Mü’min Suresi’nin 33. ayeti (40:33) Mekki bir surededir; 24. cüzde, Mushaf’ın 470. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Mü’min Suresi 33. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
33. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
O gün cehennemden korkup arkanızı dönüp kaçarsınız. Sizi Allah'ın azabından koruyacak hiçbir engel yoktur. Allah'ın iman etmeye muvaffak kılmadığı ve rezil rüsva ettiği kimseyi hidayete erdirecek hiçbir kimse yoktur. Çünkü muvaffak kılma hidayeti yalnızca Yüce Allah'ın elindedir.
33. O -Allah kendisinden razı olsun- onları bu dehşetli günü hatırlatarak uyardı ve eğer şirkleri üzere devam edecek olurlarsa bu gündeki hallerini hatırlatarak ızdırabını belirtti. İşte bundan dolayı: “O gün arkanızı dönüp gidersiniz” Yani siz ateşe götürülürsünüz “de sizi Allah’a karşı koruyacak kimseniz olmaz.” Allah’ın azabını kendisi ile önleyeceğiniz bir gücünüz bulunmaz, O’na karşı hiç kimse de size yardımcı olamaz: “O günde gizlilikler açığa çıkartılır, artık onun ne bir gücü vardır, ne de bir yardımcısı.” (et-Târık, 86/9-10) “Allah kimi saptırırsa onu doğru yola iletecek hiç kimse … Devamını oku
Mümin, kendisini düşmanlarının tuzaklarından koruması için Rabbine sığınır.
Maslahat elde etme veya mefsedeyi def etme adına imanın gizlenmesi caizdir.
İnsanlara nasihat etmek, iman ehlinin sıfatlarındandır.
33. ayetin diğer mealleri
O gün arkanızı döner, kaçarsınız. Fakat, sizi Allah’tan koruyacak hiç bir şey yoktur. Allah kimi saptırırsa, artık onu doğru yola iletecek de yoktur.
Arkanıza dönüp kaçacağınız günden korkuyorum. Sizi Allah'tan (O'nun azabından) kurtaracak kimse yoktur. Allah kimi saptırırsa, artık onu doğru yola iletecek de yoktur.»
"O gün arkanıza dönüp kaçacaksınız. Fakat sizi Allah'tan koruyacak olan yoktur. Her kimi Allah şaşırtırsa, artık ona bir yol gösterici bulunmaz."
Allah, kuluna yetmez mi? Seni O’ndan (Allah’tan) başkalarıyla korkutmaya çalışıyorlar. Allah, kimi saptırırsa artık onun için bir yol gösterici yoktur.
Herkesin kazandığını görüp gözeten Allah'a (ortak koşulur mu?). Onlar, Allah’a ortaklar koştular. De ki: “Söyleyin bakalım onların isimlerini Yoksa siz (bununla) O’na yeryüzünde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz, Yoksa siz üstün körü bir söz mü söylüyorsunuz?” Hayır, bilakis o kâfirlere tuzakları süslü gösterildi ve onlar doğru yoldan alıkondular. Allah, kimi saptırırsa, artık ona hidâyet verecek hiçbir kimse yoktur.
Allah, ayetleri birbirine benzeyen ve yer yer tekrar eden kitabı, sözlerin en güzeli olarak indirmiştir. Rablerinden korkanların bu kitaptan tüyleri ürperir, sonra hem derileri ve hem de kalpleri Allah'ın zikrine ısınıp yumuşar. İşte bu kitap Allah'ın hidayetidir. Onunla istediğini doğru yola hidayet eder. Allah kimi de saptırırsa artık ona yol gösteren bulunmaz.
Allah kimi saptırırsa, artık bundan sonra onun hiçbir velisi yoktur. Azabı gördükleri zaman, zalimlerin şöyle dediğini göreceksin: "Geri dönmeye bir yol var mı?"