أَخْبَرَنَا هَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنَا مَعْنٌ، قَالَ حَدَّثَنَا مَالِكٌ، عَنْ نَافِعٍ، ح وَالْحَارِثُ بْنُ مِسْكِينٍ قِرَاءَةً عَلَيْهِ وَأَنَا أَسْمَعُ، عَنِ ابْنِ الْقَاسِمِ، قَالَ مَالِكٌ حَدَّثَنِي نَافِعٌ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
نَهَى عَنِ الشِّغَارِ
Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma-'dan merfu olarak rivayet edildiğine göre, "Rasulullah –sallallahu aleyhi ve sellem- Şigar (suretiyle nikâh)’ı yasaklamıştır.
Rivayet eden: Nesâî (No. 3337, 3334), Buhârî (No. 5112), Müslim (No. 1415a, 1415b, 1415c), Ebû Dâvûd (No. 2074), Tirmizî (No. 1124), İmâm Mâlik (No. 1118) ve Ahmed b. Hanbel (No. 4297, 4463, 5037).
Nikâh akdinde asıl olan, kadına mehir vererek akdin tamamlanmasıdır. Kadının kendini sunmasına karşı verilen bir karşılıktır. Bunu için de Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem- babaların/velilerin kızlarına zulmettikleri bu cahiliye nikâhını yasaklamıştır. Onları, faydası kendilerine dönecek olan mehir olmadan evlendiriyorlardı. Onları, (babalarının kendi) isteklerinin ve arzularının razı olduğu eşlerine takdim edip veriyorlardı/kurban ediyorlardı. Onları da kızlarıyla mehir olmadan evlendirmeleri şartıyla bunu yapıyorlardı. İşte bu zulumdür, Allah’ın indirmediği bir şekilde onların avretlerinde yapılan bir tasarruftur/yetki kullanımıdır. Böyle olduğu zaman o haramdır ve batıldır/hükümsüzdür.
Arapça açıklama
الأصل في عقد النكاح أنه لا يتم إلا بصداق للمرأة، يقابل ما تبذله من نفسها.
ولهذا فإن النبي صلى الله عليه وسلم نهى عن هذا النكاح الجاهلي، الذي يظلم به الأولياء مولياتهم، إذ يزوجونهن بلا صداق يعود نفعه عليهن، وإنما يبذلونهن بما يُرضي رغباتهم وشهواتهم، فيقدمونهن إلى الأزواج، على أن يزوجوهم مولياتهم بلا صداق.
فهذا ظلم وتصرف في فروجهن بغير ما أنزل الله، وما كان كذلك فهو محرم باطل.
النهي عن نكاح الشغار، والنهي يقتضي الفساد، فهو غير صحيح.
أن العلة في تحريمه وفساده، هو خلوه من الصداق المسمى، ومن صداق المثل، وأشار إليه بقوله: [وليس بينهما صداق].