al-lahu alladhī yur'silu l-riyāḥa fatuthīru saḥāban fayabsuṭuhu fī l-samāi kayfa yashāu wayajʿaluhu kisafan fatarā l-wadqa yakhruju min khilālihi fa-idhā aṣāba bihi man yashāu min ʿibādihi idhā hum yastabshirūna
Meal: Rowwad Tercüme Merkezi
Allah, rüzgârları gönderendir. Onlar da bulutları harekete geçirir. Allah, onları dilediği gibi, (bazen) yayar ve (bazen) yoğunlaştırır. Nihayet yağmurun onların arasından çıktığını görürsün. Onu kullarından dilediklerine uğrattığı zaman bir de bakarsın sevinirler.
Rûm Suresi’nin 48. ayeti (30:48) Mekki bir surededir; 21. cüzde, Mushaf’ın 409. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Rûm Suresi 48. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
48. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Rüzgârları yollayıp gönderen Allah -Subhânehû ve Teâlâ-'dır. Bu rüzgârlar bulutları hareket ettirir ve gökyüzünde az ya da çok olarak dilediği gibi yayar ve parça parça kılar. -Ey İnsan!- Yağmurun bulutların arasından çıktığını görürsün. Kullarından dilediğine yağmuru indirdiği zaman, kendileri ve hayvanları için ihtiyaç duydukları şeylerin yağmurun akabinde yeryüzünde filizlenmesi ile Allah'ın kendilerine bahşettiği bu rahmeti ile sevinirler.
48. Yüce Allah, kudretinin ve nimetinin mükemmelliğini haber vererek şöyle buyurmaktadır: “Rüzgarları gönderen, bu rüzgarların” yer üzerinden “kaldırdığı bulutu gökte dilediği şekilde yayan” Hangi şekilde olmasını dilemişse onu öylece yayıp genişleten, sonra o yayılmış bulutu birbiri üstüne binmiş kalın tabakalar haline gelmiş bir halde “parça parça dağıtan Allah'tır. Nitekim sen, yağmurun onların” bulutların “arasından” toptan inerek isabet ettiği yeri bozacak şekilde değil de birbirinden ayrı küçük noktalar halinde “çıktığını görürsün. O, bu yağmuru dilediği kullarına ulaştırınca onlar … Devamını oku
Rüzgârların gönderilmesi, yağmurun indirilmesi ve gemilerin denizde hareket etmesi, bu nimetlerden dolayı Yüce Allah'a şükrü gerekli kılar.
Zalimlerin helak edilmesi ve iman edenlere yardım gönderilmesi ilahi bir sünnettir.
Kuraklıktan sonra yeryüzünün tekrardan yeşertilmesi yeniden diriliş hakkında bir delildir.
48. ayetin diğer mealleri
Şaban Piriş
Rüzgarları gönderip, bulutları hareket ettiren, onu gökte istediği gibi yayan ve küme küme eden Allah’tır. Sonunda sen aralarından yağmurun çıktığını görürsün. Kullarından dilediğine yağmuru indirdiği zaman onlar hemen sevinirler.
Ali Özek ve arkadaşları
Allah O’dur ki, rüzgârları gönderir, bunlar da bulutu kaldırır. Derken, Allah onu gökte dilediği gibi yayar ve parça parça eder; nihayet arasından yağmurun çıktığını görürsün. Allah dilediği kullarına yağmuru nasip edince, onlar seviniverirler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah O'dur ki, rüzgarları gönderir de bir bulut savururlar. Derken onu gökyüzünde nasıl dilerse öyle serer, parça parça da eder. Derken yağmuru görürsün, aralarından çıkar. Derken onu kullarından kimlere diliyorsa döküverdi mi derhal yüzleri güler.
48. ayet kelime kelime
ٱللَّهُal-lahuAllah
ٱلَّذِىalladhīki
يُرْسِلُyur'silugönderir
ٱلرِّيَٰحَl-riyāḥarüzgarları
فَتُثِيرُfatuthīrukaldırır
سَحَابًاsaḥābanbulutu
فَيَبْسُطُهُۥfayabsuṭuhusonra onu yayar
فِىfīgökte
ٱلسَّمَآءِl-samāi
كَيْفَkayfanasıl
يَشَآءُyashāudiliyorsa
وَيَجْعَلُهُۥwayajʿaluhuve eder
كِسَفًاkisafanparça parça
فَتَرَىfatarāve görürsün
ٱلْوَدْقَl-wadqayağmurun
يَخْرُجُyakhrujuçıktığını
مِنْminarasından
خِلَٰلِهِۦkhilālihi
فَإِذَآfa-idhāderken
أَصَابَaṣābauğratınca
بِهِۦbihionu
مَنmandilediğine
يَشَآءُyashāu
مِنْminkullarından
عِبَادِهِۦٓʿibādihi
إِذَاidhāhemen
هُمْhumonlar
يَسْتَبْشِرُونَyastabshirūnasevinirler
48. ayetle ilgili ayetler
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Allah sana bir zarar dokundurursa onu O’ndan başka giderecek yoktur. Sana bir iyilik dilerse; O’nun lütfunu geri çevirecek de yoktur. O, lütfunu kullarından dilediğine eriştirir. O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Görmüyor musun ki Allah bulutları sürüyor, sonra onları bir araya getirip üst üste yığıyor? İşte o zaman aralarından yağmurun çıktığını görürsün. Gökten, içinde dolu bulunan dağlar gibi bulutlar indirir de, bu doluyu dilediğine isabet ettirir ve dilediğinden de uzak tutar. Şimşeğin parıltısı ise neredeyse gözleri alır.
Mûsâ kavmine: “Allah’tan yardım dileyin ve sabredin. Şüphesiz ki yeryüzü Allah’ındır, kullarından dilediğine onu miras verir. İyi akıbet ise, takvâ sahiplerinin olacaktır.” dedi.
O kendi emri ile kullarından dilediği kimseler üzerine vahiy ile melekleri: ‘Benden başka hiçbir ilah olmadığını bildirin. O halde benden korkun’ desinler diye indirir.