İçeriğe geç

Nahl Suresi 2. Ayet

سورة النحل، الآية ٢

16:2 14. cüz 27. hizb Mushaf’ta 267. sayfa Mekki sure

16:2 ayetinin metni

يُنَزِّلُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ بِٱلرُّوحِ مِنْ أَمْرِهِۦ عَلَىٰ مَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦٓ أَنْ أَنذِرُوٓا۟ أَنَّهُۥ لَآ إِلَٰهَ إِلَّآ أَنَا۠ فَٱتَّقُونِ ۝٢

Okunuşu

yunazzilu l-malāikata bil-rūḥi min amrihi ʿalā man yashāu min ʿibādihi an andhirū annahu lā ilāha illā anā fa-ittaqūni

Meal

O kendi emri ile kullarından dilediği kimseler üzerine vahiy ile melekleri: ‘Benden başka hiçbir ilah olmadığını bildirin. O halde benden korkun’ desinler diye indirir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Nahl Suresi’nin 2. ayeti (16:2) Mekki bir surededir; 14. cüzde, Mushaf’ın 267. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Nahl Suresi 2. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

2. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Allah, dilediği peygambere: “Ey elçiler! İnsanları Allah’a ortaklar koşmaktan sakındırın! Ey İnsanlar! Benden başka hak mabut (ibadet edilecek hak ilah) yoktur. Öyleyse emirlerimi yerine getirerek ve yasaklarımdan sakınarak benden korkun!” Diye takdir ettiği vahyi, melekleriyle birlikte indirir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

2. Allah Teala, kendi zatını düşmanlarının kendisini nitelediği sıfatlardan tenzih ettikten sonra Allah’a nispet edilen kemâl sıfatları hususunda uyulması gereken hususlara dair peygamberlerine indirdiği vahyi söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “O, kendi emri ile kullarından dilediği” risâlet görevini yüklenmeye uygun olduğunu bildiği “kimseler üzerine melekleri rûh/vahiy” yani ruhların hayat kaynağı olan vahiy “ile” bütün peygamberlerin çağrısının özü ve ekseni olan: “(İnsanları) uyarın: Benden başka hiçbir (hak) ilah yok! Öyleyse benden korkup sakının.” daveti ile gönderdi. Yani … Devamını oku

Nahl Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

15:91 ile 16:6 arasındaki ayetlerle ilgilidir (Mushafın 267. sayfası).

  • Allah, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'i koruyarak yardım etmiş, desteklemiş ve müşriklerin eziyetlerine karşı onu himaye etmiştir.
  • Allah’ı tespih etmek, O'na hamt etmek ve namaz kılmak kaygı ve üzüntülerin ilacıdır. Kriz, darlık ve kederlerden çıkış yoludur.
  • Müslüman kimseden, baygınlık geçirmediği veya hafızasını kaybetmediği sürece, ölüm ona gelinceye dek farz kılınmış olan namaz ibadetini devamlı surette yerine getirmesi istenir.
  • Nefislerin onunla hayat bulması sebebiyle Yüce Allah vahyi, “Ruh” olarak isimlendirmiştir.
  • Allah Teâlâ, binek ve sürü hayvanlarını bizlere vererek onları bizim hizmetimize sundu. Bize rahmet ederek onları emrimiz altında kullanmayı ve onlardan faydalanmayı bizlere mübah kıldı.

2. ayetin diğer mealleri

Kendi emriyle melekleri vahiyle kullarından dilediğine indirir. Benden başka (hak) ilah yoktur. Öyleyse benden sakının diye uyarmak üzere...

Allah, kendi emriyle melekleri, kullarından dilediği kimseye vahiy ile, « Benden başka ilâh yoktur; bu sebeple benden korkun"» diye gönderir.

Kendi emrinden ruh (vahiy) ile melekleri, kullarından dilediği peygamberlere indirip şu gerçeği insanlara bildirin, buyuruyor: Benden başka hiçbir ilâh yoktur. Ancak benden korkun.

2. ayet kelime kelime

  1. يُنَزِّلُ yunazzilu indirir
  2. ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ l-malāikata Melekleri
  3. بِٱلرُّوحِ bil-rūḥi ruh ile
  4. مِنْ min emrinden (olan)
  5. أَمْرِهِۦ amrihi
  6. عَلَىٰ ʿalā üzerine
  7. مَن man kimseler
  8. يَشَآءُ yashāu dilediği
  9. مِنْ min kullarından
  10. عِبَادِهِۦٓ ʿibādihi
  11. أَنْ an diye
  12. أَنذِرُوٓا۟ andhirū uyarsın
  13. أَنَّهُۥ annahu muhakkak
  14. لَآ lā yoktur
  15. إِلَٰهَ ilāha tanrı
  16. إِلَّآ illā başka
  17. أَنَا۠ anā benden
  18. فَٱتَّقُونِ fa-ittaqūni benden korkun

2. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Şûrâ 42:52

    وَكَذَٰلِكَ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ رُوحًا مِّنْ أَمْرِنَا مَا كُنتَ تَدْرِى مَا ٱلْكِتَٰبُ وَلَا ٱلْإِيمَٰنُ وَلَٰكِن جَعَلْنَٰهُ نُورًا نَّهْدِى بِهِۦ مَن نَّشَآءُ مِنْ عِبَادِنَا وَإِنَّكَ لَتَهْدِىٓ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ

    İşte bu şekilde sana da emrimizden bir ruhu/Kur'an'ı vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu kullarımızdan dilediğimizi kendisiyle doğru yola eriştirdiğimiz bir nur kıldık. Şüphesiz sen, dosdoğru bir yolu göstermektesin.

  • En’âm 6:124

    وَإِذَا جَآءَتْهُمْ ءَايَةٌ قَالُوا۟ لَن نُّؤْمِنَ حَتَّىٰ نُؤْتَىٰ مِثْلَ مَآ أُوتِىَ رُسُلُ ٱللَّهِ ٱللَّهُ أَعْلَمُ حَيْثُ يَجْعَلُ رِسَالَتَهُۥ سَيُصِيبُ ٱلَّذِينَ أَجْرَمُوا۟ صَغَارٌ عِندَ ٱللَّهِ وَعَذَابٌ شَدِيدٌۢ بِمَا كَانُوا۟ يَمْكُرُونَ

    Onlara bir ayet geldiği zaman; “Allah’ın Rasûllerine verilen, bize de verilmedikçe iman etmeyeceğiz” derler. Oysa Allah, peygamberliği kime vereceğini daha iyi bilir. Bu, suçlu günahkârlara Allah katında bir küçüklük, yaptıkıları hilekârlıklar yüzünden de şiddetli bir azab isabet edecektir.

  • Hac 22:75

    ٱللَّهُ يَصْطَفِى مِنَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ رُسُلًا وَمِنَ ٱلنَّاسِ إِنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌۢ بَصِيرٌ

    Allah, meleklerden de rasûller seçer, insanlardan da. Şüphesiz Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

  • Mü’min 40:15–16

    رَفِيعُ ٱلدَّرَجَٰتِ ذُو ٱلْعَرْشِ يُلْقِى ٱلرُّوحَ مِنْ أَمْرِهِۦ عَلَىٰ مَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦ لِيُنذِرَ يَوْمَ ٱلتَّلَاقِ …

    Dereceleri yükselten, Arş'ın sahibi Allah, kavuşma günüyle korkutmak için kullarından dilediğine emriyle vahyi indirir. …

  • Necm 53:31

    وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ لِيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ أَسَٰٓـُٔوا۟ بِمَا عَمِلُوا۟ وَيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ أَحْسَنُوا۟ بِٱلْحُسْنَى

    Göklerde olan da yerde olan da Allah’ındır. Kötülük edenleri yaptıkları sebebiyle cezalandıracak, iyilik edenleri de en iyisi ile ödüllendirecektir.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Enbiyâ 21:25

    وَمَآ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ مِن رَّسُولٍ إِلَّا نُوحِىٓ إِلَيْهِ أَنَّهُۥ لَآ إِلَٰهَ إِلَّآ أَنَا۠ فَٱعْبُدُونِ

    Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberlere: “Şüphesiz, benden başka (hak) ilâh yoktur. Öyleyse yalnız bana ibadet edin!” diye vahyetmişizdir.

  • Bakara 2:90

    بِئْسَمَا ٱشْتَرَوْا۟ بِهِۦٓ أَنفُسَهُمْ أَن يَكْفُرُوا۟ بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ بَغْيًا أَن يُنَزِّلَ ٱللَّهُ مِن فَضْلِهِۦ عَلَىٰ مَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦ فَبَآءُو بِغَضَبٍ عَلَىٰ غَضَبٍ وَلِلْكَٰفِرِينَ عَذَابٌ مُّهِينٌ

    Allah'ın kullarından dilediğine, (Kitap) indirmesini çekemeyerek, Allah'ın indirdiğini (Kur'an'ı) inkâr etmekle, kendilerini ne kötü bir şey karşılığında sattılar. Bu yüzden gazab üstüne gazaba uğradılar. Kâfirlere alçaltıcı bir azap vardır.

  • İbrâhîm 14:11

    قَالَتْ لَهُمْ رُسُلُهُمْ إِن نَّحْنُ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُكُمْ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يَمُنُّ عَلَىٰ مَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦ وَمَا كَانَ لَنَآ أَن نَّأْتِيَكُم بِسُلْطَٰنٍ إِلَّا بِإِذْنِ ٱللَّهِ وَعَلَى ٱللَّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ ٱلْمُؤْمِنُونَ

    Peygamberleri, onlara dedi ki: “Biz ancak sizin gibi birer insanız. Fakat Allah, kullarından dilediğine (peygamberlik) nimetini bahşeder. Allah’ın izni olmadıkça, bizim size bir delil getirmemiz haddimize değil. Müminler ancak Allah’a tevekkül etsinler.”

  • Tâhâ 20:14

    إِنَّنِىٓ أَنَا ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّآ أَنَا۠ فَٱعْبُدْنِى وَأَقِمِ ٱلصَّلَوٰةَ لِذِكْرِىٓ

    "Şüphesiz ben, Allah’ım. Benden başka (hak) ilah yok! Bana ibadet et, beni anmak için namazı ikame et."

  • Muhammed 47:19

    فَٱعْلَمْ أَنَّهُۥ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا ٱللَّهُ وَٱسْتَغْفِرْ لِذَنۢبِكَ وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ مُتَقَلَّبَكُمْ وَمَثْوَىٰكُمْ

    Öyleyse bil ki, Allah’tan başka (hak) ilah yoktur. Hem kendinin hem de Mümin erkeklerin ve Mümin kadınların günahlarının bağışlanmasını dile! Allah; sizin gezip dolaştığınız yeri de, duracağınız yeri de bilir.

  • En’âm 6:88

    ذَٰلِكَ هُدَى ٱللَّهِ يَهْدِى بِهِۦ مَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦ وَلَوْ أَشْرَكُوا۟ لَحَبِطَ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

    Bu Allah’ın hidâyetidir. O, kullarından kimi dilerse onunla hidâyete erdirir. Eğer onlar dahi şirk koşsalardı, yaptıkları her şey boşa giderdi.

Nahl Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ