Onlara katımızdan hak gelince, “Mûsâ'ya verilen mucizelerin benzeri niçin buna da verilmedi?” dediler. Onlar daha önce Mûsâ’ya verilen mucizeleri inkâr etmemişler miydi? Onlar: “İki sihirbaz birbirlerine destek oluyor.” dediler. “Doğrusu biz hepsini (inkâr edici) kâfirleriz.” dediler.
Kasas Suresi’nin 48. ayeti (28:48) Mekki bir surededir; 20. cüzde, Mushaf’ın 391. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Kasas Suresi 48. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
48. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Peygamberimiz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-, Rabbinin elçisi olarak gelince, Kureyş Yahudilere gelerek onun hakkında soru sordular. Yahudiler onlara delil öğreterek şöyle dediler: “Muhammed’e Rabbinin elçisi olduğuna delalet eden, Musa’ya verilen el (mucizesi), asa gibi mucizeler verilmedi mi?” -Ey Peygamber!- Onlara cevap olarak de ki: “Yahudiler daha önce Musa’ya verilen ayetleri inkâr etmediler mi?” Onlar, Tevrat ve Kur'an hakkında şöyle dediler: “Muhakkak bu ikisi, birbirini destekleyen birer sihirdir.” Ve; “Elbette biz, Tevrat ve Kur’an’da bulunanların hepsini inkâr eden kâfirleriz.”
48. “Ama onlara katımızdan” hakkında en ufak bir şüphenin söz konusu olmadığı “hak” sana vahyetmiş olduğumuz bu Kur’ân “gelince” onu yalanlamak ve hiç de itiraz teşkil edecek türden olmayan sözlerle itiraz ederek “Mûsâ’ya verilenlerin benzeri ona da verilmeli değil miydi?” dediler?” Yani ona da Kitap semâdan bir defada ve toptan indirilmeli değil miydi? dediler. Yani madem ki bu Kitap (Kur’ân-ı Kerîm) bölüm bölüm inmeye devam ediyor, o halde o Allah tarafından gönderilmiyor. öyle bir itirazın delil olacak tarafı neresidir? Bölüm bölüm indirilmesi Allah tarafından gönderilmiş olduğuna dair bir … Devamını oku
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Yüce Allah’ın bildirmesi dışında gaybı bilemez.
Geçen zamanın uzamasıyla ilmin izlerinin silindiği anlatılmıştır.
Kâfirlere, Allah’ın resulüne vahyettiği vahyinden daha hidayetli bir şey getirmekle meydan okunmuştur.
Kâfirlerin, kanıtlara ittiba etmeleri sebebiyle değil de, arzularına ittiba etmeleri sebebiyle olan sapıklığı bildirilmiştir.
48. ayetin diğer mealleri
Onlara, katımızdan hak/ Muhammed geldiği zaman: Musa’ya verilenin bir benzeri de ona verilmeli değil miydi? dediler. Daha önce Musa’ya verilene küfretmemişler miydi? Birbirini destekleyen iki sihir (Tevrat ve Kur'an), biz onların hiç birini tanımıyoruz, demediler mi?
Nitekim, yanımızdan kendilerine hak geldiği zaman, "Musa'ya verilen (mucizeler) gibi ona da verilseydi ya" demişlerdir. Halbuki önceden Musa'ya verilenleri inkar edip "Birbirine destek olan iki sihir dememişler mi idi; "Biz, hepsini de inkâr ediyoruz" dememişler mi idi?
Fakat onlara tarafımızdan o hak (peygamber) gelince, "Musa'ya verilen (mucizeler) gibi ona da verilmeli değil miydi?" dediler. Peki daha önce Musa'ya verileni de inkâr etmemişler miydi? "Birbirini destekleyen iki sihir" demişler ve şunu söylemişlerdi: "Doğrusu biz hiçbirine inanmıyoruz."
“Bizden önce kitap yalnız iki topluluğa (Yahudi ve Hristiyanlara) indirildi ve biz onların okuduklarından habersiz kimseler idik” demeyesiniz diye (size Kur’ân’ı indirdik). …
Müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak rasûller gönderdik ki, rasûllerden sonra insanların Allah’a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah Aziz'dir, Hakim'dir.
Ey Ehl-i Kitap! Peygamberlerin arasının kesildiği bir dönemde; “Bize, müjdeci ve uyarıcı gelmedi.” demeyesiniz diye, size gerçekleri açıkça anlatan Rasûlümüz geldi. O, müjdeci ve uyarıcı olarak gelmiştir. Allah’ın her şeye gücü yeter.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.