İçeriğe geç

Mü’minûn Suresi 55. Ayet

سورة المؤمنون، الآية ٥٥

23:55 18. cüz 35. hizb Mushaf’ta 345. sayfa Mekki sure

23:55 ayetinin metni

أَيَحْسَبُونَ أَنَّمَا نُمِدُّهُم بِهِۦ مِن مَّالٍ وَبَنِينَ ۝٥٥

Okunuşu

ayaḥsabūna annamā numidduhum bihi min mālin wabanīna

Meal

Zannediyorlar mı ki kendilerine mal ve oğullar sunduk diye?

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Mü’minûn Suresi’nin 55. ayeti (23:55) Mekki bir surededir; 18. cüzde, Mushaf’ın 345. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Mü’minûn Suresi 55. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

55. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Sahip oldukları ile sevinip duran bu gruplar dünya hayatında kendilerine vermiş olduğumuz mal ve evlatları, hak ettikleri iyiliklerin bir an önce verilmiş karşılığı mı zannediyorlar? Hayır! Durum onların zannettiği gibi değildir. Biz onlara, bunları ancak bir oyalama ve onları bu şekilde tutmak için veriyoruz. Fakat onlar, bunun farkında değillerdir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 55–56. ayetler

55-56. “Kendilerine mal ve oğullar veriyoruz diye onların iyiliğine koşturduğumuzu mu sanıyorlar?” Yani bunlar kendilerine çokça mal ve evlat verişimizin, kendilerinin hayır üzere ve bahtiyar kimseler olduklarının, dünya ve âhirette kendilerini hayrın beklediğinin delili olduğunu mu sanıyorlar? Ancak durum onların zannettikleri gibi değildir. “Hayır, onlar (gerçeğin) farkında değiller.” Kendilerine mühlet versek bile onları ihmal etmeyeceğimizin farkında değiller. Bizim onlara mühlet verişimiz günahları daha da artsın, âhiretteki cezaları çoğalsın, kendilerine verilenler dolayısı ile şımarsınlar diyedir. “Nihâyet kendilerine verilenler dolayısı ile şımarınca ansızın onları (azapla) yakalayıverdik.” (el-En’am, 6/44)

Mü’minûn Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Mü’minûn suresinin 43-59. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 345. sayfası).

  • Büyüklenmek, hakka muvaffak kılınmaya engel olan bir durumdur.
  • Helal ve temiz şeyleri yemenin, kalp ve amellerin güzel ve düzgün olmasına etkisi vardır.
  • Bütün peygamberlerin dini ve daveti tevhit (Allah'ı birlemek) dir.
  • Fâcir bir kimsenin nimetlendirilmesi ona bir ikram değil; ancak onu bir oyalamadır.

55. ayetin diğer mealleri

Zannediyorlar mı ki kendilerine mal ve oğullar sunduk diye.

Sanıyorlar mı ki, onlara verdiğimiz servet ve oğullar ile

Sanıyorlar mı ki, onlara verdiğimiz servet ve oğullar ile,

55. ayet kelime kelime

  1. أَيَحْسَبُونَ ayaḥsabūna onlar sanıyorlar mı?
  2. أَنَّمَا annamā ile
  3. نُمِدُّهُم numidduhum kendilerine verdiğimiz
  4. بِهِۦ bihi mal
  5. مِن min
  6. مَّالٍ mālin
  7. وَبَنِينَ wabanīna ve oğullar

55. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Sebe’ 34:35

    وَقَالُوا۟ نَحْنُ أَكْثَرُ أَمْوَٰلًا وَأَوْلَٰدًا وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّبِينَ

    Yine; “Bizim mallarımız ve çocuklarımız daha çoktur. Bize azap edilmeyecektir.” demişlerdi.

  • Tevbe 9:55

    فَلَا تُعْجِبْكَ أَمْوَٰلُهُمْ وَلَآ أَوْلَٰدُهُمْ إِنَّمَا يُرِيدُ ٱللَّهُ لِيُعَذِّبَهُم بِهَا فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَتَزْهَقَ أَنفُسُهُمْ وَهُمْ كَٰفِرُونَ

    Artık onların malları da evlatları da seni imrendirmesin. Doğrusu Allah, bunlar yüzünden dünya hayatında onları azaba uğratmayı ve canlarının, kâfirler olarak, güçlükle çıkmasını ister.

  • Âl-i İmrân 3:178

    وَلَا يَحْسَبَنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَنَّمَا نُمْلِى لَهُمْ خَيْرٌ لِّأَنفُسِهِمْ إِنَّمَا نُمْلِى لَهُمْ لِيَزْدَادُوٓا۟ إِثْمًا وَلَهُمْ عَذَابٌ مُّهِينٌ

    Kâfirler, kendilerine vermiş olduğumuz mühletin sakın kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz, onların ancak günahları artsın diye ömürlerini uzatıyoruz. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

  • Kalem 68:44–45

    فَذَرْنِى وَمَن يُكَذِّبُ بِهَٰذَا ٱلْحَدِيثِ سَنَسْتَدْرِجُهُم مِّنْ حَيْثُ لَا يَعْلَمُونَ …

    Artık beni ve bu sözü yalanlayanları baş başa bırak. Biz onları bilmeyecekleri bir yerden derece derece azaba yaklaştıracağız. …

  • Müddessir 74:11–16

    ذَرْنِى وَمَنْ خَلَقْتُ وَحِيدًا …

    Beni, yarattığım kişiyle baş başa bırak. …

  • Sebe’ 34:37

    وَمَآ أَمْوَٰلُكُمْ وَلَآ أَوْلَٰدُكُم بِٱلَّتِى تُقَرِّبُكُمْ عِندَنَا زُلْفَىٰٓ إِلَّا مَنْ ءَامَنَ وَعَمِلَ صَٰلِحًا فَأُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ جَزَآءُ ٱلضِّعْفِ بِمَا عَمِلُوا۟ وَهُمْ فِى ٱلْغُرُفَٰتِ ءَامِنُونَ

    Bizim katımızda sizi (bize) yaklaştıracak olan ne mallarınız, ne de evlatlarınızdır. Ancak iman edip salih amellerde bulunanlar başka. İşte onlar için işlediklerine karşılık kat kat mükâfat vardır. Onlar Cennet köşklerinde güven içindedirler.

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ