92:20 ayetinin metni
إِلَّا ٱبْتِغَآءَ وَجْهِ رَبِّهِ ٱلْأَعْلَىٰ ٢٠
Okunuşu
illā ib'tighāa wajhi rabbihi l-aʿlā
Meal
(Yaptığı iyiliği) ancak yüce Rabbinin rızasını istediği için (yapar).
سورة الليل، الآية ٢٠
إِلَّا ٱبْتِغَآءَ وَجْهِ رَبِّهِ ٱلْأَعْلَىٰ ٢٠
illā ib'tighāa wajhi rabbihi l-aʿlā
(Yaptığı iyiliği) ancak yüce Rabbinin rızasını istediği için (yapar).
Leyl Suresi’nin 20. ayeti (92:20) Mekki bir surededir; 30. cüzde, Mushaf’ın 596. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
O kimse infak ettiği malıyla tüm canlıların üzerinde olan Rabbinin vechini isteyip, arzular.
19. “Böylesinin üzerinde hiçbir kimseye ait karşılığı verilmesi gereken bir iyilik yoktur.” Bu “en takvalı kimse” üzerinde mahlukattan herhangi bir kimsenin, karşılığı verilmesi gereken bir iyiliği yoktur. Kimin ona iyiliği dokunmuşsa o, mutlaka ona karşılığını vermiştir. Hatta belki kendisinin diğer insanlar üzerinde karşılığı ödenmedik iyilikleri vardır. Bu bakımdan o, Allah’ın halis bir kuludur. Çünkü yalnızca O’nun ihsanının kölesidir. İnsanların lütuf ve iyiliği karşısında borçlu kalan kimse, eğer bunların karşılığını vermeyecek olursa mutlaka onların hatırı için bir şeyleri terk eder ya … Devamını oku
92:10 ile 94:2 arasındaki ayetlerle ilgilidir (Mushafın 596. sayfası).
Sadece yüce Rabbinin yüzünü/rızasını arzular.
Yüce Rabbinin rızasını istemekten başka bir nimet yoktur.
O ancak yüce Rabbinin rızasını aramak için verir.
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
لَّيْسَ عَلَيْكَ هُدَىٰهُمْ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يَهْدِى مَن يَشَآءُ وَمَا تُنفِقُوا۟ مِنْ خَيْرٍ فَلِأَنفُسِكُمْ وَمَا تُنفِقُونَ إِلَّا ٱبْتِغَآءَ وَجْهِ ٱللَّهِ وَمَا تُنفِقُوا۟ مِنْ خَيْرٍ يُوَفَّ إِلَيْكُمْ وَأَنتُمْ لَا تُظْلَمُونَ
(Ey Muhammed!) Onları hidayete erdirmek senin üzerine (bir sorumluluk) değildir. Fakat Allah, dilediği kimseyi hidayete erdirir. İyilik olarak her ne verirseniz, o kendiniz içindir. Zaten siz, yalnız Allah’ın rızasını/vechini kazanmak için verirsiniz. İyilik olarak ne verirseniz (bunun karşılığı) size eksiksizce ödenecektir. Ve siz, haksızlığa uğratılmazsınız.