Eğer insanlar yalnızca iddialarıyla (delilsiz) haklı kabul edilselerdi, bazı kimseler başkalarının mallarını ve kanlarını (canlarını) talep ederdi. Ancak, delil getirmek iddia sahibine, yemin etmek ise inkâr eden kişiye aittir
عَن ابنِ عباسٍ رضي الله عنهما أنَّ رسولَ اللهِ صلي الله عليه وسلم قال: «لَو يُعطَى النّاسُ بدَعواهُم لادَّعَى رِجالٌ أموالَ قَومٍ ودِماءَهُم، ولَكِنَّ البَيِّنَةَ على المُدَّعِى، واليَمينَ على مَن أنكَرَ».
İbn Abbâs -radıyallahu anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:
«Eğer insanlar yalnızca iddialarıyla (delilsiz) haklı kabul edilselerdi, bazı kimseler başkalarının mallarını ve kanlarını (canlarını) talep ederdi. Ancak, delil getirmek iddia sahibine, yemin etmek ise inkâr eden kişiye aittir.»
Rivayet eden: Müslim (No. 1711a), İbn Mâce (No. 2321) ve Ahmed b. Hanbel (No. 3020).رواه البيهقي
Kaynaklar (4)
السنن الكبرى للبيهقي تحقيق التركي (21/ 242 - 243) (21243).
التحفة الربانية في شرح الأربعين حديثًا النووية (ص76).
شرح الأربعين النووية، لابن عثيمين (ص328).
فتح القوي المتين في شرح الأربعين وتتمة الخمسين، لعبد المحسن البدر (ص114).
Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-, insanların delil ve kanıt olmaksızın yalnızca iddialarıyla haklı sayılmalarının mümkün olmadığını açıklamıştır. Aksi takdirde, bazı kimseler başkalarının mallarını ve canlarını talep ederdi. Ancak iddia sahibinin, talebini destekleyen bir delil veya kanıt sunması gerekir. Eğer delili yoksa, dava davalıya arz edilir. Davalı bu iddiayı inkâr ederse, yemin eder ve sorumluluktan kurtulur.
Hadisten çıkan dersler
İbn Dakîki'l-Îd şöyle demiştir: “Bu hadis, hükümlerin temel ilkelerinden biridir ve anlaşmazlık ve davalarda en önemli başvuru kaynağıdır.”
Şeriat, insanların mallarını ve canlarını haksızlıktan korumak için gelmiştir.
Hakim, bilgisine göre karar vermez, delillere dayanır.
Delilden yoksun her iddia reddedilir; bu, haklar ve muameleler konularında olduğu gibi iman ve ilim meselelerinde de geçerlidir.
Arapça açıklama
بَيَّنَ النبيُّ صلى الله عليه وسلم أنه لو يُعطى الناس بمُجَرَّدِ دَعواهم مِن غير أدلّة ولا قرائن لادَّعى أُناسٌ أموالَ قومٍ ودماءَهم، ولكن يجب على المُدَّعِي تقديمُ البينةِ والدليلِ بما يُطالِب، فإن لم يكن له بينة فتُعرَضُ الدعوى على المُدَّعَى عليه، فإن أنكرها فعليه الحَلِفُ ويَبْرَأ.
قال ابن دقيق العيد: وهذا الحديث أصل من أصول الأحكام، وأعظم مرجع عند التنازع والخصام.
الشريعة جاءت لحماية أموال الناس ودمائهم عن التلاعب.
القاضي لا يَحكم بعلمه وإنما يَرجع إلى البينات.
كل من ادّعى دعوى خالية عن برهان فهي مردودة، وسواء كانت في الحقوق والمعاملات أو في مسائل الإيمان والعلم.
«Eğer insanlara sadece iddialarıyla (istedikleri) verilseydi, bazı kimseler başkalarının mallarını ve canlarını (haksız yere) talep ederlerdi. Ancak; delil getirmek iddia sahibine, yemin etmek ise inkâr eden kişiye aittir.»
عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمَا أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه و سلم قَالَ: "لَوْ يُعْطَى النَّاسُ بِدَعْوَاهُمْ لَادَّعَى رِجَالٌ أَمْوَالَ قَوْمٍ وَدِمَاءَهُمْ، لَكِنَّ الْبَيِّنَةَ عَلَى…