am taqūlūna inna ib'rāhīma wa-is'māʿīla wa-is'ḥāqa wayaʿqūba wal-asbāṭa kānū hūdan aw naṣārā qul a-antum aʿlamu ami l-lahu waman aẓlamu mimman katama shahādatan ʿindahu mina l-lahi wamā l-lahu bighāfilin ʿammā taʿmalūna
Meal
Yoksa siz, İbrahim’in, İsmail’in, İshak’ın, Ya'kûb'un ve torunlarının, Yahudi yahut Hristiyan olduklarını mı söylüyorsunuz? (Onlara) De ki: Siz mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı? Allah tarafından kendisine bildirilen gerçeği gizleyenden daha zalim kim vardır? Allah yaptıklarınızdan gâfil değildir.
Bakara Suresi’nin 140. ayeti (2:140) Medeni bir surededir; 1. cüzde, Mushaf’ın 21. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 69 kârinin sesinden dinleyin.
Bakara Suresi 140. ayeti dinleyin
69 kâriden 75 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (75)
140. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Ehlikitap!- Yoksa siz, İbrahim’in, İsmail’in, İshak’ın, Yakup’un ve Yakup'un soyundan gelen peygamberlerin, Yahudi yahut Hristiyan dininden olduklarını mı söylüyorsunuz? -Ey Peygamber!- Onlara cevap olarak de ki: Siz mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı? Eğer onlar kendi dinlerinden olduğunu iddia ediyorlarsa yalan söylüyorlar. Çünkü onların gönderilmesi ve vefatları Tevrat ve İncil'in indirilmesinden önce idi! Böylece onların söyledikleri sözlerin Allah ve resulleri hakkında yalan oldukları ve kendilerine indirilen hakkı gizledikleri anlaşılmıştır. Kitap ehlinin yaptıkları gibi Allah tarafından bilmiş oldukları şahitliği gizleyenden daha zalim kimse yoktur. Allah yaptıklarınızdan gafil değildir. Bunun karşılığını size verecektir.
140. “Yoksa siz “İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve oğulları da yahudi veya hıristiyan idi” mi diyorsunuz?” İşte bu onların bir diğer iddiaları ve Allah’ın peygamberleri hakkında ortaya attıkları başka bir tartışmadır. Sözü geçen bu peygamberlere müslümanlardan daha yakın olduklarını iddia etmişlerdi. Allah da onların bu iddialarını: “Siz mi daha iyi biliyorsunuz yoksa Allah mı?” diyerek reddetmektedir. Yüce Allah (bir başka yerde de): “İbrahim bir yahudi değildi, bir hıristiyan da değildi. O hanif bir müslümandı, müşriklerden de değildi.” (Ali İmran, 3/67) buyurmaktadır. Onlar ise; “Hayır … Devamını oku
Ehlikitabın hak üzerine oldukları iddiası, Allah'ın, peygamberi Muhammed- sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirdiğini inkâr etmelerinden dolayı onlara asla fayda vermez.
Elbisenin üzerinde boyanın izi nasıl belli oluyor ise Müslümanın üzerindeki görünüşünden ve amellerinin zahir olmasından dolayı din de boya olarak isimlendirilmiştir.
Şüphesiz Allah Teâlâ bütün kullarının fıtratına, rububiyet ve uluhiyetini ikrar etmeyi yerleştirmiştir. Ancak şeytan ve avaneleri, onları bundan saptırırlar.
140. ayetin diğer mealleri
Yoksa siz, İbrahim’in, İsmail’in, İshak’ın, Yakub’un ve torunlarının, Yahudi yahut Hıristiyan olduklarını mı söylüyorsunuz? (onlara) de ki: Siz mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı? Allah tarafından kendisine bildirilen gerçeği gizleyenden daha zalim kim vardır? Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.
Yoksa siz, İbrâhim, İsmâil, İshâk, Ya'kûb ve Esbât (Ya'kûb'un torunların)ın yahûdi, yahut hristiyan olduklarını mı söylüyorsunuz? De ki: Siz mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı? Allah tarafından gelen bir şâhitliği gizleyenden daha zâlim kim olabilir? Allah yaptıklarınızdan gâfil değildir.
"Yoksa siz, İbrahim de, İsmail de, İshak da, Yakup da ve torunları da hep yahudi ve hıristiyan idiler mi demek istiyorsunuz?" De ki: "Siz mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı?" Allah'ın şahitlik ettiği bir hakikatı bile bile inkar edenden daha zâlim kim olabilir? Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir.
Nereden yola çıkarsan çık, namazda yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir. Şüphesiz bu, Rabbinden gelen bir gerçektir. Allah, sizin yaptıklarınızdan asla habersiz değildir.
(Ne var ki) bunlardan sonra yine kalpleriniz taş gibi yahut daha sert bir şekilde katılaşmıştı. Halbuki içinden nehirler kaynayan, yarılıp (içlerinden) sular çıkan ve Allah korkusundan yuvarlanan nice taşlar vardır! Allah yapmakta olduklarınızdan gafil değildir.
De ki: Ey Ehl-i kitap! (Gerçeği) görüp bildiğiniz halde niçin Allah'ın yolunu eğri göstermeye yeltenerek Müminleri Allah yolundan çevirmeye kalkışıyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan gâfil değildir.
Nûh’a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Ya'kûb’a, torunlarına, İsâ’ya, Eyyûb’a, Yûnus’a, Hârûn’a ve Süleyman’a da vahyettik. Dâvud’a da Zebur’u verdik.
Deyin ki: ''Biz Allah’a, bize indirilene (Kur’an’a), İbrahim, İsmail, İshak, Ya'kûb ve torunlarına indirilene, Mûsâ ve İsa’ya verilen (Tevrat ve İncil) ile bütün diğer peygamberlere Rablerinden verilene iman ettik. Onlardan hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz. Biz Allah'a teslim olanlarız."
Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak size haram olduğu hâlde onları yurtlarından çıkaran, size esir olarak geldiklerinde ise fidye verip kendilerini kurtaran kimselersiniz. Yoksa siz kitabın (Tevrat’ın) bir kısmına inanıp, bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Şu hâlde içinizden böyle yapanın cezası dünya hayatında rezil olmak ve kıyamet gününde azabın en şiddetlisine uğratılmaktan başka bir şey değildir. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.