De ki: "Ey kavmim! Siz elinizden geleni yapın. Şüphesiz ben de yapacağım. Bu yurdun akıbetinin kim için olduğunu öğreneceksiniz. Gerçek şu ki, zalimler asla kurtuluşa eremezler."
En’âm Suresi’nin 135. ayeti (6:135) Mekki bir surededir; 8. cüzde, Mushaf’ın 145. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
En’âm Suresi 135. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
135. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Resul!- De ki: “Ey kavmim! İçinde bulunduğunuz küfür ve sapıklık üzerine gittiğiniz yolda kalmaya devam edin. Şüphesiz ben kesinlikle mazurum ve apaçık beyanda bulunarak sizlerin üzerine hücceti ikame ettim. Sizlerin küfür ve sapıklığını umursamıyorum. Bilakis ben de kendi üzerinde olduğum hak yolda kalmaya devam edeceğim. Muhakkak sizler de dünyada zaferin kimin olacağını, yeryüzüne kimlerin mirasçı kalacağını ve ahiret yurdunun kimlere ait olacağını öğreneceksiniz.” Muhakkak müşrikler ne bu dünyada, ne de ahirette kurtuluşa erebileceklerdir. Bilakis, dünyada zevk aldıkları şeylerin tadını çıkarmış olsalar bile, onların akıbeti hüsrandır.
135. Ey Peygamber! Sen kavmini Allah’a davet edip de onlara akıbetlerini ve Allah’ın onlar üzerindeki haklarını açıkladığın zaman Allah’ın emrine uymayı kabul etmeyip hevalarına uymayı tercih eder ve şirkleri üzere devam ederlerse onlara “de ki: Ey kavmim! Kendi yolunuzca” Yani üzerinde olduğunuz bu halinize ve kendiniz için beğendiğiniz duruma uygun olarak “yapacağınızı yapın, ben de” Allah’ın emrine uygun olarak yapacağımı “yapacağım” ve Allah’ı razı edecek şeylere uyacağım. “Bu yurdun sonunun kimin” Benim mi yoksa sizin mi? “olacağını yakında bileceksiniz.” Bu ifadeler çok ileri derecede … Devamını oku
Kulların, günah ve ibadet olan amellerindeki mertebelerinin farklı olması, onların ceza ve sevap derecelerin de farklı mertebelerde olmalarını gerektirmiştir.
Şeytana uymak fıtrattan şaşmayı gerektirir. Hatta bu durum öyle bir hal alır ki, kişi evlatlarını öldürmek, Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'ya putları eşdeğer tutmak gibi çirkin şeyleri hoş görmeye başlar.
135. ayetin diğer mealleri
De ki: Ey kavmim! Durumunuz gereği yapabileceğinizi yapın. Ben de (kendime göre) yapacağımı yapacağım. Ahiret yurdundaki güzel sonun kim için olduğunu öğreneceksiniz. Gerçek şu ki: Zalimler kurtuluşa eremez.
De ki: Ey kavmim! Elinizden geleni yapın! Ben de yapacağım! Yurdun (dünyanın) sonunun kimin lehine olduğunu yakında bileceksiniz. Gerçek şu ki, zalimler iflah olmazlar.
De ki: "Ey kavmim! Gücünüz yettiğince yapacağınızı yapın, ben de yapıyorum. Yakında (dünya) yurdunun sonunun kimin olduğunu bileceksiniz. Muhakkak zalimler kurtuluşa eremezler".
Kâfîr olanlar peygamberlerine; “Andolsun, ya sizi yurdumuzdan çıkaracağız, ya da bizim dinimize dönersiniz” dediler. Rableri de onlara şöyle vahyetti: “Biz zalimleri mutlaka yok edeceğiz.” …
Allah, içinizden iman edenlere ve salih ameller işleyenlere, kendilerinden öncekileri hükümran kıldığı gibi, onları da yeryüzünde hükümran kılacağını, kendileri için seçip beğendiği dinlerini onlar için güçlendirip yerleştireceğini ve korkulu hallerini güvene çevireceğini vadetmiştir. Bana hiçbir şeyi ortak koşmaksızın ibadet ederler. Bundan sonra artık kim kâfir olursa onlar fasıkların ta kendileridir.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Ey halkım! Elinizden gelen, her şeyi yapın, ben de yapacağım. Kime rezil edici bir azabın geleceğini, kimin yalancı olduğunu bileceksiniz. Bekleyin, doğrusu ben de sizinle bekliyorum.
Evinde bulunduğu kadın (gönlünü ona kaptırıp) ondan arzuladığı şeyi elde etmek istedi ve kapıları kilitleyerek, “Haydi gelsene!” dedi. O ise, “Allah’a sığınırım, çünkü o (kocan) benim efendimdir, bana iyi baktı. Şüphesiz zalimler kurtuluşa eremezler.” dedi.