92:10 ayetinin metni
فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلْعُسْرَىٰ ١٠
Okunuşu
fasanuyassiruhu lil'ʿus'rā
Meal
Biz de ona zor olanı kolaylaştırırız.
سورة الليل، الآية ١٠
فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلْعُسْرَىٰ ١٠
fasanuyassiruhu lil'ʿus'rā
Biz de ona zor olanı kolaylaştırırız.
Leyl Suresi’nin 10. ayeti (92:10) Mekki bir surededir; 30. cüzde, Mushaf’ın 595. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Ona; kötü amelleri kolaylaştırıp, hayırlı amelleri zorlaştırırız.
8. “Ama kim de” emrolunduğu şeyleri yerine getirmekte “cimrilik eder” farz ve müstehab olan infakı terk edip de nefsi Allah’ın farzlarını eda etme noktasında cömert davranmazsa, “ve” Allah’a “ihtiyacı olmadığını düşünürse” nefsinin Rabbine son derece muhtaç olduğunu kabul etmeyerek O’na ibadeti bir kenara atarsa… Halbuki nefsin kurtuluşu, umduğunu elde etmesi ve felâhı, ancak Allah’ı sevmesi, O’nu esas gaye görüp O’nu yöneldiği mabudu olarak kabul etmesi ile olur. 9. “En güzel (sözü) de” Allah’ın kullarına farz kılmış olduğu güzel inançları tasdik etmeyerek “yalanlarsa;” 10. “Biz de ona” nerede olursa olsun, kötülüğü kolaylaştırmak ve masiyetleri işleme imkânını vermek sureti ile “en zor yolu” en zor hali ve en kötü hasletleri “kolaylaştırırız.” Allah’tan esenlik dileriz.
92:10 ile 94:2 arasındaki ayetlerle ilgilidir (Mushafın 596. sayfası).
Biz de ona zor olanı kolaylaştırırız.
biz de onu en zora hazırlarız.
Onu da en zor yola hazırlarız.
Ali -radıyallahu anh-’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Bakîü’l-Garkad Kabristanı’nda bir cenazenin defni için bulunuyorduk. Derken Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- elinde baston olduğu halde yanımıza geldi, oturdu. Biz de çevresine oturduk. Başını eğdi ve bastonuyla yere bir…
مَا مِنْكُمْ مِنْ أَحَدٍ إِلاَّ وَقَدْ كُتِبَ مَقْعَدُهُ مِنَ النَّارِ وَمَقْعَدُهُ مِنَ الْجَنَّةِ ". قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ أَفَلاَ نَتَّكِلُ عَلَى كِتَابِنَا وَنَدَعُ الْعَمَلَ قَالَ " اعْمَلُوا فَكُلٌّ…
قُلْ سِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ ثُمَّ ٱنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُكَذِّبِينَ
De ki: “Yeryüzünde gezip dolaşın; sonra da yalanlayanların sonu nice oldu, bir bakıverin.”