Allah, ayetleri birbirine benzeyen ve yer yer tekrar eden kitabı, sözlerin en güzeli olarak indirmiştir. Rablerinden korkanların bu kitaptan tüyleri ürperir, sonra hem derileri ve hem de kalpleri Allah'ın zikrine ısınıp yumuşar. İşte bu kitap Allah'ın hidayetidir. Onunla istediğini doğru yola hidayet eder. Allah kimi de saptırırsa artık ona yol gösteren bulunmaz.
Zümer Suresi’nin 23. ayeti (39:23) Mekki bir surededir; 23. cüzde, Mushaf’ın 461. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Zümer Suresi 23. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
23. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Yüce Allah, resulu Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e sözün en güzeli olan Kur'an'ı indirdi. Allah onu doğrulukta, güzellikte, uyumlulukta ve ihtilaf olmadan birbirine benzer olarak indirmiştir. Onda birçok kıssalar, hükümler, vaatler, tehditler, hak ehlinin özellikleri, batıl ehlinin sıfatları ve diğer hususlar zikredilmiştir. Rablerinden korkanların onda bulunan vaatleri ve tehditleri duyduklarında tüyleri ürperir. Sonra Kur'an'da zikredilen müjdeleri, temennileri duyduklarında Allah'ın zikriyle kalpleri ve derileri sükûne kavuşur. İşte Kur'an hakkında bu zikredilenler ve bırakmış olduğu tesiri, Allah'ın dilediği, kuluna bahşettiği hidayetidir. Allah'ın bedbaht ettiği, hidayete muvaffak kılmadığı kimsenin hiçbir yol göstericisi olmaz.
23. Yüce Allah, indirdiği Kitabından bize haber vermektedir ki o, kayıtsız ve şartsız “sözün en güzeli”dir. Sözün en güzeli, Allah’ın kelâmıdır. Allah’ın kelamı olup da indirilen kitapların en güzeli de bu Kur’ân-ı Kerîm’dir. En güzel o olduğuna göre onun lafızları da lafızların en açığı, en anlaşılırıdır. Onun ihtiva ettiği manalar en yüce anlamlardır. Çünkü o, hem sözleri ile hem manası ile sözün en güzelidir. Ayrıca “müteşâbih”tir. Yani güzellikte birbirine benzerdir. Sözleri, birbirleri ile uyumu ve hiçbir şekilde birbirleri ile çelişmemesi açısından da birbirine benzerlik arzederler … Devamını oku
İman ve takva ehli Kur'an'ı duyduklarında Allah'tan korkarlar. Günahkârlar ve bedbahtlar ise Kur'an'ı duyduklarında ondan istifade etmezler.
Resullerin getirdiklerini yalanlamak; dünyada veya ahirette veyahut da her ikisinde azabın inmesine sebep olur.
Kur'an, dünya ve ahiret hususları ile ilgili bütün meseleleri açıklamıştır. Bu açıklamalar bazen genel, bazen de ayrıntılı olmuş ve bunlar için örnekler verilmiştir.
23. ayetin diğer mealleri
Şaban Piriş
Allah sözün en güzelini, müteşabih ve (hükümleri, öğütleri, kıssaları...) ikişerli bir kitap olarak indirdi. Rablerinden korkanların derileri ondan ürperir, sonra derileri ve kalpleri Allah'ın zikrine yumuşar. İşte bu Allah’ın hidayetidir. Onunla dilediğine hidayet eder. Allah, kimi de saptırırsa, artık ona bir hidayet edici yoktur.
Ali Özek ve arkadaşları
Allah sözün en güzelini, birbiriyle uyumlu ve bıkılmadan tekrar tekrar okunan bir kitap olarak indirdi. Rablerinden korkanların, bu Kitab’ın etkisinden tüyleri ürperir, derken hem bedenleri ve hem de gönülleri Allah'ın zikrine ısınıp yumuşar. İşte bu Kitap, Allah'ın, dilediğini kendisiyle doğru yola ilettiği hidayet rehberidir. Allah kimi de saptırırsa artık ona yol gösteren olmaz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah, kelamın en güzelini ikizli, ahenkli bir kitap olarak indirdi.(1) Ondan Rablerine saygısı olanların derileri ürperir. Sonra derileri de, kalpleri de Allah'ın zikrine karşı yumuşar. İşte bu Allah'ın rehberidir. Allah, onunla dilediğini doğru yola çıkarır. Her kimi de Allah şaşırtırsa, artık ona doğru yolu gösterecek yoktur.
23. ayet kelime kelime
ٱللَّهُal-lahuAllah
نَزَّلَnazzalaindirdi
أَحْسَنَaḥsanaen güzelini
ٱلْحَدِيثِl-ḥadīthisözün
كِتَٰبًاkitābanbir Kitap halinde
مُّتَشَٰبِهًاmutashābihanbirbirine benzer
مَّثَانِىَmathāniyaikişerli
تَقْشَعِرُّtaqshaʿirruürperir
مِنْهُmin'huondan
جُلُودُjulūduderileri
ٱلَّذِينَalladhīnakimselerin
يَخْشَوْنَyakhshawnakorkanların
رَبَّهُمْrabbahumRablerinden
ثُمَّthummasonra
تَلِينُtalīnuyumuşar
جُلُودُهُمْjulūduhumderileri
وَقُلُوبُهُمْwaqulūbuhumve kalbleri
إِلَىٰilāzikrine
ذِكْرِdhik'ri
ٱللَّهِl-lahiAllah'ın
ذَٰلِكَdhālikaişte bu
هُدَىhudārehberidir
ٱللَّهِl-lahiAllah'ın
يَهْدِىyahdīdoğru yola iletir
بِهِۦbihibununla
مَنmankimseyi
يَشَآءُyashāudilediği
وَمَنwamanama kimi
يُضْلِلِyuḍ'lilisapıklığında bırakırsa
ٱللَّهُl-lahuAllah
فَمَاfamāartık olmaz
لَهُۥlahuona
مِنْminhiçbir
هَادٍhādinyol gösteren
Bu ayetin geçtiği hadisler
Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.
Onlara dünya hayatının örneğini ver: (Dünya hayatı), gökten indirdiğimiz yağmur gibidir ki, onun sebebiyle yeryüzünün bitkileri boy verip birbirine karışırlar. Fakat bütün bu canlılık sonunda rüzgârın savurduğu kuru bir çer çöpe döner. Allah, her şey üzerinde kudret sahibidir.
Ölü iken (imanla) kendisini dirilttiğimiz, insanlar arasında ona yürümesi için nur verdiğimiz kimse, içinden çıkamayacağı karanlıklarda kalan kimse gibi midir? Kâfirlere yaptıkları işler böyle süslü gösterilmiştir.
Sana kitabı indiren O’dur. Onun bir kısmı, muhkem ki bunlar kitabın özüdür. Bir kısmı da müteşabih ayetlerdir. Kalplerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve (kendilerine göre) onun tevilini yapmak için onun müteşabih olanlarına uyarlar. Oysa, onun tevilini Allah’tan başkası bilmez. İlimde derinleşenler ise “Biz, ona iman ettik, onun hepsi Rabbimizin katındandır.” derler. Temiz akıl sahiplerinden başkası düşünmez.
Gerçek Müminler ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığı zaman kalpleri titrer, ayetleri okunduğu zaman (bu), onların imanını artırır ve onlar ancak Rablerine tevekkül eden kimselerdir. …
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Allah, kuluna yetmez mi? Seni O’ndan (Allah’tan) başkalarıyla korkutmaya çalışıyorlar. Allah, kimi saptırırsa artık onun için bir yol gösterici yoktur.
Allah kimi saptırırsa, artık bundan sonra onun hiçbir velisi yoktur. Azabı gördükleri zaman, zalimlerin şöyle dediğini göreceksin: "Geri dönmeye bir yol var mı?"
Herkesin kazandığını görüp gözeten Allah'a (ortak koşulur mu?). Onlar, Allah’a ortaklar koştular. De ki: “Söyleyin bakalım onların isimlerini Yoksa siz (bununla) O’na yeryüzünde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz, Yoksa siz üstün körü bir söz mü söylüyorsunuz?” Hayır, bilakis o kâfirlere tuzakları süslü gösterildi ve onlar doğru yoldan alıkondular. Allah, kimi saptırırsa, artık ona hidâyet verecek hiçbir kimse yoktur.