Lâ ilahe illallah de ki, kıyamet günü bu kelime ile sana şahitlik edeyim
باب الدليل على صحة إسلام من حضره الموت ما لم يشرع في النزع وهو الغرغرة ونسخ جواز الاستغفار للمشركين والدليل على أن من مات على الشرك فهو في أصحاب الجحيم ولا ينقذه من ذلك شيء من الوسائل
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- amcasına şöyle dedi: «Lâ ilahe illallah de ki, kıyamet günü bu kelime ile sana şahitlik edeyim.» Ebû Talip: "Kureyş beni yerip, korktuğu için bunu yaptı demeseydi bunu söyleyip seni mutlu etmek isterdim." dedi. Bunun üzerine Yüce Allah şu ayeti indirdi: {(Rasûlüm!) Sen sevdiğini hidayete erdiremezsin; bilakis, Allah dilediğine hidayet verir.} [Kasas Suresi: 56. Ayet]
Rivayet eden: Müslim (No. 25b, 25a), Tirmizî (No. 3188) ve Ahmed b. Hanbel (No. 9237, 9310).
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, ölüm döşeğindeki amcası Ebû Talip'ten, kıyamet günü kendisine şefaat edebilmesi için ve onun Müslümanlığına şahitlik etmek için la ilahe illallah/Allah'tan başka hak ilah yoktur sözünü söylemesini istemiştir. Ebû Talip, Kureyş'in kendisi hakkında kötü söz söylemesinden, ölümden ve acizlikten korktuğu için Müslüman oldu demelerinden çekindiği için şehadeti söylemekten yüz çevirmiştir. Ebu Talib, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e: Bu korktuğum şeyler olmasaydı, şehadet getirip seni mutlu etmek isterdim ve sen razı oluncaya kadar dilediğini söylerdim demiştir. Bunun üzerine Allah Teâlâ, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in İslam'a girmeleri için kalplere hidayet vermeye kadir olmadığına delalet eden ayetini indirmiştir. Bilakis Yüce Allah tek başına dilediği kuluna hidayet eder. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- insanlara hakkı beyan etme, irşat ve dosdoğru yola yönlendirme hidayetine sahiptir.
Hadisten çıkan dersler
İnsanların sözlerinden korkulduğu için hak terk edilmez.
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- doğru yola irşat etme hidayetine sahiptir, ancak kalplere hidayet etmek onun elinde değildir.
İslam dinine davet etmek için hasta olan kâfiri ziyaret etmek meşrudur.
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- her durumda Yüce Allah'ın dinine davet etmede hırslı olmuştur.
Arapça açıklama
طَلَبَ النبيُّ صلى الله عليه وسلم مِن عمِّه أبي طالب وهو في سكرات الموت أن ينطق بلا إله إلا الله ليشْفَع له بها يوم القيامة، ويشهد له بالإسلام،
فأبى أن ينطق بالشَّهادة خوفًا مِن أن تَسُبَّه قريش وتقول عنه: إنَّه أسلَم بسبب الخوف مِن الموت والضَّعْف!
فقال للنبي صلى الله عليه وسلم: لولا ذلك لَأدخلت السّرور على قلبك بقول الشَّهادة، وأبلغتك أُمنيتك حتى ترضى!
فأنزل الله تعالى الآية التي تدل على أن النبي صلى الله عليه وسلم لا يملك هداية التوفيق للإسلام، بل الله عز وجل وحده يُوفِّق من يشاء.
وأن النبي عليه الصلاة والسلام يهدي الخلق بالدلالة والبيان والإرشاد والدعوة إلى الصراط المستقيم.
الحق لا يُترك خوفًا من كلام الناس.
النبي صلى الله عليه وسلم إنما يملك هداية الدلالة والإرشاد لا هداية التوفيق.
مشروعية زيارة الكافر المريض لدعوته إلى الإسلام.
حرص النبي صلى الله عليه وسلم على الدعوة إلى الله تعالى في كل الأحوال.
Ebû Tâlib, ölüm döşeğindeyken, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- yanına gitti. Yanında Ebû Cehil ve Abdullah b. Ebi Ümeyye b. Muğira da vardı. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- amcasına şöyle dedi: «Ey amcacım! Lâ ilahe illallah de ki, Allah katında bu kelime ile seni müdafaa edeyim.»…