İçeriğe geç

En’âm Suresi 156. Ayet

سورة الأنعام، الآية ١٥٦

6:156 8. cüz 15. hizb Mushaf’ta 149. sayfa Mekki sure

6:156 ayetinin metni

أَن تَقُولُوٓا۟ إِنَّمَآ أُنزِلَ ٱلْكِتَٰبُ عَلَىٰ طَآئِفَتَيْنِ مِن قَبْلِنَا وَإِن كُنَّا عَن دِرَاسَتِهِمْ لَغَٰفِلِينَ ۝١٥٦

Okunuşu

an taqūlū innamā unzila l-kitābu ʿalā ṭāifatayni min qablinā wa-in kunnā ʿan dirāsatihim laghāfilīna

Meal

“Bizden önce kitap yalnız iki topluluğa (Yahudi ve Hristiyanlara) indirildi ve biz onların okuduklarından habersiz kimseler idik” demeyesiniz diye (size Kur’ân’ı indirdik).

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

En’âm Suresi’nin 156. ayeti (6:156) Mekki bir surededir; 8. cüzde, Mushaf’ın 149. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

En’âm Suresi 156. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

156. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

-Ey Arap müşrikleri!- "Muhakkak Allah, bizden önce Tevrat ve İncil'i, Yahudi ve Hristiyanlara indirdi ve bize bir kitap indirmedi. Biz onların kitabını okumayı bilmiyoruz. Çünkü o kitaplar onların dilindedir, bizim dilimizde değildir." dememeniz için (size Kur’ân’ı indirdik).

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

156. “Kitap yalnızca bizden önceki iki topluluğa indirildi ve biz, onların okuduklarından habersiz kimseler idik” demeyesiniz diye” size de bu mübarek Kitabı indirdik. Bundan maksat sizin ileri süreceğiniz delili ve mazereti ortadan kaldırmak ve sizin: Kitap bizden önceki iki kesime yani yahudilerle hıristiyanlara indirildi, dememenizdir. “biz onların okuduklarından habersiz kimseler idik” yani: Sen bize bir kitap indirmedin. Bundan önce o iki kesime indirmiş olduğun kitaplardan da bizim herhangi bir bilgimiz ve malumatımız yoktu, demeyesiniz diye üzerinize öyle bir kitap indirdik ki semadan ondan daha kapsamlı, daha açık ve daha açıklayıcı bir kitap inmemiştir.

En’âm Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

En’âm suresinin 152-157. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 149. sayfası).

  • Yetime ait olan mal mülk hakkında, bu malın yararına olan sınırlar içinde olması hariç herhangi bir tasarrufta bulunmak caiz değildir. Ayrıca bu mallar reşit olana dek yetime teslim edilmez.
  • Sapıklık yolları pek çoktur. Ancak bir tek Allah’ın yolu azaptan kurtuluşa götürür.
  • Bu kitaba, ilim ve amel bakımından ittiba etmek Allah’ın rahmetine erişmenin en büyük sebeplerinden biridir.

156. ayetin diğer mealleri

“Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (Yahudilere ve Hristiyanlara) indirildi. Biz onların okumalarından habersizdik demeyesiniz.

«Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (hıristiyanlara ve yahudilere) indirildi, biz ise onların okumasından gerçekten habersizdik» demeyesiniz diye;

(Onu size indirdik ki:) "Kitap, sadece bizden önceki iki topluluğa (yahudi ve hıristiyanlara) indirildi; biz ise, onların okumasından habersizdik (o kitapları okuyamıyor ve dillerini anlayamıyorduk)" demeyesiniz.

156. ayet kelime kelime

  1. أَن an demeyesiniz
  2. تَقُولُوٓا۟ taqūlū ق و ل
  3. إِنَّمَآ innamā yalnız
  4. أُنزِلَ unzila indirildi ن ز ل
  5. ٱلْكِتَٰبُ l-kitābu Kitap ك ت ب
  6. عَلَىٰ ʿalā üzerine
  7. طَآئِفَتَيْنِ ṭāifatayni iki topluluk ط و ف
  8. مِن min bizden önceki
  9. قَبْلِنَا qablinā ق ب ل
  10. وَإِن wa-in biz ise idik
  11. كُنَّا kunnā ك و ن
  12. عَن ʿan onların okumasından
  13. دِرَاسَتِهِمْ dirāsatihim د ر س
  14. لَغَٰفِلِينَ laghāfilīna habersiz غ ف ل

156. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Kasas 28:47

    وَلَوْلَآ أَن تُصِيبَهُم مُّصِيبَةٌۢ بِمَا قَدَّمَتْ أَيْدِيهِمْ فَيَقُولُوا۟ رَبَّنَا لَوْلَآ أَرْسَلْتَ إِلَيْنَا رَسُولًا فَنَتَّبِعَ ءَايَٰتِكَ وَنَكُونَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

    Kendi elleriyle yaptıklarından dolayı başlarına bir musibet geldiğinde: “Rabbimiz, bize bir peygamber gönderseydin de senin ayetlerine tâbi olup Müminlerden olsaydık.” derler.

  • Fâtır 35:42

    وَأَقْسَمُوا۟ بِٱللَّهِ جَهْدَ أَيْمَٰنِهِمْ لَئِن جَآءَهُمْ نَذِيرٌ لَّيَكُونُنَّ أَهْدَىٰ مِنْ إِحْدَى ٱلْأُمَمِ فَلَمَّا جَآءَهُمْ نَذِيرٌ مَّا زَادَهُمْ إِلَّا نُفُورًا

    Kendilerine bir uyarıcı (peygamber) gelirse, ümmetler içinde en doğru yolda olacaklarına, dair bütün güçleriyle Allah’a yemin ettiler. Fakat onlara uyarıcı (Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-) gelince; bu, onların haktan uzaklaşmalarından başka bir şeyi arttırmadı.

  • Nahl 16:88

    ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَصَدُّوا۟ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ زِدْنَٰهُمْ عَذَابًا فَوْقَ ٱلْعَذَابِ بِمَا كَانُوا۟ يُفْسِدُونَ

    Kâfir olup da Allah’ın yolundan alıkoyanların işledikleri bozgunculuklara karşılık azaplarına azap katarız.

  • Kıyâmet 75:31–32

    فَلَا صَدَّقَ وَلَا صَلَّىٰ …

    Tasdik etmemiş ve namaz kılmamıştı. …

Daha fazlası

15 Ekim 2026 Perşembe 4 جمادى الأولى 1448 هـ