İçeriğe geç

Sahîh-i Müslim3. kitap

Yahudiler, bir kadın hayız olduğunda, onu evden çıkarırlar, onunla beraber (yemek) yemezler, içmezler ve aynı evde birlikte bulunmazlardı. Sahabeler Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e sorduklarında Allah Teâlâ: "Sana kadınların ay hâlini de sorarlar. De ki, O bir ezâdır. Onun için hayız zamanında kadınlardan ayrı kalın..." ayetini indirdi.

باب جَوَازِ غَسلِ الْحَائِضِ رَأْسَ زَوْجِهَا وَتَرْجِيلِهِ وَطَهَارَةِ سُؤْرِهَا وَالاِتِّكَاءِ فِي حِجْرِهَا وَقِرَاءَةِ الْقُرْآنِ فِيهِ

Sahih Sahîh-i Müslim hadisi Sahîh-i Müslim 302

Râvi:Enes b. Mâlik

وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، حَدَّثَنَا ثَابِتٌ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ الْيَهُودَ، كَانُوا إِذَا حَاضَتِ الْمَرْأَةُ فِيهِمْ لَمْ يُؤَاكِلُوهَا وَلَمْ يُجَامِعُوهُنَّ فِي الْبُيُوتِ فَسَأَلَ أَصْحَابُ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَأَنْزَلَ اللَّهُ تَعَالَى ‏‏{‏ وَيَسْأَلُونَكَ عَنِ الْمَحِيضِ قُلْ هُوَ أَذًى فَاعْتَزِلُوا النِّسَاءَ فِي الْمَحِيضِ‏}‏ إِلَى آخِرِ الآيَةِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏

اصْنَعُوا كُلَّ شَىْءٍ إِلاَّ النِّكَاحَ ‏"‏ ‏.‏ فَبَلَغَ ذَلِكَ الْيَهُودَ فَقَالُوا مَا يُرِيدُ هَذَا الرَّجُلُ أَنْ يَدَعَ مِنْ أَمْرِنَا شَيْئًا إِلاَّ خَالَفَنَا فِيهِ فَجَاءَ أُسَيْدُ بْنُ حُضَيْرٍ وَعَبَّادُ بْنُ بِشْرٍ فَقَالاَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ الْيَهُودَ تَقُولُ كَذَا وَكَذَا ‏.‏ فَلاَ نُجَامِعُهُنَّ فَتَغَيَّرَ وَجْهُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَتَّى ظَنَنَّا أَنْ قَدْ وَجَدَ عَلَيْهِمَا فَخَرَجَا فَاسْتَقْبَلَهُمَا هَدِيَّةٌ مِنْ لَبَنٍ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَأَرْسَلَ فِي آثَارِهِمَا فَسَقَاهُمَا فَعَرَفَا أَنْ لَمْ يَجِدْ عَلَيْهِمَا ‏.‏

Enes -radıyallahu anh- demiştir ki; Yahudiler, bir kadın hayız olduğunda, onu evden çıkarırlar, onunla beraber yemezler, içmezler ve aynı evde birlikte bulunmazlardı. Sahabeler Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e sorduklarında Allah Teâlâ: "Sana kadınların ay hâlini de sorarlar. De ki: O bir ezadır. Onun için hayız zamanında kadınlardan ayrı kalın..." (Bakara Suresi: 222) mealindeki âyet-i kerimeyi indirdi; Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- de: «Cimâ(cinsel ilişki) haricindeki herşeyi yapınız!» buyurdu. Bu söz Yahudilere ulaştığında: "Bu adam, bizim (dinimizin) işinden hiç bir şey bırakmadan hepsine muhalefet etmek istiyor" dediler. (Bunu duyan) Useyd b. Hudayr ve Abbâd b.Bişr Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e geldiler ve: "Ya Rasûlallah, Yahudiler şöyle şöyle diyorlar, hayızlı kadınlarla (cinsî) temasta da bulunsak mı?" dediler. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yüzünün (rengi) değişti, hatta biz onlara kızdığını zannettik. Bu iki zat çıkmışlardı ki, Rasûlullah'a hediye olarak süt getiren biri ile karşılaştılar. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- peşlerinden gönderip kendilerine (bu sütten) içirdi. Böylece o ikisi Rasûlullah'ın onlara kızmadığını anladılar."

Rivayet eden: Müslim (No. 302), Ebû Dâvûd (No. 258, 2165), Tirmizî (No. 2977), Nesâî (No. 288, 369), Ahmed b. Hanbel (No. 11904, 13087) ve Dârimî (No. 1035).

Kopyala
Kopyalanacaklar:
Hata bildir

Açıklama

Enes -radıyallahu anh-: "Yahudiler, bir kadın hayız olduğunda, onu evden çıkarırlar, onunla beraber yemezler, içmezler ve aynı evde birlikte bulunmazlardı." dediklerini haber vermiştir. Yani; Yahudiler hayızlı olan kadınla birlikte yemek yemekten, ondan arta kalan sudan içmekten, onun yapmış olduğu yemeği yemekten imtina ederlerdi. Çünkü onlar hayızlı kadının ve terinin necis olduğuna inanırlardı. "Aynı evde birlikte bulunmazlardı." Buradan kasıt bir yerde oturmaz ve beraber geçinmezlerdi. Yahudiler kadın hayız olduğunda ondan uzak durur birlikte yaşamazlardı. Bilakis onu evden çıkarırlardı. Ebû Dâvud'ta geçen Enes -radıyallahu anh-'ın rivayetinde geldiği gibi: "Yahudiler kadın hayız olduğunda onu evden çıkarır, onlarla birlikte yiyip içmez ve onunla birlikte aynı evde bulunmazlardı." Sahabeler Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e sorduklarında, yani; sahabeler yahudilerin kadınlar hayızlı olduğunda onlardan uzak durduklarını öğrendiklerinde bunu Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e sormuşlar, bunun üzerine Allah Teâlâ: "Sana kadınların ay hâlini de sorarlar. De ki: O bir ezadır. Onun için hayız zamanında kadınlardan ayrı kalın!" ayetini indirmiştir. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- de: «Cima (cinsel ilişki) haricindeki her şeyi yapınız! dedi. Din, hayızlı kadınla beraber yiyip içmeye, bir arada yaşamaya, ona dokunmaya, beraber yatmaya izin vermiştir. Her şeyi mübah kılmış, ancak cinsel ilişkiye girmeyi yasaklamıştır. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in: «Cima (cinsel ilişki) haricindeki her şeyi yapınız!» sözü ayetin özetidir. Çünkü i'tizâl/uzak durmak; bir arada olmayı, beraber yiyip içmeyi kapsamaktadır. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- uzak durmaktan kastedilenin sadece cinsel ilişkiyi terk etmek olduğunu bundan başka bir şey olmadığını beyan etmiştir. Bu söz Yahudilere ulaştığında, yani; Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ashabına kadınları hayızlı olduğu zamanda cinsel ilişkide bulunmak hariç her şeyi yapmalarına izin verdiği haberi yahudilere ulaşınca demektir. "Bu adam, bizim (dinimizin) işinden hiç bir şey bırakmadan hepsine muhalefet etmek istiyor" dediler. Yani; bir şey yaptığımızı gördüğünde aksini yapmayı emretmiş ve aksini yapmaya yönlendirmiştir. Bizim yaptığımız her şeyde bize muhalefet etmeyi hırsla istemektedir. (Bunu duyan) Useyd b. Hudayr ve Abbâd b.Bişr Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e geldiler ve: "Ya Rasûlallah, Yahudiler şöyle şöyle diyorlar hayızlı kadınlarla (cinsî) temasta da bulunsak mı?" dediler. Yani: Useyd b. Hudayr ve Abbâd b.Bişr -radıyallahu anhuma- Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’e Yahudilerin onlara muhalefet ettiklerini öğrenince, söyledikleri sözü aktardıktan sonra bu iki sahabe -radıyallahu anhuma- Yahudilere her şeyde muhalefetin gerçekleşmesi için cima etmenin de mübah olduğunu sormuşlardır. Manası; onlar (Yahudiler) kadınlarla bir arada yaşamadıklarına muhalefet edip kadınlarla bir arada yaşıyor, onlarla yatıyor, onlarla yiyip içiyor ve cima etmek haricinde her şeyi yapıyoruz. Onlara bütün işlerde muhalefet etmeyi gerçekleştirmek için kadınlarla cima edelim mi? Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yüzünün (rengi) değişti.” Yani; Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- o ikisinin bu içtihadını ikrar etmemiş, bilakis kızmış ve kızgınlığının alameti yüzünde belirmiştir. Çünkü o ikisinin söylediği söz dine muhaliftir. Allah Teâlâ: “Hayız zamanında kadınlardan ayrı kalın!" (Bakara Suresi: 222) buyurmuş ve Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- de ayette geçen uzak durmanın ne olduğunu açıklamıştır. Hayız zamanında onlarla cima etme hakkınız yoktur. “Hatta biz o ikisine kızdığını zannettik.” Yani; söyledikleri sözden dolayı onlara kızdığını zannettik. Bu iki zat çıkmışlardı ki, Rasûlullah'a hediye olarak süt getiren biri ile karşılaştılar. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- peşlerinden biririsini gönderip kendilerine (bu sütten) içirdi.” Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in yanından çıktıklarında Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e süt hediye etmeye gelen birisiyle karşılaştılar. Süt getiren kişi Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yanına girdiğinde Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- onları geri getirmesi için birini gönderdi. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’in yanına geldiklerinde o ikisine lütufta bulundu ve o ikisinden razı olduğunu göstermek için hediye gelen sütten içirdi. “Böylece o ikisi Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in onlara kızmadığını anladı." Yani; kızmadı, çünkü onlar söyledikleri sözlerde iyi niyetli oldukları için onları mazur görmüş ya da kızgınlığı o ikisine devam etmemiştir. Bilakis kızgınlığı geçmiştir. Bu da Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’in güzel ahlakının ve ashabına karşı şefkatinin göstergesidir.

Arapça açıklama

يخبر أنس رضي الله عنه : "أن اليَهُود إذا حَاضَت المرأة فيهم لم يؤَاكِلُوها ولم يُجَامِعُوهُن في البيوت" يعني: أن اليهود كانوا يمتنعون من مشاركة المرأة الحائض على الطعام ولا يَشربون من سؤرها ولا يأكلون الطعام الذي هو من صنعها؛ لأنهم يعتقدون نجاستها ونجاسة عرقها.

"ولم يُجَامِعُوهُن في البيوت، المراد بالمُجامعة هنا: المُساكنة والمخالطة، فاليهود كانت المرأة إذا حاضَت اعتزلوها فلا يخالطوها، بل يخرجوها من البيت، كما في رواية أنس رضي الله عنه عند أبي داود : " أن اليهود كانت إذا حاضت منهم المرأة أخرجوها من البيت، ولم يُؤاكلوها ولم يُشَارِبُوها ولم يُجامعوها في البيت".

"فسأل أصحاب النبي صلى الله عليه وسلم النبي صلى الله عليه وسلم " أي أن أصحاب النبي صلى الله عليه وسلم عندما علموا حال اليهود من اعتزال نسائهم زمن الحيض سألوا النبي صلى الله عليه وسلم عن ذلك.

"فأنزل الله تعالى : (ويسألونك عن المحيض قل هو أذى فاعتزلوا النساء في المحيض) فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم : «اصْنَعُوا كلَّ شيء إلا النكاح»"، فأجاز الشرع مُخالطتها ومُؤاكلتها ومشاربتها ومُلامَستها ومُضاجعتها، وأباح منها كل شيء إلا الوطء في الفَرْج.

وقوله صلى الله عليه وسلم : "اصْنَعُوا كل شيء إلا النكاح"

فيه بيان لمجمل الآية؛ لأن الاعتزال شامل للمجامعة والمخالطة والمؤاكلة والمُشاربة والمُصاحبة فبين النبي صلى الله عليه وسلم أن المراد بالاعتزال ترك الجماع فقط لا غير ذلك.

"فَبَلغ ذلك اليهود" أي أن اليهود بلَغَهم أن النبي صلى الله عليه وسلم أجاز لأصحابه أن يفعلوا مع نسائهم زمن الحيض كل شيء إلا الوطء.

"فقالوا: ما يُريد هذا الرَّجُل أن يَدع من أمْرِنا شيئا إلا خَالفَنَا فيه" يعني: إذا رآنا نعمل شيئا أمر بخلافه، وأرشد إلى خلافه، فهو يَحرص على أن يُخالفنا في كل شيء.

"فجاء أُسَيْدُ بن حُضَيْر، وعَبَّاد بن بِشْر فقالا يا رسول الله، إن اليهود تقول: كذا وكذا، فلا نُجَامِعُهُن؟" يعني: أن أُسَيْد بن حُضَيْر، وعَبَّاد بن بِشْر رضي الله عنهما نقلا للنبي صلى الله عليه وسلم ما قالته اليهود عندما علموا مخالفة النبي صلى الله عليه وسلم لهم، ثم إنهما رضي الله عنهما سألا النبي صلى الله عليه وسلم عن إباحة الوطء لأجل تحقيق مخالفة اليهود في كل شيء، والمعنى: إذا كنَّا قد خَالفْنَاهم في كونهم لا يخالطوهن، ونحن نخالط ونضاجع ونؤاكل ونشارب، ونفعل كل شيء إلا النكاح -الجماع- أفلا ننكحهن، حتى تتحقق مخالفتهم في جميع الأمور؟

"فَتغيَّر وجه رسول الله صلى الله عليه وسلم " أي أن النبي صلى الله عليه وسلم لم يقرهما على اجتهادهم، بل غَضِب وظهر معالم غَضِبه على وجهه؛ لأن قولهما مخالف للشرع؛ فالله تعالى يقول :{فَاعْتَزِلُوا النِّسَاءَ فِي الْمَحِيضِ} [البقرة:222] وبين النبي صلى الله عليه وسلم ما هو المراد بالاعتزال المذكور في الآية، وهو أنه لا حق لكم في جماعهن وقت الحيض.

"حتى ظننا أن قد وجَد عليهما" يعني: غَضب عليهما بسبب قولهما.

"فخرجا فَاسْتَقْبَلَهُمَا هَدِيَّة من لَبَنٍ إلى النبي صلى الله عليه وسلم ، فأَرسَل في آثَارِهِما فَسَقَاهُمَا صلى الله عليه وسلم " خرجا من عنده وفي أثناء خروجهما أستقبلهما شخص معه هَدِيَّة من لَبَنٍ يهديها إلى رسول الله صلى الله عليه وسلم فلمَّا دخل صاحب الهَديِّة على النبي صلى الله عليه وسلم أرسل رسول الله صلى الله عليه وسلم بِمن يأتي بهما، فلما جاءا إلى النبي صلى الله عليه وسلم سَقَاهُما من ذلك اللَّبَن تلطُّفا بهما وإظهارا للرضا عنهما.

"فَعَرَفَا أن لم يَجِد عليهما" يعني: لم يغضب؛ لأنهما كانا معذورين لحُسن نيتهما فيما تكلما به، أو ما استمر غضبه عليهما، بل زال عنه الغَضَب، وهذا من مكارم أخلاقه صلى الله عليه وسلم وتلطفه بأصحابه.

  • فيه تشديد اليهود على أنفسهم حيث أنهم يعتزلون المرأة الحائض لاعتقادهم أنها نجسة.
  • الحائض طاهر: بدنها وعَرَقُهَا وثيابها، فتجوزُ مُبَاشرتها ومُلامَسَتها وقيامها بشؤون منزلها، من إعداد الطعام والشراب وغير ذلك.
  • وجوبُ مخالفة اليهود الَّذين لم يؤاكلوا المرأة الحائض ويعتزلونها.
  • دليل على تحريم جِماع الحائض؛ لأن النبي -صلى الله عليه وسلم- استثناه بقوله: "إلا النكاح" وقد دل على ذلك أيضا: القرآن وإجماع المسلمين.
  • فيه أن النبي -صلى الله عليه وسلم- لا يُقِرُّ منكرا.
  • غضب النبي -صلى الله عليه وسلم- عند انتهاك محارم الله تعالى.
  • سُكوت التَّابع عند غضب المَتبُوع وعدم مراجعته له بالجواب إن كان الغَضَب للحق.
  • فيه دليل على مشروعية المُؤانسة والمُلاطفة بعد الغضب على من غَضِب إن كان أهلا لها .
  • قبول النبي -صلى الله عليه وسلم- للهدية.
  • أن من ملك الهدية جاز له التصرف فيها مطلقًا.
  • فيه كرم النبي -صلى الله عليه وسلم- وحسن أخلاقه.

Âlimlerin hükümleri

Hüküm, kitabın (Sahîh-i Müslim) konumundan alınmıştır.

Diğer rivayetler

10 rivayetin tümünü gör
Ayrıca rivayet edenler… (12)
  • الأوسط في السنن والإجماع والاختلاف لابن المنذر (763)فَأَنْزَلَ اللَّهُ تَبَارَكَ وَتَعَالَى وَيَسْأَلُونَكَ عَنِ الْمَحِيضِ قُلْ هُوَ أَذًى فَاعْتَزِلُوا النِّسَاءَ فِي الْمَحِيضِ وَلا تَقْرَبُوهُنَّ حَتَّى يَطْهُرْنَ سورة البقرة آية 222 وَأَمَرَهُمُ النَّبِيُّ ﷺ أَنْ يَصْنَعُوا كُلَّ شَيْءٍ إِلا النِّكَاحَ
  • البحر الزخار بمسند البزار 10-13 (2496)الْيَهُودُ يَعْزِلُونَ النِّسَاءَ فِي الْحَيْضِ فَلا يُؤَاكِلُوهُنَّ وَلا يُشَارِبُوهُنَّ وَيُخْرِجُوهُنَّ مِنَ الْبُيُوتِ ، فَنَزَلَتْ وَيَسْأَلُونَكَ عَنِ الْمَحِيضِ قُلْ هُوَ أَذًى فَاعْتَزِلُوا النِّسَاءَ فِي الْمَحِيضِ سورة البقرة آية 222 فَأَمَرَنَا رَسُولُ اللَّهِ ﷺ أَنْ نُؤَاكِلَهُنَّ وَنُشَ
  • التمهيد لابن عبد البر (510)الْيَهُودَ كَانَتْ إِذَا حَاضَتْ مِنْهُنَّ امْرَأَةٌ أَخْرَجُوهَا مِنَ الْبَيْتِ ، وَلَمْ يُوَاكِلُوهَا ، وَلَمْ يُشَارِبُوهَا ، وَلَمْ يُجَامِعُوهَا فِي الْبَيْتِ ، فَسُئِلَ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ ، فَأَنْزَلَ اللَّهُ : وَيَسْأَلُونَكَ عَنِ الْمَحِيضِ قُلْ هُوَ أَذًى فَاعْتَزِلُوا النِّسَاءَ فِي الْمَحِ
  • التمهيد لابن عبد البر (846)يُوَاكِلُوهُنَّ وَيُبَاشِرُوهُنَّ وَيُجَامِعُوهُنَّ فِي الْبُيُوتِ ، وَأَنْ يَصْنَعُوا بِهِنَّ كُلَّ شَيْءٍ مَا خَلا النِّكَاحَ , فَقَالَتِ الْيَهُودُ : مَا يَدَعُ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ شَيْئًا مِنْ أَمْرِنَا إِلا خَالَفَنَا فِيهِ , فَقَامَ أُسَيْدُ بْنُ حُضَيْرٍ ، وَعَبَّادُ بْنُ بِشْرٍ ، فَأَخْبَرَا ر
  • المحلى بالآثار لابن حزم (269)اصْنَعُوا كُلَّ شَيْءٍ إِلا النِّكَاحَ
  • الناسخ والمنسوخ للنحاس (111)نُؤَاكِلُهُنَّ وَنُشَارِبُهُنَّ وَنَصْنَعُ كُلَّ شَيْءٍ إِلا النِّكَاحَ
  • تاريخ دمشق لابن عساكر (6867)فَأَنْزَلَ اللَّهُ تَعَالَى : يَسْأَلُونَكَ عَنِ الْمَحِيضِ سورة البقرة آية 222 إِلَى آخِرِ الآيَةِ ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ : اصْنَعُوا كُلَّ شَيْءٍ إِلا النِّكَاحَ ، فَبَلَغَ ذَلِكَ الْيَهُودُ ، فَقَالُوا : مَا يُرِيدُ هَذَا الرَّجُلُ أَنْ يَدَعَ مِنْ أَمْرِنَا شَيْئًا إِلا خَالَفَنَا فِيهِ ، ف
  • تفسير ابن أبي حاتم (2151)الْيَهُودَ ، كَانُوا إِذَا حَاضَتْ مِنْهُمُ الْمَرْأَةُ ، أَخْرَجُوهَا مِنَ الْبَيْتِ ، وَلَمْ يُؤَاكِلُوهَا وَلَمْ يُشَارِبُوهَا وَلَمْ يُجَامِعُوهَا فِي الْبُيُوتِ ، فَسُئِلَ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ عَنْ ذَلِكَ ، فَأَنْزَلَ اللَّهُ تَعَالَى : وَيَسْأَلُونَكَ عَنِ الْمَحِيضِ قُلْ هُوَ أَذًى سورة البقرة آ
  • صحيح ابن حبان (1389)وَيَسْأَلُونَكَ عَنِ الْمَحِيضِ ، قُلْ هُوَ أَذًى ، فَاعْتَزِلُوا النِّسَاءَ فِي الْمَحِيضِ سورة البقرة آية 222 ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ : اصْنَعُوا كُلَّ شَيْءٍ إِلا النِّكَاحَ ، فَقَالَتِ الْيَهُودُ : مَا نَرَى هَذَا الرَّجُلَ يَدَعُ شَيْئًا مِنْ أَمْرِنَا إِلا يُخَالِفُنَا ، فَجَاءَ أُسَيْدُ ب
  • مستخرج أبي عوانة (687)فَأَمَرَهُمْ أَنْ يَصْنَعُوا كُلَّ شَيْءٍ إِلا النِّكَاحَ
  • مسند أبي يعلى الموصلي (3479)وَيَسْأَلُونَكَ عَنِ الْمَحِيضِ قُلْ هُوَ أَذًى فَاعْتَزِلُوا النِّسَاءَ فِي الْمَحِيضِ سورة البقرة آية 222 الآيَةُ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ : اصْنَعُوا كُلَّ شَيْءٍ إِلا النِّكَاحَ
  • معالم التنزيل تفسير البغوي (131)الْيَهُودَ كَانُوا إِذَا حَاضَتْ مِنْهُمُ الْمَرْأَةَ أَخْرَجُوهَا مِنَ الْبَيْتِ وَلَمْ يُؤَاكِلُوهَا ، وَلَمْ يُشَارِبُوهَا ، وَلَمْ يُجَامِعُوهَا فِي الْبَيْتِ ، فَسُئِلَ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ عَنْ ذَلِكَ ، فَأَنْزَلَ اللَّهُ تَعَالَى : وَيَسْأَلُونَكَ عَنِ الْمَحِيضِ قُلْ هُوَ أَذًى فَاعْتَزِلُوا ال

Aynı konuda

Geçen âyetler

Konular