İçeriğe geç

Leyl Suresi tefsiri

تفسير سورة الليل

el-Muhtasar1–21. ayetler

Leyl Suresi’nin ayet ayet tefsiri (el-Muhtasar).

Leyl Suresi tefsirini dinleyin Arapça · الخلاصة من تفسير الطبري · 1 bölüm · 5:23

Surenin amaçları

Mahlukatın, iman ve infakta bulunmadaki halleri ve her bir fırkanın durumu anlatılmıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

وَٱلَّيْلِ إِذَا يَغْشَىٰ ۝١

Yüce Allah, gökyüzüyle yeryüzünün arasını karanlığıyla kapladığı zaman geceye yemin etmiştir.

وَٱلنَّهَارِ إِذَا تَجَلَّىٰ ۝٢

Ve ortaya çıkıp göründüğünde gündüze yemin etmiştir.

وَمَا خَلَقَ ٱلذَّكَرَ وَٱلْأُنثَىٰٓ ۝٣

Yarattığı iki tür üzerine yemin etmiştir. Bu tür erkek ve dişidir.

إِنَّ سَعْيَكُمْ لَشَتَّىٰ ۝٤

-Ey insanlar!- Şüphesiz yaptıklarınız birbirinden farklıdır. Bir kısmı cennete girme sebebi olan iyiliklerden, bir kısmı da cehenneme girme sebebi olan kötülüklerdendir.

فَأَمَّا مَنْ أَعْطَىٰ وَٱتَّقَىٰ ۝٥

Kim vermesi gereken zekât, nafaka ve sadakasını verir ve Allah’ın yasakladığı şeylerden sakınırsa.

وَصَدَّقَ بِٱلْحُسْنَىٰ ۝٦

Yüce Allah’ın kişiye ölümünün ardından vadettiği cenneti tasdik ederse.

فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلْيُسْرَىٰ ۝٧

Biz de ona, salih ameller işlemeyi ve Allah yolunda infak etmeyi kolaylaştıracağız.

وَأَمَّا مَنۢ بَخِلَ وَٱسْتَغْنَىٰ ۝٨

Fakat her kim de malında cimrilik ederse ve üzerine farz olan yerlerde onu harcamaz, malından ötürü Allah’a karşı kendini yeterli görür ve Allah’ın kereminden hiçbir şey istemezse.

وَكَذَّبَ بِٱلْحُسْنَىٰ ۝٩

Malını Allah yolunda infak etmesine karşılık Allah Teâlâ'nın vadettiği ve kendisinin ardından gelecek olanı ve sevabı yalanlarsa.

فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلْعُسْرَىٰ ۝١٠

Ona; kötü amelleri kolaylaştırıp, hayırlı amelleri zorlaştırırız.

وَمَا يُغْنِى عَنْهُ مَالُهُۥٓ إِذَا تَرَدَّىٰٓ ۝١١

Ölüp cehenneme girdiğinde, cimrilik yaptığı malı ona herhangi bir fayda vermeyecek.

إِنَّ عَلَيْنَا لَلْهُدَىٰ ۝١٢

Muhakkak bizim görevimiz, hak yolu batıl yoldan ayırıp beyan etmektir.

وَإِنَّ لَنَا لَلْـَٔاخِرَةَ وَٱلْأُولَىٰ ۝١٣

Muhakkak ahiret hayatı da dünya hayatı da bize aittir. Buralarda dilediğimiz gibi tasarrufta bulunuruz. Bunu bizden başka hiç kimse yapamaz.

فَأَنذَرْتُكُمْ نَارًا تَلَظَّىٰ ۝١٤

-Ey insanlar!- Allah’a karşı gelmeniz durumunda, tutuşturulmuş ateşe karşı sizi uyardım.

لَا يَصْلَىٰهَآ إِلَّا ٱلْأَشْقَى ۝١٥

Bu ateşin sıcaklığının ızdırabını, kâfir olan en bahtsız/azgın kimseden başkası çekmeyecektir.

ٱلَّذِى كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ ۝١٦

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiklerini yalanlamış ve Allah’ın emirlerini yerine getirmekten yüz çevirmiştir.

وَسَيُجَنَّبُهَا ٱلْأَتْقَى ۝١٧

İnsanların en takvalısı olan Ebu Bekir -radıyallahu anh- oradan uzak tutulacaktır.

ٱلَّذِى يُؤْتِى مَالَهُۥ يَتَزَكَّىٰ ۝١٨

Günahlarından temizlenmek için malını iyilik yolunda infak eden.

وَمَا لِأَحَدٍ عِندَهُۥ مِن نِّعْمَةٍ تُجْزَىٰٓ ۝١٩

O; malından infak ettiklerini, birinin ona verdiği bir nimete karşılık olarak, infak etmemiştir.

إِلَّا ٱبْتِغَآءَ وَجْهِ رَبِّهِ ٱلْأَعْلَىٰ ۝٢٠

O kimse infak ettiği malıyla tüm canlıların üzerinde olan Rabbinin vechini isteyip, arzular.

وَلَسَوْفَ يَرْضَىٰ ۝٢١

Allah Teâlâ’nın ona vereceği değerli mükâfattan elbette o da razı olacaktır.

19 Ekim 2026 Pazartesi 8 جمادى الأولى 1448 هـ