İçeriğe geç

Müsned

«(Bir aylık zamanda kat edilecek uzaklıkta bulunan düşmanlarımın kalbine) korku salmakla desteklendim. Yeryüzü (hazinelerinin) anahtarları bana verildi. "Ahmed" olarak isimlendirildim.Toprak, bana, tertemiz kılındı ve benim ümmetim ümmetlerin en hayırlısı kılındı.»

Sahih Müsned 724

Râvi:Ali

حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ يَعْنِي ابْنَ مُحَمَّدِ بْنِ عَقِيلٍ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَلِيٍّ أَنَّهُ سَمِعَ عَلِيَّ بْنَ أَبِي طَالِبٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أُعْطِيتُ مَا لَمْ يُعْطَ أَحَدٌ مِنْ الْأَنْبِيَاءِ فَقُلْنَا يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا هُوَ قَالَ نُصِرْتُ بِالرُّعْبِ وَأُعْطِيتُ مَفَاتِيحَ الْأَرْضِ وَسُمِّيتُ أَحْمَدَ وَجُعِلَ التُّرَابُ لِي طَهُورًا وَجُعِلَتْ أُمَّتِي خَيْرَ الْأُمَمِ

Ali b. Ebî Tâlib -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivâyet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Benden önce hiçbir peygambere verilmeyenler bana verildi.» Bizler Ya Rasûlallah onlar nedir? dedik. Şöyle buyurdu: «(Bir aylık zamanda kat edilecek uzaklıkta bulunan düşmanlarımın kalbine) korku salmakla desteklendim. Yeryüzü (hazinelerinin) anahtarları bana verildi.» "Ahmed" olarak isimlendirildim.Toprak, bana tertemiz kılındı ve benim ümmetim ümmetlerin en hayırlısı kılındı."

Rivayet eden: Ahmed b. Hanbel (No. 724, 1291).

Kopyala
Kopyalanacaklar:
Hata bildir

Açıklama

Nebî sallallahu aleyhi ve sellem'in “Benden önce hiçbir peygambere verilmeyenler bana verildi" sözünden anlaşılan saymış olduğu her bir şey kendinden önce kimse için geçerli değildir. " Korku salmakla desteklendim" Yani: Düşmanın benden korkmasıyla desteklendim. Korku, düşmanların kalplerini parçalamış, onların gücünü kırmış ve birliklerini dağıtmıştır. "Anahtarlar verildi" sözü anahtar kelimesinin çoğulu olup, kendisiyle bir şeyin açıldığı aletin ismidir. Asılda kendisine ulaşılması mümkün olmayan kilitli şeyleri çıkarmak için kulanılan şeydir. " Yeryüzünün hazineleri" sözü; Allah'ın ona beldeleri fethetme vadinden mecaz yapılmıştır. Hazine sözünün çoğuludur. O da fethedilmeden önce o belde halkının biriktirdikleri hazinelerdir. "Ahmed olarak isimlendirildim" sözü; Allah'ın korumasıyla ondan önce kimse bu isimle isimlenmemiştir. Zayıf olan kalplere şüphe girmemesi için ya da geçmiş kitaplarda Ahmed lafzının kimin vasfı olduğunda şüphe etmemeleri içindir. "Toprak, bana, tertemiz kılındı" sözü; suyun bulunamadığı yada kullanılmaya elverişli olmadığı zamanlarda temizleyici olarak kılındı demektir.

Arapça açıklama

قوله: "أعطيت ما لم يعط أحد من الأنبياء قبلي" ظاهره أن كل واحدة مما ذكر لم تكن لأحد قبله، قوله: "نصرت بالرعب" أي: بخوف العدو مني، وهو الذي قطع قلوب أعدائه وأخمد شوكتهم وبدد جموعهم، قوله: "وأعطيت مفاتيح" جمع مفتاح اسم للآلة التي يفتح بها، وهو في الأصل كل ما يتوصل به إلى استخراج المغلقات التي يتعذر الوصول إليها بها، قوله: "الأرض" استعارة لوعد الله له بفتح البلاد، قوله: "وسميت أحمد" فلم يسم به أحد قبله حماية من الله؛ لئلا يدخل لبس على ضعيف القلب أو شك في كونه هو المنعوت بأحمد في الكتب السابقة، قوله: "وجعل لي التراب طهوراً" أي: مطهراً عند تعذر الماء.

  • تفضيل نبينا -صلى الله عليه وسلم- على سائر الأنبياء.
  • مشروعية تَعديد نِعَم الله على العبد على وجه الشكر لله، وذكر آلائه.
  • أن الله -تعالى- نصر نبيه محمداً بالرعب، فيصاب عدوه بالخوف؛ ولو كان بينهما مسيرة شهر، وهذا من أكبر العون والنصر على الأعداء.
  • مشروعية التيمم، وأن الأصل في الأرض الطهارة فلم يظهر عليها خلاف ذلك.

Âlimlerin hükümleri

İsim verilmeyen kaynak hüküm ifadesi: صحيح

Diğer rivayetler

Ayrıca rivayet edenler… (8)
  • أخبار مكة للفاكهي (1805)أُعْطِيتُ مَا لَمْ يُعْطَ أَحَدٌ مِنَ الأَنْبِيَاءِ فَقُلْنَا : مَا هُوَ يَا رَسُولَ اللَّهِ ؟ قَالَ ﷺ : نُصِرْتُ بِالرُّعْبِ ، وَأُعْطِيتُ مَفَاتِيحَ الأَرْضِ ، وَسُمِّيتُ أَحْمَدَ ، وَجُعِلَ التُّرَابُ لِي طَهُورًا ، وَجُعِلَتْ أُمَّتِي خَيْرَ الأُمَمِ ﷺ
  • إتحاف الخيرة المهرة بزوائد المسانيد العشرة (5910)أُعْطِيتُ مَا لَمْ يُعْطَ أَحَدٌ مِنَ الْأَنْبِيَاءِ ، قُلْنَا : يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا هُوَ ؟ قَالَ : نُصِرْتُ بِالرُّعْبِ ، وَأُعْطِيتَ مَفَاتِيحَ الْأَرْضِ ، وَسُمِّيتُ أَحْمَدُ ، وَجُعِلَ التُّرَابُ لِيَ طَهُورًا ، وَجُعِلَتْ أُمَّتِي خَيْرَ الْأُمَمِ
  • الأحاديث المختارة (678)أُعْطِيتُ أَرْبَعًا لَمْ يُعْطَهُنَّ أَحَدٌ مِنْ أَنْبِيَاءِ اللَّهِ : أُعْطِيتُ مَفَاتِيحَ الأَرْضِ ، وَسُمِّيتُ أَحْمَدَ ، وَجُعِلَ التُّرَابُ لِي طَهُورًا ، وَجُعِلَتْ أُمَّتِي خَيْرَ الأُمَمِ
  • الأحاديث المختارة (679)نُصِرْتُ بِالرُّعْبِ ، وَأُعْطِيتُ مَفَاتِيحَ الأَرْضِ ، وَسُمِّيتُ أَحْمَدَ ، وَجُعِلَ التُّرَابُ لِي طَهُورًا ، وَجُعِلَتْ أُمَّتِي خَيْرَ الأُمَمِ
  • الشريعة للآجري (1061)أُعْطِيتُ مَا لَمْ يُعْطَ أَحَدٌ مِنَ الأَنْبِيَاءِ قُلْنَا : مَا هُوَ يَا رَسُولَ اللَّهِ ؟ قَالَ : نُصِرْتُ بِالرُّعْبِ ، وَأُعْطِيتُ مَفَاتِيحَ الأَرْضِ ، وَسُمِّيتُ أَحْمَدَ ، وَجُعِلَ التُّرَابُ لِي طَهُورًا ، وَجُعِلَتْ أُمَّتِي خَيْرَ الأُمَمِ
  • دلائل النبوة للبيهقي (2223)أُعْطِيتُ مَا لَمْ يُعْطَ أَحَدٌ مِنَ الأَنْبِيَاءِ ، فَقُلْتُ : مَا هُوَ يَا رَسُولَ اللَّهِ ؟ قَالَ : نُصِرْتُ بِالرُّعْبِ ، وَأُعْطِيتُ مَفَاتِيحَ الأَرْضِ ، وَسُمِّيتُ أَحْمَدَ وَجُعِلَ لِيَ التُّرَابُ طَهُوَرًا ، وَجُعِلَتْ أُمَّتِي خَيْرَ الأُمَمِ
  • فوائد تمام الرازي (1180)أُعْطِيتُ مَا لَمْ يُعْطَ أَحَدٌ مِنَ الأَنْبِيَاءِ قُلْنَا : يَا رَسُولَ اللَّهِ ، مَا هُوَ ؟ قَالَ : نُصِرْتُ بِالرُّعْبِ ، وَأُعْطِيتُ مَفَاتِيحَ الأَرْضِ ، وَسُمِّيتُ أَحْمَدَ ، وَجُعِلَ التُّرَابُ لِي طَهُورًا ، وَجُعِلَتْ أُمَّتِي خَيْرَ الأُمَمِ
  • مصنف ابن أبي شيبة (30963)أُعْطِيتُ مَا لَمْ يُعْطَ أَحَدٌ مِنَ الْأَنْبِيَاءِ , قُلْنَا : يَا رَسُولَ اللَّهِ , مَا هُوَ ؟ ، قَالَ : نُصِرْتُ بِالرُّعْبِ , وَأُعْطِيتُ مَفَاتِحَ الْأَرْضِ , وَسُمِّيتُ أَحْمَدَ , وَجُعِلَ التُّرَابُ لِي طَهُورًا , وَجُعِلَتْ أُمَّتِي خَيْرَ الْأُمَمِ

Aynı konuda

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 335

Benden önce hiç kimseye verilmeyen beş şey bana verildi

«Benden önce hiç kimseye verilmeyen beş şey bana verildi: Bir aylık mesafe kadar (uzaktaki düşmanın kalbine) korku salmakla bana yardım edildi. Yeryüzü benim için mescit ve temiz kılındı; bu sebeple ümmetimden kim nerede namaz vakti girerse orada namazını kılsın. Ganimetler bana helâl kılındı…

أُعْطِيتُ خَمْسًا لَمْ يُعْطَهُنَّ أَحَدٌ قَبْلِي نُصِرْتُ بِالرُّعْبِ مَسِيرَةَ شَهْرٍ، وَجُعِلَتْ لِيَ الأَرْضُ مَسْجِدًا وَطَهُورًا، فَأَيُّمَا رَجُلٍ مِنْ أُمَّتِي أَدْرَكَتْهُ الصَّلاَةُ فَلْيُصَلِّ، وَأُحِلَّتْ…

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 9 başka rivayet Şerhli

Hüküm yok Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sünen-i Tirmizî 1553b

"‏ فُضِّلْتُ عَلَى الأَنْبِيَاءِ بِسِتٍّ أُعْطِيتُ جَوَامِعَ الْكَلِمِ وَنُصِرْتُ بِالرُّعْبِ وَأُحِلَّتْ لِيَ الْغَنَائِمُ وَجُعِلَتْ لِيَ الأَرْضُ مَسْجِدًا وَطَهُورًا وَأُرْسِلْتُ إِلَى الْخَلْقِ كَافَّةً وَخُتِمَ…

Râvi: Ebû Hureyre + 20 başka rivayet Yalnız Arapça

Konular