Ali, sitedeki 1.610 hadisi rivayet etmiştir; 45 tanesi Türkçe çevirili. En sağlamları önce gösterilir.
Vefatı
v. 40 h.
Diğer yazılışlar
Alî ibn Abî Tâlib, Ali ibn Abu Talib
Biyografi (Arapça)
الذهبي : أحد السابقين الأولين لم يسبقه إلى الإسلام إلا خديجة رضي الله عنها أسلم وله ثمان سنين
المزي : شهد بدر
ابن حجر العسقلاتي : قال في التقريب صحابي جليل الخليفة الرابع للخلفاء الراشدين من السابقين الأولين وأحد العشرة المبشرين بالجنة
السيوطي : شهد بدرا والمشاهد سوى تبوك فإن النبي صلى الله عليه وسلم استخلفه فيها على المدينة وبعثه إلى اليمن قاضيا وضرب بيده في صدره وقال اللهم اهد قلبه وسدد لسانه ومناقبه كثيرة روى عنه ابنوه الحسن والحسين وعمر ومحمد بن الحنفية وخلق بويع له بالخلافة يوم قتل عثمان
وعن علي رضي الله عنه قال: سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول: "ما من مسلم يعود مسلماً غدوة إلا صلى عليه سبعون ألف ملك حتي يمسي، وإن عاده عشية إلا صلى عليه سبعون ألف ملك حتي يصبح، وكان له خريف في الجنة”…
وعن علي رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال له ولفاطمة، رضي الله عنهما: "إذا أويتما إلى فراشكما، أو: إذا أخذتما مضجعكما - فكبرا ثلاثًا وثلاثين، وسبحا ثلاثًا وثلاثين، واحمدا ثلاثًا وثلاثين" وفي…
وعن علي رضي الله عنه قال: قال لي رسول الله صلى الله عليه وسلم: "قل: اللهم اهدني، وسددني". وفي رواية: "اللهم إني أسألك الهدى، والسداد" ((رواه مسلم)).
Şureyh b. Hâni dedi ki: Aişe –radıyallahu anha-’ya mestler üzerine mesh etmeyi sormaya geldim. Dedi ki: İbn Ebî Talib’e git, çünkü o Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- ile beraber yolculuk yapardı. Ona sorduk oda buyurdu ki: "Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- yolcuya üç gün ve üç gece…
Yezîd b. Şerîk b. Târık şöyle dedi:Ali -radıyallahu anh-’ı minberde konuşurken gördüm ve şöyle buyurduğunu duydum:''Hayır, iddialar doğru değildir. Vallahi bizim yanımızda Kur'ân–ı Kerîm’den ve şu sahîfeden başka okuduğumuz bir yazı yoktur.” Böyle dedikten sonra o sahîfeyi açtı. Orada develerin…
Bana, Ali b. Ebî Tâlip şöyle dedi: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in beni gönderdiği şey üzerine seni göndereyim mi? Yok etmediğin bir heykel, düzeltmediğin yüksek bir kabir bırakma.
أَلاَّ أَبْعَثُكَ عَلَى مَا بَعَثَنِي عَلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ لاَ تَدَعَ تِمْثَالاً إِلاَّ طَمَسْتَهُ وَلاَ قَبْرًا مُشْرِفًا إِلاَّ سَوَّيْتَهُ .
«Âhir zamanda yaşları genç, akılları kıt bir topluluk ortaya çıkacaktır. Onlar, mahlukatın en hayırlısının sözünden (Kur'an ve Sünnet'ten) bahsederler. Okun avı (delip) geçtiği gibi İslam'dan çıkarlar. İmanları boğazlarından aşağıya geçmez. Onları nerede bulursanız (etkisiz hale getirin/) öldürün…
Ali -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'i; «Fedâke ebî ve ümmi» (Anam babam sana fedâ olsun) cümlesini Sa'd'dan başka bir adama söylerken görmedim." Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Anam babam sana fedâ olsun yâ Sa`d, durma at!»…
Ali b. Ebu Talib -radıyallahu anh-'den merfû olarak rivayet olunan bir hadiste Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- Hayber günü kadınların, muta suretiyle nikah edilmesini ve evcil eşeklerin etlerinin yenmesini yasak etmiştir.
Ali b. Rabîa anlatıyor: Ali b. Ebû Tâlib’i gördüm, binsin diye hayvanını getirdikleri zaman ayağını üzengiye koyunca ‘Bismillah’ dedi. Hayvanın üzerine yerleşip doğrulunca; ‘Bunu bizim hizmetimize verene hamd ederiz, zira biz buna güç yetiremezdik. Biz şüphesiz Rabbimize döneceğiz’ dedi. Üç defa…
Ali b. Ebî Tâlib -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivâyet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Benden önce hiçbir peygambere verilmeyenler bana verildi.» Bizler Ya Rasûlallah onlar nedir? dedik. Şöyle buyurdu: «(Bir aylık zamanda kat edilecek uzaklıkta bulunan…
Fatıma -radıyallahu anhâ- Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e gelerek değirmen taşının eline verdiği zarardan şikayetçi oldu. Kendisine Rasûlullah -aleyhisselâm-'a kölelerin geldiği haberi ulaşmıştı. Fakat o Nebi -aleyhisselâm- ile görüşemediği için bunu Âişe -radıyallahu anhâ-'ya anlattı. Nebi…
İbn Abbas -radıyallahu anhumâ-’dan rivayet edildiğine göre, Ali b. Ebî Tâlib -radıyallahu anh-, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in vefat ettiği hastalığı zamanında yanından çıktı. Sahâbîler: Ey Ebu’l-Hasan! Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- nasıl oldu, geceyi nasıl geçirdi? dediler…
ـ خَرَجَ مِنْ عِنْدِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي وَجَعِهِ الَّذِي تُوُفِّيَ فِيهِ فَقَالَ النَّاسُ يَا أَبَا حَسَنٍ كَيْفَ أَصْبَحَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ أَصْبَحَ بِحَمْدِ اللَّهِ بَارِئًا…
Ali b. Ebî Tâlib -radıyallahu anh- şöyle demiştir: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bana, kendisine ait kurban edilen hayvanlarının üzerinde durmamı ve onun etini, derisini ve üzerine atılan çul ve benzeri şeyleri tasadduk etmemi ve kasaba ondan bir şey vermememi emretti."
أَمَرَنِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ أَقُومَ عَلَى بُدْنِهِ وَأَنْ أَتَصَدَّقَ بِلَحْمِهَا وَجُلُودِهَا وَأَجِلَّتِهَا وَأَنْ لاَ أُعْطِيَ الْجَزَّارَ مِنْهَا قَالَ " نَحْنُ نُعْطِيهِ مِنْ عِنْدِنَا "
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- bir seriyye gönderdi ve başlarına Ensar’dan bir adamı komutan tayin etti. Onlara da ona itaat etmelerini emretti. Fakat komutan bir şeye öfkelendi ve: Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- size bana itaat etmenizi emretmedi mi?” dedi. Onlar: “Evet, emretti.” dediler…
Ali -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: "Müezzin ezanı okumada daha yetkilidir (yani ezan vaktine karar verir) imam ise kamette (namaz için kametin getirilmesini emretmede) daha yetkilidir."
Abd-i Hayr’dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Ali b. Ebî Talib -radıyallahu anh-’ın yanına geldik. O namazını kılmıştı ve abdest suyu istedi. Biz: “Abdest suyunu ne yapacak? Namazını yeni kıldı. Ama bize abdestin nasıl alınacağını öğretmek istiyor.” dedik. İçinde su bulunan bir kabla bir…
İbn Abbâs -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre, Ali şöyle demiştir: Fatıma -radıyallahu anha- ile evlenmiştim ve Ya Rasûlullah!: “Beni zifafa sok” dedim. Rasûlullah: “Fatıma’ya mehir olarak bir şeyler ver de öyle” buyurdu. “Yanımda ona verecek bir şey yoktur” dedim. “Sağlam zırhın…
Ali -radıyallau anh-'dan merfû olarak rivâyet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Topluluk adına (topluluktan) birinin selam vermesi, diğer gruptan da bir kişinin alması yeterlidir.»
وَعَنْ عَلِيٍّ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم -{ يُجْزِئُ عَنْ اَلْجَمَاعَةِ إِذَا مَرُّوا أَنْ يُسَلِّمَ أَحَدُهُمْ, وَيُجْزِئُ عَنْ اَلْجَمَاعَةِ أَنْ يَرُدَّ أَحَدُهُمْ }…