İçeriğe geç

Âl-i İmrân Suresi 84. Ayet

سورة آل عمران، الآية ٨٤

3:84 3. cüz 6. hizb Mushaf’ta 61. sayfa Medeni sure

3:84 ayetinin metni

قُلْ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ وَمَآ أُنزِلَ عَلَيْنَا وَمَآ أُنزِلَ عَلَىٰٓ إِبْرَٰهِيمَ وَإِسْمَٰعِيلَ وَإِسْحَٰقَ وَيَعْقُوبَ وَٱلْأَسْبَاطِ وَمَآ أُوتِىَ مُوسَىٰ وَعِيسَىٰ وَٱلنَّبِيُّونَ مِن رَّبِّهِمْ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍ مِّنْهُمْ وَنَحْنُ لَهُۥ مُسْلِمُونَ ۝٨٤

Okunuşu

qul āmannā bil-lahi wamā unzila ʿalaynā wamā unzila ʿalā ib'rāhīma wa-is'māʿīla wa-is'ḥāqa wayaʿqūba wal-asbāṭi wamā ūtiya mūsā waʿīsā wal-nabiyūna min rabbihim lā nufarriqu bayna aḥadin min'hum wanaḥnu lahu mus'limūna

Meal

Deyin ki: ''Biz Allah’a, bize indirilene (Kur’an’a), İbrahim, İsmail, İshak, Ya'kûb ve torunlarına indirilene, Mûsâ ve İsa’ya verilen (Tevrat ve İncil) ile bütün diğer peygamberlere Rablerinden verilene iman ettik. Onlardan hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz. Biz Allah'a teslim olanlarız."

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Âl-i İmrân Suresi’nin 84. ayeti (3:84) Medeni bir surededir; 3. cüzde, Mushaf’ın 61. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.

Âl-i İmrân Suresi 84. ayeti dinleyin

71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (77)

84. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Ey Peygamber! De ki: Biz ilah olarak Allah'a iman ettik ve bize emrettiği şeylerde ona itaat ettik. Yine bize indirmiş olduğu vahye, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a ve Yakup'a ve Yakup'un çocuklarından olan peygamberlere indirilene, Rableri tarafından Musa'ya, İsa'ya verilene ve peygamberlerin hepsine indirilen kitaplara ve ayetlere de iman ettik. Bazılarına iman edip bazılarını inkâr ederek onlardan hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz. Bizler tek olan Allah'a boyun eğdik ve Allah Teâlâ'ya teslim olduk.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 83–85. ayetler

83-85. Yüce Allah’ın bu ümmete emretmiş olduğu imanın esaslarından olan bu esaslar, Bakara Sûresi’nde de geçmiş bulunmaktadır. Bütün kitaplar ve peygamberler bunları ittifakla kabul etmiştir. Herkesin hedeflemesi gereken hususlar bunlardır, gerçek İslâm dini de bunlardır. Kim bunlardan başkasını arayacak olursa onun ameli reddolunur. Onun itibar olunacak bir dini olmaz. Kim bunu kabul etmez ve bundan yüz çevirecek olursa nereye gidecektir? Ağaçlara, taşlara ve ateşe ibadete mi? Yoksa hahamları, rahipleri, haçları ilâh mı edinecek? Yoksa âlemlerin Rabbini inkâra mı yönelecek? Yoksa şeytanların telkinlerinden ibaret olan batıl dinlere mi yönelecek? İşte bütün bunlar, âhirette hüsrana uğrayanlardan olacaklardır.

Âl-i İmrân Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Âl-i İmrân suresinin 84-91. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 61. sayfası).

  • Aralarında hiçbir ayrım yapmaksızın Allah'ın göndermiş olduğu peygamberlerin tümüne ve onlara indirilmiş olan kitapların hepsine iman etmek farzdır.
  • Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in gönderilmesinden sonra yüce Allah hiç kimseden İslam hariç din olarak başka bir dini kabul etmeyecektir.
  • Sapıklıkta ısrar edip, sapıklık üzere olmaya devam eden kimseyi yüce Allah, tövbe etmemek ve hidayete ermemek ile cezalandırabilir.
  • Ölüm vakti gelinceye yahut güneş batıdan doğuncaya kadar kul için tövbe kapısı açıktır. O vakit geldiğinde artık ondan tövbe kabul edilmez.
  • Kıyamet günü kişiyi cehennem azabından ancak salih ameli kurtarır. Kişinin malı, yeryüzünü dolduracak kadar çok olsa bile ona fayda vermez.

84. ayetin diğer mealleri

De ki: Allah’a, bize indirilene, İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a ve torunlarına indirilene, Rableri katından, Musa, İsa ve peygamberlere verilenlere iman ettik. Onlardan hiçbiri arasında ayırım yapmayız. Biz Allah’a teslim olanlarız!

  De ki: Biz, Allah'a, bize indirilene, İbrahim, İsmail, İshak, Ya'kub ve Ya'kub oğullarına indirilenlere, Musa, İsa ve (diğer) peygamberlere Rableri tarafından verilenlere iman ettik. Onları birbirinden ayırdetmeyiz. Biz ancak O'na teslim oluruz.

De ki: "Allah'a, bize indirilen (Kur'ân)e, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a ve torunlarına indirilene, Musa'ya, İsa'ya ve peygamberlere Rablerinden verilenlere inandık. Onların arasında hiçbir fark gözetmeyiz, biz O'na teslim olmuşlarız".

84. ayet kelime kelime

  1. قُلْ qul de ki ق و ل
  2. ءَامَنَّا āmannā inandık أ م ن
  3. بِٱللَّهِ bil-lahi Allah'a
  4. وَمَآ wamā şeye
  5. أُنزِلَ unzila indirilen ن ز ل
  6. عَلَيْنَا ʿalaynā bize
  7. وَمَآ wamā ve şeye
  8. أُنزِلَ unzila indirilen ن ز ل
  9. عَلَىٰٓ ʿalā İbrahim'e
  10. إِبْرَٰهِيمَ ib'rāhīma
  11. وَإِسْمَٰعِيلَ wa-is'māʿīla ve İsma'il'e
  12. وَإِسْحَٰقَ wa-is'ḥāqa ve İshak'a
  13. وَيَعْقُوبَ wayaʿqūba ve Ya'kub'a
  14. وَٱلْأَسْبَاطِ wal-asbāṭi ve sıbtlara س ب ط
  15. وَمَآ wamā ve şeye
  16. أُوتِىَ ūtiya verilen أ ت ي
  17. مُوسَىٰ mūsā Musa'ya
  18. وَعِيسَىٰ waʿīsā ve Îsa'ya
  19. وَٱلنَّبِيُّونَ wal-nabiyūna ve peygamberlere ن ب أ
  20. مِن min tarafından
  21. رَّبِّهِمْ rabbihim Rableri ر ب ب
  22. لَا lā ayırım yapmayız
  23. نُفَرِّقُ nufarriqu ف ر ق
  24. بَيْنَ bayna arasında ب ي ن
  25. أَحَدٍ aḥadin hiçbirinin أ ح د
  26. مِّنْهُمْ min'hum onlar
  27. وَنَحْنُ wanaḥnu ve biz
  28. لَهُۥ lahu O'na
  29. مُسْلِمُونَ mus'limūna teslim olanlarız س ل م

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.

84. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Ra’d 13:15

    وَلِلَّهِ يَسْجُدُ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ طَوْعًا وَكَرْهًا وَظِلَٰلُهُم بِٱلْغُدُوِّ وَٱلْـَٔاصَالِ

    Hâlbuki göklerde ve yerde bulunanlar da onların gölgeleri de sabah akşam ister istemez sadece Allah'a secde ederler.

  • Nahl 16:48–50

    أَوَلَمْ يَرَوْا۟ إِلَىٰ مَا خَلَقَ ٱللَّهُ مِن شَىْءٍ يَتَفَيَّؤُا۟ ظِلَٰلُهُۥ عَنِ ٱلْيَمِينِ وَٱلشَّمَآئِلِ سُجَّدًا لِّلَّهِ وَهُمْ دَٰخِرُونَ …

    Allah’ın yarattığı şeylerin gölgelerinin zillet ve tevazu ile boyun eğerek durmadan sağa sola dönüp Allah’a secde ettiklerini görmüyorlar mı? …

  • Lokmân 31:25

    وَلَئِن سَأَلْتَهُم مَّنْ خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ لَيَقُولُنَّ ٱللَّهُ قُلِ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ بَلْ أَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

    Andolsun ki, onlara: "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan muhakkak: "Allah" diyeceklerdir.De ki: "Hamt Allah'adır." Hayır, onların çoğu bilmiyorlar.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Bakara 2:136

    قُولُوٓا۟ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ وَمَآ أُنزِلَ إِلَيْنَا وَمَآ أُنزِلَ إِلَىٰٓ إِبْرَٰهِـۧمَ وَإِسْمَٰعِيلَ وَإِسْحَٰقَ وَيَعْقُوبَ وَٱلْأَسْبَاطِ وَمَآ أُوتِىَ مُوسَىٰ وَعِيسَىٰ وَمَآ أُوتِىَ ٱلنَّبِيُّونَ مِن رَّبِّهِمْ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍ مِّنْهُمْ وَنَحْنُ لَهُۥ مُسْلِمُونَ

    Deyin ki: ''Biz Allah’a, bize indirilene (Kur’an’a), İbrahim, İsmail, İshak, Ya'kûb ve torunlarına indirilene, Mûsâ ve İsa’ya verilen (Tevrat ve İncil) ile bütün diğer peygamberlere Rablerinden verilene iman ettik. Onlardan hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz ve biz ona teslim olmuş kimseleriz.''

  • Nisâ 4:163

    إِنَّآ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ كَمَآ أَوْحَيْنَآ إِلَىٰ نُوحٍ وَٱلنَّبِيِّـۧنَ مِنۢ بَعْدِهِۦ وَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰٓ إِبْرَٰهِيمَ وَإِسْمَٰعِيلَ وَإِسْحَٰقَ وَيَعْقُوبَ وَٱلْأَسْبَاطِ وَعِيسَىٰ وَأَيُّوبَ وَيُونُسَ وَهَٰرُونَ وَسُلَيْمَٰنَ وَءَاتَيْنَا دَاوُۥدَ زَبُورًا

    Nûh’a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Ya'kûb’a, torunlarına, İsâ’ya, Eyyûb’a, Yûnus’a, Hârûn’a ve Süleyman’a da vahyettik. Dâvud’a da Zebur’u verdik.

  • Bakara 2:140

    أَمْ تَقُولُونَ إِنَّ إِبْرَٰهِـۧمَ وَإِسْمَٰعِيلَ وَإِسْحَٰقَ وَيَعْقُوبَ وَٱلْأَسْبَاطَ كَانُوا۟ هُودًا أَوْ نَصَٰرَىٰ قُلْ ءَأَنتُمْ أَعْلَمُ أَمِ ٱللَّهُ وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّن كَتَمَ شَهَٰدَةً عِندَهُۥ مِنَ ٱللَّهِ وَمَا ٱللَّهُ بِغَٰفِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ

    Yoksa siz, İbrahim’in, İsmail’in, İshak’ın, Ya'kûb'un ve torunlarının, Yahudi yahut Hristiyan olduklarını mı söylüyorsunuz? (Onlara) De ki: Siz mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı? Allah tarafından kendisine bildirilen gerçeği gizleyenden daha zalim kim vardır? Allah yaptıklarınızdan gâfil değildir.

  • Mâide 5:59

    قُلْ يَٰٓأَهْلَ ٱلْكِتَٰبِ هَلْ تَنقِمُونَ مِنَّآ إِلَّآ أَنْ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ وَمَآ أُنزِلَ إِلَيْنَا وَمَآ أُنزِلَ مِن قَبْلُ وَأَنَّ أَكْثَرَكُمْ فَٰسِقُونَ

    De ki: Ey Ehl-i Kitap! Yalnızca Allah'a, bize indirilene ve daha önce indirilene iman ettiğimiz için mi bizi yadırgıyorsunuz? Oysa çoğunuz yoldan çıkmış kimselersiniz.

  • Bakara 2:285

    ءَامَنَ ٱلرَّسُولُ بِمَآ أُنزِلَ إِلَيْهِ مِن رَّبِّهِۦ وَٱلْمُؤْمِنُونَ كُلٌّ ءَامَنَ بِٱللَّهِ وَمَلَٰٓئِكَتِهِۦ وَكُتُبِهِۦ وَرُسُلِهِۦ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍ مِّن رُّسُلِهِۦ وَقَالُوا۟ سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ ٱلْمَصِيرُ

    Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etmiştir, Müminler de! Hepsi de Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman etmiş ve Allah’ın peygamberlerinden hiçbirini (diğerinden) ayırmayız. İşittik ve itaat ettik, demişlerdir. Rabbimiz! Bağışlamanı dileriz, dönüş sanadır.

Âl-i İmrân Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Bu âyette geçen isimler

Daha fazlası

20 Ekim 2026 Salı 9 جمادى الأولى 1448 هـ