İçeriğe geç

Siyer ve tarih ile ilgili hadislerSayfa 5

Biyografi ve Tarih

Bu konuda 2.150 hadis; her hadis ve rivayetleri için bir kart, önce sahih olanlar. 286 tanesi Türkçe çevirili.

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 604

"Bir hizmetçisi Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-’in elinden tutar, onu istediği yere kadar götürürdü."

Enes -radıyallahu anh- şöyle dedi: "Bir hizmetçisi Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-’in elinden tutar, onu istediği yere kadar götürürdü."

عنه قال‏:‏ إن كانت الأمة من إماء المدينة لتأخذ بيد النبي صلى الله عليه وسلم، فتنطلق به حيث شاءت‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه البخاري‏)‏‏)‏‏.‏

Râvi: Enes b. Mâlik + 3 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 3

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e vahyin ilk başlancı, uykuda gördüğü salih (doğru/sadık) rüyalar vasıtasıyla olmuştur

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e vahyin ilk başlancı, uykuda gördüğü salih (doğru/sadık) rüyalar vasıtasıyla olmuştur. Gördüğü her rüya, sabahın aydınlığı gibi apaçık gerçekleşirdi. Sonra ona yalnızlık sevdirildi. Hira Mağarası'na çekilir ve ailesinin yanına dönmeden önce orada günlerce…

أَوَّلُ مَا بُدِئَ بِهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنَ الْوَحْىِ الرُّؤْيَا الصَّالِحَةُ فِي النَّوْمِ، فَكَانَ لاَ يَرَى رُؤْيَا إِلاَّ جَاءَتْ مِثْلَ فَلَقِ الصُّبْحِ، ثُمَّ حُبِّبَ إِلَيْهِ الْخَلاَءُ…

Râvi: Âişe + 9 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 344

Biz Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte yolculuk ediyorduk. Geceleyin yürüdük. Nihayet gecenin sonunda olduğumuz zaman öyle bir düşüş düştük ki, yolcu için bundan daha tatlı bir düşüş olamaz. Bizi güneşin sıcağından başka bir şey uyandırmadı. İlk uyanan filanca, sonra filanca, daha sonra filanca oldu. Sonra Ömer İbnu'l-Hattâb dördüncü olarak uyandı.

İmrân b. Husayn -radıyallahu anh-’dan rivayet olunduğuna göre şöyle demiştir: Biz Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte yolculuk ediyorduk. Geceleyin yürüdük. Nihayet gecenin sonunda olduğumuz zaman öyle bir güzel uyuduk ki, yolcu için bundan daha tatlı bir uyku olamazdı. Bizi güneşin…

وَكَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم إِذَا نَامَ لَمْ يُوقَظْ حَتَّى يَكُونَ هُوَ يَسْتَيْقِظُ، لأَنَّا لاَ نَدْرِي مَا يَحْدُثُ لَهُ فِي نَوْمِهِ، فَلَمَّا اسْتَيْقَظَ عُمَرُ، وَرَأَى مَا أَصَابَ النَّاسَ، وَكَانَ…

Râvi: İmrân b. Husayn + 6 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 596

Yâ Rasûlallah! İkindi namazını az daha gü­neş batmadan kılamayacaktım, dedi. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- de: «Vallahi ben de kılamadım.» buyurdu. Bunun üzerine kalktık, Buthân Vadisi'ne git­tik. Orada Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- namaz için abdest aldı, biz de namaz için ab­dest aldık. Müteakiben güneş batmış olduğu halde ikindiyi kıldırdı, sonra arkasından da akşamı kıldırdı.

Câbir b. Abdillah -radıyallahu anhumâ- şöyle demiştir: Hendek Harbi günü Ömer b. Hattâb -radıyallahu anh-, güneş battıktan sonra geldi de Kureyş kâ­firlerine sövmeye başladı. Yâ Rasûlallah! İkindi namazını az daha gü­neş batmadan kılamayacaktım, dedi. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- de…

مَا صَلَّيْتُهَا ‏"‏‏.‏ فَقُمْنَا إِلَى بُطْحَانَ، فَتَوَضَّأَ لِلصَّلاَةِ، وَتَوَضَّأْنَا لَهَا فَصَلَّى الْعَصْرَ بَعْدَ مَا غَرَبَتِ الشَّمْسُ، ثُمَّ صَلَّى بَعْدَهَا الْمَغْرِبَ‏.‏

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 6 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 715m

«Deveni elinden alacağımı mı sandın? Deve senindir! Bedeli de senindir.»

Cabir b. Abdillah -radıyallahu anh- "Yorgun bir devenin üzerinde yoluna devam ediyordu. Devesini serbest bırakıp salmak istedi. Cabir b. Abdillah -radıyallahu anh-devamla şöyle dedi: “Arkamdan Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- yanıma gelerek bana dua etti ve deveme bir kere vurdu. Devem öyle…

فَدَعَا لِي وَضَرَبَهُ فَسَارَ سَيْرًا لَمْ يَسِرْ مِثْلَهُ قَالَ ‏"‏ بِعْنِيهِ بِوُقِيَّةٍ ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ لاَ ‏.‏ ثُمَّ قَالَ ‏"‏ بِعْنِيهِ ‏"‏ ‏.‏ فَبِعْتُهُ بِوُقِيَّةٍ وَاسْتَثْنَيْتُ عَلَيْهِ حُمْلاَنَهُ إِلَى…

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 1831

Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem'in hutbe okurken üzerine yaslandığı bir hurma kütüğü vardı. Minber koyulduğu zaman, bu kütükten gebe develerin iniltisine benzer sesler çıktığını duyduk. Ta ki Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- minberden inerek, elini kütüğe koydu da inilti kesildi.

"Nebî sallallahu -aleyhi ve sellem-'in hutbe okurken onun üzerine yaslandığı bir hurma kütüğü vardı. Minber kurulduğu zaman, bu kütükten gebe develerin iniltisine benzer sesler çıktığını duyduk. Ta ki Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- minberden inerek, elini kütüğe koydu da inilti kesildi. Bir…

وعن جابر رضي الله عنه قال‏:‏ كان جذع يقوم إليه النبي صلى الله عليه وسلم ، يعني في الخطبة‏.‏ فلما وضع المنبر، سمعنا للجذع مثل صوت العشار حتى نزل النبي، صلى الله عليه وسلم ، فوضع يده عليه فسكن‏"‏‏.‏ وفي رواية‏:‏ فلما كان…

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 553

“Bu kimseler çirkin sözlerle benden mal almak ile beni cimriliğe nispet etmek arasında tercihte bıraktılar. Ben, cimri değilim.”

Ömer b. el-Hattâb -radıyallahu anh-’dan rivayet olunduğuna göre Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- bir malı taksim etti/bölüştürdü. Ben: “ Ey Allah’ın Rasûlü! Şu kimseler bunlardan daha hak sahibidirler!” dedim. Bunun üzerine Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-: “Bu kimseler çirkin…

"‏إنهم خيروني أن يسألوني بالفحش فأعطيهم، أو يبخلوني، ولست بباخل‏"

Râvi: Umar ibn al-Khattâb + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 1749c

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Necid (bölgesi) tarafına bir fırka asker gönder­di. Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhumâ- da bu askerî birlik içinde bulundu.

Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Necid tarafına bir fırka asker gönder­di. Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhumâ- da bu askerî birlik içinde bulundu. Bu asker­ler birçok deve ve koyun ganimet aldılar. Her bir…

بَعَثَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سَرِيَّةً إِلَى نَجْدٍ فَخَرَجْتُ فِيهَا فَأَصَبْنَا إِبِلاً وَغَنَمًا فَبَلَغَتْ سُهْمَانُنَا اثْنَىْ عَشَرَ بَعِيرًا وَنَفَّلَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَعِيرًا…

Râvi: Abdullah b. Ömer + 6 başka rivayet Şerhli

Sahih Sünen-i Ebû Dâvûd 904

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i namaz kılarken gördüm. Ağlamaktan dolayı O'nun göğsünden küçük bir değirmenden çıkan ses gibi sesler geliyordu.

Abdullah b. Şıhhîr -radıyallahu anh- şöyle demiştir: "Bir keresinde Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i namaz kılarken gördüm. Ağlamaktan dolayı O'nun göğsünden küçük bir değirmenden çıkan ses gibi sesler geliyordu."

يُصَلِّي وَفِي صَدْرِهِ أَزِيزٌ كَأَزِيزِ الرَّحَى مِنَ الْبُكَاءِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏

Râvi: عبد الله بن الشخير الحرشي + 4 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 1180

Ben, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'den on rekât namaz öğrendim

"Ben, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'den on rekât namaz öğrendim. Öğle namazından önce iki rekât, öğle namazından sonra iki rekât, akşam namazından sonra evinde iki rekât ve yatsı namazından sonra evinde iki rekât, sabah namazından önce iki rekâttır." Peygamber Efendimiz -sallallahu…

حَفِظْتُ مِنَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم عَشْرَ رَكَعَاتٍ رَكْعَتَيْنِ قَبْلَ الظُّهْرِ، وَرَكْعَتَيْنِ بَعْدَهَا، وَرَكْعَتَيْنِ بَعْدَ الْمَغْرِبِ فِي بَيْتِهِ، وَرَكْعَتَيْنِ بَعْدَ الْعِشَاءِ فِي بَيْتِهِ…

Râvi: Abdullah b. Ömer + 1 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 3989

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- başlarına Âsım b. Sâbit el-Ensarî'yi komutan tayin ettiği on kişiden oluşan bir kâfileyi (irşad ve istihbârât için) görevlendirdi.

Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- başlarına Âsım b. Sâbit el-Ensarî'yi komutan tayin ettiği on kişiden oluşan bir kâfileyi (irşad ve istihbârât için) görevlendirdi. Kâfile Usfân ile Mekke arasında bulunan Hed'e denilen…

بَعَثَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَشَرَةً عَيْنًا، وَأَمَّرَ عَلَيْهِمْ عَاصِمَ بْنَ ثَابِتٍ الأَنْصَارِيَّ، جَدَّ عَاصِمِ بْنِ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ، حَتَّى إِذَا كَانُوا بِالْهَدَةِ بَيْنَ عُسْفَانَ…

Râvi: Ebû Hureyre + 5 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 1382

Berâ b. Âzib -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre dedi ki:İbrahim -aleyhisselam- vefat ettiğinde Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:''Şüphesiz cennette onun bir emzireni vardır.''Buhârî rivayet etmiştir.

Berâ b. Âzib -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre dedi ki:İbrahim -aleyhisselam- vefat ettiğinde Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:''Şüphesiz cennette onun bir emzireni vardır.''

إِنَّ لَهُ مُرْضِعًا فِي الْجَنَّةِ ‏"

Râvi: Berâ b. Âzib + 5 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 5884

«Allah'ım! Ben bu çocuğu seviyorum, sen de onu sev ve onu seveni de sev!»

Ebû Hureyre -radıyallahu anh- şöyle demiştir: Ben Medine çarşıla­rından bir çarşıda Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile beraberdim. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- yü­rüdü, ben de O'nun beraberinde yürüdüm. (Nihayet Fâtıma'nın -radıyallahu anha- evinin avlusunda bir kenara oturdu…

اللَّهُمَّ إِنِّي أُحِبُّهُ، فَأَحِبَّهُ، وَأَحِبَّ مَنْ يُحِبُّهُ ‏"‏‏.‏ قَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ فَمَا كَانَ أَحَدٌ أَحَبَّ إِلَىَّ مِنَ الْحَسَنِ بْنِ عَلِيٍّ بَعْدَ مَا قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَا…

Râvi: Ebû Hureyre + 5 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 464a

Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- bir yolculuktaydı. Yatsı namazını kıldı ve iki rekattan birinde Tin Sûresi'ni okudu. O'n­dan daha güzel sesli olanı yahut daha güzel okuyanı görmedim.

Berâ b. Âzib -radıyallahu anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: "Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- bir yolculuktaydı. Yatsı namazını kıldı ve iki rekattan birinde Tin Sûresi'ni okudu. O'n­dan daha güzel sesli olanı yahut daha güzel okuyanını görmedim."

كَانَ فِي سَفَرٍ فَصَلَّى الْعِشَاءَ الآخِرَةَ فَقَرَأَ فِي إِحْدَى الرَّكْعَتَيْنِ ‏‏{‏ وَالتِّينِ وَالزَّيْتُونِ‏}‏

Râvi: Berâ b. Âzib + 5 başka rivayet Şerhli

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 746

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i kabasını yere yaslayarak oturup, ayaklarını da dikmiş vaziyette hurma yerken gördüm.

Enes -radıyallahu anh- anlatıyor: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i kabasını yere yaslayarak oturmuş ve ayaklarını da dikmiş vaziyette hurma yerken gördüm."

وعن أنس رضى الله عنه قال‏:‏ رأيت رسول الله صلى الله عليه وسلم جالساً مقعياً يأكل تمراً.‏ ‏‏((رواه مسلم))‏

Râvi: Enes b. Mâlik + 1 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 2568

«Eğer paça veya kürek eti yemeğe davet edilsem, derhal giderim.»

Ebu Hureyre -radıyallahu anh-’den merfû olarak rivayet edildiğine göre Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Eğer paça veya kürek eti yemeğe davet edilsem, derhal giderim. Şayet bana kürek veya paça hediye edilse, hemen kabul ederim.»

لَوْ دُعِيتُ إِلَى ذِرَاعٍ أَوْ كُرَاعٍ لأَجَبْتُ، وَلَوْ أُهْدِيَ إِلَىَّ ذِرَاعٌ أَوْ كُرَاعٌ لَقَبِلْتُ ‏"

Râvi: Ebû Hureyre + 5 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 1763

İbn Abbâs -radıyallahu anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre dedi ki:Bedir gününde Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- müşriklere baktı.Onlar bin kişi idi.Ashabı ise üçyüzdokuz adamdı.Bunun üzerine Allah'ın Nebîsi -sallallahu aleyhi ve sellem- kıbleye döndü,sonra ellerini uzattı.Rabbine şöylece niyaz etmeye koyuldu:''Allah'ım! Bana verdiğin vaadini gerçekleştir.Allah'ım! Bana vaat ettiğini ver.Allah'ım! Eğer Müslüman olan bu topluluğu helak edecek olursan yeryüzünde sana ibadet edilmez.'' Ellerini uzatıp kıbleye dönmüş olduğu halde rabbine yalvarışını,ridası omuzlarından düşünceye kadar sürdürdü.O zaman Ebu Bekir yanına gelip ridasını aldı,omuzlarına koydu.Arkasından ona sarılarak,dedi ki:Ey Allah'ın Nebisî!Rabbine bu kadar yalvarışın yeter.Şüphesiz ki o sana verdiği sözünü gerçekleştirecektir.Bunun üzerine aziz ve celil Allah:''Hani siz Rabbinizden imdat istiyordunuz da:Muhakkak ben size birbiri ardınca bin melek ile yardım ediyorum diye duaznıza karşılık vermişti.''(Enfal,9) buyruğunu indirdi.Allah ona meleklerle yardım etti.Ebu Zümeyl,dedi ki:İbn Abbâs bana tahdis edip dedi ki:O gün Müslümanlardan bir adam önünde giden müşriklerden bir adamın arkaından hızlıca koşuyorkenüzerinden kamçı ile indirilen bir darbe sesi ile ilerle hayzum diyen bir suvarüi sesi duyuverdi.Önündeki müşriğe baktı,yere yıkıldığını görüverdi.Ona bakınca burnunda bir bere izinin bulunduğunu ve kamçı darbesi gibi yüzünün yarılmışolduğunu ve bütün buralarının morarmış olduğunu gördü.Ensardan olan o zat gelip bunu Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e anlatınca ''doğru söylüyorsun,o üçüncü semadan gelen yardımcılardandı''buyurdu.O gün yetmiş kişiyi öldürmüş,yetmiş kişiyi de esir almışlardı.Ebu Zümeyl dedi ki:İbn Abbâs,dedi ki:Esirleri aldıklarında Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Ebu Bekir ve Ömer'e:''Bu esirler hakkında görüşünüz nedir?'' Buyurdu.Ebu Bekir:Ey Allah'ın Nebisî.Bunlar amca ve aşiret çocuklarıdır.Onlardan fidye almanı uygun görüyorum.Böylelikle o bizim için kafirlere karşı bir güç olur.Umulur ki Allah onları İslam'a hidayet eder.Sonra Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- :''Peki ey Hattâb'ın oğlu! Senin görüşün nedir?'' buyurdu.Ömer şu cevabı verdi:Hayır,Allah'a yemin ederim ki ey Allah'ın Rasûlü! Ebu Bekir ile aynı görüşte değilim ama benim görüşüm şudur:Bize imkan ver,bunların boyunlarını vuralım.Ali'ye Akil'e karşı imkan ver o onun boynunu vursun.Bana filan kimseye karşı imkan ver -Ömer'in bir akrabasını kasdederek- ben de onun boynunu vurayım.Şüphesiz bunlar küfrün önderleri ve ileri gelenleridir.Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Ebu Bekir'in söylendiğinden hoşlandı ama benim söylediğimden hoşlanmadı.Ertesi gün geldiğimde Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ve Ebu Bekir'in oturmuş ağladıklarını gördüm.Ben Ey Allah'ın Rasûlü! Bana senin ve arkadaşının hangi sebepten dolayı ağladığını haber ver.Eğer ağlama imkanım olsa ağlarım.Ağlayamazsam siz ağladığınız için ağlamaklı olurum.Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-:''Ben arkadaşlarının bana yaptıkları fidye alma tekliflerinden ötürü ağlıyorum.Onların azapları bana şu ağaçtan daha yakında gösterildi.''Bununla Allah'ın nebisine -sallallahu aleyhi ve sellem- yakın bir ağacı kastetmişti.Aziz ve Celil Allah'da :'(Yeryüzünde çokça savaşıp zaferler kazanıncaya kadar esirler alması hiçbir peygambere yaraşmaz.Artık elde ettiğiniz ganimetten helal ve hoş yeyin.) (Enfal:67-69) buyruklarını indirdi.Böylece Allah onlara ganimeti helal kıldı.Müslim rivayet etmiştir.

İbn Abbâs -radıyallahu anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre dedi ki:Bedir gününde Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- müşriklere baktı.Onlar bin kişi idi.Ashabı ise üçyüzdokuz adamdı.Bunun üzerine Allah'ın Nebîsi -sallallahu aleyhi ve sellem- kıbleye döndü,sonra ellerini uzattı.Rabbine şöylece…

فَاسْتَقْبَلَ نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْقِبْلَةَ ثُمَّ مَدَّ يَدَيْهِ فَجَعَلَ يَهْتِفُ بِرَبِّهِ ‏"‏ اللَّهُمَّ أَنْجِزْ لِي مَا وَعَدْتَنِي اللَّهُمَّ آتِ مَا وَعَدْتَنِي اللَّهُمَّ إِنْ تَهْلِكْ هَذِهِ…

Râvi: Umar ibn al-Khattâb + 5 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 3083

"Ben çocuklarla birlikte Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-’i Veda Tepesi'nde karşılamıştım."

es-Sâib b. Yezîd -radıyallahu anh-’dan rivayet olunduğuna göre şöyle demiştir: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- Tebuk Gazvesi’nden geldiği zaman insanlar onu karşıladılar ve ben de onu, çocuklarla birlikte Seniyyetu’l Vedâ/Veda Tepesi’nde karşıladım. Hadisi, Buharî de rivayet etmiş ve şöyle…

ذَهَبْنَا نَتَلَقَّى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَعَ الصِّبْيَانِ إِلَى ثَنِيَّةِ الْوَدَاعِ‏.‏

Râvi: es-Sâib b. Yezîd + 3 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 2381

Ey Ebû Bekir! Allah'ın üçüncüsü olduğu iki kişi hakkında ne düşünüyorsun?

Mağarada bulunduğumuz sırada müşriklerin ayaklarına baktım; neredeyse başımızın üzerindeydiler. Bunun üzerine: 'Ey Allah'ın Rasûlü! Onlardan biri ayaklarının dibine bakacak olsa bizi hemen görür.' dedim. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Ey Ebû Bekir! Allah'ın üçüncüsü olduğu…

مَا ظَنُّكَ بِاثْنَيْنِ اللَّهُ ثَالِثُهُمَا ‏"

Râvi: Ebû Bekir Es-Sıddîk + 4 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 6266

Ey Ebu’l-Hasan! Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- nasıl oldu, geceyi nasıl geçirdi ? dediler. O da: Allah’a hamdolsun, hastalığı atlattı! dedi.

İbn Abbas -radıyallahu anhumâ-’dan rivayet edildiğine göre, Ali b. Ebî Tâlib -radıyallahu anh-, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in vefat ettiği hastalığı zamanında yanından çıktı. Sahâbîler: Ey Ebu’l-Hasan! Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- nasıl oldu, geceyi nasıl geçirdi? dediler…

ـ خَرَجَ مِنْ عِنْدِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي وَجَعِهِ الَّذِي تُوُفِّيَ فِيهِ فَقَالَ النَّاسُ يَا أَبَا حَسَنٍ كَيْفَ أَصْبَحَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ أَصْبَحَ بِحَمْدِ اللَّهِ بَارِئًا…

Râvi: Ali + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 1347

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- Tebuk Gazvesi’nden geldiği zaman insanlar onu karşıladılar ve ben de onu, çocuklarla birlikte Seniyyetu’l Vedâ/Veda Tepesi’nde karşıladım.

Es-Sâib İbn Yezîd -radıyallahu anh-’dan rivayet olunduğuna göre şöyle demiştir: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- Tebuk Gazvesi’nden geldiği zaman insanlar onu karşıladılar ve ben de onu, çocuklarla birlikte Seniyyetu’l Vedâ/Veda Tepesi’nde karşıladım. Hadisi, Buharî de rivayet etmiş ve şöyle…

وعن السائب بن يزيد، رضي الله عنه قال‏:‏ لما قدم النبي صلى الله عليه وسلم من غزوة تبوك تلقاه الناس، فلقيته مع الصبيان على ثنية الوداع‏.‏ ‏‏(‏رواه أبو داود بإسناد صحيح بهذا اللفظ‏)‏‏‏ ورواه البخاري قال‏:‏ ذهبنا نتلقى رسول…

Râvi: es-Sâib b. Yezîd + 1 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 1602

"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ve ashabı -radıyallahu anhum- Mekke'ye, Yesrib hummasından bitkin düşmüş bir halde geldiler. Müşrikler (dedikodu yaparak): "Yarın buraya humma hastalığından dermanı kesilmiş ve ondan çok ızdırab çekmiş bir kavim gelecek"dediler.Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- müşriklere kuvvetlerini göstermeleri için, Müslümanlar'a tavafın ilk üç şavtında remel yapmalarını, iki köşe arasında da normal yürüyüşle yürümelerini emretti.

Abdullah b. Abbâs -radıyallahu anhümâ- anlatıyor: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ve ashabı -radıyallahu anhum- Mekke'ye, Yesrib hummasından bitkin düşmüş bir halde geldiler. Müşrikler (dedikodu yaparak): "Yarın buraya humma hastalığından dermanı kesilmiş ve ondan çok ızdırab çekmiş bir…

قَدِمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَصْحَابُهُ فَقَالَ الْمُشْرِكُونَ إِنَّهُ يَقْدَمُ عَلَيْكُمْ، وَقَدْ وَهَنَهُمْ حُمَّى يَثْرِبَ‏.‏ فَأَمَرَهُمُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَرْمُلُوا الأَشْوَاطَ…

Râvi: İbn Abbâs + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 885b

Bayram günü Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- ile namazda beraberdim. Hutbe vermeden önce ezansız ve kametsiz namaza başladı. Sonra Bilâl’e yaslanarak ayağa kalktı ve Allah’tan korkmayı emretti. O’na itaate teşvik ederek halka vaaz ve nasihatte bulundu.

Câbir b. Abdillah –radıyallahu anhuma- şöyle dedi: “Bayram günü Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- ile namazda beraberdim. Hutbe vermeden önce ezansız ve kametsiz namaza başladı. Sonra Bilâl’e yaslanarak ayağa kalktı ve Allah’tan korkmayı emretti. O’na itaate teşvik ederek halka vaaz ve…

تَصَدَّقْنَ فَإِنَّ أَكْثَرَكُنَّ حَطَبُ جَهَنَّمَ فَقَامَتْ امْرَأَةٌ مِنْ سِطَةِ النِّسَاءِ سَفْعَاءُ الْخَدَّيْنِ فَقَالَتْ لِمَ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ لِأَنَّكُنَّ تُكْثِرْنَ الشَّكَاةَ وَتَكْفُرْنَ الْعَشِيرَ…

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 4340

Eğer ateşe girselerdi, Kıyamet Günü'ne kadar ondan çıkamazlardı. İtaat ancak mâruf olan hususlardadır

Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- bir seriyye gönderdi ve başlarına Ensar’dan bir adamı komutan tayin etti. Onlara da ona itaat etmelerini emretti. Fakat komutan bir şeye öfkelendi ve: Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- size bana itaat etmenizi emretmedi mi?” dedi. Onlar: “Evet, emretti.” dediler…

لَوْ دَخَلُوهَا مَا خَرَجُوا مِنْهَا إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ، الطَّاعَةُ فِي الْمَعْرُوفِ ‏"

Râvi: Ali + 4 başka rivayet Şerhli

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 1320

"Melekler ara vermeksizin onu kanatlarıyla gölgelendiriyor."

Câbir b. Abdillah –radıyallahu anhuma- şöyle dedi: Babamın müsle (burnun ve kulakların kesilmesi) yapılmış cesedi getirilip, Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- in önüne konuldu. Yüzünü açmak üzere gittim, fakat oradaki topluluk bana engel oldu. Bunun üzerine Nebî -sallallahu aleyhi ve selem-…

وعن جابر بن عبد الله رضي الله عنهما قال‏:‏ جيء بأبي إلى النبي صلى الله عليه وسلم قد مثل به فوضع بين يديه، فذهبت أكشف عن وجهه فنهاني قوم فقال النبي صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏"‏ما زالت الملائكة تظله بأجنحتها” ‏(‏‏(‏متفق…

Râvi: Jâbir ibn Abdullah Şerhli

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 1374

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ondan bir deve satın almıştı. Devenin parasının tartılmasını ve üzerine bir miktar ilave edilmesini emretti.

Cabir -radıyallau anh- anlatıyor: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ondan bir deve satın almıştı. Devenin parasının tartılmasını ve üzerine bir miktar ilave edilmesini emretti.

وعن جابر، رضي الله عنه أن النبي صلى الله عليه وسلم اشترى منه بعيرًا فوزن له فأرجح‏.‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏

Râvi: Jâbir ibn Abdullah Şerhli

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 453

«Ebu Bekir’e emredin de insanlara namazı kıldırsın.»

Abdullah İbn Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre O, şöyle demiştir: Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-’in ağrıları şiddetlendiği zaman ona, namaz için haber verildi. Bunun üzerine Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Ebu Bekir’e emredin de insanlara namazı…

وعن ابن عمر، رضي الله عنهما، قال‏:‏ لما اشتد برسول الله صلى الله عليه وسلم، وجعه، قيل له في الصلاة، فقال‏:‏ مروا أبا بكر فليصل بالناس‏"‏ فقالت عائشة، رضي الله عنها ‏:‏ إن أبا بكر رجل رقيق، إذا قرأ القرآن غلبه البكاء…

Râvi: Abdullah b. Ömer Şerhli

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 517

"O Allah'ın sizin için çıkardığı bir rızıktır. Yanınızda onun etinden bir şey yar mı? bize de tattırın.” buyurdular. Bunun üzerine Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-’e ondan bir parça gönderdik; O da yedi."

Ebu Abdillah Câbir b. Abdillâh -radıyallahu anhumâ-’dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- bize Ebu Ubeyde’yi kumandan tayin ederek bizi Kureyş'in bir kervanının yolunu kesmek üzere gönderdi. Azık olarak da bize bir dağarcık kuru hurma verdi, bundan…

وعن أبي عبد الله جابر بن عبد الله رضي الله عنهما قال‏:‏ بعثنا رسول الله صلى الله عليه وسلم وأمر علينا أبا عبيدة رضي الله عنه، نتلقى عيرا لقريش، وزودنا جراباً من تمر لم يجد لنا غيره، فكان أبوعبيدة يعطينا تمرة تمرة، فقيل…

Râvi: Jâbir ibn Abdullah Şerhli

23 Ekim 2026 Cuma 12 جمادى الأولى 1448 هـ