Ey Allah’ın Rasûlü! Kendisine en iyi davranılması gereken kimdir? diye sordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Annen, sonra annen, daha sonra yine annen, sonra baban, sonra da sana en yakın olan akraban.» buyurdu.
- باب بر الوالدين وصلة الأرحام
SahihMuttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim)Riyâzü's-Sâlihîn 316
وعنه رضي الله عنه قال: جاء رجل إلى رسول الله صلى الله عليه وسلم فقال: يا رسول الله من أحق الناس بحسن صحابتي؟ قال: " أمك" قال: ثم من؟ قال: " أمك" قال: ثم من؟ قال: "أمك" قال: ثم من؟ قال: " أبوك" ((متفق عليه)).
وفي رواية: يارسول الله من أحق بحسن الصحبة؟ قال: " أمك، ثم أمك، ثم أمك، ثم أباك، ثم أدناك أدناك".
Ebu Hureyre -radıyallahu anh- şöyle dedi: Bir adam Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e gelerek: Kendisine en iyi davranmam gereken kimdir? diye sordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Annen!» buyurdu. Adam: Ondan sonra kimdir? diye sordu. «Annen!» buyurdu. Adam tekrar sordu: Ondan sonra kim gelir? diye sordu. «Annen!» buyurdu. Adam tekrar: Sonra kim gelir? diye sordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Baban!» cevabını verdi. Muttefakun aleyhtir. Bir rivayete göre o adam: "Ey Allah’ın Rasûlü! Kendisine en iyi davranılması gereken kimdir? diye sordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Annen, sonra annen, daha sonra yine annen, sonra baban, sonra da sana en yakın olan akraban.» buyurdu. Es-Sahabenin manası: Arkadaşlık ‘’Sonra baban’’ sözü hazfedilmiş bir fiil ile mansuptur. Yani sonra babana iyilik yapmandır. Başka bir rivayette: ‘’Sonra baban’’ bu açık bir ifadedir.
Rivayet eden: Buhârî (No. 1419, 2748, 5971), Müslim (No. 1032a, 1032b, 1032c, 2548a, 2548b, 2548d), Ebû Dâvûd (No. 2865), Nesâî (No. 2542, 3611), İbn Mâce (No. 2706) ve Ahmed b. Hanbel (No. 6862, 7100, 7994, 9009, 9392). Riyâzü's-Sâlihîn içinde geçer (No. 316).
Bu hadis anne-babanın güzel ünsiyetten hakları olduğuna, işlerinde de tam bir özen göstermek gerektiğine delildir. "Onlarla dünyada iyi geçin". Ancak annenin hakkı babanın hakkından mertebe olarak daha yukarıdadır. Babanın hakkını, annenin hakkında olduğu gibi üç kere vurgulamadan zikretmiştir. Anne baba ile birlikte çocuklarının terbiyesinde ortak olmasına rağmen derecesi üstün kılınmıştır. Öyle ki; baba malıyla ve gözetmesiyle, anne de yemesinde, içmesinde, giyiminde, yatağındaki ve tüm hizmetlerinde çocuk hizmetinde ortaktırlar. Anne çocuğu için babadan daha fazla sıkıntılara katlanmıştır. Onu dokuz ay güçlük üzere güçlük çekerek taşımıştır. Onu zorlukla doğurup, dünyaya getirmiştir. Neredeyse sıkıntıdan dolayı ölüm onu yakalayıverecekti. Ve yine onu iki yıl emzirmiştir. Onun rahatı için uykusuz kalmıştır. Vahyin konuştuğu gibi onun için çok acılar çekmiştir: (Biz insana, ana babasına iyilik etmesini tavsiye ettik. Annesi onu zahmetle taşıdı ve zahmetle doğurdu. Taşıması ile sütten kesilmesi, otuz ay sürer.) Gördüğün gibi insana, ana-babasına iyilik yapmasını tavsiye etmektedir. Annenin hakkının büyüklüğüne işaret etmek için sebeplerden sadece annenin çektiği sıkıntılardan bahsetmektedir. Anne-baba muhtaç iseler onlara yeme, içme, barınma, giyim ve yaşamaları için diğer ihtiyaçları konusunda infak etmek iyilikten ve güzel davranmak olup, onlara sahip çıkmak anlamına gelir. Eğer onlar düşük ya da orta seviyede bir hayat yaşıyorlarsa, sen de daha üst seviyede rahat bir durumda isen, onların da refah seviyesini kendi seviyene ya da daha üstüne getirerek yükselt ki, bu da onlara olan güzel bir davranışın olsun. Anne-babası hükmettiği beldeye getirildiklerinde Yusuf’un yaptığını hatırla, onları çölden getirince kendi tahtına oturtturdu. Bütün işlerde onlara sahip çıkmanın güzel davranmanın kapsamlı olarak zikredildiği Allah Teâlâ’nın buyruğu şöyledir: "Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, ana babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, kendilerine ‘’of!’’ bile deme; onları azarlama; ikisine de güzel söz söyle. Onları esirgeyerek alçak gönüllülükle üzerilerine kanat ger ve : ’’Rabbim küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse, şimdi de sen onlara (öyle) rahmet et!’’ diyerek dua et". Onları her türlü eziyetten koru/uzak tut ve diline onlara edepsizce söz söylemekten engel ol. Onlara karşı yumuşak konuş, onlara kanat ger, nefsini onlara itaat için alçalt. Dilini onlara dua ile ıslat ve kalbinin derinliklerinden ve içinden gelerek: ’’Rabbim küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse, şimdi de sen onlara (öyle) rahmet et!’’ de. Vahyin işaret ettiğiyle amel etmek ve hadisin de mantığına uyarak annene daha fazla önem göstermeyi unutma.
Arapça açıklama
هذا الحديث يدل على أن لكل من الأبوين حقًا في المصاحبة الحسنة؛ والعناية التامة بشؤونه (وصاحبهما في الدنيا معروفًا )، ولكن حق الأم فوق حق الأب بدرجات، إذ لم يذكر حقه إلا بعد أن أكد حق الأم تمام التأكيد، بذكرها ثلاث مرات، وإنما علت منزلتها منزلته مع أنهما شريكان في تربية الولد هذا بماله ورعايته؛ وهذه بخدمته في طعامه وشرابه، ولباسه وفراشه و ... إلخ.
لأن الأم عانت في سبيله ما لم يعانه الأب، فحملته تسعة أشهر وهنًا على وهنٍ، وضعفًا إلى ضعف؛ ووضعته كرهًا؛ يكاد يخطفها الموت من هول ما تقاسي، وكذلك أرضعته سنتين، ساهرة على راحته، عاملة لمصلحته وإن برحت بها في سبيل ذلك الآلام وبذلك نطق الوحي: (ووصينا الإنسان بوالديه إحسانا حملته أمه كرها ووضعته كرها وحمله وفصاله ثلاثون شهرا)، فتراه وصى الإنسان بالإحسان إلى والديه؛ ولم يذكر من الأسباب إلا ما تعانيه الأم إشارة إلى عظم حقها.
ومن حسن المصاحبة للأبوين الإنفاق عليهما طعامًا وشراباً، ومسكناً ولباسًا؛ وما إلى ذلك من حاجات المعيشة، إن كانا محتاجين، بل إن كانا في عيشة دنيا أو وسطى؛ وكنت في عيشة ناعمة راضية فارفعهما إلى درجتك أو زد، فإن ذلك من الإحسان في الصحبة.
واذكر ما صنع يوسف مع أبويه وقد أوتي الملك إذ رفعهما على العرش بعد أن جاء بهما من البدو. ومن حسن الصحبة بل جماع أمورها ما ذكره الله بقوله: ( وقضى ربك ألا تعبدوا إلا إياه وبالوالدين إحسانا إما يبلغن عندك الكبر أحدهما أو كلاهما فلا تقل لهما أف ولا تنهرهما وقل لهما قولاً كريمًا. واخفض لهما جناح الذل من الرحمة وقل رب ارحمهما كما ربياني صغيرا ) فامنع عنهما لسان البذاءة، وجنبهما أنواع الأذى. وأَلن لهما قولك؛ واخفض لهما جناحك؛ وذلل لطاعتهما نفسك، ورطب لسانك بالدعاء لهما من خالص قلبك وقرارة نفسك وقل: (رب ارحمهما كما ربياني صغيرا)، ولا تنس زيادة العناية بالأم، عملا بإشارة الوحي؛ ومسايرة لمنطق الحديث.
عظيم حق الوالدين.
زيادة الوصية بالأم لضعفها وحاجتها.
إكرام ذوي القرابات ليس على درجة واحدة.
ترتيب الحقوق ووضعها في مواضعها هو الأصل والعدل.
تقديم الأم على الأب في النفقة.
Âlimlerin hükümleri
İsim verilmeyen kaynak hüküm ifadesi: صحيح
Diğer rivayetler
SahihMuttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim)Sahîh-i Buhârî 1419
Ebu Hureyre -radıyallahhu anh- anlatıyor: "Bir adam Allah Rasûlü –sallallahu aleyhi ve selem- gelip: "Ey Allah’ın elçisi! Hangi sadakanın sevabı daha büyüktür?" Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- de şöyle buyurdu: «Güçlü kuvvetliyken, sağlığın yerinde olup malına düşkün olduğunda, fakir…