qāla mūsā liqawmihi is'taʿīnū bil-lahi wa-iṣ'birū inna l-arḍa lillahi yūrithuhā man yashāu min ʿibādihi wal-ʿāqibatu lil'muttaqīna
Meal
Mûsâ kavmine: “Allah’tan yardım dileyin ve sabredin. Şüphesiz ki yeryüzü Allah’ındır, kullarından dilediğine onu miras verir. İyi akıbet ise, takvâ sahiplerinin olacaktır.” dedi.
A’râf Suresi’nin 128. ayeti (7:128) Mekki bir surededir; 9. cüzde, Mushaf’ın 165. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
A’râf Suresi 128. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
128. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Musa, kavmine vasiyet ederek şöyle dedi: Ey kavmim! Üzerinizden zulmün kalkması ve menfaatlı olanı kendinize çekmeniz ve zararı başınızdan def etmeniz için yardımı yalnız Allah'tan isteyin, üzerinizdeki belaya ve sıkıntıya sabredin. Şüphesiz yeryüzü yalnız Allah'ındır, Firavun'un ya da başkasının değildir. Bundan dolayı kimse orada mutlak hüküm ve otorite sahibi olmaz. Allah insanlar arasında istediği şekilde yeryüzünün hakimiyetini döndürür. Yeryüzünde güzel akıbet başlarına hangi musibet ve imtihan gelirse gelsin, Rablerinin emirlerine uyan ve yasaklarından sakınan Müminlerindir.
128. Mûsâ, yüce Rablerinden yardım istemeden hiçbir şey yapamayacakları böyle bir durumda kavmine ilahî yardımı ve desteği istemelerini tavsiye ederek şöyle dedi: “Allah’tan yardım dileyin.” Size fayda sağlayacak şeyleri elde etmek, size zarar verecek şeyleri önlemek hususunda O’na güvenip dayanın. O’nun sizi mükemmel bir konuma getireceğine güvenin “ve sabredin.” Başınıza gelenlere karşı kurtuluşu bekleyerek sabredin. “Şüphesiz ki yeryüzü Allah’ındır.” Firavun’un da değildir, kavminin de değildir ki orada istedikleri gibi tahakküm etsinler. “Onu kullarından dilediğine miras verir.” Yani … Devamını oku
Sihirbazların cesur duruşu, yürekli ve açık bir tavırla imanlarını ilan etmeleri, insanın hevâsından sıyrılarak, akla ve doğru fikre teslim olması durumunda iman ile ilgili delillerin kendisi için net bir şekilde ortaya çıktığında hemen iman edeceğini gösterir.
Allah'a ve ahiret gününe iman edenler savaş, sıkıntı ve şiddet anlarında en azametli, en cesur ve sabırlı olan kimselerdir.
İktidardan faydalananlar ehli imana karşı yöneticiyi kışkırtıp tahrik ederler. Çünkü onlara göre sultanın varlığı onların yararına olan şeylerin devam etmesini sağlar.
Yağmurun yağmama ve fiyatların pahalı olma sebeplerinden birisi de zulüm ve bozgunculuktur.
128. ayetin diğer mealleri
Musa kavmine şöyle dedi: Allah’tan yardım dileyin ve sabredin. Şüphesiz yeryüzü Allah’ındır. Ve O, kullarından dilediğini ona varis kılar. Güzel son, Allah’tan sakınanlarındır/takvalı olanlarındır.
Musa kavmine dedi ki: «Allah'tan yardım isteyin ve sabredin. Şüphesiz ki yeryüzü Allah'ındır. Kullarından dilediğini ona vâris kılar. İyi sonuç Allah'tan sakınanlarındır.»
Musa, kavmine dedi ki: "Allah'ın yardımını ve lütfunu isteyin ve sabır gösterin. Şüphesiz ki yeryüzü Allah'ındır. Kullarından dilediğini ona mirasçı kılar. Sonunda kurtuluş müttakilerindir."
128. ayet kelime kelime
قَالَqāladedi
مُوسَىٰmūsāMusa
لِقَوْمِهِliqawmihikavmine
ٱسْتَعِينُوا۟is'taʿīnūyardım isteyin
بِٱللَّهِbil-lahiAllah'tan
وَٱصْبِرُوٓا۟wa-iṣ'birūve sabredin
إِنَّinnaşüphesiz
ٱلْأَرْضَl-arḍayeryüzü
لِلَّهِlillahiAllah'ındır
يُورِثُهَاyūrithuhāonu verir
مَنmankimseye
يَشَآءُyashāudilediği
مِنْminkullarından
عِبَادِهِۦʿibādihi
وَٱلْعَٰقِبَةُwal-ʿāqibatuve sonuç
لِلْمُتَّقِينَlil'muttaqīnakorunanlarındır
Bu ayetin geçtiği hadisler
SahihMuttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim)Sahîh-i Buhârî 3027
Allah'ın kullarından dilediğine, (Kitap) indirmesini çekemeyerek, Allah'ın indirdiğini (Kur'an'ı) inkâr etmekle, kendilerini ne kötü bir şey karşılığında sattılar. Bu yüzden gazab üstüne gazaba uğradılar. Kâfirlere alçaltıcı bir azap vardır.
Allah sana bir zarar dokundurursa onu O’ndan başka giderecek yoktur. Sana bir iyilik dilerse; O’nun lütfunu geri çevirecek de yoktur. O, lütfunu kullarından dilediğine eriştirir. O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Peygamberleri, onlara dedi ki: “Biz ancak sizin gibi birer insanız. Fakat Allah, kullarından dilediğine (peygamberlik) nimetini bahşeder. Allah’ın izni olmadıkça, bizim size bir delil getirmemiz haddimize değil. Müminler ancak Allah’a tevekkül etsinler.”
O kendi emri ile kullarından dilediği kimseler üzerine vahiy ile melekleri: ‘Benden başka hiçbir ilah olmadığını bildirin. O halde benden korkun’ desinler diye indirir.
Allah, rüzgârları gönderendir. Onlar da bulutları harekete geçirir. Allah, onları dilediği gibi, (bazen) yayar ve (bazen) yoğunlaştırır. Nihayet yağmurun onların arasından çıktığını görürsün. Onu kullarından dilediklerine uğrattığı zaman bir de bakarsın sevinirler.