İçeriğe geç

Siyer ve tarih ile ilgili hadislerSayfa 4

Biyografi ve Tarih

Bu konuda 2.150 hadis; her hadis ve rivayetleri için bir kart, önce sahih olanlar. 286 tanesi Türkçe çevirili.

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Riyâzü's-Sâlihîn 26

«Yanımda bir şeyler olsaydı, onları sizden esirgemez, verirdim. Kim dilenmekten çekinir, iffetli davranırsa, Allah onun iffetini arttırır. Kim tok gözlü olmak isterse, Allah onu başkalarına muhtaç olmaktan kurtarır. Kim de sabretmeye gayret ederse, Allah ona sabır verir. Hiç bir kimseye, sabırdan daha hayırlı ve büyük bir lütufta bulunulmamıştır.»

Ebu Saîd el–Hudrî -radıyallahu anh-’dan merfû olarak nakledildiğine göre, Ensar'dan bir grup, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’den bir şeyler istediler. O da verdi. Sonra yine istediler. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, elindekiler bitinceye kadar verdi. Verebileceği şeyler…

وعن أبي سعيد سعد بن مالك بن سنان الخدري رضي الله عنهما‏:‏ ‏"‏أن ناساً من الأنصار سألوا رسول الله صلى الله عليه وسلم فأعطاهم، ثم سألوه فأعطاهم ، حتى نفد ما عنده، فقال لهم حين أنفق كل شيء بيده ‏:‏ ‏"‏ما يكن عندي من خير…

Râvi: Ebû Saîd el-Hudrî + 12 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 2879

Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- bir sefere gitmek istediğinde kadınları arasında kur'a çekerdi. Kadın­lardan hangisinin kur'ası çıkarsa, Rasûlullah beraberinde o hanımı ile yola çıkardı.

Âişe -radıyallahu anha- şöyle demiştir: Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- bir sefere gitmek istediğinde kadınları arasında kur'a çekerdi. Kadın­lardan hangisinin kur'ası çıkarsa, Rasûlullah beraberinde o hanımı ile yola çıkardı. Yapmış olduğu gazvelerin bir tanesinde bizim aramızda kura çekti. Bu…

إِذَا أَرَادَ أَنْ يَخْرُجَ أَقْرَعَ بَيْنَ نِسَائِهِ، فَأَيَّتُهُنَّ يَخْرُجُ سَهْمُهَا خَرَجَ بِهَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم، فَأَقْرَعَ بَيْنَنَا فِي غَزْوَةٍ غَزَاهَا، فَخَرَجَ فِيهَا سَهْمِي، فَخَرَجْتُ مَعَ…

Râvi: Âişe + 26 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 1995

Bir kadın beraberinde kocası veya mahremi olmaksızın iki gün mesafedeki bir yolculuğa çıkamaz

«Bir kadın beraberinde kocası veya mahremi olmaksızın iki gün mesafedeki bir yolculuğa çıkamaz. Ramazan ve Kurban Bayramının ilk günü oruç tutulmaz. Sabah namazının farzının kılınmasından sonra Güneş doğana kadar, ikindi namazının farzından sonra da Güneş batana kadar namaz yoktur. (İbadet için) şu…

لاَ تُسَافِرِ الْمَرْأَةُ مَسِيرَةَ يَوْمَيْنِ إِلاَّ وَمَعَهَا زَوْجُهَا أَوْ ذُو مَحْرَمٍ، وَلاَ صَوْمَ فِي يَوْمَيْنِ الْفِطْرِ وَالأَضْحَى، وَلاَ صَلاَةَ بَعْدَ الصُّبْحِ حَتَّى تَطْلُعَ الشَّمْسُ، وَلاَ بَعْدَ…

Râvi: Ebû Saîd el-Hudrî + 36 başka rivayet Şerhli

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 148

“Allah’ın elçisi ile beraber çok namaz kıldım. Namazı da orta halli, hutbesi de orta halliydi."

Ebu Abdillah Cabir b. Semüre -radıyallahu anh- şöyle dedi: “Allah’ın elçisi ile beraber çok namaz kıldım. Namazı da orta halli, hutbesi de orta halliydi."

"‏كنت أصلى مع النبي صلى الله عليه وسلم الصلوات، فكانت صلاته قصداً وخطبته قصداً‏"

Râvi: Jâbir ibn Samura + 9 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 1460a

"Senin ehlin (kocan) üzerine bir yüklüğün yok. Eğer istersen sana yedi gece­yi tamamlarım. Ama senin yanında yedi gece kalırsam, diğer kadınlarımın yanında da yedi gece kalırım.''

Ümmü Seleme -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- kendisi ile evlenip, zifafta bulunup yanında üç gece kaldıktan sonra şöyle demiştir:"Senin ehlin (kocan) üzerine bir yüklüğün yok. Eğer istersen sana yedi gece­yi tamamlarım. Ama senin yanında yedi…

إِنَّهُ لَيْسَ بِكِ عَلَى أَهْلِكِ هَوَانٌ إِنْ شِئْتِ سَبَّعْتُ لَكِ وَإِنْ سَبَّعْتُ لَكِ سَبَّعْتُ لِنِسَائِي ‏"

Râvi: Ümmü Seleme + 10 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 3901

Âişe -radıyallahu nhâ- şöyle demiştir:Sâd Hendek savaşında yaralandı.Ona Hıbbân b. Arika denilen Kureyşli bir adam ok attı.O kişi de Hıbbân b. Kays,Muays b. Âmir b. Lueyoğullarından olup kolundaki atar damardan yaraladı.Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- onu yakınında olup ziyaret etmesi için mescide bir çadır kurdurdu. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Hendek harbinden (Medine'deki evine) dönüp geldiğinde, silâhını çıkarıp yerine koymuş ve yıkanmıştı. Bu sırada Cibrîl -aleyhi's-selâm- Peygamber'e geldi o sırada başındaki tozu silkeliyordu.Sen silâhını çıkarmışsın! Vallahi biz melekler henüz silâhlarımızı çıkarmadık. Haydi, onlara doğru yola çık! dedi.Peygamber: "Nereye doğru çıkıyoruz?" diye sordu. Cibril, Kurayzaoğullarının yurdunu işaret ederek: İşte şuraya! Dedi. Bunun üzerine Peygamber, Kurayza oğulları'na doğru hareket etti. Muhasaranın sonunda bunlar. Rasûlullah'ın hükmüme inip boyun eğdiler. Rasûlullah da bunlar hakkında'bir hüküm vermesini Sa'd b. Muâz'a havale etti. Sa'd da:Ben onlar hakkında şöyle hüküm veriyorum: Bunların harb edenleri Öldürülür. Kadınları ve çocukları esîr edilir, malları da taksîm olunur, dedi. Hişâm şöyle demiştir: Bana babam Urve, Âişe'den şöyle haber verdi: Sa'd ibn Muâz (Kurayza oğulları hakemliği ettiği günden evvelki gecede): Yâ Allah! Sen bilirsin ki, Rasûlü'nü tekzîb eden, vatanından çıkaran kavim kadar kendilerine harb ve cihâd etmek istediğim hiç bir kimse yoktur. Yâ Allah! Öyle zannediyorum ki, bizimle onların arasında artık yapılacak harb kalmamıştır. Şayet Kureyş ile başka bir harbimiz daha kaldı ise, Sen'in yolunda onlarla cihâd edeyim diye beni hayâtta bırak. Eğer aramızda harb kalmamış ise, bu yaramı deş de bu yüzden bana şehîdlik nasîb et! diye duâ etmiştir. Müteakiben boyun damarına kadar gelen şişlik deşildi. Mescid de Gıfâr oğulları'ndan bâzı kimselere âit bir çadır daha vardı. İşte bu Gıfârîler kendi hâllerinde oturup dururlarken bir de bakmışlar ki, kendilerine doğru kan akıp geliyor. Onlar: Ey çadır ehli! Sizin tarafınızdan bize doğru gelen bu kan nedir? Dediler. Meğer Sa'd'ın yarası akıp dururmuş. İşte Sa'd -radıyallahu anh- bu yaradan dolayı öldü.Sahih-i Buhârî.

Âişe -radıyallahu nhâ- şöyle demiştir:Sâd Hendek savaşında yaralandı.Ona Hıbbân b. Arika denilen Kureyşli bir adam ok attı.O kişi de Hıbbân b. Kays,Muays b. Âmir b. Lueyoğullarından olup kolundaki atar damardan yaraladı.Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- onu yakınında olup ziyaret etmesi için…

اللَّهُمَّ إِنَّكَ تَعْلَمُ أَنَّهُ لَيْسَ أَحَدٌ أَحَبَّ إِلَىَّ أَنْ أُجَاهِدَهُمْ فِيكَ مِنْ قَوْمٍ كَذَّبُوا رَسُولَكَ صلى الله عليه وسلم وَأَخْرَجُوهُ، اللَّهُمَّ فَإِنِّي أَظُنُّ أَنَّكَ قَدْ وَضَعْتَ الْحَرْبَ…

Râvi: Âişe + 8 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 516

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- kendi kızı Zeynep'ten olan torunu Umâme'yi taşıyarak namaz kılardı.

Ebû Katâde el-Ensârî -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre (O, şöyle demiştir): Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- kendi kızı Zeynep'ten olan torunu Umâme'yi taşıyarak namaz kılardı. Ebû'l-Âs İbnu'r-Rabî' İbn Abdişşems -radıyallahu anh-'tan gelen bir rivayette: ''Şöyle ki, secdeye…

يُصَلِّي وَهْوَ حَامِلٌ أُمَامَةَ بِنْتَ زَيْنَبَ بِنْتِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَلأَبِي الْعَاصِ بْنِ رَبِيعَةَ بْنِ عَبْدِ شَمْسٍ، فَإِذَا سَجَدَ وَضَعَهَا، وَإِذَا قَامَ حَمَلَهَا‏.‏

Râvi: Ebû Katâde + 8 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 390

Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- (namazda) secdeye gidince kollarının arasını koltuk altı beyazlıkları görününceye kadar açardı

Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- (namazda) secdeye gidince kollarının arasını koltuk altı beyazlıkları görününceye kadar açardı.

إِذَا صَلَّى فَرَّجَ بَيْنَ يَدَيْهِ حَتَّى يَبْدُوَ بَيَاضُ إِبْطَيْهِ‏.‏

Râvi: Abdullah ibn Buhayna + 8 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Riyâzü's-Sâlihîn 456

"Ebu Ubeyde'nin Bahreyn'den bir şeyler getirdiğini duydunuz, sanırım" diye buyurdu.

Amr b. Avf el-Ensarî radiyallahu anhu’den rivayet olundu ki, Allah Rasulü sallallahu aleyhi ve sellem Ebu Ubeyde b. Cerrah'ı, cizye mallarını getirmek üzere Bahreyn'e gönderdi. Ebu Ubeyde cizye mallarını alarak Bahreyn'den Medine'ye geldiğinde Ensar Ebu Ubeyde'nin gelişini işittiler. Allah Rasulü…

عن عمرو بن عوف الأنصاري، رضي الله عنه، أن رسول الله صلى الله عليه وسلم، بعث أبا عبيدة بن الجراح، رضي الله عنه ، إلى البحرين يأتي بجزيتها، فقدم بمال من البحرين ، فسمعت الأنصار بقدوم أبو عبيدة، فوافوا صلاة الفجر مع رسول…

Râvi: Amr ibn Awf + 7 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 1356

Bir Yahûdî çocuğu vardı, Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-'e hizmet ederdi.

Enes -radıyallahu anh- şöyle demiştir: Bir Yahûdî çocuğu vardı, Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-'e hizmet ederdi. Bir ara çocuk hastalandı. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- ona hasta ziyaretine geldi ve başının yanında oturdu. Ve çocuğa hitaben: "İslâm'a gir (müslüman ol) "…

أَسْلِمْ ‏"‏‏.‏ فَنَظَرَ إِلَى أَبِيهِ وَهْوَ عِنْدَهُ فَقَالَ لَهُ أَطِعْ أَبَا الْقَاسِمِ صلى الله عليه وسلم‏.‏ فَأَسْلَمَ، فَخَرَجَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَهْوَ يَقُولُ ‏"‏ الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي…

Râvi: Enes b. Mâlik + 7 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 2513

Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- bir yahudiden yemek satın almış ve bunun karşılığında demirden zırhını (ona olan borcuna karşılık) güvence olarak vermiştir.

Âişe binti Ebi Bekr -radıyallahu anhumâ-’dan rivayet olunduğuna göre Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- bir yahudiden yemek satın almış ve bunun karşılığında demirden zırhını (ona olan borcuna karşılık) güvence olarak vermiştir.

اشْتَرَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ يَهُودِيٍّ طَعَامًا وَرَهَنَهُ دِرْعَهُ‏.‏

Râvi: Âişe + 11 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 1357

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- başında miğfer olduğu halde fetih günü Mekke'ye girdi. Miğferini çıkardığı esnada bir adam yanına gelip: Şu İbn Hatal adındaki kişi, Kabe´nin örtüsüne yapışmış, sığınmış!" dedi. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Onu öldürünüz!» diye buyurdu.

Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- başında miğfer olduğu halde fetih günü Mekke'ye girdi. Miğferini çıkardığı esnada bir adam yanına gelip: "Şu İbn Hatal adındaki kişi, Kâbe´nin örtüsüne yapışmış, sığınmış!" dedi. Nebi -sallallahu…

دَخَلَ مَكَّةَ عَامَ الْفَتْحِ وَعَلَى رَأْسِهِ مِغْفَرٌ فَلَمَّا نَزَعَهُ جَاءَهُ رَجُلٌ فَقَالَ ابْنُ خَطَلٍ مُتَعَلِّقٌ بِأَسْتَارِ الْكَعْبَةِ ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ اقْتُلُوهُ ‏"

Râvi: Enes b. Mâlik + 20 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 4213

Medine ve Hayber arasında üç gece kalarak, orada Safiye validemizle evlenip gerdeğe girdi.

Enes b. Mâlik -radıyallahu anh- şöyle demiştir: Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- Medine ve Hayber arasında üç gece kalarak, orada Safiye validemizle evlenip gerdeğe girdi. Ben de müslümanları onun düğün yemeğine çağırdım. Yemekte ne et nede ekmek vardı. Bilal'e deriden sofra getirmesini emretti…

أَقَامَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بَيْنَ خَيْبَرَ وَالْمَدِينَةِ ثَلاَثَ لَيَالٍ يُبْنَى عَلَيْهِ بِصَفِيَّةَ، فَدَعَوْتُ الْمُسْلِمِينَ إِلَى وَلِيمَتِهِ، وَمَا كَانَ فِيهَا مِنْ خُبْزٍ وَلاَ لَحْمٍ، وَمَا كَانَ…

Râvi: Enes b. Mâlik + 7 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 2889a

«Allah yeryüzünü benim için katladı/dürdü. Ben de böylece yeryüzünün doğu ve batı her tarafını gördüm. Ümmetimin hükümranlığı benim için katlanan yerlerine kadar ulaşacaktır. Bana kırmızı ve beyaz iki hazine verildi.»

Sevbân -radıyallahu anh-’tan- rivayet edildiğine göre Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Allah yeryüzünü benim için katladı/dürdü. Ben de böylece yeryüzünün doğu ve batı her tarafını gördüm. Ümmetimin hükümranlığı benim için katlanan yerlerine kadar ulaşacaktır. Bana…

إِنَّ اللَّهَ زَوَى لِيَ الأَرْضَ فَرَأَيْتُ مَشَارِقَهَا وَمَغَارِبَهَا وَإِنَّ أُمَّتِي سَيَبْلُغُ مُلْكُهَا مَا زُوِيَ لِي مِنْهَا وَأُعْطِيتُ الْكَنْزَيْنِ الأَحْمَرَ وَالأَبْيَضَ وَإِنِّي سَأَلْتُ رَبِّي لأُمَّتِي…

Râvi: Sevbân + 19 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 879a

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- cuma günü, sabah namazında "Elif, Lâm, Mîm. (Secde) ve Hel etâ ale'l-insâni (İnsan) sûrelerini okurdu."

Ebu Hureyre -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- cuma günü, sabah namazında "Elif Lâm Mîm (Secde)" ve "Hel Etâ ale'l-insâni (İnsan) surelerini okurdu.''

يَقْرَأُ فِي صَلاَةِ الْفَجْرِ يَوْمَ الْجُمُعَةِ ‏‏{‏ الم * تَنْزِيلُ‏}‏ السَّجْدَةُ وَ ‏‏{‏ هَلْ أَتَى عَلَى الإِنْسَانِ حِينٌ مِنَ الدَّهْرِ‏}‏ وَأَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَقْرَأُ فِي صَلاَةِ…

Râvi: İbn Abbâs + 14 başka rivayet Şerhli

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 231

«Ben, uzatmayı arzu ederek, namaza dururum da, bir çocuğun ağlamasını işitir, onun annesine güçlük çıkarıp üzmekten hoşlanmadığım için, namazı kısa keserim.»

Ebu Katâde ve Enes İbn Malik -radıyallahu anhumâ-’dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Ben, uzatmayı arzu ederek namaza dururum da bir çocuğun ağlamasını işitir, onun annesine güçlük çıkarıp üzmekten hoşlanmadığım için, namazı kısa…

"‏إني لأقوم إلى الصلاة، وأريد أن أطول فيها ، فأسمع بكاء الصبي، فأتجوز في صلاتي كراهية أن أشق على أمه‏"

Râvi: Ebû Katâde + 6 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 1474b

Rasûlullah -sallalalhu aleyhi ve sellem- balı ve tatlı şeyleri severdi. Ayrıca, ikindi namazlarını kıldıktan sonra (hergün) hanımlarını teker teker ziyaret eder, her birine yaklaşır (sohbette bulunurdu.) Bu ziyaretlerinin birinde Hafsa'nın yanına girmişti. Bu defa onun yanında, her zamanki kaldığı mutad müddetten daha fazla kaldı.

Âişe'den rivayet edildiğine göre: Rasûlullah -sallalalhu aleyhi ve sellem- balı ve tatlı şeyleri severdi. Ayrıca, ikindi namazlarını kıldıktan sonra (hergün) hanımlarını teker teker ziyaret eder, her birine yaklaşırdı. Bu ziyaretlerinin birinde Hafsa'nın yanına girmişti. Bu defa onun yanında, her…

يُحِبُّ الْحَلْوَاءَ وَالْعَسَلَ فَكَانَ إِذَا صَلَّى الْعَصْرَ دَارَ عَلَى نِسَائِهِ فَيَدْنُو مِنْهُنَّ فَدَخَلَ عَلَى حَفْصَةَ فَاحْتَبَسَ عِنْدَهَا أَكْثَرَ مِمَّا كَانَ يَحْتَبِسُ فَسَأَلْتُ عَنْ ذَلِكَ فَقِيلَ لِي…

Râvi: Âişe + 10 başka rivayet Şerhli

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 1170

"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem'in - bir aydan oruç tutmadığı günler o kadar çok olurdu ki, biz O'nu artık o aydan hiç oruç tutmayacak zannederdik. Bazen de o kadar çok oruç tutardı ki, artık o ay orucu hiç bırakmayacak zannederdik. Onu gece namaz kılarken görmek istersen, mutlaka öyle görürdün. Uyurken görmek istersen öyle görürdün."

Enes -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in bir aydan oruç tutmadığı günler o kadar çok olurdu ki, biz O'nu artık o aydan hiç oruç tutmayacak zannederdik. Bazen de o kadar çok oruç tutardı ki, artık o ay orucu hiç bırakmayacak…

وعن أنس رضي الله عنه، قال‏:‏ كان رسول الله صلى الله عليه وسلم ، يفطر من الشهر حتى نظن أن لا يصوم منه، ويصوم حتى نظن أن لا يفطر منه شيئًا، وكان لا تشاء أن تراه من الليل مصليا إلا رأيته، ولا نائمًا إلا رأيته‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه…

Râvi: Enes b. Mâlik + 5 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Riyâzü's-Sâlihîn 78

Beşinci:Câbir b. Abdullah -radıyallahu anh-’den rivayet edildiğine göre o, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte Necid taraflarında bir gazvede bulunmuştu. Dönüşte Rasûlullah ile birlikteydi. Öğle vakti ağaçlık, çalılık bir vadiye geldiklerinde Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- orada mola vermiş, mücâhidler ağaçlar altında gölgelenmek üzere çevreye dağılmışlardı. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ise, semure denilen sık yapraklı bir ağaç altında istirahate çekilmiş kılıcını da ağaca asmıştı.(Câbir dedi ki:) birazcık (uyku) kestirmiştik ki, Rasûlullah’ın bizi çağırdığını işittik ve hemen yanına koştuk. Bir de baktık, Rasûlullah’ın yanında (müşriklerden) bir bedevi, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:Ben uyurken bu bedevi kılıcımı almış, uyandığımda kılıç kınından sıyrılmış vaziyette bunun elindeydi. Bana: Seni benim elimden kim koruyup kurtaracak? dedi. Ben de üç defa:Allah” cevabını verdim.(Câbir diyor ki) Rasûlullah adamı cezalandırmamıştı, yanında oturuyordu.Müttefakun aleyh.(Buhârî’deki) bir başka rivayette Câbir -radıyallahu anh- şöyle demiştir.Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte Zâtü’r–Rikâ’ denilen gazvede bulunuyorduk. Gölgeli bir ağaç bulduğumuzda onu Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e bırakmayı âdet edinmiştik. (Bu defa da öyle yaptık. ) Ancak müşriklerden bir adam gelerek Rasûlullah’ın (ağaçta asılı olan) kılıcını alıp çekmiş ve:Benden korkuyor musun? diye seslenmiş. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-:Hayır” cevabını vermiş. Adam:Peki seni benim elimden kim kurtaracak? demiş. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- de Allah” buyurmuştur. Ebû Bekir el–İsmâîlî’nin “Sahîh”inde yer alan bir rivâyette olayın bundan sonraki kısmı şöyle anlatılmaktadır: Adam:Seni benim elimden kim kurtarır? dedi. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-:Allah” cevabını verdi. Bunun üzerine adamın elinden kılıç düştü. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- kılıcı aldı ve: Peki şimdi seni benim elimden kim kurtaracak? buyurdu. Adam: İyi bir cezalandırıcı ol! dedi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: Allah’tan başka hak ilâh olmadığını ve benim Allah’ın elçisi olduğumu kabul ve itiraf eder misin?” dedi. Adam:Hayır, kabul etmem. Ancak seninle çarpışmamaya, seninle savaşacak herhangi bir topluluk içinde bulunmamaya söz veririm, dedi. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- adamı serbest bıraktı. O da arkadaşlarının yanına döndü ve onlara:En hayırlı kişinin yanından geliyorum, dedi.''Kafele'' sözü döndü,''Udâh'' Dikenli ağaç demektir.Semura dikenli büyük ağaç,''İhterata Seyf'' kılıcı kınından çıkardı.''Salten'' kınından çıkarılmış demektir.

Beşinci:Câbir b. Abdullah -radıyallahu anh-’den rivayet edildiğine göre o, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte Necid taraflarında bir gazvede bulunmuştu. Dönüşte Rasûlullah ile birlikteydi. Öğle vakti ağaçlık, çalılık bir vadiye geldiklerinde Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-…

"‏إن هذا اختراط علي سيفي وأنا نائم، فاسيقظت وهو في يده صلتا، قال‏:‏ من يمنعك منى‏؟‏ قلت‏:‏ الله-ثلاثا‏"

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 5 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 1576

"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Mekke'ye Kedâ'dan, Bathâ'nın yanındaki yukarı yoldan girdi ve aşağı yoldan da çıktı."

Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Mekke'ye Kedâ'dan, Bathâ'nın yanındaki yukarı yoldan girdi ve aşağı yoldan da çıktı."

دَخَلَ مَكَّةَ مِنْ كَدَاءٍ مِنَ الثَّنِيَّةِ الْعُلْيَا الَّتِي بِالْبَطْحَاءِ، وَيَخْرُجُ مِنَ الثَّنِيَّةِ السُّفْلَى‏.‏

Râvi: Abdullah b. Ömer + 8 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 987

‘’Onlara ilişme Ey Ebu Bekir! Çünkü bu günler bayram günleridir. Ve o günler Mina günleridir.’’

Aişe –radıyallahu anhâ-’dan rivayet edildiğine göre Ebu Bekir –radıyallahu anh-, iki küçük kız çocuğu Aişe’nin yanında def çalıp defe vurdukları halde Mina günlerinde (yani kurban bayramının ilk üç günlerinden birinde) iken onun yanına girdi. Ebu Bekir -radıyallahu anh- onlara çıkıştı. Nebi…

دَعْهُمَا يَا أَبَا بَكْرٍ فَإِنَّهَا أَيَّامُ عِيدٍ ‏"‏‏.‏ وَتِلْكَ الأَيَّامُ أَيَّامُ مِنًى‏.‏ وَقَالَتْ عَائِشَةُ رَأَيْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَسْتُرُنِي، وَأَنَا أَنْظُرُ إِلَى الْحَبَشَةِ وَهُمْ…

Râvi: Âişe + 4 başka rivayet Şerhli

Sahih Sünen-i Tirmizî 3103

Zeyd b. Sâbit -radıyallahu anh- şöyle demiştir: Ebû Bekr Yemâme'de şehîd olanların ölümünü müteâkib haber yollayıp beni çağırdı. Yanında Ömer b. Hattâb da bulunuyordu. Ebû Bekr bana şu sözleri söyledi: Ömer bana geldi ve: Yemâme gününün şiddetli harbinde Kur'ân hafızlarından birçoğu şehit oldu. Ben diğer harb sahalarında da harbin şiddetli olup Kur'ân hafızlarının şehit edilmelerinden, bu sebeble de Kur'ân'dan büyükçe bir kısmın zayi olup gitmesinden endîşe ediyorum. Binâenaleyh ben senin, Kur'ân'ın kitâb hâlinde toplanmasını emretmeni düşünüyorum, dedi. Ben Ömer'e: Rasûlullah'ın yapmadığı bir işi nasıl yaparsın? Dedim. Ömer: Vallahi bu hayırdır, dedi ve bana görüşüme başvurmaya devam etti. Nihayet Allah benim göğsümü bu işi için açtı ve ben de Ömer'in düşündüğü bu işte onun gibi düşündüm. Zeyd dedi ki: Bu sözlerden sonra Ebû Bekr, bana hitaben şunları söyledi: Sen genç ve akıllı bir erkeksin, biz seni hiçbir kusurla itham etmiyoruz. Sen Rasûlullah için vahyi yazıyordun. Buna binaen sen Kur'ân'ı ara ve onu bir araya topla! Zeyd buna karşı: Vallahi eğer bana dağlardan bir dağın nakledilmesini teklif etmiş olsalardı, o iş benim üzerime, bana emrettiği bu Kur'ân'ı toplama işinden daha ağır olmazdı, dedi. Zeyd dedi ki: Ben: Sizler, Rasûlullah'ın yapmadığı bir işi nasıl yapıyorsunuz? Dedim. Ebû Bekr: Allah'a yemîn ederim ki, bu hayırlı bir iştir, dedi ve Ebû Bekr bana gelmeye devam etti. Nihayet Allah, Ebû Bekir'le Ömer'in akıllarını yatırdığı ve göğüslerini ferahlandırdığı bu işe, benim de aklımı açtı ve gönlümü ferahlandırdı. Bunun üzerine ben de Kur'ân'ın ardına düşüp gereği gibi araştırdım ve onu yazılı bulunduğu hurma dallarından, ince taş levhalardan ve hafızların ezberlerinden topladım. Nihayet et-Tevbe Sûresi'nin sonunu Ebû Huzeyme el-Ensârî'nin yanında buldum. O âyeti ondan başka kimsenin yanında bulmadım. Bu âyet,(Andolsun size kendinizden öyle bir Peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatlidir, merhametlidir.)Tevbe suresi 128. ayetten sûrenin sonuna kadar devam eden âyetti. Neticede toplanan bu sahîfeler, tâ Allah kendisini vefat ettirinceye kadar Ebû Bekr'in yanında bulundu. Sonra hayâtı müddetince Ömer'in yanında kaldı. Bundan sonra Ömer'in kızı Hafsa’nın yanında kaldı.Buharî rivayet etmiştir.

Zeyd b. Sâbit -radıyallahu anh- şöyle demiştir: Ebû Bekr Yemâme'de şehîd olanların ölümünü müteâkib haber yollayıp beni çağırdı. Yanında Ömer b. Hattâb da bulunuyordu. Ebû Bekr bana şu sözleri söyledi: Ömer bana geldi ve: Yemâme gününün şiddetli harbinde Kur'ân hafızlarından birçoğu şehit oldu. Ben…

إِنَّ الْقَتْلَ قَدِ اسْتَحَرَّ بِقُرَّاءِ الْقُرْآنِ يَوْمَ الْيَمَامَةِ وَإِنِّي لأَخْشَى أَنْ يَسْتَحِرَّ الْقَتْلُ بِالْقُرَّاءِ فِي الْمَوَاطِنِ كُلِّهَا فَيَذْهَبَ قُرْآنٌ كَثِيرٌ وَإِنِّي أَرَى أَنْ تَأْمُرَ…

Râvi: Zeyd b. Sâbit + 9 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 4

Bir gün yürürken gökten bir ses işittim. Başımı kaldırıp baktığımda, Hira’da bana gelen meleği

«Bir gün yürürken gökten bir ses işittim. Başımı kaldırıp baktığımda, Hira’da bana gelen meleği gökle yer arasında bir taht üzerinde otururken gördüm. Ondan korkuya kapıldım ve geri dönerek: ‘Beni örtün, beni örtün!’ dedim. Bunun üzerine Allah Teâlâ, ‘Ey örtüsüne bürünen! Kalk ve uyar!’…

قَالَ ابْنُ شِهَابٍ وَأَخْبَرَنِي أَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَنَّ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ الأَنْصَارِيَّ، قَالَ ـ وَهُوَ يُحَدِّثُ عَنْ فَتْرَةِ الْوَحْىِ، فَقَالَ ـ فِي حَدِيثِهِ ‏"‏ بَيْنَا أَنَا…

+ 11 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 271a

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- helâya girdiğinde, ben ve benim yaşlarımda bir çocuk, içinde su bulunan bir su kabı (idâve) ile kısa uçlu bir mızrak (aneze) taşırdık. O da su ile istincâ (temizlik) yapardı

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- helâya girdiğinde, ben ve benim yaşlarımda bir çocuk, içinde su bulunan bir su kabı (idâve) ile kısa uçlu bir mızrak (aneze) taşırdık. O da su ile istincâ (temizlik) yapardı.

يَدْخُلُ الْخَلاَءَ فَأَحْمِلُ أَنَا وَغُلاَمٌ نَحْوِي إِدَاوَةً مِنْ مَاءٍ وَعَنَزَةً فَيَسْتَنْجِي بِالْمَاءِ ‏.‏

Râvi: Enes b. Mâlik + 4 başka rivayet Şerhli

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 1310

«Az amel işledi, çok ecir/sevap kazandı.»

Berâ b. Âzib -radıyallahu anh-'den rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e yüzü demir zırh ile kaplı bir kişi geldi ve; Ya Rasûlullah! Hemen harp edeyim de sonra mı Müslüman olayım? diye sordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- de: «Önce Müslüman…

وعن البراء رضي الله عنه قال أتى النبي صلى الله عليه وسلم رجل مقنع بالحديد، فقال يا رسول الله أقاتل أو أسلم‏؟‏ قال‏:‏ ‏"‏أسلم، ثم قاتل‏"‏ فأسلم، ثم قاتل فقتل، فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ عمل قليلا وأُجر…

Râvi: Berâ b. Âzib + 3 başka rivayet Şerhli

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 438

Amr b. Abese –radıyallahu anh-'ın Müslüman olma kıssası ve Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem-’in kendisine namaz kılmayı ve abdest almayı öğretmesi.

Amr b. Abese –radıyallahu anh- anlatıyor: Ben cahiliye döneminde insanların sapıklık üzere bulunduğu ve haktan bir paylarının olmadığını biliyordum. Çünkü onlar putlara tapmaktaydılar. Derken Mekke'de bir kişinin ortaya çıktığı ve bazı haberler verdiğini duydum. Derhal bineğimin üstüne atlayıp…

وعن أبي نجيح عمرو بن عبسة -بفتح العين والباء- السلمي، رضي الله عنه ، قال‏:‏ كنت وأنا في الجاهلية أظن أن الناس على ضلالة، وأنهم ليسوا على شئ، وهم يعبدون الأوثان، فسمعت برجل بمكة يخبر أخباراً، فقعدت على راحلتى، فقدمت…

Râvi: Amr ibn Abasa + 3 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 5217

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ölümüne sebep olan hastalığa zamanında şöyle soruyurdu: " Ben yarın nerede olacağım, ben yarın nerede olacağım" Âişe'nin gününü kastediyordu. Nerde olmak istediği hususta hanımları ona izin verdi.

Âişe -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ölümüne sebep olan hastalığı zamanında şöyle soruyurdu: " Ben yarın nerede olacağım, ben yarın nerede olacağım" Âişe'nin gününü kastediyordu. İstediği yerde kalma hususunda hanımları ona…

يَسْأَلُ فِي مَرَضِهِ الَّذِي مَاتَ فِيهِ ‏"‏ أَيْنَ أَنَا غَدًا أَيْنَ أَنَا غَدًا ‏"‏‏.‏ يُرِيدُ يَوْمَ عَائِشَةَ، فَأَذِنَ لَهُ أَزْوَاجُهُ يَكُونُ حَيْثُ شَاءَ، فَكَانَ فِي بَيْتِ عَائِشَةَ حَتَّى مَاتَ عِنْدَهَا‏.‏…

Râvi: Âişe + 4 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 1359b

Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- fetih yılında Mekke'ye, başında siyah bir sarıkla girmiştir.

Cabir -radıyallahu anh-'den- rivayet olunduğuna göre; Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- fetih yılında Mekke'ye, başında siyah bir sarıkla girmiştir. Ebu Said Amr b. Hureys -radıyallahu anh- rivayet ediyor: Sanki ben şu an Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-'e bakıyor ve onu görüyor…

كَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى الْمِنْبَرِ وَعَلَيْهِ عِمَامَةٌ سَوْدَاءُ قَدْ أَرْخَى طَرَفَيْهَا بَيْنَ كَتِفَيْهِ ‏.‏

Râvi: Amr ibn Hurayth + 7 başka rivayet Şerhli

23 Ekim 2026 Cuma 12 جمادى الأولى 1448 هـ