İçeriğe geç

Mürselât Suresi 16. Ayet

سورة المرسلات، الآية ١٦

77:16 29. cüz 58. hizb Mushaf’ta 580. sayfa Mekki sure

77:16 ayetinin metni

أَلَمْ نُهْلِكِ ٱلْأَوَّلِينَ ۝١٦

Okunuşu

alam nuh'liki l-awalīna

Meal

Biz, öncekileri helak etmedik mi?

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Mürselât Suresi’nin 16. ayeti (77:16) Mekki bir surededir; 29. cüzde, Mushaf’ın 580. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Mürselât Suresi 16. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

16. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Biz, Allah'a karşı inkârcı oldukları ve resulleri yalanladıkları zaman geçmiş ümmetleri helak etmedik mi?

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 16–19. ayetler

16-18. Yani biz öncekilerden yalanlayanları helâk etmedik mi? Daha sonra gelenler arasından yine yalanlayanları helâk ederek bunları öncekilerin peşine katıyoruz. İşte Allah'ın her bir günahkâr hakkında önceden de sonradan da uygulayageldiği sünneti/kanunu budur. Günahkârların cezalandırılması kaçınılmaz bir şeydir. Niçin görüp duyduğunuz şeylerden gereği gibi ibret almıyorsunuz? 19. “O gün” gördükleri bunca âyet ve belgelere, ibretlik ceza örneklerine rağmen “yalanlayanların vay haline!”

Mürselât Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

76:26 ile 77:19 arasındaki ayetlerle ilgilidir (Mushafın 580. sayfası).

  • Dünyaya bağlanmanın ve ahireti unutmanın tehlikesi ifade edilmiştir.
  • Kulun dilemesi, Allah'ın dilemesine bağlıdır.
  • Yalancıların helak edilmesi ilahi bir kanundur.

16. ayetin diğer mealleri

Evvelkileri helak etmedik mi?

Biz, (bunlar gibi inkârcı olan) öncekileri helâk etmedik mi?

Biz, öncekileri helak etmedik mi?

16. ayet kelime kelime

  1. أَلَمْ alam helak etmedik mi?
  2. نُهْلِكِ nuh'liki ه ل ك
  3. ٱلْأَوَّلِينَ l-awalīna öncekileri أ و ل

16. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Kehf 18:47

    وَيَوْمَ نُسَيِّرُ ٱلْجِبَالَ وَتَرَى ٱلْأَرْضَ بَارِزَةً وَحَشَرْنَٰهُمْ فَلَمْ نُغَادِرْ مِنْهُمْ أَحَدًا

    Dağları yürüteceğimiz ve senin yeryüzünü dümdüz göreceğin günü bir hatırla. Biz onları mahşerde toplarız da içlerinden hiçbirini bırakmayız.

  • Mâide 5:109

    يَوْمَ يَجْمَعُ ٱللَّهُ ٱلرُّسُلَ فَيَقُولُ مَاذَآ أُجِبْتُمْ قَالُوا۟ لَا عِلْمَ لَنَآ إِنَّكَ أَنتَ عَلَّٰمُ ٱلْغُيُوبِ

    Allah peygamberleri toplayacağı gün: “Size ne cevap verildi?” buyuracak, onlar da: “Bizim hiçbir bilgimiz yok. Şüphesiz gaybları çok iyi bilen ancak sensin.” diyecekler.

  • Zümer 39:69

    وَأَشْرَقَتِ ٱلْأَرْضُ بِنُورِ رَبِّهَا وَوُضِعَ ٱلْكِتَٰبُ وَجِا۟ىٓءَ بِٱلنَّبِيِّـۧنَ وَٱلشُّهَدَآءِ وَقُضِىَ بَيْنَهُم بِٱلْحَقِّ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

    Yeryüzü, Rabbinin nuruyla aydınlanır. Kitap (amel defterleri) ortaya konur. Peygamberler ve şahitler getirilir ve zulme uğratılmaksızın aralarında adaletle hüküm verilir.

  • İbrâhîm 14:47–48

    فَلَا تَحْسَبَنَّ ٱللَّهَ مُخْلِفَ وَعْدِهِۦ رُسُلَهُۥٓ إِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ ذُو ٱنتِقَامٍ …

    Sakın Allah’ın, peygamberlerine verdiği sözden döneceğini sanma! Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir. …

Daha fazlası

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ