İçeriğe geç

Cin Suresi 17. Ayet

سورة الجن، الآية ١٧

72:17 29. cüz 58. hizb Mushaf’ta 573. sayfa Mekki sure

72:17 ayetinin metni

لِّنَفْتِنَهُمْ فِيهِ وَمَن يُعْرِضْ عَن ذِكْرِ رَبِّهِۦ يَسْلُكْهُ عَذَابًا صَعَدًا ۝١٧

Okunuşu

linaftinahum fīhi waman yuʿ'riḍ ʿan dhik'ri rabbihi yasluk'hu ʿadhāban ṣaʿadan

Meal: Rowwad Tercüme Merkezi

Bununla onları imtihan ederiz. Kim de Rabbinin zikrinden yüz çevirirse, onu çok ağır bir azaba sokar.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Cin Suresi’nin 17. ayeti (72:17) Mekki bir surededir; 29. cüzde, Mushaf’ın 573. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Cin Suresi 17. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

17. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

“Allah’ın nimetlerine şükür mü ediyorlar? Yoksa onları inkâr mı ediyorlar?” diye orada muhakkak onları imtihan ederiz. Kim Kur’an’dan ve içinde bulunan öğütlerden yüz çeviriyorsa, Rabbi onu tahammül edemeyeceği ağır bir azaba sokar.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 15–17. ayetler

15. “Haktan sapan zalimlere gelince onlar da cehenneme odun olurlar.” Bu da amellerinin bir karşılığıdır. Allah’ın onlara zulmetmesinin bir sonucu değildir. 16. “Eğer o (kafirler, İslam) yolunda” o mükemmel yolda “dosdoğru yürüselerdi Biz elbette onlara” afiyetle “bol su verirdik.” Ancak bundan onları alıkoyan sadece zulüm ve haksızlıklarıdır. 17. “Böylece onları sınardık.” Kimin doğru, kimin yalancı olduğunu ortaya çıkarmak maksadı ile onları sınayalım diye böyle yapardık. “Kim Rabbinin Zikrinden/Kur'ân’dan yüz çevirirse O, onu çetin bir azaba sokar.” Yani kim Allah’ın Kitabı demek olan Zikrinden, öğüdünden yüz çevirip de ona uymaz, ona itaat etmezse, aksine onu bırakıp başka şeylerle oyalanır, ondan gafil kalırsa Allah, onu son derece çetin ve ağır bir azaba sokar.

Cin Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Cin suresinin 14-28. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 573. sayfası).

  • Zulüm, cehenneme girmeye sebep olur.
  • Güzel amaçların hasıl olması için dosdoğru olmanın önemi ifade edilmiştir.
  • Vahiy, şeytanların zarar verme çabalarından korunmuştur.

17. ayetin diğer mealleri

Şaban Piriş

Bununla onları imtihan ederiz. Kim Rabbinin zikrinden yüz çevirirse, onu çok ağır bir azaba sokar.

Ali Özek ve arkadaşları

Bu hususta kendilerini denememiz için kim Rabbinin zikrinden yüz çevirirse, (Rabbin) onu gitgide artan çetin bir azaba uğratır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ki onları onunla sınayalım. Kim Rabbini anmaktan yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe yükselen bir azaba sokar.

17. ayet kelime kelime

  1. لِّنَفْتِنَهُمْ linaftinahum onları sınayalım diye
  2. فِيهِ fīhi onunla
  3. وَمَن waman ve kim
  4. يُعْرِضْ yuʿ'riḍ yüz çevirirse
  5. عَن ʿan anmaktan
  6. ذِكْرِ dhik'ri
  7. رَبِّهِۦ rabbihi Rabbini
  8. يَسْلُكْهُ yasluk'hu onu sokar
  9. عَذَابًا ʿadhāban bir azaba
  10. صَعَدًا ṣaʿadan alt eden

17. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Mâide 5:66

    وَلَوْ أَنَّهُمْ أَقَامُوا۟ ٱلتَّوْرَىٰةَ وَٱلْإِنجِيلَ وَمَآ أُنزِلَ إِلَيْهِم مِّن رَّبِّهِمْ لَأَكَلُوا۟ مِن فَوْقِهِمْ وَمِن تَحْتِ أَرْجُلِهِم مِّنْهُمْ أُمَّةٌ مُّقْتَصِدَةٌ وَكَثِيرٌ مِّنْهُمْ سَآءَ مَا يَعْمَلُونَ

    Eğer onlar, Tevrat’ı, İncil’i ve Rablerinden kendilerine indirilen Kur’an’ı gereğince uygulasalardı üstlerinden ve ayakları altından (rızıklarını) yerlerdi. İçlerinden orta yolu tutan bir ümmet varsa da bir çoğunun yapmakta oldukları pek kötüdür.

  • A’râf 7:96

    وَلَوْ أَنَّ أَهْلَ ٱلْقُرَىٰٓ ءَامَنُوا۟ وَٱتَّقَوْا۟ لَفَتَحْنَا عَلَيْهِم بَرَكَٰتٍ مِّنَ ٱلسَّمَآءِ وَٱلْأَرْضِ وَلَٰكِن كَذَّبُوا۟ فَأَخَذْنَٰهُم بِمَا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ

    Eğer (yalanlayan) memleketlerin halkı iman edip, takvalı olsalardı; biz de onlara gökten ve yerden bereketler açardık. Fakat yalanladılar. Bu sebeple onları yapmakta olduklarıyla yakaladık.

  • En’âm 6:44

    فَلَمَّا نَسُوا۟ مَا ذُكِّرُوا۟ بِهِۦ فَتَحْنَا عَلَيْهِمْ أَبْوَٰبَ كُلِّ شَىْءٍ حَتَّىٰٓ إِذَا فَرِحُوا۟ بِمَآ أُوتُوٓا۟ أَخَذْنَٰهُم بَغْتَةً فَإِذَا هُم مُّبْلِسُونَ

    Verilen öğütleri unuttukları bir sırada, her şeyin kapılarını onlara açtık. Kendilerine verilenler ile şımarıp azdıkları zaman, onları ansızın bütün ümitlerini yitirmiş bir halde yakaladık.

  • Mü’minûn 23:55–56

    أَيَحْسَبُونَ أَنَّمَا نُمِدُّهُم بِهِۦ مِن مَّالٍ وَبَنِينَ …

    Zannediyorlar mı ki kendilerine mal ve oğullar sunduk diye? …

Daha fazlası