26:10 ayetinin metni
وَإِذْ نَادَىٰ رَبُّكَ مُوسَىٰٓ أَنِ ٱئْتِ ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ ١٠
Okunuşu
wa-idh nādā rabbuka mūsā ani i'ti l-qawma l-ẓālimīna
Meal
Hani Rabbin, Mûsâ'ya ’ya: "Zalim kavme git!" diye seslenmişti.
سورة الشعراء، الآية ١٠
وَإِذْ نَادَىٰ رَبُّكَ مُوسَىٰٓ أَنِ ٱئْتِ ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ ١٠
wa-idh nādā rabbuka mūsā ani i'ti l-qawma l-ẓālimīna
Hani Rabbin, Mûsâ'ya ’ya: "Zalim kavme git!" diye seslenmişti.
Şuarâ Suresi’nin 10. ayeti (26:10) Mekki bir surededir; 19. cüzde, Mushaf’ın 367. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
-Ey Resul!- Rabbin Musa'ya: "Allah'a küfreden ve Musa'nın kavmini köle yapan o zalim kavme git!" diye seslenip emrettiğini hatırla!
Yüce Yaratıcı Kur’ân-ı Kerîm’de Mûsâ aleyhisselam’ın kıssasını, başka kıssalardan daha çok tekrarlamıştır. Çünkü bu kıssa, pek büyük hikmet ve ibretleri ihtiva eder. Bu kıssada Mûsâ’nın zalimlerle ve mü’minlerle başından geçenlere dair haberler vardır. Mûsâ büyük bir şeriatın sahibidir. Kur’ân-ı Kerîm’den sonra ilâhi kitabların en faziletlisi olan Tevrat da ona indirilmiştir. 10. İşte Yüce Allah, onun hakkında şöyle buyrmaktadır: Mûsâ’nın, Allah’ın onunla konuşup ona peygamberlik ve risalet verdiğinde ona yönelik seslenişi zamanındaki o üstün halini hatırla! Ona: “Git, o zalim topluma” … Devamını oku
Şuarâ suresinin 1-19. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 367. sayfası).
Hani Rabbin, Musa’ya: Zalim kavme git! diye seslenmişti.
Hani Rabbin Musa'ya: O zalimler güruhuna, git diye seslenmişti.
Bir vakit de Rabbin, Musa'ya nida edip "Git o zalim kavme" dedi.
Câbir b. Abdillah -radıyallahu anhuma-: “Bana bir adamın Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'den duyduğu bir hadis ulaştı. Bir binek satın aldım. Sonra üzerine yolculuk yapacağım yüklerimi koydum. (O hadisi duymak için) bir aylık yola çıktım. Nihayet Şam’da yanına vardım. Bir de baktım ki…
قَالَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ قَالَ أَخْبَرَنَا هَمَّامُ بْنُ يَحْيَى عَنِ الْقَاسِمِ بْنِ عَبْدِ الْوَاحِدِ الْمَكِّيِّ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ عَقِيلٍ أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ…
وَمَآ أَكْثَرُ ٱلنَّاسِ وَلَوْ حَرَصْتَ بِمُؤْمِنِينَ
Sen ne kadar şiddetle arzu etsen de insanların çoğu iman etmezler.
يَٰحَسْرَةً عَلَى ٱلْعِبَادِ مَا يَأْتِيهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ
Yazıklar olsun o kullara! Ne zaman kendilerine bir peygamber gelse muhakkak onunla alay ederlerdi.
إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَذَكَرُوا۟ ٱللَّهَ كَثِيرًا وَٱنتَصَرُوا۟ مِنۢ بَعْدِ مَا ظُلِمُوا۟ وَسَيَعْلَمُ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓا۟ أَىَّ مُنقَلَبٍ يَنقَلِبُونَ
Ancak iman edip, salih amel işleyen, Allah’ı çokça zikreden ve kendilerine zulmedildikten sonra öçlerini alanlar müstesna. Zulmedenler de yakında nasıl bir yere devrileceklerini bileceklerdir.