İçeriğe geç

Sahîh-i Buhârî8. kitap

Bulunduğu yön hangi yöne doğru olursa olsun Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- binek hayvanının üzerinde nafile namazı kılardı; farz namazı kılacağı zaman ise bineğinden iner, kıbleye doğru yönelirdi.

باب التَّوَجُّهِ نَحْوَ الْقِبْلَةِ حَيْثُ كَانَ

Sahih Sahîh-i Buhârî hadisi Sahîh-i Buhârî 400

Râvi:Jâbir ibn Abdullah

حَدَّثَنَا مُسْلِمٌ، قَالَ حَدَّثَنَا هِشَامٌ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم

يُصَلِّي عَلَى رَاحِلَتِهِ حَيْثُ تَوَجَّهَتْ، فَإِذَا أَرَادَ الْفَرِيضَةَ نَزَلَ فَاسْتَقْبَلَ الْقِبْلَةَ‏.‏

Câbir -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: "Bulunduğu yön hangi yöne doğru olursa olsun Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- binek hayvanının üzerinde nafile namazı kılardı; farz namazı kılacağı zaman ise bineğinden iner kıbleye doğru yönelirdi."

Rivayet eden: Buhârî (No. 400).

Kopyala
Kopyalanacaklar:
Hata bildir

Açıklama

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- yolculukta iken bineğinin üzerinden inme zahmetinde bulunmaz, aksine bineğinin üzerinde namaz kılardı. Bunu İbn Ömer -radıyallahu anhuma- ve diğerlerinin rivayet ettiği Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- eğer yolcu ise bineğinin üzerinde iken bineğinin yöneldiği yöne doğru namaz kılardı. Buhari rivayet etmiştir. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bineğinin üzerinde iken kıble yönüne olsa da olmasa da bineğinin yöneldiği yöne doğru namazını kılardı. Şayet kılacağı namaz beş vakit farz namazlardan ise bineğinden iner, yerde ve kıbleye yönelerek kılardı. İbn Ömer -radıyallahu anhuma- hadisinde: ''Farz namazda yaptığını, nafile namazda yapmazdı -yani bineğinin üzerinde nafile kılarken-'' Hadis, Muttefakun aleyhtir. Farz namazını yerde kılması gerekmektedir. Ancak yağmur ya da düşmandan korku gibi bir durum olursa bineğinin üzerinde kılmasında bir sakınca yoktur. Yahut da hasta ise ve özellikle namazın vaktinin çıkmasından korkarsa yatakta oturarak kılabilir. Kolaylık ve ümmetin üzerinden sıkıntıları kaldırmak ile alakalı deliller bunu desteklemektedir. Bu delillerden biri de Allah Teâlâ'nın şu sözüdür: "Allah hiçbir nefse gücünün yetmediğini yüklemez." Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şu sözü de diğer bir delildir: «Şayet size bir şeyi yapmanızı emredersem onu gücünüz yettiğince yapın.»

Arapça açıklama

كان النبي صلى الله عليه وسلم لا يَتكلف النُّزول من فوق راحِلته، بل يصلي عليها، وهذا إذا كان في سَفَر، ويؤيده ما رواه ابن عمر وغيره أن النبي صلى الله عليه وسلم كان يُصلي في السَّفر على راحِلته، حيث تَوَجَهت به. رواه البخاري، فإذا كان صلى الله عليه وسلم على راحلته، فإنه يُصلي حيث كان وجْه رِكَابه، سواء كان في جَهة القبلة أو غير جهة القِبلة، فإذا كانت الصلاة مفروضة، وهي الصلوات الخمس فإنه يَنزل عن دَابته، ويصلي على الأرض مُستقبلًا القِبْلة، وفي حديث ابن عمر رضي الله عنهما : (ولم يكن يَصْنَعُه -أي الصلاة على الدَّابة- في المكْتُوبة) متفق عليه.

فصلاة الفريضة لا بد من إيقاعها على الأرض، إلا لعُذر شَرعي كمَطر أو خَوف عدو فلا بأس أن يؤديها على راحِلته، أو مرض فيصليها على سريره جالسًا، وبالأخص إذا خشي خروج وقتها، ويؤيده أدلة التيسير والتخفيف ورفع الحرج عن هذه الأُمَّة ومن ذلك قوله تعالى : (لا يكلف الله نفسًا إلا وسعها) وقوله صلى الله عليه وسلم : (إذا أمرتكم بأمر فأتوا منه ما استطعتم).

  • جوازُ صلاة النَّافلة على الرَّاحلة في السَّفر، ولو بلا عُذر.
  • التَّسهيلُ والتَّخفيف في النَّوافل ترغيبًا في الإكثار منها.
  • أنه لا يلزمُ المصلِّي على الرَّاحلة استقبالُ القِبْلة، بل يتوجَّه حيث جهة سَيره.
  • أن المُصلي على الرَّاحِلة يُصلي إلى الجِهة التي تَوَجَهت به راحِلته، فلو صلَّى إلى غير الجِهة التي اتجهت به راحِلَته لم تصح صلاته.
  • أن فعل النبي -صلى الله عليه وسلم- حجة؛ لأن جابرا -رضي الله عنه- ذَكَره للاستدلال به.
  • فيه أن فعل النبي -صلى الله عليه وسلم- مُخصِّص للدليل القَولي، وهو قوله تعالى: (ومن حيث خرجت فَوَلِّ وجهك شَطر المسجد الحَرام)، [ البقرة : 149].
  • أن صلاة المكتوبة لا تجوز على الراحلة إلا مع وجود العذر.

Âlimlerin hükümleri

Hüküm, kitabın (Sahîh-i Buhârî) konumundan alınmıştır.

Diğer rivayetler

Ayrıca rivayet edenler… (12)
  • أحكام القرآن الكريم للطحاوي (202)يُصَلِّي عَلَى رَاحِلَتِهِ حَيْثُ تَوَجَّهَتْ بِهِ
  • المعجم الأوسط للطبراني (7445)يُصَلِّي عَلَى رَاحِلَتِهِ حَيْثُ تَوَجَّهَتْ بِهِ تَطَوُّعًا
  • تاريخ بغداد للخطيب البغدادي (644)يُصَلِّي عَلَى رَاحِلَتِهِ حَيْثُ تَوَجَّهَتْ بِهِ
  • تاريخ دمشق لابن عساكر (53242)يُصَلِّي عَلَى رَاحِلَتِهِ حَيْثُ تَوَجَّهَتْ بِهِ
  • تاريخ دمشق لابن عساكر (53243)يُصَلِّي عَلَى رَاحِلَتِهِ حَيْثُ تَوَجَّهَتْ
  • تاريخ دمشق لابن عساكر (53244)يُصَلِّي عَلَى رَاحِلَتِهِ حَيْثُ تَوَجَّهَتْ بِهِ
  • حلية الأولياء لأبي نعيم (10038)يُصَلِّي عَلَى رَاحِلَتِهِ حَيْثُ تَوَجَّهَتْ بِهِ
  • صحيح ابن خزيمة (1203)يُصَلِّي عَلَى رَاحِلَتِهِ حَيْثُ تَوَجَّهَتْ
  • مستخرج أبي عوانة (1882)يُصَلِّي عَلَى رَاحِلَتِهِ حَيْثُ تَوَجَّهَتْ بِهِ
  • مسند أبي يعلى الموصلي (5590)يُصَلِّي عَلَى رَاحِلَتِهِ حَيْثُ تَوَجَّهَتْ بِهِ
  • مسند السراج (1404)يُصَلِّي عَلَى رَاحِلَتِهِ حَيْثُ تَوَجَّهَتْ بِهِ
  • مسند السراج (1425)يُصَلِّي عَلَى رَاحِلَتِهِ حَيْثُ تَوَجَّهَتْ بِهِ

Aynı konuda

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 1100

"Sen kıble dışında bir başka yöne doğru namaz kılıyorsun!" Şöyle cevap verdi: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in böyle yaptığını görmeseydim ben de yapmazdım."

Enes b. Sîrîn şöyle dedi: Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'ile Şam bölgesinden gelirken Aynu't-Temr denilen yerde karşılaştık. Eşeğin üzerinde kıble dışında bir yere yüzü dönük -kıblenin soluna- olarak namaz kılıyordu. Sonra kendisine dedim ki: "Sen kıble dışında bir başka yöne doğru namaz…

اسْتَقْبَلْنَا أَنَسًا حِينَ قَدِمَ مِنَ الشَّأْمِ، فَلَقِينَاهُ بِعَيْنِ التَّمْرِ، فَرَأَيْتُهُ يُصَلِّي عَلَى حِمَارٍ وَوَجْهُهُ مِنْ ذَا الْجَانِبِ، يَعْنِي عَنْ يَسَارِ الْقِبْلَةِ‏.‏ فَقُلْتُ رَأَيْتُكَ تُصَلِّي…

Râvi: Enes b. Mâlik + 1 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 1105

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bineği üzerinde iken, bineği kendisini ne tarafa çevirirse o tarafa doğru nafile kılar ve başı ile ima ederdi. İbn Ömer -radıyallahu anhuma- da böyle yapardı.

Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bineği üzerinde iken, bineği kendisini ne tarafa çevirirse o tarafa doğru nafile kılar ve başı ile ima ederdi. İbn Ömer -radıyallahu anhuma- da böyle yapardı. Bir rivayette: ''Devesi üzerinde…

يُسَبِّحُ عَلَى ظَهْرِ رَاحِلَتِهِ حَيْثُ كَانَ وَجْهُهُ، يُومِئُ بِرَأْسِهِ

Râvi: Abdullah b. Ömer + 1 başka rivayet Şerhli

Hasen Sünen-i Ebû Dâvûd 1225

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- yola çıktığı zaman nafile namaz kılmak istediğinde devesini kıbleye yöneltip tekbir alırdı. Sonra bineğinin kendisini yönelttiği cihete doğru namazını kılardı.

Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre; Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- yola çıktığı zaman nafile namaz kılmak istediğinde devesini kıbleye yöneltip tekbir alırdı. Sonra bineğinin kendisini yönelttiği cihete doğru namazını kılardı.

إِذَا سَافَرَ فَأَرَادَ أَنْ يَتَطَوَّعَ اسْتَقْبَلَ بِنَاقَتِهِ الْقِبْلَةَ فَكَبَّرَ ثُمَّ صَلَّى حَيْثُ وَجَّهَهُ رِكَابُهُ ‏.‏

Râvi: Enes b. Mâlik + 2 başka rivayet Şerhli

Konular