İçeriğe geç

Yûsuf Suresi 67. Ayet

سورة يوسف، الآية ٦٧

12:67 13. cüz 25. hizb Mushaf’ta 243. sayfa Mekki sure

12:67 ayetinin metni

وَقَالَ يَٰبَنِىَّ لَا تَدْخُلُوا۟ مِنۢ بَابٍ وَٰحِدٍ وَٱدْخُلُوا۟ مِنْ أَبْوَٰبٍ مُّتَفَرِّقَةٍ وَمَآ أُغْنِى عَنكُم مِّنَ ٱللَّهِ مِن شَىْءٍ إِنِ ٱلْحُكْمُ إِلَّا لِلَّهِ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَعَلَيْهِ فَلْيَتَوَكَّلِ ٱلْمُتَوَكِّلُونَ ۝٦٧

Okunuşu

waqāla yābaniyya lā tadkhulū min bābin wāḥidin wa-ud'khulū min abwābin mutafarriqatin wamā ugh'nī ʿankum mina l-lahi min shayin ini l-ḥuk'mu illā lillahi ʿalayhi tawakkaltu waʿalayhi falyatawakkali l-mutawakilūna

Meal

“Ey oğullarım, hepiniz (Mısır’a) bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Bununla beraber Allah’dan size gelecek hiçbir şeyi sizden geri çeviremem. Hüküm ancak Allah’ındır. Ben, yalnız O’na güvenip dayandım. Tevekkül edenler de yalnız O’na güvenip dayanmalıdır” dedi.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Yûsuf Suresi’nin 67. ayeti (12:67) Mekki bir surededir; 13. cüzde, Mushaf’ın 243. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Yûsuf Suresi 67. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

67. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Babaları onlara nasihatta bulunarak şöyle dedi: Toplu bir şekilde Mısır'a bir kapıdan girmeyin. Ancak ayrı ayrı kapılardan girin. Bu,bir kişi hepinize birden zarar vermek istediğinde sizin kurtulmanız açısından daha güvenlidir. Bunu eğer Yüce Allah sizin için bir zarar murat ederse onu sizden def edebileceğim için söylemiyorum. Yada Allah'ın sizin için murat etmediği bir hayrı size verebileceğim için söylemiyorum. Allah'ın hükmünden başka hüküm, emrinden başka emir yoktur. Bütün işlerimde ben yalnızca O'na tevekkül ederim. Tevekkül edenler de bütün işlerinde yalnız O’na tevekkül etsinler.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

67. Daha sonra Yakub aleyhisselam kardeşlerini onlarla beraber gönderdiğinde Mısır’a vardıkları takdirde nasıl hareket edeceklerine dair şu tavsiyede bulundu: “Ey oğullarım! Hepiniz tek bir kapıdan girmeyin. Ayrı ayrı kapılardan girin.” Çünkü hem sayıca çoklukları hem de aynı adamın evlatları oldukları için etkileyici görünümleri dolayısı ile onlara nazar değmesinden korkmuştu ki bu, ona karşı bir sebebe sarılmaktır. “Bununla beraber ben, Allah’tan size gelecek hiçbir şeyi sizden savamam.” Çünkü Allah tarafından takdir olunmuş ne ise o, mutlaka gerçekleşir. “Hüküm ancak Allah’ındır.” Hüküm … Devamını oku

Yûsuf Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Yûsuf suresinin 64-69. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 243. sayfası).

  • İhanet edene karşı dikkatli ve ihtiyatlı olunması gerektiği emredilmiştir. Sahih bir hadiste şöyle buyrulmuştur: (Bir Mümin aynı delikten iki kere sokulmaz) Buhâri ve Müslim rivayet etmiştir.
  • İhtiyatlı olma yollarından biri de (Allah adına) yemin etmesini isteyerek o kimseden sapa sağlam bir söz almaktır. Aynı zamanda kendisinden korkulan kimseden mevduat ve emanetlerin korunması adına yemin etmesini istemenin cevazına delalet eder.
  • Bir başkasının yemin etmesini isteyen kimsenin, yemin edecek olanın kudreti dahilinde olmadığını gördüğü bazı hususları istisna etmesi caizdir.
  • Ölüm tehlikesi olan şeylere karşı ihtiyatlı olmak yerine getirilmesi emredilen sebeplerden birisidir.

67. ayetin diğer mealleri

Babaları: Oğullarım! Tek bir kapıdan değil, ayrı ayrı kapılardan girin. Ama Allah katında size bir faydam olmaz, hüküm ancak Allah’ındır, O’na tevekkül ettim. Tevekkül edenler de sadece O’na tevekkül etsinler, dedi.

Sonra şöyle dedi: Oğullarım! (Şehre) hepiniz bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Ama Allah'tan (gelecek) hiçbir şeyi sizden savamam. Hüküm Allah'tan başkasının değildir. (Onun için) ben yalnız O'na dayandım. Tevekkül edenler yalnız O'na dayansınlar.

Ve dedi ki: "Ey yavrularım! (şehre) hepiniz bir kapıdan girmeyin de ayrı ayrı kapılardan girin. Gerçi ben ne yapsam, Allah'ın takdirini sizden engelleyemem. Hüküm yalnızca Allah'ındır. Onun için bütün tevekkül edenler O'na tevekkül etmelidirler."

67. ayet kelime kelime

  1. وَقَالَ waqāla ve dedi ki ق و ل
  2. يَٰبَنِىَّ yābaniyya ey oğullarım ب ن ي
  3. لَا lā girmeyin
  4. تَدْخُلُوا۟ tadkhulū د خ ل
  5. مِنۢ min kapıdan
  6. بَابٍ bābin ب و ب
  7. وَٰحِدٍ wāḥidin bir و ح د
  8. وَٱدْخُلُوا۟ wa-ud'khulū (fakat) girin د خ ل
  9. مِنْ min kapılardan
  10. أَبْوَٰبٍ abwābin ب و ب
  11. مُّتَفَرِّقَةٍ mutafarriqatin ayrı ayrı ف ر ق
  12. وَمَآ wamā ve
  13. أُغْنِى ugh'nī savamam غ ن ي
  14. عَنكُم ʿankum sizden
  15. مِّنَ mina Allah'tan gelecek
  16. ٱللَّهِ l-lahi
  17. مِن min hiçbir
  18. شَىْءٍ shayin şeyi ش ي أ
  19. إِنِ ini yoktur
  20. ٱلْحُكْمُ l-ḥuk'mu (hiçbir) Hüküm ح ك م
  21. إِلَّا illā dışında
  22. لِلَّهِ lillahi Allah'ın
  23. عَلَيْهِ ʿalayhi O'na
  24. تَوَكَّلْتُ tawakkaltu tevekkül ettim و ك ل
  25. وَعَلَيْهِ waʿalayhi ve O'na
  26. فَلْيَتَوَكَّلِ falyatawakkali tevekkül etsinler و ك ل
  27. ٱلْمُتَوَكِّلُونَ l-mutawakilūna tevekkül edenler و ك ل

67. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Mülk 67:9

    قَالُوا۟ بَلَىٰ قَدْ جَآءَنَا نَذِيرٌ فَكَذَّبْنَا وَقُلْنَا مَا نَزَّلَ ٱللَّهُ مِن شَىْءٍ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا فِى ضَلَٰلٍ كَبِيرٍ

    Onlar da şöyle derler: “Evet! Bize bir uyarıcı gelmişti. Fakat biz onu yalanlamış ve Allah hiçbir şey indirmemiştir. Siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz demiştik.”

  • En’âm 6:57

    قُلْ إِنِّى عَلَىٰ بَيِّنَةٍ مِّن رَّبِّى وَكَذَّبْتُم بِهِۦ مَا عِندِى مَا تَسْتَعْجِلُونَ بِهِۦٓ إِنِ ٱلْحُكْمُ إِلَّا لِلَّهِ يَقُصُّ ٱلْحَقَّ وَهُوَ خَيْرُ ٱلْفَٰصِلِينَ

    De ki: “Şüphesiz ben Rabbimden gelmiş apaçık bir delil üzerindeyim. Siz ise onu yalanladınız. Sizin acele gelmesini istediğiniz şey (azap), benim yanımda değildir. Hüküm yalnız Allah’a aittir. O, hakkı haber verir. O, (hakkı batıldan) ayırt edenlerin en hayırlısıdır.”

  • Yûsuf 12:40

    مَا تَعْبُدُونَ مِن دُونِهِۦٓ إِلَّآ أَسْمَآءً سَمَّيْتُمُوهَآ أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُم مَّآ أَنزَلَ ٱللَّهُ بِهَا مِن سُلْطَٰنٍ إِنِ ٱلْحُكْمُ إِلَّا لِلَّهِ أَمَرَ أَلَّا تَعْبُدُوٓا۟ إِلَّآ إِيَّاهُ ذَٰلِكَ ٱلدِّينُ ٱلْقَيِّمُ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

    “Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, sizin ve atalarınızın taktığı birtakım isimlerden başka bir şey değildir. Allah onlar hakkında herhangi bir delil indirmemiştir. Hüküm ancak Allah’a aittir. O size kendisinden başkasına ibadet etmemenizi emretmiştir. İşte en doğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.”

  • Yûsuf 12:68

    وَلَمَّا دَخَلُوا۟ مِنْ حَيْثُ أَمَرَهُمْ أَبُوهُم مَّا كَانَ يُغْنِى عَنْهُم مِّنَ ٱللَّهِ مِن شَىْءٍ إِلَّا حَاجَةً فِى نَفْسِ يَعْقُوبَ قَضَىٰهَا وَإِنَّهُۥ لَذُو عِلْمٍ لِّمَا عَلَّمْنَٰهُ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

    Babalarının emrettiği şekilde (ayrı kapılardan) girdiklerinde (bile) bu, Allah’tan gelecek hiçbir şeyi onlardan uzaklaştıracak değildi. Sadece Ya'kûp, içindeki bir dileği ortaya koymuş oldu. Şüphesiz o, biz kendisine öğrettiğimiz için bilgi sahibidir. Fakat insanların çoğu bilmezler.

  • Mümtehine 60:4

    قَدْ كَانَتْ لَكُمْ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ فِىٓ إِبْرَٰهِيمَ وَٱلَّذِينَ مَعَهُۥٓ إِذْ قَالُوا۟ لِقَوْمِهِمْ إِنَّا بُرَءَٰٓؤُا۟ مِنكُمْ وَمِمَّا تَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ كَفَرْنَا بِكُمْ وَبَدَا بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمُ ٱلْعَدَٰوَةُ وَٱلْبَغْضَآءُ أَبَدًا حَتَّىٰ تُؤْمِنُوا۟ بِٱللَّهِ وَحْدَهُۥٓ إِلَّا قَوْلَ إِبْرَٰهِيمَ لِأَبِيهِ لَأَسْتَغْفِرَنَّ لَكَ وَمَآ أَمْلِكُ لَكَ مِنَ ٱللَّهِ مِن شَىْءٍ رَّبَّنَا عَلَيْكَ تَوَكَّلْنَا وَإِلَيْكَ أَنَبْنَا وَإِلَيْكَ ٱلْمَصِيرُ

    İbrahim’de ve onunla beraber olanlarda sizin için gerçekten uyulacak, güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine: “Muhakkak bizler sizden ve Allah’tan başka ibadet ettiğiniz şeylerden uzağız. Sizi inkâr ettik, yalnız Allah’a iman edinceye kadar bizimle sizin aranızda düşmanlık ve kin ebediyen baş göstermiştir” demişlerdi. İbrahim’in babasına söylediği: “Muhakkak senin için mağfiret isteyeceğim ama Allah’a karşı sana fayda sağlayamam” sözü müstesna: "Senin için bağışlanma dileyeceğim. Fakat Allah’tan sana gelecek hiçbir şeye gücüm yetmez. Rabbimiz! Sana dayandık, sana yöneldik ve dönüş sanadır."

Yûsuf Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ