إِذَا ٱلسَّمَآءُ ٱنفَطَرَتْ ١ وَإِذَا ٱلْكَوَاكِبُ ٱنتَثَرَتْ ٢ وَإِذَا ٱلْبِحَارُ فُجِّرَتْ ٣ وَإِذَا ٱلْقُبُورُ بُعْثِرَتْ ٤ عَلِمَتْ نَفْسٌ مَّا قَدَّمَتْ وَأَخَّرَتْ ٥
Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile.
1-3. Yani semâ çatlayıp yarıldığı, yıldızları etrafa dağıldığı ve güzellikleri kaybolduğu, denizler kaynayıp taşarak tek bir deniz haline getirildiği zaman;
4-5. Kabirler içerisindeki ölüler dışarı çıkartılmak sureti ile alt-üst edildiği ve Allah’ın huzurunda amellerinin karşılıklarının verilmesi için de hesaplarının görüleceği yere haşredildikleri zaman;
İşte o vakit perde açılacak, gizlilikler ortadan kalkacak, her bir nefis sahip olduğu kârı ve zararı bilmiş olacaktır.
İşte o vakit, zalim kendi elleriyle yaptıklarını görüp de ebedi bedbahtlığın kaçınılmaz olduğunu ve sonsuz azaptan kurtulmanın imkânsızlığını gördüğünde pişmanlıktan ellerini ısıracaktır.
İşte o vakit salih ameller işlemiş bulunan takvâ sahipleri, pek büyük kurtuluşa mazhar olacak, ebedi nimetlere nail olacak ve cehennem azabından kurtulacaklardır.