَمْهِلْهُمْ رُوَيْدًۢا ١٧
famahhili l-kāfirīna amhil'hum ruwaydan
Öyleyse kâfirlere mühlet ver, onlara biraz zaman tanı!
Târık Suresi’nin 17. ayeti (86:17) Mekki bir surededir; 30. cüzde, Mushaf’ın 591. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
-Ey Peygamber!- Bu kâfirlere mühlet ver ve onlara biraz zaman tanı! Onların azap görmesi ve helak olması için acele etme.
15. “Şüphesiz onlar” yani Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i ve Kur’ân-ı Kerîm’i yalanlayanlar, hakkı bertaraf etmek ve batılı desteklemek maksadı ile “bir tuzak kuruyorlar.” 16. “Ben de” kâfirler hoş görmese dahi hakkı galip getirmek ve onların ileri sürdükleri batılı bertaraf etmek için “bir tuzak kuruyorum.” Ki bu yolla kimin galip olduğu da bilinmiş olacaktır. Hiç şüphesiz Âdemoğlu kurduğu hile ve tuzaklarla, pek güçlü ve her şeyi bileni yenik düşüremeyecek kadar güçsüz ve acizdir. 17. “O nedenle sen kâfirlere mühlet tanı; evet; onlara azıcık mühlet ver.” Zira ilahî azabın gelip başlarına ineceği vakit, yaptıklarının âkıbetini bileceklerdir. Târık Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir. Hamd âlemlerin Rabbi Allah’adır.
86:1 ile 87:10 arasındaki ayetlerle ilgilidir (Mushafın 591. sayfası).
Kâfirlere mühlet ver, onlara biraz süre tanı!
Kâfirlere mühlet ver, onları biraz kendi hallerine bırak (pek yakında desteğimiz sana gelecek).
Onun için sen kâfirlere mühlet ver, onlara az bir zaman tanı.
نُمَتِّعُهُمْ قَلِيلًا ثُمَّ نَضْطَرُّهُمْ إِلَىٰ عَذَابٍ غَلِيظٍ
Biz onları azıcık faydalandırırız, sonra da onları şiddetli bir azaba uğratırız.