İçeriğe geç

Şerhli hadisler

أحاديث مشروحة

Şerhli hadisler kitabındaki 120 hadis; Arapça metni, numarası ve âlimlerin hükmüyle. 68 tanesi Türkçe çevirili.

Hadisler
120 68 tanesi Türkçe çevirili

Hadisler

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) No. 2943

Cariyenin biri başı iki taş arasında ezilmiş bir şekilde bulundu

Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Cariyenin biri başı iki taş arasında ezilmiş bir şekilde bulundu. Bunu sana falanca falanca mı yaptı? diye sorulduğunda Yahudi bir kişi zikredildiğinde cariye başıyla evet işareti yaptı. Yahudiyi yakaladılar ve suçunu…

عن أنَسُ بنُ مالك رضي الله عنه قال: «أَنَّ جَارِيَةً وُجِدَ رَأْسُهَا مَرْضُوضاً بَيْنَ حَجَرَيْنِ، فَقِيلَ من فَعَلَ هَذَا بِك: فُلانٌ، فُلانٌ؟ حَتَّى ذُكِرَ يَهُودِيٌّ، فَأَوْمَأَتْ بِرَأْسِهَا، فَأُخِذَ الْيَهُودِيُّ…

Râvi: Enes b. Mâlik + 16 başka rivayet Şerhli

Sahih No. 3003

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- evcil olan eşek etini yemeği yasakladı ve at eti yemeğe izin verdi.

Cabir bin Abdillah -radıyallahu anhuma-: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- evcil olan eşek etini yemeği yasakladı ve at eti yemeğe izin verdi. Sahih Müslim'deki rivayette: Hayber’in fethinde at ve vahşi eşek eti yedik. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- evcil eşek etini yemeği yasakladı. Abdullah…

عن جابر بن عبد الله رضي الله عنهما : (أن النبي صلى الله عليه وسلم نهى عن لحوم الحُمُرِ الأَهْلِيَّةِ، وأَذِنَ في لحوم الخيل). ولمسلم وحده قال: (أكلنا زمن خيبر الخيل وحُمُرَ الوَحْشِ، ونهى النبي صلى الله عليه وسلم عن…

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 6 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) No. 3099

"Kendisi için avlanılmayan ve avlanılmasına yardım etmeyen ihramlı kimsenin o av hayvanın etinden yemesi..."

Ebu Katade -radıyallahu anh- şöyle dedi: “Rasulullah -sallallahu aleyhi ve selem- hac görevini yapmak için (Medine’den yola) çıktı. Onunla beraber sahabeler de yola çıktılar. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- içlerinde Ebu Katade’nin de bulunduğu sahabelerden bir grubu gönderdi ve: «Sizler sahil…

عن أبي قَتَادَةَ الأنصاري رضي الله عنه «أن رسول الله صلى الله عليه وسلم خرج حاجًّا، فخرجوا معه، فصرف طائفة منهم -فيهم أبو قَتَادَةَ- وقال: خذوا ساحِل البحر حتى نَلْتَقِيَ. فأخذوا ساحل البحر، فلما انصرفوا أحرموا كلهم…

Râvi: Ebû Katâde + 5 başka rivayet Şerhli

Sahih No. 3334

Allah Teâlâ'nın: "Artık bunu bile bile Allah'a şirk koşmayın!" sözü hakkında İbn Abbâs -radıyallahu anhuma- demiştir kİ, ayette endâd; şirk, karanlık bir gecede siyah taş üzerinde karıncanın yürümesinden daha gizlidir.

Allah Teâlâ'nın: "Artık bunu bile bile Allah'a şirk koşmayın!" (Bakara Sûresi: 22) sözü hakkında İbn Abbâs -radıyallahu anhuma- demiştir ki, ayette endâd; şirk, gece karanlığında düz bir taş üzerinde karıncanın yürümesinden daha gizlidir. O şöyle demendir: "Allah ve hayatın hakkı için“ yahut “Allah…

قول الله تعالى : {فَلا تَجْعَلُوا لِلَّهِ أَنْدَادًا وَأَنْتُمْ تَعْلَمُونَ}. قال ابن عباس في الآية: "الأنداد: هو الشرك، أخفى من دَبِيبِ النمل على صَفَاةٍ سوداء في ظلمة الليل". وهو أن تقول: والله وحياتك يا فلان، وحياتي…

Şerhli

Sahih No. 3346

«Kabrimi (çokça gelinip, gidilen) bir yere çevirmeyiniz. Evlerinizi kabirlere çevirmeyiniz. Bana salat ve selam getiriniz. Zira nerede olursanız olun, sizin salat ve selamınız bana ulaşır.»

Ali bin Hüseyin -radıyallahu anhuma- şöyle dedi: «Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’in kabrinin bulunduğu evin yanındaki gediğe gelen bir adam gördü. Adam o gediğe giriyor ve orada dua ediyordu. Ali bin Hüseyin -radıyallahu anhuma- adamı bu davranıştan yasakladı. Babam ve dedem tariki ile…

عن علي بن الحسين: "أنه رأى رجلا يجيء إلى فُرْجَةٍ كانت عند قبر النبي صلى الله عليه وسلم فيدخل فيها فيدعو، فنهاه، وقال: ألا أحدثكم حديثا سمعته من أبي عن جدي عن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال:« لا تتخذوا قبري عيدا، ولا…

Şerhli

Sahih No. 3376

«Bunlar neden korkarlar? (Kuran'ın) muhkemiyle karşılaşınca kolayca kabulleniyorlar, müteşabihi ile karşılaşınca da helak oluyorlar.»

İbn Abbâs -radıyallahu anhumâ- sıfatlar konusunda Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in bir hadisini duyunca reddedercesine titreyerek hareket yapan bir adam gördü ve; "Bunlar neden korkarlar? (Kur'an'ın) muhkemiyle karşılaşınca kolayca kabulleniyorlar, müteşabihi ile karşılaşınca da helak…

عن ابن عباس رضي الله عنهما أنه رأى رجلا انْتَفَضَ لما سمع حديثا عن النبي صلى الله عليه وسلم في الصفات -استنكارا لذلك– فقال: "ما فَرَقُ هؤلاء؟ يجدون رِقَّةً عند مُحْكَمِهِ، ويَهْلِكُونَ عند مُتَشَابِهِهِ" .

Râvi: İbn Abbâs Şerhli

Sahih No. 3384

«Onlar, Allah'ın helal kıldıklarını haram sayınca siz de haram saymıyor musunuz? Yine onlar Allah'ın haram kıldıklarını helal sayınca siz de helal saymıyor musunuz?» diye sorunca: "Evet!" dedim. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «İşte bu da onların ibadetidir.» buyurdu.

Adiy b. Hâtim -radıyallahu anh şöyle demiştir: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in, «(Yahudiler) Allah’ı bırakıp, hahamlarını; (hristiyanlar ise) rahiplerini ve Meryem Oğlu Mesîh’i rab edindiler. Oysa, bunlar da ancak, bir olan Allah’a ibadet etmekle emrolunmuşlardır. O’ndan başka hak ilâh…

عن عدي بن حاتم رضي الله عنه : "أنه سمع النبي صلى الله عليه وسلم يقرأ هذه الآية: "اتَّخَذُوا أَحْبَارَهُمْ وَرُهْبَانَهُمْ أَرْبَابًا مِنْ دُونِ اللَّهِ وَالْمَسِيحَ ابْنَ مَرْيَمَ وَمَا أُمِرُوا إِلاَّ لِيَعْبُدُوا…

Râvi: Adiy b. Hâtim Şerhli

Sahih No. 3393

(Ey Muhammed!) başını kaldır! Söyle, sözün dinlensin; iste ki istediğin verilsin. Şefâat dile! Sana şefâat hakkı verilsin.

Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-; Kıyamet gününde gelip Rabbine secde edip, hamdedeceğini (direk olarak şefâat etmeyeceğini), sonra O'na: (Ey Muhammed!) başını kaldır! Söyle, sözün dinlensin; iste ki istediğin…

عن أنس بن مالك رضي الله عنه مرفوعاً: أخبر النبي صلى الله عليه وسلم : "أنه يأتي فيسجد لربه ويحمده [لا يبدأ بالشفاعة أولا]، ثم يقال له: "ارفع رأسك وقل يُسمع، وسَلْ تُعط، واشفع تُشفَّع".

Râvi: Enes b. Mâlik Şerhli

Hüküm yok No. 3412

«Rahman’ın avucunda yedi gök ve yedi yerin misali sizden birinin elindeki hardal tanesi gibidir.»

İbn Abbâs -radıyallahu anhumâ-’dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: «Rahman’ın avucunda yedi gök ve yedi yerin misali sizden birinin elindeki hardal tanesi gibidir.»

عن عبد الله بن عباس رضي الله عنهما قال: "ما السماوات السبع والأرضون السبع في كَفِّ الرحمن إلا كَخَرْدَلَةٍ في يد أحدكم".

Râvi: İbn Abbâs Şerhli

Sahih No. 3413

"Arşın Kürsî'ye olan büyüklüğü geniş düzlük araziye bırakılan demirden bir halkaya olan büyüklüğü gibidir."

Ebu Zer -radıyallahu anh-’ın rivayet ettiği hadiste Allah Rasûlü - sallallahu aleyhi ve sellem- "Arşın Kürsî'ye olan büyüklüğü geniş düzlük araziye bırakılan demirden bir halkaya olan büyüklüğü gibidir." demiştir.

عن أبي ذر الغفاري رضي الله عنه مرفوعاً: "ما الكرسي في العرش إلا كحلقة من حديد ألقيت بين ظهري فلاة من الأرض".

Râvi: Ebû Zer Şerhli

Sahih No. 3592

«Ortalık kargaşa içindeyken/fitne zamanı ibadet etmek, bana hicret etmek gibidir.»

Ma'kil İbn Yesâr -radıyallahu anh-'den- merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Ortalık kargaşa içindeyken/fitne zamanı ibadet etmek, bana hicret etmek gibidir.»

عن معقل بن يسار رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : «العِبَادَة في الهَرْجِ كَهِجْرَةٍ إليَّ».

Râvi: Ma‘qil ibn Yasâr + 5 başka rivayet Şerhli

Sahih No. 3727

«Bir gece Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile beraber namaza durdum. Bakara suresini okumaya başladı.»

Huzeyfe -radıyallahu anh-'den merfû olarak rivayet olundu ki: "Bir gece Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile beraber namaza durdum. Bakara suresini okumaya başladı. Ben (içimden): -Yüzüncü ayete varınca rükuya varır, dedim. Yüzüncü ayete geldikten sonra da okumasını sürdürdü. Ben: Herhalde bu…

عن حذيفة بن اليمان رضي الله عنهما قال: صليت مع النبي صلى الله عليه وسلم ذات ليلة فَافْتَتَحَ البقرة، فقلت: يركع عند المئة، ثم مضى، فقلت: يصلي بها في ركعة فمضى، فقلت: يركع بها، ثم افتتح النساء فقرأها، ثم افتتح آل عمران…

Râvi: Huzeyfe + 16 başka rivayet Şerhli

Sahih No. 3758

"Biz Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in misvakını ve abdest suyunu akşamdan hazırlardık. Allah, O'nu, gecenin dilediği saatinde uyandırırdı. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- uyanınca hemen misvakla dişlerini temizler, abdest alır ve namaz kılardı."

Âişe -radıyallahu anha- şöyle dedi: "Biz Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in misvakını ve abdest suyunu akşamdan hazırlardık. Allah, O'nu, gecenin dilediği saatinde uyandırırdı. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- uyanınca hemen misvakla dişlerini temizler, abdest alır ve namaz kılardı."

عن عائشة رضي الله عنها ، قالت: كُنَّا نُعِدُّ لرسول الله صلى الله عليه وسلم سِوَاكَهُ وَطَهُورَهُ، فَيَبْعَثُهُ الله ما شاء أن يَبْعَثَهُ من الليل، فَيَتَسَوَّكُ، ويتوضَّأ ويُصلي.

Râvi: Âişe + 23 başka rivayet Şerhli

Sahih No. 4181

«Kim Allah'a gerçekten iman ederek ve vaadine gönülden bağlanarak O'nun yolunda cihad etmek için at beslerse, o atın yediği, içtiği, gübresi ve sidiği kıyamet gününde o kimsenin sevapları arasında olacaktır.»

Ebu Hureyre -radıyallahu anh-'den rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Kim Allah'a gerçekten inanarak ve vaadine gönülden bağlanarak O'nun yolunda cihad etmek için at beslerse, o atın yediği, içtiği, gübresi ve sidiği kıyamet gününde o kimsenin sevapları…

عن أبي هريرة رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : «مَنْ احْتَبَسَ فَرَسًا في سَبِيل الله، إيمانًا بالله، وتَصْدِيقًا بِوَعْدِه، فإن شِبَعَهُ وريَّه ورَوْثَهُ وبَوْلَه في مِيْزَانه يوم القيامة».

Râvi: Ebû Hureyre + 5 başka rivayet Şerhli

Hüküm yok No. 4299

"Bir topluluğa su ikram eden kimse herkesten sonra su içer."

Ebu Katâde ve İbn Ebi Evfâ'nın merfu olarak rivayet ettikleri hadiste Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "Bir topluluğa su ikram eden kimse herkesten sonra su içer."

عن أبي قتادة الأنصاري وابن أبي أوفى رضي الله عنهما مرفوعاً: «سَاقِي القَوْمِ آخِرُهُمْ شُرْبًا».

Şerhli

Sahih No. 4711

Zarara uğramak da zarar verme de yoktur. Zararlı olan kimseyi Allah, zararlara düşürür. Güçlük çıkaranı da güçlüklere sokar

«Zarara uğramak da zarar verme de yoktur. Zararlı olan kimseyi Allah, zararlara düşürür. Güçlük çıkaranı da güçlüklere sokar.»

عن أبي سعيد الخدري رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال: «لَا ضَرَرَ وَلَا ضِرَارَ، مَنْ ضَارَّ ضَرَّهُ اللَّهُ، وَمَنْ شَاقَّ شَقَّ اللَّهُ عَلَيْهِ».

Râvi: Ebû Saîd el-Hudrî Şerhli

Sahih No. 4722

Eğer insanlar yalnızca iddialarıyla (delilsiz) haklı kabul edilselerdi, bazı kimseler başkalarının mallarını ve kanlarını (canlarını) talep ederdi. Ancak, delil getirmek iddia sahibine, yemin etmek ise inkâr eden kişiye aittir

«Eğer insanlar yalnızca iddialarıyla (delilsiz) haklı kabul edilselerdi, bazı kimseler başkalarının mallarını ve kanlarını (canlarını) talep ederdi. Ancak, delil getirmek iddia sahibine, yemin etmek ise inkâr eden kişiye aittir.»

عَن ابنِ عباسٍ رضي الله عنهما أنَّ رسولَ اللهِ صلي الله عليه وسلم قال: «لَو يُعطَى النّاسُ بدَعواهُم لادَّعَى رِجالٌ أموالَ قَومٍ ودِماءَهُم، ولَكِنَّ البَيِّنَةَ على المُدَّعِى، واليَمينَ على مَن أنكَرَ».

Râvi: İbn Abbâs + 6 başka rivayet Şerhli

Sahih No. 4938

"Allahım! Ümmetimin yönetimini üstlenip de onlara zorluk çıkaran kimseye sen de zorluk çıkar. Ümmetimin yönetimini üstlenip de onlara yumuşak davrananlara sen de yumuşaklık göster."

Aişe -radıyallahu anhâ'dan merfu olarak rivayet olunan bir hadiste Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Allahım! Ümmetimin yönetimini üstlenip de onlara zorluk çıkaran kimseye sen de zorluk çıkar. Ümmetimin yönetimini üstlenip de onlara yumuşak davrananlara sen de yumuşaklık göster."

عن عائشة رضي الله عنها قَالَتْ: سَمِعْتُ رَسُولَ اللهِ -صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم- يقُولُ في بيتي هَذَا: «اللهم من وَلِيَ من أمر أمتي شيئًا فَشَقَّ عليهم، فَاشْقُقْ عليه، ومن وَلِيَ من أمر أمتي شيئًا فَرَفَقَ بهم…

Râvi: Âişe + 6 başka rivayet Şerhli

Sahih No. 4949

«Ben nasıl rahat ederim ki, sur sahibi suru ağzına almış ve kulağını dinlemeye vermiş sura üfleme izni beklemektedir.»

Ebu Said el-Hudrî -radıyallahu anh- merfû olarak anlatıyor: RasûluIIah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Ben nasıl rahat ederim ki, sur sahibi suru ağzına almış ve kulağını dinlemeye vermiş sura üfleme izni beklemektedir.» Sanki bu haber sahabelere ağır gelmişti. RasûluIIah -sallallahu…

عن أبي سعيد الخدري رضي الله عنه مرفوعاً: «كَيْفَ أَنْعَمُ! وصَاحِبُ القَرْنِ قَدِ التَقَمَ القَرْنَ، واسْتَمَعَ الإِذْنَ مَتَى يُؤْمَرُ بالنَّفْخِ فَيَنْفُخُ»، فَكَأَنَّ ذَلِكَ ثَقُلَ على أصحابِ رسولِ اللهِ صلى الله…

Râvi: Ebû Saîd el-Hudrî + 6 başka rivayet Şerhli

Sahih No. 5033

«Şüphesiz ki ümmetimin seyahati Azîz ve Celîl olan Allah yolunda cihada çıkmaktır.»

Ebu Umâme -radıyallahu anh-’dan rivayet olunduğuna göre o şöyle demiştir: Bir adam; "Ey Allah’ın Rasûlü! Bana seyahat etmem için izin verir misin?" dedi. Bunun üzerine Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Ümmetimin seyahati Allah Azze ve Celle yolunda cihad etmektir.»

عن أبي أمامة رضي الله عنه : أن رجلا، قال: يا رسول الله، ائذن لي في السياحة. فقال النبي صلى الله عليه وسلم : «إن سياحة أمتي الجهاد في سبيل الله عز وجل ».

Râvi: Abu Umâma + 3 başka rivayet Şerhli

Sahih No. 5216

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- namaza tekbirle başlar, kıraate de "Elhamdulillahi Rabbi'l-Alemin" ile başlardı. Rüku ettiğinde başını eğmez ve dikmezdi de ancak ikisinin arasında tutardı.

Âişe -radıyallahu anha- şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- namaza tekbirle başlar, kıraate de "Elhamdulillahi Rabbi'l-Alemin" ile başlardı. Rüku ettiğinde başını eğmez ve dikmezdi de ancak ikisinin arasında tutardı. Rükudan başını doğrulttuğunda sırtı dimdik olmadan secdeye…

عن عائشة رضي الله عنها قالت: «كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يَسْتَفْتِحُ الصلاةَ بالتكبير، والقراءةَ بـ«الحمد لله رب العالمين» وكان إذا ركع لم يُشْخِصْ رأسه ولم يُصَوِّبْهُ ولكن بَيْن ذلك، وكان إذا رفَع رأسَه مِن…

Râvi: Âişe + 8 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) No. 5328

«Zulüm, kıyamet gününde zâlime zifiri karanlık olacaktır.»

İbn Ömer -radıyallahu anhuma-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Zulüm, kıyamet gününde zâlime zifiri karanlık olacaktır.» Câbir -radıyallahu anh-’ dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-…

عن ابن عمر رضي الله عنهما مرفوعا: «الظلم ظلمات يوم القيامة». عن جابر رضي الله عنهما مرفوعا: «اتقوا الظلم، فإن الظلم ظلمات يوم القيامة، واتقوا الشُّحَ؛ فإنه أَهْلَكَ من كان قبلكم».

Râvi: Abdullah b. Ömer + 8 başka rivayet Şerhli

Sahih No. 5349

«Sizden biriniz ayakta su içmesin!»

Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivâyet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Sizden biriniz ayakta su içmesin!»

عن أبي هريرة رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : «لا يشربَنَّ أحدٌ منكم قائما».

Râvi: Ebû Hureyre + 4 başka rivayet Şerhli

Sahih No. 5399

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: ''Ayakta iki hutbe irad ediyor ve bu iki hutbe arasını oturarak ayırıyordu."

Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: "Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-; iki hutbe irad ediyor ve bunların arasında oturuyordu. Câbir -radıyallahu anh-'ın rivayetinde Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, ayakta iki hutbe irad ediyor ve bu iki hutbe…

عن عبد الله بن عُمر بن الخطاب رضي الله عنهما قال: «كان النبي صلى الله عليه وسلم يخطب خطبتين يقعد بينهما» وفي رواية لجابر - رضي الله عنه-: «كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يَخْطُبُ خُطْبَتَيْنِ وهو قائم، يفصل بينهما…

Râvi: Abdullah b. Ömer + 3 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) No. 5440

«Merhamet etmeyen kimseye merhamet olunmaz.»

Ebû Hureyre radıyallahu anh’dan merfû olarak rivâyet edildiğine göre: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, Ali -radıyallahu anh-’ın oğlu Hasan’ı öpmüştü. O sırada Akra b. Hâbis de Peygamberimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-’in yanında bulunuyordu. Akra: Benim on tane çocuğum var, onlardan hiç birini…

عن أبي هريرة رضي الله عنه قال: قَبَّلَ النبيُّ صلى الله عليه وسلم الحسنَ بنَ عليٍّ رضي الله عنهما ، وعنده الأَقْرَعُ بنُ حَابِسٍ، فقال الأَقْرَعُ: إنَّ لي عَشَرَةً من الوَلَدِ ما قَبَّلْتُ مِنْهُمْ أَحَدًا، فَنَظَرَ…

Râvi: Ebû Hureyre + 14 başka rivayet Şerhli

Sahih No. 5545

Şüphesiz ki, Allah; takva sahibi, (gönlü) zengin ve gizli (şöhretsiz, gösterişsiz, riyasız, samimi) kulu sever

«Şüphesiz ki, Allah; takva sahibi, (gönlü) zengin ve gizli (şöhretsiz, gösterişsiz, riyasız, samimi) kulu sever.»

عن سعد بن أبي وقاص رضي الله عنه قال: سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول: «إِنَّ اللهَ يُحِبُّ الْعَبْدَ التَّقِيَّ الْغَنِيَّ الْخَفِيَّ».

+ 3 başka rivayet Şerhli

Senedi hasen No. 5812

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e: "İnsanları cennete en fazla girdiren şey nedir?" diye soruldu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Allah’a karşı takvalı olmak ve güzel ahlâktır.» buyurdu. "İnsanları cehenneme en fazla götürecek şey nedir?" diye sorulunca da: «Ağız ve cinsel organdır.» diye buyurdu.

Ebû Hureyre -radıyallahu anh- şöyle dedi: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e: "İnsanları cennete en fazla girdien şey nedir?" diye soruldu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Allah’a karşı takvalı olmak ve güzel ahlâktır.» buyurdu. "İnsanları cehenneme en fazla götürecek şey nedir?"…

عن أبي هريرة رضي الله عنه قال: سئل رسول الله صلى الله عليه وسلم عن أكثر ما يُدْخِلُ الناسَ الجنة؟ قال: «تقوى الله وحسن الخلق»، وسئل عن أكثر ما يُدْخِلُ الناسَ النار، فقال: «الفم والفرج».

Râvi: Ebû Hureyre + 8 başka rivayet Şerhli

Sahih No. 5952

Üç kişi vardır ki, Yüce Allah Kıyamet Günü'nde onlarla konuşmaz, onları temize çıkarmaz (günahlarından arındırmaz) ve onlar için elem verici bir azap vardır

«Üç kişi vardır ki, Yüce Allah Kıyamet Günü'nde onlarla konuşmaz, onları temize çıkarmaz (günahlarından arındırmaz) ve onlar için elem verici bir azap vardır: Bunlar zina eden ihtiyar, kibirli fakir ve Allah'ın adını ticaretine alet eden kişi; öyle ki malını satarken ancak yemin ederek satar…

عَنْ سَلْمَانَ الْفَارِسِيِّ رَضيَ اللهُ عنه قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «ثَلَاثَةٌ لَا يُكَلِّمُهُمُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَلَا يُزَكِّيهِمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ…

Râvi: Selmân Şerhli

Hasen No. 5981

Kim bir şeyde uğursuzluk olduğuna inanır veya kendisi için uğursuzluk getirecek şeyi bulması için başkasına (fal) baktırırsa

«Kim bir şeyde uğursuzluk olduğuna inanır veya kendisi için uğursuzluk getirecek şeyi bulması için başkasına (fal) baktırırsa; kim kehanette bulunur veya kendisi hakkında kehanette bulunmasını isterse ve kim büyü yapar veya büyü yaptırırsa bizden değildir. Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e…

عن عمران بن حصين رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: «‌لَيْسَ ‌مِنَّا ‌مَنْ ‌تَطَيَّرَ أَوْ تُطُيِّرَ لَهُ، أَوْ تَكَهَّنَ أَوْ تُكُهِّنَ لَهُ، أَوْ سَحَرَ أَوْ سُحِرَ لَهُ، وَمَنْ عَقَدَ عُقْدَةً…

Râvi: İmrân b. Husayn Şerhli

Sahih Kudsî hadis No. 6024

Allah Rasûlü –sallallahu aleyhi ve sellem –zamanında bir adam karısını zinayla suçladı ve ondan olan çocuğunu reddetti. Allah Rasûlü –sallallahu aleyhi ve sellem- Allah -Azze ve Celle-’nin buyurduğu gibi o ikisinin lanetleşmesini emretti. Rasûlullah- sallallahu aleyhi ve sellem- onları birbirinden ayırdı, çocuğu da annesine verdi.

İbn Ömer -radıyallahu anh-'den merfû olarak rivâyet edildiğine göre, şöyle demiştir: “Allah Rasûlü –sallallahu aleyhi ve sellem –zamanında bir adam karısını zinayla suçladı ve ondan olan çocuğunu reddetti. Allah Rasûlü –sallallahu aleyhi ve sellem- Allah -Azze ve Celle-’nin buyurduğu gibi o…

عن عبد الله بن عمر رضي الله عنها : أن رجلا اتهم امرأته بالزنا، ونفى كون ولدها منه في زمن رسول الله صلى الله عليه وسلم فأمرهما رسول الله صلى الله عليه وسلم فتلاعنا، كما قال الله تعالى، ثم قضى بالولد للمرأة، وفرق بين…

Râvi: Abdullah b. Ömer + 1 başka rivayet Şerhli

Senedi sahih No. 6049

«Günahların en büyüğü Allah'a şirk koşmak, Allah'ın mekrinden emin olmak, Allah'ın rahmetinden ümit kesmek ve O'nun yardımı hakkında ümitsizliğe düşmektir.»

Abdullah b. Mesud -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Günahların en büyüğü Allah'a şirk koşmak, Allah'ın mekrinden emin olmak, Allah'ın rahmetinden ümit kesmek ve O'nun yardımı hakkında ümitsizliğe düşmektir.»

عن عبد الله بن مسعود رضي الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم أنه قال: "أكبر الكبائر: الإشراك بالله، والأمن من مَكْرِ الله، والقُنُوطُ من رحمة الله، واليَأْسُ من رَوْحِ الله".

Râvi: Abdullah b. Mes'ûd Şerhli

Sahih No. 6080

“Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- umrâ'nın/ömürlük verilen hibe edilen kimseye ait olacağı ile hükmetti.”

Cabir b. Abdillah -radıyallahu anhuma- anlatıyor: “Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- umrâ'nın hibe edilen kimseye ait olacağı ile hükmetti.” Başka bir lafızda «Herhangi bir kimseye ve çocuklarına ömürlük bir mülk verilirse, o mülk verilen kimsenindir, verene dönmez; çünkü o öyle bir şey…

عن جابر بن عبد الله رضي الله عنهما قال: «قضى رسول الله صلى الله عليه وسلم بالعُمْرَى لمن وهبت له». وفي لفظ: «من أُعمِر عمرى له ولعقبه؛ فإنها للذي أعطيها، لا ترجع إلى الذي أعطاها؛ لأنه أعطى عطاء وقعت فيه المواريث». وقال…

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 21 başka rivayet Şerhli

Sahih No. 6326

Muhakkak ki Allah, Muhsin’dir. Her şeye ihsânda bulunmayı/ güzelce davranmayı sever. Öldürdüğünüz zaman güzelce öldürün. Hayvanı boğazladığınız zaman da güzelce boğazlayın. (Sizden biri hayvanı boğazlayacağı zaman) bıçağını keskinleştirsin ve hayvanını rahat ettirsin (ona eziyet etmesin).

Şeddâd b. Evs -radıyallahu anh-’dan merfû olarak rivayet olunduğuna göre o, şöyle demiştir: Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-’den şu iki şeyi ezberledim: «Muhakkak ki Allah, Muhsin’dir. Her şeye ihsânda bulunmayı/güzelce davranmayı sever. Öldürdüğünüz zaman güzelce öldürün. Hayvanı…

عن شداد بن أوس رضي الله عنه قال: حفِظتُ من رسول الله صلى الله عليه وسلم اثنتين قال: «إن الله مُحسنٌ يحبُّ الإحسانَ إلى كلِّ شيء، فإذا قتلتم فأحسِنوا القِتْلة، وإذا ذبحتم فأحسنوا الذَّبحَ، وليُحِدَّ أحدُكم شَفْرَتَه…

Râvi: Şeddâd b. Evs + 20 başka rivayet Şerhli

Sahih No. 6330

"Kürsî, iki ayağın konulduğu yerdir. Arşa gelince, ne kadar olduğunu kimse bilemez."

İbn Abbas –radıyallahu anhumâ-’dan mevkuf olarak rivayet edildiğine göre; «Kürsü iki ayağın konulduğu yerdir. Arşa gelince ne kadar olduğunu kimse bilemez.»

عن ابن عباس رضي الله عنهما موقوفًا عليه: «الكُرسِيُّ مَوْضِع القَدَمَين، والعَرْش لا يَقْدِرُ أحدٌ قَدْرَه».

Râvi: İbn Abbâs Şerhli

Sahih No. 6401

«Kendisine atıcılık öğretildikten sonra bırakan kimse bizden değildir veya isyan etmiştir.»

Ukbe b. Amir -radıyallahu anh- rivayet ediyor: Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Kendisine atıcılık öğretildikten sonra bırakan kimse bizden değildir veya isyan etmiştir.»

عن عقبة بن عامر رضي الله عنه مرفوعاً: «من عَلِمَ الرمي، ثم تركه، فليس منا، أو فقد عصى».

Râvi: Ukbe b. Âmir + 3 başka rivayet Şerhli

Hasen No. 6614

Arazi, mal edinerek dünyaya rağbet etmeyiniz

«Arazi, mal edinerek dünyaya rağbet etmeyiniz.»

عَنْ عَبْدِ اللهِ بْنِ مَسْعُودٍ رَضيَ اللهُ عنهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «لاَ تَتَّخِذُوا الضَّيْعَةَ فَتَرْغَبُوا فِي الدُّنْيَا».

Râvi: Abdullah b. Mes'ûd + 5 başka rivayet Şerhli

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ