wala-in sa-altahum man khalaqa l-samāwāti wal-arḍa layaqūlunna l-lahu quli l-ḥamdu lillahi bal aktharuhum lā yaʿlamūna
Meal
Andolsun ki, onlara: "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan muhakkak: "Allah" diyeceklerdir.De ki: "Hamt Allah'adır." Hayır, onların çoğu bilmiyorlar.
Lokmân Suresi’nin 25. ayeti (31:25) Mekki bir surededir; 21. cüzde, Mushaf’ın 413. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Lokmân Suresi 25. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
25. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Resul!- "Bu müşriklere, gökyüzünü ve yeryüzünü kim yarattı?" diye sorsan, onlar: “Allah” diyeceklerdir. De ki: "Size delili gösteren o Allah'a hamdolsun. Bilakis onların çoğu cahil oldukları için hamt edilmeyi, kimin hak ettiğini bilmiyorlar."
25. “Andolsun onlara” yani şu hakkı yalanlayan müşriklere: “Gökleri ve yeri kim yarattı? diye sorsan” hiç şüphesiz putlarının bunlardan hiçbir şeyi yaratmamış olduklarını anlayacaklar ve “kesinlikle” onları tek başına “Allah” yarattı “diyeceklerdir.” Onlara itiraf ettikleri hususu inkâr ettikleri gerçeğe dair delil getirerek onları susturmak üzere “Allah’a hamdolsun, de.” Yani bunu açık seçik ortaya çıkartan ve bizzat kendi sözlerinizi sizin aleyhinize delil olarak ortaya koyan Allah’a hamdolsun. Eğer onlar, gerçekten bilen kimseler olsalardı, tek başına varlıkları yaratıp idare edenin aynı … Devamını oku
Yüce Allah'ın nimetleri, inkâr edip küfre sapmaya değil, O'na iman edip şükretmeye vesile olmalıdır.
Özellikle de akaid/inanç ile ilgili meselelerde körü körüne taklit etmenin tehlikesi beyan edilmiştir.
Allah'a teslim olmanın, O'na itaat etmenin ve O'nun rızasını kazanmak için ameli güzelce yapmanın önemi beyan edilmiştir.
Yüce Allah'ın kelimeleri bitmez tükenmez.
25. ayetin diğer mealleri
Eğer onlara: Gökleri ve yeri kim yarattı? diye sorsan, Allah, derler. De ki: Hamd Allah içindir. Fakat çokları bilmez.
Andolsun ki onlara, «Gökleri ve yeri kim yarattı?» diye sorsan, mutlaka «Allah...» derler. De ki: (Öyleyse) övgü de yalnız Allah'a mahsustur, ama onların çoğu bilmezler.
Andolsun ki onlara: "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan, elbette "Allah" diyecekler. "Allah'a hamd olsun." de. Fakat onların çoğu bilmezler.
Andolsun eğer onlara; “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan, elbette “Allah”, derler. De ki: “Peki söyleyin bakalım? Allah’ı bırakıp da ibadet ettikleriniz var ya; eğer Allah bana herhangi bir zarar dokundurmak isterse, onlar Allah’ın dokundurduğu zararı kaldırabilirler mi? Yahut Allah bana bir rahmet dilese, onlar O’nun rahmetini engelleyebilirler mi?” De ki: “Allah bana yeter. Tevekkül edenler ancak O’na tevekkül ederler.”
Andolsun, eğer onlara: “Gökten yağmuru kim indirip de onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltti?” diye soracak olsan, mutlaka, “Allah” diyeceklerdir. De ki: “Hamt Allah’a mahsustur.” Hayır onların çoğu akıl etmiyorlar.
Andolsun, eğer onlara; “Gökleri ve yeri kim yarattı? Güneşi ve Ay'ı hizmetinize kim verdi?” diye soracak olsan mutlaka, “Allah” diyeceklerdir. O hâlde nasıl (haktan) döndürülüyorlar?
Allah hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasının mülkiyetinde bulunan bir kul ile kendisine tarafımızdan güzel bir rızık verip de ondan gizli ve açık verip, duran kişiyi örnek verir. Bunlar hiç eşit olur mu? Hamt Allah’a mahsustur, fakat onların çoğu bilmezler.
Allah, birbiriyle çekişen bir çok ortağa bağlı olan bir adamla, yalnız bir kişiye bağlı bir adamı örnek olarak vermiştir. Bu ikisinin durumu eşit midir? Hamt, Allah’a mahsustur. Fakat onların çoğu bilmezler.