Şüphesiz ki, Allah; takva sahibi, (gönlü) zengin ve gizli (şöhretsiz, gösterişsiz, riyasız, samimi) kulu sever
SahihŞerhli hadisler 5545
عن سعد بن أبي وقاص رضي الله عنه قال: سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول: «إِنَّ اللهَ يُحِبُّ الْعَبْدَ التَّقِيَّ الْغَنِيَّ الْخَفِيَّ».
Sa'd b. Ebî Vakkas -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Ben, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i şöyle buyururken işittim:
«Şüphesiz ki, Allah; takva sahibi, (gönlü) zengin ve gizli (şöhretsiz, gösterişsiz, riyasız, samimi) kulu sever.»
Rivayet eden: Müslim (No. 2965).رواه مسلم
Kaynaklar (6)
صحيح مسلم (4/ 2277) (2965).
بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، لسليم الهلالي (1/ 651).
كنوز رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين.
نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين (1/ 509).
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- Allah -Azze ve Celle-'nin bazı kullarını sevdiğini açıklamıştır.
Bunlar arasında takva sahibi olanlar vardır: Allah'ın emirlerine uyan, yasaklarından sakınanlardır.
Zengini sever: Allah -Azze ve Celle-'ye itimat edip güvenerek insanlardan müstağni olan, (ihtiyaçları için) başkalarına yönelmeyen kimsedir.
Gizli olanı sever: Mütevazi, Rabbine ibadet eden, kendisine fayda veren şeylerle meşgul olan, kimsenin kendisini tanımasına, ondan övgü ve sena ile bahsetmesine aldırış etmeyen kimsedir.
Hadisten çıkan dersler
Allah'ın kullarını sevmesini gerektiren bazı hususlar açıklanmıştır. Bunlar takva, tevazu ve Allah'ın takdirine razı olmaktır.
Arapça açıklama
بَيَّنَ النبيُّ صلى الله عليه وسلم أنَّ الله عزَّ وجلَّ يُحِبُّ بعضَ عباده،
ومنهم التقي: المُمْتَثِل لأوامر الله، المجتنب لنواهِيهِ.
ويُحِبُّ الغنيَّ: الذي استغنى عن الناسِ بالله عز وجل لا يَلْتَفِتُ إلى غيره.
ويُحبُّ الخفيَّ: المُتَواضِع، المُتَعَبِّد لربِّه، المُشتغل بما ينفعه، الذي لا يَهْتَمُّ أنْ يَعْرِفَه أحدٌ أو يَتَحَدَّث عنه بمدحٍ وثَنَاءٍ.
بيان بعض الصفات المُقْتَضِيَة لمحبةِ الله لعباده، وهي التقوى والتواضع والرضى بما قَسَمَ الله.
وعن سعد بن أبي وقاص رضي الله عنه قال: سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم: يقول: “إن الله يحب العبد التقي الغني الخفي” ((رواه مسلم)). والمراد: بـ “الغني” غني النفس، كما سبق فى الحديث الصحيح.