Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma-'dan merfu olarak rivayet edildiğine göre, "Rasulullah –sallallahu aleyhi ve sellem- Şigar (suretiyle nikâh)’ı yasaklamıştır.
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- minberde iken sadaka vermekten, iffetli olmaktan (kimseye muhtaç görünmemekten) ve istemekten (dilenmekten) söz ederek şöyle buyurdu: «Veren el, alan elden daha hayırlıdır. Veren el (infak eden) eldir; alan el ise isteyen (dilenen) eldir.»
«Allah -Azze ve Celle- Kıyamet Günü gelmiş geçmiş bütün insanları bir araya toplayacaktır. Her hain için (ihanetini teşhir eden) bir sancak dikilir ve: 'İşte bu, falan oğlu falanın ihanetidir!' denilir.»
Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma-’dan merfu olarak rivâyet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Bir kimse, başka bir kimseyi oturduğu yerden kaldırıp sonra onun yerine kendisi oturmasın. Fakat açılarak halkayı genişletiniz.»
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, fıtır sadakasını Müslüman olan; köle, hür, erkek, kadın, küçük veya büyük herkese bir sâ' hurma veya bir sâ' arpa olarak farz kıldı ve bu sadakanın, insanlar bayram namazına çıkmadan önce verilmesini emretti.
فَرَضَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم زَكَاةَ الْفِطْرِ صَاعًا مِنْ تَمْرٍ، أَوْ صَاعًا مِنْ شَعِيرٍ عَلَى الْعَبْدِ وَالْحُرِّ، وَالذَّكَرِ وَالأُنْثَى، وَالصَّغِيرِ وَالْكَبِيرِ مِنَ الْمُسْلِمِينَ، وَأَمَرَ بِهَا…
İbn Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: Sizden birisi düğün yemeğine davet edilirse hemen icabet etsin.
«Vasiyet edeceği bir şeyi bulunan Müslüman bir kimsenin, vasiyeti yazılı olarak yanında bulunmaksızın üç gece geçirmesi uygun değildir. Bunun üzerine Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma- şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i bunu söylerken işittiğim günden beri, vasiyetim…
«Her sarhoşluk veren şey içkidir ve her sarhoşluk veren şey haramdır. Bir kimse içkiyi dünyada içer de ona devam ederek tövbe etmeden ölürse; ahirette onu içemez.»
İbn Ömer -radıyallahu anhuma-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Zulüm, kıyamet gününde zâlime zifiri karanlık olacaktır.» Câbir -radıyallahu anh-’ dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-…
عن ابن عمر رضي الله عنهما مرفوعا: «الظلم ظلمات يوم القيامة». عن جابر رضي الله عنهما مرفوعا: «اتقوا الظلم، فإن الظلم ظلمات يوم القيامة، واتقوا الشُّحَ؛ فإنه أَهْلَكَ من كان قبلكم».
Gaybın anahtarları beş tanedir: {Kıyamet saati hakkındaki bilgi yalnız Allah’ın katındadır; O, yağmuru indirir ve rahimlerde bulunanı bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez; hiçbir kimse nerede öleceğini bilemez. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, her şeyden haberdardır.}
Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre:Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ''Allah'ım saçını (kazıtarak) tıraş edenlere rahmet et! diye dua etti.Sahabiler: Ey Allah'ın Rasulü! Kısaltanlara da (Allah'ın rahmetini dile) dediler. Allah'ım saçını tıraş edenlere rahmet et…
Abdullah b. Ömer –radıyallahu anh-’tan şöyle rivayet edilmiştir: Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-’e sözünü dinleyip itaat etmek üzere biat ettiğimiz zaman bize: ‘’Gücünüz yettiği kadar’’ buyururdu.
إِذَا بَايَعْنَا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى السَّمْعِ وَالطَّاعَةِ يَقُولُ لَنَا " فِيمَا اسْتَطَعْتَ "
Abdullah b. Ömer -radıyallahu anh- rivayet ediyor, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- Hayber (topraklarından) çıkan ekin ve hurmanın yarıya bölüştürülmesi üzerine Hayber halkı ile anlaşarak çalışmalarına izin verdi.
İbn Ömer -radıyallahu anhumâ'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: "Güneşin hâcibi (ışığı) göründüğü vakit, güneş iyice meydana çıkıncaya kadar namazı bırakınız. Güneşin ışığı battığı zaman da ta kayboluncaya kadar namazı yine…
''Cemaat Küba'da sabah namazını kılarken aniden onlara biri gelip: Gerçekten bu gece Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'e Kur'an indirildi ve Kâbe’ye doğru dönmesi emrolundu. Dolayısıyla siz de Kâbe’ye dönün!'' dedi. Bu sırada Kubalıların yüzleri, Şam bölgesine doğru bulunuyordu. Bu ifade üzerine…
"Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle dedi: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- müzâbene'yi yasakladı. Müzâbene, yaş hurmayı ölçeğe vurarak kuru hurma mukabili satmaktır. Keza taze üzümü ölçeğe vurarak kuru üzüm karşılığında satmaktır."
Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma- anlatıyor: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- altından bir yüzük yaptırdı. Yüzüğü taktığı zaman kaşını avucunun içine doğru takardı. Bunu gören sahabiler de aynı şekilde birer altın yüzük edindiler. Onların bu halini gören Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve…
Sâlim b. Abdillah b. Ömer b. el-Hattâb -radıyallahu anhum'un- babasından rivayet ettiğine göre Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «O (yani Abdullah) ne güzel bir adamdır. Keşke gece kalkıp da namaz kıl (mayı adet edin)seydi.» Salim dedi ki: «Bunun üzerine (babam)…
كَانَ الرَّجُلُ فِي حَيَاةِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا رَأَى رُؤْيَا قَصَّهَا عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَتَمَنَّيْتُ أَنْ أَرَى رُؤْيَا أَقُصُّهَا عَلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ…
«Ramazan hilâlini gördüğünüz zaman oruca başlayın ve şevval hilalini gördüğünüz zaman bayram edin. Eğer hava kapalı olur da hilali göremezseniz, onu takdir edin. (Oruca başlamak için şaban ayını, bayram yapmak için de ramazan ayını otuz gün olarak takdir edin.)»
İbn Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet olunduğuna göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Gece ve gündüz namazı ikişer (rekat) ikişer (rekât)dir.»
Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- gönderdiği seriyyelerin bazılarına ordunun geneline yapılan taksimden ayrı olarak nefel (ganimetten mal) verirdi."
Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma- Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in sabah namazının son rekatında rükûdan başını kaldırıp; «Semiallâhu limen hamideh. Rabbena ve leke'l-hamd» dedikten sonra; «Allah'ım! Falana ve falana lanet et!» diye beddua ettiğini işitmiştir. Bunun üzerine Allah…
«Şüphesiz sizden biri öldüğünde, sabah ve akşam ona (Cennet ve Cehennem'de ona ait olan) yeri gösterilir. Eğer cennetliklerden ise, kendisine Cennet ehlinin varıp yerleşeceği yer gösterilir, eğer cehennemliklerden ise, kendisine Cehennem ehlinin varıp yerleşeceği yer gösterilir ve ona: 'Allah seni…
Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'in gazvelerinden birinde bir kadın öldürülmüş olarak bulundu. Bunun üzerine Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- kadınlarla çocukların öldürülmesini yasakladı.
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in telbiyesi şöyleydi: «Buyur Allah'ım! Tekrar emrine amadeyim buyur. Senin hiçbir ortağın yoktur, buyur. Şüphesiz hamt sana mahsustur. Nimet de, mülk de senindir. Senin hiçbir ortağın yoktur.» Ravi dedi ki: Abdullah İbn Ömer -radıyallahu anhuma- buna şunu…
Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Mekke'ye Kedâ'dan, Bathâ'nın yanındaki yukarı yoldan girdi ve aşağı yoldan da çıktı."
Abdullah İbn Ömer -radıyallahu anhuma- söyle dedi: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- akşamla yatsı namazını cem etti, her biri için kamet getirdi, aralarında ve onlardan birinin akabinde nafile namaz kılmadı.
جَمَعَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بَيْنَ الْمَغْرِبِ وَالْعِشَاءِ بِجَمْعٍ، كُلُّ وَاحِدَةٍ مِنْهُمَا بِإِقَامَةٍ، وَلَمْ يُسَبِّحْ بَيْنَهُمَا وَلاَ عَلَى إِثْرِ كُلِّ وَاحِدَةٍ مِنْهُمَا.
İbn Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet olunduğuna göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: "En büyük yalanlardan birisi de kişinin görmediği şeyleri gözünün gördüğünü söylemesidir."