Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma- Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in sabah namazının son rekatında rükûdan başını kaldırıp; «Semiallâhu limen hamideh. Rabbena ve leke'l-hamd» dedikten sonra; «Allah'ım! Falana ve falana lanet et!» diye beddua ettiğini işitmiştir. Bunun üzerine Allah…
Rafi' b. Hadîc el-Ensârî el-Evsî -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: "Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte akşam namazını kılardık. Bizden biri namazdan ayrılınca attığı okun düştüğü yeri görürdü.''
كُنَّا نُصَلِّي الْمَغْرِبَ مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَيَنْصَرِفُ أَحَدُنَا وَإِنَّهُ لَيُبْصِرُ مَوَاقِعَ نَبْلِهِ.
Abdullah b. Abbâs -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre dedi ki: ''Teyzem Meymûne -radıyallahu anha-'nın evinde geceledim. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- gece namaz kılmak için kalktı. Ben de onun sol tarafına kalkıp durdum. Beni başımdan tutup sağ tarafına koydu.''
Mâlik İbnu'l-Huveyris -radıyallahu anh- haber verdi ki, kendisi Peyamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'i şöyle namaz kılarken görmüştür: Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- namazının tek rekâtlarında olduğu zamanlarda (bir müddet) dümdüz oturmadıkça (sonraki rekât için) ayağa kalkmazdı.
Cundüb b. Abdulah el-Becelî -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, kurban bayramı günü bayram namazı kıldı, sonra hutbe verdi. Sonra da kurbanını kesti ve şöyle buyurdu: «Kim kurbanını namazdan önce kesti ise onun yerine bir başkasını…
صَلَّى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَوْمَ النَّحْرِ ثُمَّ خَطَبَ، ثُمَّ ذَبَحَ فَقَالَ " مَنْ ذَبَحَ قَبْلَ أَنْ يُصَلِّيَ فَلْيَذْبَحْ أُخْرَى مَكَانَهَا، وَمَنْ لَمْ يَذْبَحْ فَلْيَذْبَحْ بِاسْمِ اللَّهِ "
Abdulah b. Abbâs -radıyallahu anhuma- şöyle dedi: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- mal getirenleri yolda karşılamayı ve şehirlinin, bedevi (köylü) için satış yapmasını yasakladı. Dedi ki: "Ben, İbn Abbas’a; şehirli, bedevi için satış yapmasın!” sözünün ne olduğunu sordum. Dedi ki: “Ona…
Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- boynuzlu ve alaca renkli iki koçu kendi eliyle keserek kurban etti. Besmele çekti, tekbir getirdi ve keserken ayağını koçların sağ yanı üzerine koydu.
ضَحَّى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بِكَبْشَيْنِ أَمْلَحَيْنِ أَقْرَنَيْنِ ذَبَحَهُمَا بِيَدِهِ وَسَمَّى وَكَبَّرَ وَوَضَعَ رِجْلَهُ عَلَى صِفَاحِهِمَا .
«Allah Yahudi ve Hristiyanlara lanet etsin. Onlar, peygamberlerinin kabirlerini mescitler edindiler.» Âişe -radıyallahu anha- şöyle demiştir: Böyle olmasaydı kabri belirgin olurdu. Ancak onun kabrinin mescit edinilmesinden korkuldu.
Ebu Zer el-Gıfari -radıyallahu anhâ-’dan merfû olarak rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:«Ümmetimin iyi kötü bütün amelleri bana gösterildi. İyi işlerinin içinde, gelip geçenlere eziyet veren şeylerin yollardan kaldırılmasını da buldum. Kötü amelleri…
" عرضت علي أعمال أمتي حسنها وسيئها، فوجدت في محاسن أعمالها الأذى يماط عن الطريق، ووجدت في مساوىء أعمالها النخاعة تكون في المسجد لا تدفن"
Sehl b. Sa'd es-Sâidî -radıyallahu anh-'den rivayet olunduğuna göre, bir kadın Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e gelerek; Ya Rasûlullah ben (benimle evlenmen için) kendi mehrimi sana bağışladım, dedi ve uzun süre ayakta dikildi. Bunun üzerine bir adam ayağa kalkıp: Ey Allah'ın Rasulü! Eğer…
" هَلْ عِنْدَكَ مِنْ شَيْءٍ تُصْدِقُهَا " . فَقَالَ مَا عِنْدِي إِلاَّ إِزَارِي هَذَا . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِزَارَكَ إِنْ أَعْطَيْتَهَا جَلَسْتَ وَلاَ إِزَارَ لَكَ فَالْتَمِسْ شَيْئًا…
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'tan merfû olarak rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Namazda esnemek şeytandandır. Biriniz namazda iken esneyeceği zaman gücü yettiği kadar esnemeyi hapsedip tutsun.»
"Senin sürekli oruç tuttuğun ve geceleri ibadetle geçirdiğin bana haber verildi, doğru mu?" diye buyurdu. Ben: “Evet” dedim. Bunun üzerine şöyle buyurdu: "Eğer böyle yaparsan gözlerin çöker (ferini kaybeder) ve nefsin (bedenin) yorulup bitkin düşer. Sürekli oruç tutan kimse (hakiki anlamda) oruç…
Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'in gazvelerinden birinde bir kadın öldürülmüş olarak bulundu. Bunun üzerine Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- kadınlarla çocukların öldürülmesini yasakladı.
İbn Abbâs -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre, Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: "İşte şu ve şu, yâni serçe ile baş parmak (diyet hususunda) eşittir."
Ebu Hureyre -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:''Sadakanın en hayırlısı ihtiyaç fazlası maldan verilendir. sadakadır.Veren al alan elden üstündür.Biriniz nafakası kendine ait olandan başlasın.''Hanımı ona şöyle der:Bana ver.Ümmü…
عن أبي هريرة رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال: "خير الصدقة ما كان عن ظَهْر غِنى، واليدُ العُليا خيرٌ مِن اليد السُّفلى، وليَبدأْ أحدُكم بِمَن يَعول". تقول امرأته: أنْفِقْ علَيَّ، وتقول أمُّ ولده: إلى مَن…
Şihâb'dan o da Sehl b. Sa'd Sâidî ona haber verdi ki :Uveymiri'l-Aclânî, Âsım b. Adiy el-Ensârî'ye gelerek: Ne dersin ey Asım! Bir adam karısının yanında birini bulursa onu öldürür; siz de kendisini öldürür müsünüz; yoksa ne yapar? Şunu benim için yâ Âsım, Rasulullah -sallallahu aleyhi ve…
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in telbiyesi şöyleydi: «Buyur Allah'ım! Tekrar emrine amadeyim buyur. Senin hiçbir ortağın yoktur, buyur. Şüphesiz hamt sana mahsustur. Nimet de, mülk de senindir. Senin hiçbir ortağın yoktur.» Ravi dedi ki: Abdullah İbn Ömer -radıyallahu anhuma- buna şunu…
«Gümüş karşılığında altını veresiye değiştirmek faizdir, peşin olursa o başka. Buğdayı buğdayla veresiye değiştirmek faizdir, peşin olursa o başka. Arpayı arpayla veresiye değiştirmek faizdir, peşin olursa o başka. Hurmayı hurmayla veresiye değiştirmek faizdir, peşin olursa o başka.»
Ebu Hureyre ve Zeyd b. Halid el-Cühenî -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demişlerdir:Bedevilerden iki adam Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem-'e geldi ve şöyle dedi:Ey Allah Rasûlü! Allah için hakkımda, Allah'ın kitabı ile hüküm vermeni istiyorum. Birincisinden daha bilgili…
رَجُلاً مِنَ الأَعْرَابِ أَتَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَنْشُدُكَ اللَّهَ إِلاَّ قَضَيْتَ لِي بِكِتَابِ اللَّهِ . فَقَالَ الْخَصْمُ الآخَرُ وَهُوَ أَفْقَهُ مِنْهُ نَعَمْ فَاقْضِ…
Ebu Mes’ûd -radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Bir adam Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’e dizginlenmiş (yularlı) bir deve ile geldi ve; “Bu deve Allah yolunda (cihad için) dir.” dedi. Bunun üzerine Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-; «Bu deve karşılığında…
Osman b. Ebî'l-Âs -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre o, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e dedi ki: Ey Allah'ın Rasûlü! Beni kavmime imam yapar mısın? Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Sen onların imamısın. (Namazını kıldırırken) onların en…
Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Mekke'ye Kedâ'dan, Bathâ'nın yanındaki yukarı yoldan girdi ve aşağı yoldan da çıktı."
Abdullah b. Abbâs -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Ömer -radıyallahu anh-'a falanca kimsenin şarâb sattığı haberi ulaştı. Bunun üzerine Ömer -radıyallahu anh-: Allah o falancayı öldürsün! O, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in "Allah Yahûdîler'in canlarını…